İnsan merak ve öğrenme duygusunu kaybettiği zaman yaşlanmaya başlarmış. Bu, bütün zamanlarda ve coğrafyalarda hep bilinen, özünde herkesin hemfikir olduğu kadim bir bilgidir. İnsan kendine; “sen artık gereksizsin, senden geçti, öğrenip ne yapacaksın, ununu eledin eleğini de duvara astın artık” demeye başladığında kendi var olma nedenini de sorgulamaya başlar. Artık rahat etme zamanı gelmiştir. Okulu bitmiştir, sigortalı bir işe girmiştir, evlenmiştir, çocuğu olmuştur; o çok istediği makam ya da unvana kavuşmuştur, emekli olmuştur, çocukları evlendirmiştir, para kazanmak ya da çalışmak zorunda değildir…