ABD Dışişleri Bakanının Türkiye temaslarına ilişkin olarak şöyle bir özet yapmak mümkün bana kalırsa: "Amaaan, ölümlü dünya, boşverin bunları, çok takılmayın." Zira, Türkiye'nin temaslarda öncelikli konular olarak gündeme getirdiği Gülen'in iadesi ve Halkbank Genel Müdür Yardımcısının tutuklanması konularına hemen hemen bu cevapları aldık. Peki neden? Gelin konuşalım.
Dün belki de siyasal tarihimizde ilk kez kameralar önünde bir kararnamenin imzalandığına, üstelik canlı yayında şahit olduk. Yok, toplumun temel beklentisi ve ihtiyacı olan adaletle ilgili değildi kararname, epilasyonla ilgiliydi. Ama olsun, şimdilik bu yapıldı, darısı adaletle ilgili olanlara diyelim...
Cumhurbaşkanının İstanbul'da 'Hayır' oyu verilmesi için kampanya yapılan çadırı ziyareti kuşkusuz son günlerin en önemli olayı. Keşke 20 gün önce yani referandum kampanyaları başladığında yapılsaydı da 'Hayır verenler terörist, vatan haini, 15 Temmuz destekçisi' sözleri hiç kullanılmadan yürütülseydi çalışmalar. Gelin hem bu ziyareti hem de bundan sonraya yansımalarını konuşalım.
Algılar üzerinden yürütülen ve 'Hayır' diyecek olanlar açısından giderek daha da zorlaştırılan bir referandum süreci yaşıyoruz. Oysa durumu anlamak için Başbakan Yıldırım'ın daha 10 gün önce duruma ilişkin kurduğu cümlelerle bugünü kıyaslamak bile yeterli. Gelin konuşalım.
Yine neresinden tutacağımızı bilemediğimiz, saçma sapan bir gündemle başlıyoruz haftaya. Referanduma 20 gün kala bu kadar şişirilmiş olmasının tesadüf olduğunu düşünmüyorum ben. Yapılamaya çalışılan büyük bir algı operasyonu ve hedef göğsümüzdeki öküzün bizi nefessiz bırakarak öldüreceğine hepimizi ikna etmek. Peki gerçekten öyle mi? Gelin konuşalım. Fotoğraf: Hasan Tüfekçi
Uzunca bir süre devam eden 'Evet oylarının çok yüksek olduğu' yönündeki algı yaratma çalışması başarısız olunca şimdi ortaya yeni bir kavram çıkartıldı: "AKP içinde gizli hayırcılar var" İyi ama kamuoyu araştırmaları varolan gerçeklik üzerinden değerlendirmeler sunmaz mı? İnsanların gizli niyetleri anketle nasıl anlaşılır? Acaba ortada yeni bir mağduriyet yaratma çabası olabilir mi? Bence evet. Gelin konuşalım.