
Sign up to save your podcasts
Or


Saygıdeğer İstanbullular
Yeni bir sayıda sizleri baharın coşkusuyla selamlıyorum. Boğaz ve Haliç’in eşsiz manzarasına nazır, anıt yapılarla, kurşun kubbelerle bezenmiş yarımadanın güzelliği baharla birlikte katlanarak artıyor. Bütün şehir, sümbüller, laleler, erguvanlarla bir renk şölenine duruyor. Dört bir yandan bayrak bayrak yükselen bahar şehrayini gönüllerimize mutluluk bahşediyor. Yılın bu vakitleri bana, Ziya Osman Saba’nın çok sevdiğim şu mısralarını hatırlatır:
Göğünde tanıdım ayın on dördünü, kırlarında bilirim baharı,
Her şey, içimde her şey, İstanbul yadigârı.
Bir daha görüyorum seni dünya gözüyle
Göğün hep üstümde, havan ciğerlerimdedir.
Ey doğup yaşadığım, yerde her taşını
Öpüp başıma koymak istediğim şehir.
Şiirlere, şarkılara, resimlere sayısız kere konu olsa da İstanbul’un dillere pelesenk olan güzelliği, Fatih’te yaşanmadan, sur içinde mahalle mahalle, sokak sokak gezilmeden layıkıyla anlaşılmaz. Burada, her köşe başında bambaşka boyut ve üslupta ibadethaneler, hanlar, medreseler, kuşların inip kalktığı sebiller, irili ufaklı çeşmeler karşılar meraklı adımları. Sütun, kitabe ve mezar taşları bize açılan şehrin uğurlu alametleri olarak arzıendam ederler. Fatih’te bizi yönlendiren işaretlerin peşine takılıp gitmenin ayrı bir cazibesi ve elbette kendimizi tanımakla, sevmekle yakından bir ilgisi vardır. Elinizdeki sayının temasını, tarihî meydan ve sütunlar izleğinde üretilmiş güzergâhlar oluşturuyor.
Dünya müthiş bir hızla dönerken bilim ve teknoloji, tarihin hiçbir döneminde görülmedik sıçramalarla dev aşamalar kaydetti. Artık dünya 4. sanayi devrimini konuşuyor. Almanya bu süreci “endüstri 4.0” olarak tanımlarken, Türkiye Millî Teknoloji Hamlesi olarak adlandırmayı tercih etti. İlk Sanayi Devrimi buharlı makinalarla gerçekleşti ve dünya tümden değişti. 2. Sanayi Devrimi elektrik, 3. Sanayi Devrimi elektronikle kendini gösterdi. Nihayet 4. sanayi devriminin silahları siber teknoloji ve yazılım. Dünya bambaşka bir geleceğe koşuyor. Bu değişimi kaçıran ülkeler muhtemelen tarih sahnesinden silinecek, çünkü 4. Sanayi Devrimi kendinden öncekilerden farklı olarak, Big Data (büyük veri) üzerinden ilerliyor ve çağımızın en büyük madeni veri (data) olduğu bilinen bir gerçek. Türkiye genç nüfusuyla dünyada teknolojiyi ve sosyal medyayı en etkin kullanan ilk 5 ülke arasında bulunuyor.
Geçmişte olduğu gibi bugünün dünyasında da ekonomik anlamda güçlü, kendi silahlarını üretebilen ülkelerin sözü geçiyor. İlerleyen süreçte, bilgi teknolojilerindeki gelişmeleri takip eden devler ön plana çıkacak. Para ve silah, yerini bilim ve teknolojideki gelişmelere bırakacak. Türkiye, kendi ihtiyaçlarını her alanda karşılayabilecek duruma geldiği günden itibaren, uluslararası arenada söz sahibi olmaya başladı. Millî Teknoloji Hamlesi, bu sürecin en önemli aşamalarından birini ifade ediyor. 18 Eylül 2019’da açıklanan Millî Teknoloji Strateji Belgesi, Türkiye’nin gelişmeci vizyoner tutumunu ilan eden bir manifesto niteliğinde.
EMSALSİZ KOKULARIYLA, HAYATIMIZI TAZELEYEN BAHAR ÇİÇEKLERİ
Kimi fedakârlığı kimi sabrı kimi zarafeti temsil ediyor. Bahar günlerinde doğa yeniden canlanırken bahar renkli çiçekleriyle gözleri ve gönülleri okşuyor.
Soğuk kış günlerinin ardından ilkbaharın gelişiyle birlikte güneş yüzünü iyice göstermişken doğa kendini tüm güzelliğiyle sergilemeye başlar. Isınan doğa, evrene yemyeşil çimenler ve rengârenk çiçeklerle baharın geldiğini müjdeler.
Bir doğa toplumu olan Türklerde çiçek sevgisi, Orta Asya’dan zengin bitki örtüsüne sahip Anadolu’ya gelmeleriyle doruk noktasına ulaşır. Zaman içinde de çok özel ve eşsiz bir çiçek kültürünün oluşmasına zemin sağlar. Mimaride, mezar taşlarında, tasvir ve tezyin sanatlarında, dokumacılıkta, tekstilde, çinide, cam işçiliğinde, oya, dantel, nakış gibi el sanatlarında çiçek kültürünün muhteşem örnekleri karşımıza çıkar.
Özellikle Osmanlı döneminde, çiçek sevgisi, çiçek yetiştiriciliğine gösterilen önem daha ileri bir boyuta taşınır. Saray ve çevresi çiçek yetiştirmeye, sergilemeye uygun mekânlar olarak tanzim edilir. Çiçek ve çiçek yetiştiriciliği etrafında ciddi bir literatür oluşur. Revnâk-ı Bostan, Şükûfenâme, Sünbülnâme gibi risaleler, kültürümüzde çiçek sevgisini anıtlaştıran önemli eserler olarak dikkat çeker.
Beslenmemizi kontrol altında tutmaya çalışırken en çok dikkat ettiğimiz nokta besinlerin içerikleri oluyor. Ama aynı derecede önemli bir nokta daha var: Bu gıdaları hangi zaman aralığında tükettiğimiz. Yediğimiz besinlerin sıhhati kadar hangi saat diliminde tükettiğimiz de oldukça önemlidir ve bu düzen en iyi şekilde sirkadiyen sistem ile açıklanır.
Biyolojik saat olarak tanımlanan sirkadiyen ritim gündüzleri bedenimizdeki tüm sistemlerin güncel olarak çalışmasını, geceleri ise dinlenmesini sağlayarak gündelik yaşantımızdaki rutinlerin daha düzenli ve sağlıklı geçmesine yardımcı olur.
From the publisher's feed

6 Listeners

3 Listeners