Ülkemizin en önemli sorununun adaletsizlik olduğunda hemfikiriz sanırım ama dün, üstelik kanun adamlarının polislerin önünde yapılan bir konuşmada duyduk ve anladık ki var olan kanunların da bir önemi kalmamış. O kadar kalmamış ki; yaz saati uygulamasından bir tutuklunun iadesine kadar her konu sadece güçlü olanın arzusuna göre karara bağlanıyor.
Dün açıklanan Orta Vadeli Ekonomi Programı, örneklerini art arda sıralayabileceğimiz 'yanıldık'lardan biri ama belki de en ağırı. Çünkü 3 Bakanın açıkladığı bu program; ağızlara bir parmak bal çalarken ne üretimden söz ediyor ne gerçek bir iyileşme öngörüyor. Sadece diyor ki "Sen ödeyeceksin sevgili halkım!"
Dün, üstelik akademik yıl açılışında ülkeyi yöneten kişinin ağzından duyduğumuz 'Eğitim konusunda başarılı olamadık.' sözü sadece bir itiraf değildi. Benzeri onlarca örnek verebileceğimiz 'Yine yanıldık' sözlerinden farkı yoktu hiç... Hele ardından gelen Kuzey Irak referandumuna ilişkin 'Buna son ana kadar ihtimal vermemiştik' açıklaması bu yayın başlığını kaçınılmaz kıldı. Gelin bu 'bilerek yanılma hallerini' konuşalım bugün...
Cumhuriyet davasının üçüncü duruşması akli melekelerini yitirmiş adamların geçit törenine döndü dün... ve sonunda sadece Kadri Gürsel'in tahliye edilmesiyle buruk bir sevinç bıraktı ardında. Bir de uzun süredir yaşadığımız bir gerçeği yüzümüze vurdu biterken. Adalet talebi hala parça parça gerçekleşiyor...
Hafta sonundan kalma çılgın bir gündemle uyandık Pazartesiye...ve gündem maddeleri birbiriyle alakasız gibi görünse de aslında tümü; aynı öngörüsüzlüğün, aynı işbilmezliğin ve aynı saçmalığın sonucu...