Ben bi kitap okudum

Ben bi kitap okudum

By B.S.ArtsBooks
Download on the App Store

Ben bi kitap okudum episodes

  • Resimleri Okumak- Alberto Manguel

    Kelime dağarcığı gibi görsel bir dağarcığımız da var. Şimdiye kadar gördüklerimizin çeşitliliği, bunlara dair meraklarımız, meraklarımızın bizi götürdüğü yerde edindiğimiz bilgiler dünyayı görüşümüzü ve algılayışımızı etkiliyor. Bir görsel sanat eserinin karşısına geçtiğimizde onunla ilgili çıkarım yapmakta zorlanıyorsak kullanabileceğimiz bazı teknikler var.

    Alberto Manguel, kendisi bir eserin karşısına geçtiğinde onu değerlendirirken nasıl süreçler izlediğini belli eserler üzerinden paylaşmış. Benim anladığım kadarıyla bu teknikler üzerine biraz konuştuk.

    Eğer bölümle ilgili söylemek istediğiniz bir şey olursa aşağıdaki link instagram profilimize gidiyor; bölüme ilişkin postun altına yorum bırakabilirsiniz.


    31 min
  • Ölüm Bir Varmış Bir Yokmuş - Jose Saramago

    Öyle bir zamana denk geldi ki, ölüm kelimesi her geçtiğinde yüreğim sıkıştı. Kartalkaya’daki otel yangınında kaybettiğimiz her bir can için hala yas içindeyim. Toplum olarak beraber, huzurla yaşayabilmemiz adına bu önlenebilir kazaların tekrarlanmaması için hakkaniyetli sistemlerin en kısa sürede tekrar kurulmasını diliyorum.


    Kitabın ilk kısmındaki toplum ve din eleştirileri oldukça direkt olduğu için ölümün tekrar geri dönmesi ile beraber başlayan kısma odaklanmak istiyorum. Ölümün ona verilen görevi her gün, tamı tamına yapan biriyken ona edilen sitemlere alınarak toplumu, yokluğu ile sınayan bir kadın oluşu, geri döndükten sonra sistemini daha kendine özgü bir romantizmle yapmak isteyişi ve her değişen düzende olduğu gibi bir hata oluşması, hatayı çözeyim derken hatasına aşık olması, işini didaktik bir şekilde yapan birinden kusurlarıyla yaşayan birine dönümünün tamamlanması… Ölüm okumaktan fazla kaçındığım için yanlışlıkla feminist okuma mı yaptım, ne oldu emin değilim… Bu sefer de böyle oldu…


    Söylemek istediğiniz bir şey varsa aşağıdaki linkten instagram hesabımıza gidip bölüme ilişkin postun altına yorum bırakabilirsiniz.


    https://www.instagram.com/benbikitapokudum?igsh=MWJmNXkwajJmdWRueA%3D%3D&utm_source=qrr

    25 min
  • Yenilgiden Sonra - Ayşe Zarakol

    Sosyal, ekonomik, siyasal tüm değerlerimizi batıya odaklı kuruyoruz. Modern devlet yapısını ilk kuran Vestfalya Devletleri arasında olmayan “Doğulu”lar, aslında o kadar da Doğulu olmadıkları, onlardan Doğulu daha neler neler olduğu, kendilerinin neredeyse Batılı birer Doğulu olup Doğuluları medeniyete eriştirecek köprü görevi gördükleri iddialarıyla statülerini arttırmaya çalışıyorlar. Lekeli, lekeli olduğunun farkında… Ne kadar haksızlık olduğunu düşünse de lekeli olmanın utancını içselleştirmiş durumda.


    Türkiye, Japonya ve Rusya’nın batılılaşma politikaları, Batı’ya yenilen büyük imparatorlukların devamı niteliğindeki bu ülkelerin izleyebilecekleri en iyi yöntem miydi?


    Konuya dair fikirlerinizi paylaşmak isterseniz aşağıdaki linkten instagram hesabımıza gidebilir, bölüme ilişkin postun altına yorum bırakabilirsiniz.

    https://www.instagram.com/benbikitapokudum?igsh=MWJmNXkwajJmdWRueA%3D%3D&utm_source=qr

    28 min
  • Kairos. - Jenny Erpenbeck

    Aynı yüzyıl içinde 34 yıl arayla doğan Hans ve Katharina’nın Doğu Berlin’de duvar yıkılmadan önce başlayan ilişkileri, duvarın aksine bir günde değil yıllar içinde, günden güne, şiddetin farklı şekilleriyle örselenip yıkıldı.


