Afrin operasyonu için sert ve savaş tamtamı çalan söylemlerle ile CHP'nin yeni İstanbul il başkanı Canan Kaftancıoğlu'na yönelik akıl almaz eleştirileri ne ilgisi olabilir? Var... hem de o kadar çok ki... Gelin konuşalım. Fotoğraf: Burhan Özbilici @BurhanOzbilici
Ekonomiden dış politikaya kadar her alanda gerçekle değil hamaset edebiyatıyla giden bir süreçteyiz. Her şey sonunda mutlaka iç siyasette kendi yandaşlarını aynı safta hizalamak üzere kurgulanıyor. Üstelik bunu yapan sadece iktidar da değil. Muhalefet de çözümden çok günü kurtarma telaşında...
Herkesin kendine yakın olanın hatalarını görmeme eğiliminde olduğu, bu nedenle de yanlışı başkasında aradığı tuhaf günlerdeyiz... 116 yıl önce Nazım'ın söylediği gibi 'ellerindeki gücü fark etmeyen insanlar' kendi tanımladıkları çaresizliğin içinde debelenip duruyorlar bu yüzden...
Anayasa Mahkemesi'nin Şahin Alpay ve Mehmet Altan'la ilgili 'hak ihlali kararı' ve ardından yaşananlar, ülkedeki hukuk sisteminin ne kadar tuhaf bir noktada olduğunu gösteriyor. Bir yanda 12 Eylül 2010 referandumuyla "Halkın artık AİHM'e gitmesine gerek kalmadı' diye pazarlanan ve kabul ettirilen bir düzenleme, diğer yandaysa 'Tamam ama bu kadar da olmaz artık, çizgiyi aştılar' diye yorumlama...
"Bu bir özeleştiridir" cümlesinin ardına eklenen "UYAP'ı FETÖ'cülere kaptırdık" itirafı belki de ülkece son 16 yılımızın özeti... Yalnız bir düzeltme yapmak gerekiyor. Ortada kaptırılan bir şey yok, tam tersine gönüllü olarak teslim edilen bir şeyden söz ediliyor aslında ve maalesef bir tek UYAP da değil...