Avrupa'da dostluğumuzun bozulduğu ülkelere her gün bir yenisi eklenirken, bir yandan da bu durumu iç siyasette malzeme olarak kullanma hali sürüyor. Diplomasiden uzaklaştıkça Türkiye 'nin dünyadaki yeri daha da sıkıntılı bir hal alıyor. Gelin konuşalım.
Türkiye'nin 10 Arap ve Afrika ülkesiyle birlikte "ABD'ye ve İngiltere'ye yapılacak uçuşlarda özel muameleye tabii tutulacaklar listesine" alınması sıradan bir havayolu taşımacılığı uygulaması değil. Bu 2001'de "Stratejik Derinlik" kitabının çıkışıyla başlayan ve dış politikada 'Buraların paşası benim' bakışının yarattığı derin tahribatın verdiği son zarar... Gelin konuşalım.
2015 seçimlerinden önce konuşmak üzere 8 Hazirana tarih veren Bülent Arınç, dün de referandum sonrasına tarih verdi. Şimdi bu konuşmanın olup olmayacağından çok, Türkiye'yi ilgilendiren bir çok konuya AKP'nin iç sorunuymuş muamelesi yapılmasını konuşmalıyız bence.
Referandum için kalan süre 1 ayın da altına indi ve iktidara yakın gazeteciler bile artık 'AKP içindeki kararsızların oranının hala yüksek olduğunu' yazıyor. Gelin birlikte bakalım, son durum ne alemde?
Hollanda ile başlayan ama onunla sınırlı kalmayan kavgada Cumhurbaşkanı Erdoğan cepheyi iyice genişletti. Sözlerinin içine özenle yerleştirdiği 'Haç ve hilal' kavramları çıtanın ne kadar yükseldiğinin göstergesi. Peki bu kavga nereye kadar sürebilir? Gelin konuşalım.