Ben saçlarımı kestirirsem ne olur?
Bir başkaldırma, ancak saçlarından tutulur
Herkes annesi sanır bir kısır yalnızlığı
Oysa herkesin annesi aslında bir baruttur
Temmuz şafaktan korkan, gece
Dağları bölümleyen o babadan kaçan sudur
Hiç görmediğim bir okyanus susmuştu
Yanaklarında dingin bir uğultu,
Dalgın bir akşam vardı bakışlarında.
Hatırla her gün bir çalar saatle oynadığını
Çalar saatler bir çocuğun uyanılacak uykusudur
İnsan büyüyünce hayalleri küçülür mü?
Soğuk iklimler, kırımlar akar gider derisinden
Çalıp söylediği, öğrenip oynadığı bir tabuttur
Baba koşar, günleri bölerler
Anne de baba da parça parça bir geyik yavrusudur
Hayat budur işte. Hep giden birileri olur. Ne yürek unutur, ne özlemler ölür.
Birinin sırtı ince, birinin elleri kalın
İkisi de bir gölün saygıdeğer komşusudur
Durup bir sabaha bakarsın
Ey hayalin sonsuz çalıştığı gölleri bölmek dönemi!
Dersin ki, ayışığı kimin babası?
Sanki herkesin işi bir bölmedir, uzun uzun solunur
Senin şarkın bir avcı borusudur, ormanları tutar
Büyür, yankılanır, bir kale yıkıntısında saygıyla durur
Bilirsin...her akşam nasıl öksüz, nasıl güçlükle olur
Her akşam nerden baksan, yine de bir eksiği doldurur
Babalar geri çekilir, anneler onlara teslim olur
Kalbini neye doğrultursan ya onu bulursun ya da onun sınavını olursun
Yüreğine bak, içinde saklanmış olan neyse, er ya da geç karşılaşacağın da odur
Herkesin niyeti ne ise eline geçecek odur.
Gerçek, sen neyin gerçek olduğuna inanmak istiyorsan odur.
Tutacak kadar kalmasın dedim
Çünkü bir başkaldırma ancak saçlarından tutulur
Her bir oluş, sebeplere bağlanmıştır.
Sebepleri değiştiren de ancak o'dur
Gölleri bölümlediler ve sonra suya gittiler çoğu
İşte ben hep böyle bildiğin gibi:
Kaderi öpüp başıma koymuşum,
Gülüşüm, oturuşum, konuşuşum...