Azerbaycan'da dün yaşanan gelişme bütün dünyada şaşkınlık yarattı. Oysa belki de şaşırmaması gereken tek ülke biz olmalıyız. Zira; dün eşini '1. Başkan Yardımcısı' atayan İlham Aliyev bunu rahatlıkla yapabilme yetkisini geçen yıl Eylül ayında, üstelik referandumda kabul edilen -ve tesadüfe bakın ki 18 maddelik- bir anayasa değişikliğiyle garanti altına almıştı. Gelin konuşalım...
"Vatan haini, terörist, darbe yanlısı...vs" söylemi ilk kez iktidar partisinin işine yaramıyor farkında mısınız? İktidara eli kadar yakın yazarlar bile bu propaganda dilinden vazgeçilmesini istiyor. İyi ama neden? Gelin konuşalım.
Referandum sürecinde kullanılan bazı ifadeler var ki hatırlayanlar hala hayattayken nasıl olup da söylenebildiğine şaşırmamak mümkün değil. Aslına bakarsanız iktidara gelişi bile -kimi son derece haklı- mağduriyetler sayesinde olanlardan bunu beklemek de bir o kadar anlamsız. Gelin konuşalım.
'Hayır diyenler terörizme, FETÖ'ye, PKK'ya destek verir' söyleminin toplumda istenilen etkiyi yaratmadığını gören AKP ciddi bir strateji değişikliğine gidiyor. Gelin konuşalım.
Beykoz'da içine düştüğü kuyudan 13 günlük olağanüstü bir çabayla kurtarılan yavru köpek, aslında sahip olduğumuz ama uzun süredir varlığını unuttuğumuz pek çok şeyi hatırlattı bize. İyi de, niye unuttuk o 'şeyleri'? Niye hayatımızın başka alanlarında hiç durmuyoruz üzerinde? Gelin konuşalım.