Allah Kelâmı Kur'ân-ı Kerîm'in Açıklamalı Meali - Ali Ünal

Allah Kelâmı Kur'ân-ı Kerîm'in Açıklamalı Meali - Ali Ünal

By Pirlanta DinleArtsBooks
Download on the App Store

Allah Kelâmı Kur'ân-ı Kerîm'in Açıklamalı Meali - Ali Ünal episodes

  • 88. İsimler Sözlüğü - Allah Kelâmı Kurân-ı Kerim'in Açıklamalı

    Hz. Muhammed ibn Abdullah (s.a.s.) (571 Mekke – 632 Medine): Nebîler ve rasûller silsilesinde son halka, dolayısıyla nübüvvet ve risaletin nihaî vârisi; misyonu evrensel, dolayısıyla Cenab-ı Allah’ın bütün peygamberlerle gönderdiği din olan İslâm’ı, kendisinden sonra bir daha peygamber gelmeyecek şekilde evrensel olarak hem insanlara hem de cinlere tebliğ etmiştir. Misyonuna başladığı Mekke’den Medine’ye hicret etmek zorunda kalmış ve 23 yıl içinde misyonunu neticeye erdirmiş, O’nunla vahiy ve hidayet nimeti tamamlanmıştır.

    56 min
  • 87. Bazı Esmaü’l-Hüsna - Allah Kelâmı Kurân-ı Kerim'in Açıklamalı

    Allah (c.c.), Kendisi’ne ibadet edilmeye ve hayatın gayesi yapılmaya tek hak sahibidir (Ma’bud-u bi’l-hak, Maksud-u bi’l-istihkak). O, Zâtından dolayı sevilir. Her şey Allah’a bağlıdır ve Allah ile ayakta durmaktadır. Kâinatın yüzünün nûru ve ışığı Allah kelimesidir. Her hakikat Allah’a dayanır ve Allah kelimesinin olmadığı yerde ilimler evham, hayal ve seraptan ibaret kalır. O’nun varlığı o kadar açıktır ki, bir insan, kendisinin ve kâinatın varlığından şüpheye düşebilir, fakat O’- nun varlığında asla şüphe söz konusu değildir. O, tecellilerinin şiddeti veya yoğunluğundan dolayı görülmez. Zâtıyla mevcud-u meçhuldür; eserleriyle tanınır (ma’ruf). Eserleri isimlerine, isimleri sıfatlarına, sıfatları şe’nlerine (şuûn), yani Allah oluşun O’ndan ayrılmaz hususiyetlerini ve tecellilerine, şe’nleri de Zâtına aynadır. O’nun nûru, O’na bakan gözler için bir perdedir. O, ma’bud olduğu için Allah değil, Allah olduğu için mâ’buddur. O, dertlilerin dermanı, yaralı gönüllerin şifasıdır. Kalbler, O’nu anmakla oturaklaşır. O’nu bulan her şeyi bulmuş, O’nu yitiren de her şeyi yitirmiştir demektir

    17 min
  • 86. İslam: İnsanlığın ve Kainatın ‘Din’i, Allahın Bütün Varlığı, İnsanlığı Üzerinde Yarattığı Fıtrat - Allah Kelâmı Kurân-ı Kerim'in Açıklamalı

    Allah, bütün sıfat ve isimleriyle tanınsın diye kâinatı yaratmıştır; bu tanıma da, beraberinde elbette O’na ibadeti getirecektir. Çünkü kul, kul olduğu için ibadet eder, Allah da Allah olduğu için O’na ibadet edilmelidir. Varlıklar içinde cinlerden ayrı olarak sadece insandır ki, Cenab–ı Allah’ın İrade sıfatının tecellisini, başka varlıklardan daha fazla olarak da O’nun İlim ve Kelâm sıfatlarının tecellilerini taşır. Yani insan, irade ile birlikte başka varlıklardan daha fazla bilgi ve daha gelişmiş sistemli bir konuşma mekanizması sahibi olmakla öne çıkar. Allah, insanı bu hususiyetleri sebebiyle yeryüzünde halife yapmış, yeryüzünün imar ve (Kendi kanunları istikametinde) idaresini ona bırakmıştır.

    42 min
  • 85. Allah’ın Varlığı, Birliği ve Buna İnanmak ve Bir Bal Arısının Hayatı- Allah Kelâmı Kurân-ı Kerim'in Açıklamalı

    Tevhid inancı, insana cesaret aşılar. Kişiyi korkaklığa iten iki sebep vardır: (1) Ölüm korkusu ve emniyet ihtiyacı, (2) Allah’tan başka hayatı geri alabilecek bir başkasının bulunabileceği ve yeni gelişmelerle ölümün önüne geçilebileceği düşüncesi. Allah’tan başka ilâh bulunmadığı inancı, zihni bu düşüncelerin ikisinden de temizler. Mü’min, hayat ve serveti dahil, sahip olduğu her şeyin gerçekte Allah’a ait bulunduğunu bilir ve Allah’ın rızası için her şeyini fedaya hazırdır. Ayrıca, hiçbir silâh, araç gereç ve gücün hayatı alamayacağı, ölümün önüne geçemeyeceği ve bunun yalnızca Allah’ın gücü dahilinde bulunduğunun da şuurundadır. Bilir ki, kendisi için tayin edilmiş bir zaman vardır ve dünyanın bütün güçleri bir araya gelse, belirlenen zamandan önce kimsenin canını alamaz ve ölümü de geciktiremez. Bir Allah’a olan bu sarsılmaz iman sayesindedir ki, kimse mü’minden daha cesur değildir.