    Ne kadar çarpıcı izler bırakmış olsa da Sosyalist rejimden çıkan çoğu ülkenin söylediği gibi, Hans’ın Katharina’ya yaşattığı ilişki “o kadar da kötü değildi”.


    Anlıyoruz ki kitap, adını aldığı “şanslı anlar tanrısı” ile pek çok kez karşılaşmış. Çevirmeni Regaip Minareci ile buluşması da bu anlardan biri olmalı. Mugamag kitap kulübünün davetiyle kitap üzerine konuştukları yayının linkini aşağıya bırakıyorum. Kitabı ve yazarı bu kadar sevip sahiplenen kaç çevirmen vardır, kaç kitap bu kadar şanslıdır bilemiyorum. Yayında öğrendim ki Erpenbeck’in dikkatli okuyucuları metindeki ipuçlarını takip ederek metinin otobiyografik ögeler taşıdığını ifşa etmişler. Bunun üzerine ilişki için söylenebilecek hiçbir şey kalmıyor benim için. Döneme dair ne söylediğini anlamaya odaklandım.

    https://youtu.be/XWoFOrZG21k?si=aadh_DSlWdycz0RV


    Kitaba dair söylemek istedikleriniz var aşağıdaki linkten instagram profilimize giderek bölüme ilişkin postun altına yorum bırakabilirsiniz.

    https://www.instagram.com/benbikitapokudum?igsh=MWJmNXkwajJmdWRueA%3D%3D&utm_source=qr

    28 min
  • Normal Efsanesi - Gabor Mate

    Bireyin sağlık ve mutluluğunun, politika ve ekonomiden ayrı düşünülemeyeceğinin manifestosu.

    Travmanızın temeline inip baktığınızda orada toplumsal normlara dönüşmüş siyasi bir çıktı vardır. Irkçılık, sınıf ayrımı, toplumsal cinsiyet rolleri, bağımlılıklar, hastalıklar ve tedavi yöntemleri politiktir. Değiştirmeye gücümüzün yetmeyeceği hissiyle büyüdüğümüz bu düzenin içinde gösterebileceğimiz en büyük direniş ise özgünlüğümüze sahip çıkabilmektir.


    Normal olduğunu iddia edenler aşağıdaki linkten instagram profilimize giderek bölüme ilişkin postun altına beyanlarını bırakabilirler.


    https://www.instagram.com/benbikitapokudum?igsh=MWJmNXkwajJmdWRueA%3D%3D&utm_source=qr

    30 min
  • Sabahın Üçü - Gianrico Carofiglio

    Bir baba-oğul, bir yol hikayesi…


    Gerçekliğin çok küçük bir kısmına hakimiz; geri kalanını izlenimler, dedikodular, zanlarla dolduruyor ve temel değerlerimizi bu kısıtlı perspektifin üzerine kuruyoruz.


    Kitaba dair yorumlarınız varsa aşağıdaki linkten instagram hesabımıza gidebilir, bölüme ilişkin postun altına yorum bırakabilirsiniz.


    https://www.instagram.com/benbikitapokudum/profilecard/?igsh=MWJmNXkwajJmdWRueA==

    26 min
  • Kayıp Kitapların İzinde - Giorgio Van Straten

    Kayıp 8 romanla ilgili dedikoduların olduğu bu kitaptan birkaç söylenti paylaştım sizinle. Kimisi eski eşin trende çaldırdığı bavulda, kimisi ırkçılığın kol gezdiği dönemlerde yasadışı yollardan aşılmaya çalışılan sınırlarda kaybolmuşsa da yoklukları bile ilham vermelerini engelleyememiş. Bazılarının hiç var olmaması bile mümkünken, bazılarının görgü tanıkları bir kopyalarını almamak için etik savaşlar vermiş. Kimisi yazarının ölümünden sonra eşinin sadakatiyle imha edilmiş, kimisinin varlığı yazarın hareketli özel hayatı nedeniyle başkalarına yürek sektesi geçirtmiş.


