Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın referandumda 'Hayır' oyu verecekleri 'Ahiretinizi yakmayın!' sözleriyle uyarmasının gerekçesi ne olabilir? Öyle ya, sonuçta son derece dünyevi bir konu olan anayasayla ilgili referandum nasıl bağlanabilir öte dünyaya? Gelin bu söylemin geçmişini anlatayım size, biraz hafıza tazeleyelim...
İdlib'de yaşanan kimyasal katliam bütün dünyada nefretle kınandı. da... kınamak ne işe yarayacak? Eğer yarayacak olsa 1988 Halepçe'sisinin ardından böyle bir insanlık suçu tekrarlanır mıydı? Ya da şöyle soralım: 'Geçmişin ortağı bugünün düşmanı cemaat'e destek olmakla suçlanan Cumhuriyet yazar/ çizer ve yöneticileri cemaatle mücadele ettiklerini hangi hukuk düzeni içinde anlatabilecek? Bizim en önemli ve acil ihtiyacımız adalet! İdlib'de de, İstanbul'da da St. Petersburg'da da...
Referanduma 12 gün kalmışken AKP'nin yana yakıla aradığı mağduriyeti CHP sağladı. Önce Konya milletvekilinin, ardından eski genel başkan Baykal'ın verdiği müthiş kozlar yetmemiş olacak ki son ve en büyük destek Kılıçdaroğlu'ndan geldi. Siyaseti mağduriyet olmadan yapamayan bir rakip ancak bu kadar güçlendirilebilir! Gelin konuşalım.
Mağduriyet arayışlarından ve ağır sözlerle ithamdan sonuç alınamayınca 'Evet' cephesinden referanduma sayılı günler kala inanılmaz bir yumuşama hamlesi geldi. Cumhurbaşkanı 'Evet diyen de hayır diyen de saygındır' diye konuştu. Bu arada gündeme kurban gitmemesi gereken önemli bir çıkış daha yaşandı. Başbakan 'FETÖ'nün siyasi ayağı yok' diyerek hepimizi ikna etmeye çalışıyor. Gündem yoğun yani. Gelin konuşalım.
Dinleyeceğiniz bu söyleşiyi Ankara Tabip Odası'nın daveti üzerine 30 Mart 2017 tarihinde yaptık. Söyleşi Periscope üzerinden de canlı olarak yayınlandı.