    27 min
  • 84. Allah Rasülü’nü Tanımak ve O’nun Büyüklüğü, Kur’an-ı Kerim’in Bazı Mucizevi Yanları ve Meydan Okuması, Bütün Hayırlar Allah’tan Olup, Şerri Kazanan İse İnsandır - Kurân-ı Kerim'in Açıklamalı Meali

    O zat, evet bir insandır ve insan olması da gerekirdi. Fakat O’na biz gibi sıradan bir insan ve beşeriyet vasıfları içinde değil, Kur’ân aynasından, ondan çıkan İslâm medeniyeti açısından, O’nun yetiştirdiği sahabe ve O’nun bahçesinde yetişmiş yüzbinlerce büyük âlim, mürşid, velî, devlet adamı ve komutan açısından bakmak gerekir. Yoksa her zaman için aldanabilir ve yaratılmış varlıkların ulaşabileceği büyüklüğün en zirve noktasındaki o zatı yanlış değerlendirerek, manevî ve Âhiret hayatımızı tehlikeye atabiliriz.

    28 min
  • 83. İslam ve Savaş, İslam' da Kadının Statüsü ve Halk Arasında Hz Muhammed Aleyhisselam - Allah Kelâmı Kurân-ı Kerim'in Açıklamalı Meali

    Hz. Peygamber Efendimiz aleyhissalâtü vesselâm, halkı içinde 40 yıl onlardan bir fert olarak yaşamıştı. Bu uzun dönemde ne bir devlet adamı, ne bir vaiz, ne de bir hatip olarak biliniyordu. Kimse O’nun, peygamberliğinden sonra yaptığı gibi hikmet ve bilgi şuaları neşrettiğine şahit olmamıştı. Metafizik, ahlâk, hukuk, siyaset, ekonomi ve sosyoloji konularında hiçbir söz söylememişti. Bırakın iyi bir komutan olmayı, sıradan bir asker olarak bile tanınmıyordu. Allah, melekler, kutsal kitaplar, geçmiş peygamberler ve ümmetler, Âhiret Günü, ölümden sonra hayat, Cennet ve Cehennem mevzularında söz söylediği duyulmamıştı. Şüphesiz mümtaz bir kişiliği ve çekici tavırları vardı; tam bir efendiydi, fakat kendisine büyük inkılâplar yapacak biri olarak bakılmıyordu. Halk arasında sakin, yumuşak, ahlâklı ve güvenilir bir vatandaş olarak tanınıyordu. Fakat, kendisine vahyin gelmeye başlamasıyla birlikte bütün bu mesajları veren ve sözü edilen hususiyetlere sahip biri olarak ortaya çıktı.

    33 min
  • 82. Kitab-ı Mukaddes’te Hz. Muhammed Aleyhisselam ve İslam, Savaş ve İslam’ın Ana Yayılış Dinamikleri - Allah Kelâmı Kurân-ı Kerim'in Açıklamalı Meali

    Meşhur tarihçi Belâzurî’nin naklettiği şu hadise, yerli halkın Müslüman idarecilerden ne derece memnun olduğunu göstermeğe yeter:Humus’un fethinden sonra Müslüman askerler, Bizans hükümdarı Heraclius’un büyük bir orduyla üzerlerine geldiği haberini alınca şehri boşaltmaya karar verir ve, “Biz, bunu sizi koruma karşılığında almıştık.” diyerek, halktan topladıkları cizyeyi iade ederler. Halk ise, onların şehri terketmesini istemez ve “Biz sizden memnunuz. Sizinle beraber şehri müdafaa ederiz!” derler. Bütün din mensupları kendi ibadethanelerine koşar ve Müslümanların zaferi için dua ederler. Bütün şehirlerde yerli halk hep aynı şekilde davranır. Neticede Müslümanlar galip gelir ve halk, kapılarını güle oynaya Müslüman askerlere yeniden açar.