    Teknoloji öncesi dönemde bir belgeyi kaybetmek bir anlık mesele…

    Üstelik kağıtların bu kadar yanıcı olduğunu da unutuyoruz günümüzde…


    Bölüme ilişkin söylemek istediklerinizi ya da bu kayıp romanların akıbetine dair dedikoduları paylaşmak isterseniz aşağıdaki instagram linkinde bölüme ilişkin postun altında buluşabiliriz.


    https://www.instagram.com/benbikitapokudum/profilecard/?igsh=MWJmNXkwajJmdWRueA==

    27 min
  • Veda Etmiyorum - Han Kang

    Arkasında yası tutulması gereken toplumsal yaraları olmayan bir toplum yok maalesef. Bu yaraların yasını tutmak, kayıplarını onurlandırmak için bazı cesur insanlar kendilerini görevlendirilmiş hissediyor ya da bunu yapmadan yaşamalarının bir anlamı kalmıyor. Bu zor görevi tamamlasalar da gördükleri, bildikleri artık onların herhangi biri gibi yaşamasına izin vermiyor.


    “Veda Etmiyorum”da Güney Kore’nin güneyindeki Jeju Adası’da 1948’de yaşanan sivil katliamının yasını tuttuk. Yaralı jenerasyonların çocuklarıyız. Yas tutmayı öğrenmek, acımızla yüzleşmek ve kayıplarımızı onurlandırmak zorundayız.


    Kitapla, Han Kang’la ya da bölümde ifade ederken zorlandığım konularda söylemek istedikleriniz varsa aşağıdaki linkte kitaba ilişkin postun altında buluşabiliriz.


    https://www.instagram.com/benbikitapokudum/profilecard/?igsh=MWJmNXkwajJmdWRueA==

    28 min
  • G. - John Berger

    “Anlasalar, severlerdi bence…” diye düşnürüz ya bazen, bu sefer anlamak, sevmeye yetmedi…


    Kurguyu bir kenara bırakıp bırakıp verdiği tarihi ve politik bilgilerin yanı sıra anlaşılmayı zorlaştırmak adına kurguladığı alegorik dili (eğretileme) tercih etme nedenini de okuyucuya birer bir anlatmayı seçmiş. Okuyucu dediğin dikizleyicidir Sayın Berger, öyle tak diye göz kontağı kurup bize kendinizi izah etmeye başlamanız çok rahatsız edici. Siz ne düşünerek yazdıysanız, biz de öyle düşünerek okumak zorunda mıyız? Belli ki öyleyiz, sizi anlamak zorunda bıraktınız beni. Anladım ama yine de sevmedim… Anne-baba travmalı anti-kahraman Don Juan’ınıza dair de ne bir öfke ne de bir sempati beslemedim.

    Sanat, bugün halk için değil galiba…


    Sizin kitaba, John Berger’e ve benim okumaktan fellik fellik kaçtığım kitabı “Görme Biçimleri”ne dair bir yorumunuz varsa aşağıdaki linkten instagram hesabımızdaki bölüme ilişkin postun altında buluşabiliriz.


    https://www.instagram.com/benbikitapokudum/profilecard/?igsh=MWJmNXkwajJmdWRueA==

    26 min
  • Melankolik Cinler Kılavuzu - Defne Çizakça

    Bir masalı incelemek, o masalı büyütmek, sembollerini, arketiplerini, mesajlarını okuyabilmek demek ama benim bilgimle bu ne mümkün… Ben size bir en uzun gece kitabı önermiş olayım… Lanetli bir ansiklopedinin peşinde koştuğumuz, onu yazanlara kadar yolculuk ettiğimiz, yolculuğunuza eşlik eden insanların ve tüm diğer varlıkların hikayelerini dinlediğimiz, 12. evinde stelyum olan aşık olunmaması imkansız kadınların izini sürdüğümüz bir yetişkin masalı…


    Ne oluyorsa aşktan, ne oluyorsa gariblikten…


    Bölümle ya da kitapla ilgili söylemek istedikleriniz olursa aşağıdaki linkten instagram hesabımıza ulaşabilirsiniz. Bölüme ilişkin postun altında buluşabiliriz.

    14 min

About Ben bi kitap okudum

From the publisher's feed

Yılda 35-40 kadar kitap okuyorum ben. Okuduktan sonra kütüphanede öyle tozlanıp gitmesinler istiyorum. Okuduğum son kitabı içselleştirebilmek için bu sesli kayıt arşivini tutuyorum.