    23 min
  • 81. Alak Suresinden Nas Suresine Kadar - Allah Kelâmı Kurân-ı Kerim'in Açıklamalı Meali

    Hz. Ali’nin ifadeleri içinde, “Dinin evveli, Allah bilgisidir; bu bilginin kemali, Allah’ı tasdiktir; tasdikin kemali, O’nun birliğine inanmaktır; bu inancın kemali, O’na karşı ihlâslı olmaktır; ihlâsın kemali, O’nu her türlü noksanlıktan tenzih etmektir.” O, nâmütenâhîdir, ezelî ve ebedîdir ve varlığı Kendi’ndendir. O, Allah’tır, Bir’dir, her şey O’na muhtaçken, O, hiçbir şeye muhtaç değildir. Her şeyin nihâî sığınağı O’dur. Doğurmamış ve doğurulmamıştır. Hiçbir göz ve bakış O’nu idrak edemezken, O, bütün gözleri ve bakışları idrak eder ve kuşatır. Hiçbir şey, O’nun gibi değildir. O, mutlak manâda kemaliyle duyan ve kemaliyle görendir. Yine, Hz. Ali’nin ifadeleriyle, “Kim, O’nun için ‘şuradadır’ derse, O’na yer tayin etmiş olur. Kim, “Şurada değildir veya sadece şuradadır” derse, o yeri veya başka yerleri O’ndan halî görmüş olur. O, vardır ama var olmakla değil. O, her şeyle beraberdir ama, bu fizikî bir beraberlik gibi düşünülmemelidir. O, her şeyden başkadır ve ayrıdır; yine bu, fizikî bir ayrılık değildir. O, her an bir iştedir, fakat bildiğimiz manâda hareketle değil; Bir’dir, birlikte olacağı ve yokluğunda özleyeceği bir başkası olmaması manâsında bir, yoksa sayıyla değil.

    1 hr 22 min
  • 80. Duha, İnşirah ve Tin Suresi - Allah Kelâmı Kurân-ı Kerim'in Açıklamalı Meali

    Gerçek insaniyete ulaşmak, bunun için gerekli terakki basamaklarını tırmanmak ve hem ferdî hem içtimaî hayatta, hem dünyada hem Âhiret’te gerçek mutlululuğu elde etmek ise, insanın kendisine verilen söz konusu kuvveleri belli ölçülere göre terbiye edip sınırlamasında ve menfî görünen duygularını ve huylarını faziletlere dönüştürmede, faziletlere kaynak yapmada yatmaktadır. Ayrıca, insan yalnızca beden, nefis ve akıldan müteşekkil bir varlık değildir; onun bir de tatmin isteyen ve başka türlü mutluluğu yakalaması asla mümkün olmayan bir ruhu vardır. Bütün bunlar ise öğrenme, iman, düzenli ibadet, iradeyi doğru yolda kullanma ve nefsin arzularını sınırlayabilme ile mümkündür. Kuvve–i şeheviyenin terbiyesiyle iffete, kuvve–i gazabiyenin terbiyesiyle hak, adalet ve doğruya teslimiyet, buna karşılık zulme, yanlışa direnme ve itaat etmeme manâsında şecaate, ulvî cesarete, kuvve–i akliyenin terbiyesiyle hikmete ulaşılır. Görünüşte menfi duygu ve huylardan meselâ inat hakta sebata, kıskançlık gıptaya, başkalarının sahip olduğu güzelliklere ulaşmaya çalışmaya, hayırlarda yarışmaya kanalize edilebilir. İşte, en aşağı derekeye düşmeme, ruhî tatmine ve sözünü ettiğimiz faziletlere ulaşmaya, böylece Cenab–ı Allah’a hakiki kul, toplumun da faydalı bir üyesi olmaya bağlıdır.

    23 min
  • 79. Mutaffifin, İnşikak, Buruc, Tarık, A’la, Ğaşiye, Fecr, Beled, Şems ve Leyl Suresi - Allah Kelamı Kurân-ı Kerim'in Açıklamalı Meali

    İnsanla hayvanlar arasında önemli farklılıklar vardır. Temel farklılıklardan biri şudur ki: Hayvan, hayatı için gerekli bütün temel bilgi kendisine öğretilmiş olarak dünyaya gönderilir ve doğar doğmaz, en fazla bir–iki hafta içinde hayata adapte olur. Bu da gösterir ki, hayvanın vazifesi öğrenerek kemale ermek değil, vazifesiyle Allah’a ibadet görevini yerine getirmektir. Buna karşılık insan, her konuda bilgisiz olarak dünyaya gönderilir. Yürüyüp ayağa kalkması bile ortalama bir yıl, hayata adapte olması yıllar, öğrenmesi ise denebilir ki bir ömür alır. Şu halde insanın kemali ilimde ve bu ilmi Allah’a kulluk adına kullanmadadır.

    51 min

About Allah Kelâmı Kur'ân-ı Kerîm'in Açıklamalı Meali - Ali Ünal

From the publisher's feed

Ayetlerin Kur’an’ın bütünlüğü içindeki anlamlan açık ve anlaşılır biçimde veriliyor. Özlü bir tefsir niteliğinde bir meal çalışması. Onda, bütün kapsayıcılığı içinde imanî gerçekleri, ibadet, ahlâk,…