Devrimci İşçi Partisi Bildirisi: İradesi yerle bir edilen meclis terk edilmelidir! Zincirsiz bir Kurucu Meclis için ileri!
15 Temmuz başarısız darbesinde Amerikan bombardıman uçakları kullanılarak bombalanan meclis, geçtiğimiz günlerde ardı ardına siyasi bombalarla tarumar edildi! Birkaç gün içinde istibdadın farklı güçleri meclisi dört bir yanından vurdular.
Cumhurbaşkanı, bugünkü meclisle aynı adı taşıyan Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin 2011’de oybirliğiyle kabul ettiği bir uluslararası insan hakları sözleşmesinden, İstanbul Sözleşmesi’nden Türkiye’nin çekildiğini, tek başına imzaladığı bir cumhurbaşkanı kararıyla ilan etmeye kalkıştı. Cumhurbaşkanının insan hakları mevzuatı konusunda yetkisi olmadığı halde. İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, Kocaeli Milletvekili Ömer Faruk Gergerlioğlu’nu pijamasıyla, pabuçlarını giymesine dahi izin vermeden, 90 bin seçmenin oyuyla girdiği meclisten polis zoruyla yaka paça çıkardı.
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı ülkenin dördüncü partisi konumunda olan, istibdadın can simidi MHP’nin genel başkanının talimatıyla meclisin üçüncü büyük partisinin, yani 6 milyon seçmenin oyuyla temsil edilen HDP’nin kapatılması için dava açtı. Kısacası, yürütmenin başı, polis ve yargı, meclisin itibarını binbir parça halinde yerle bir etti.
Yok hükmünde bir mecliste gölge boksu yapmak istibdadın eline oynamaktır. Yok hükmünde bir mecliste Salı günleri grup toplantılarında Karagöz-Hacivat oyunu oynamak, halkı temaşa sanatlarıyla oyalamaktır. İstibdadın figüranı olmak istemeyen herkes meclisin aldığı yaralar karşısında meclisi terk etmelidir! Böyle bir hamle, siyaseti değil istibdadı krize sürükleyecek ve sıkıştıracaktır. 600 milletvekilinden 230’a yakınının meclisten çekilmesi iktidarı büyük bir zorlukla ve meşruiyet kaybıyla karşı karşıya bırakacaktır. Bu aşamadan sonra istibdadın yeni bir sopalı ara seçimle boşalan sandalyeleri doldurması kesin olarak reddedilmelidir. Bu aşamadan sonra emekçi halkın kitlesel bir seferberliği dışında bir millet iradesi tecelli olamaz. Bu irade ancak zincirsiz, barajsız, eşit koşullarda, propaganda özgürlüğüyle Kurucu Meclis seçimiyle gerçekleşebilir.
Zincirli meclisi terk etmek zincirsiz bir Kurucu Meclis’e giden yolu açar. Zincirli mecliste figüran rolü oynamaya devam etmek ise seçim, referandum vb. adlar altında istibdadın yapacağı dayatmalara ortak olmak anlamına gelir.
Hedefimiz zincirsiz bir Kurucu Meclis olmalıdır!
Türkiye’nin emekçi halkının yaşamsal hale gelmiş, ölüm kalım meselesine dönüşmüş olan iş, aş, hürriyet talebi sadece ülkeye giydirilmiş olan bu deli gömleği rejimin cepheden karşımıza alınmasıyla karşılanabilir. Zincire vurulmuş meclis için yapılacak sopalı seçimlere, halkın kimlikler temelinde birbirine karşı kışkırtıldığı, şovenizmle, ırkçılıkla, mezhepçilikle, erkek egemenliğiyle zehirlenmiş bir atmosferde, paranın her şeyi satın alabildiği bir ortamda gitmek bugüne kadar verdiğinden daha farklı bir sonuç vermeyecektir. İstibdad, var olan rejim özellikleri altında seçim yoluyla ortadan kaldırılamayacaktır.
Türkiye’nin önündeki çözüm, zincire vurulmuş meclis için erken ya da ara seçim değil, zincirsiz, barajsız, eşit koşullarda, propaganda özgürlüğüyle yapılacak bir Kurucu Meclis seçimidir! Kurucu Meclis’e giden yol zincirli meclisten, sopalı seçimlerden geçmez. Mevcut zincirli mecliste siyasi partiler ve milletvekili seçim kanunlarında yapılacak olası değişiklikler emekçi halkın kurucu iradesinin değil, istibdadın millet iradesini yıkıcı eylemlerinin önünü açacak nitelikte olur.
Kimliklerde bölünmeye hayır! İşçiler, emekçiler, Kürtler, Aleviler, kadınlar, gençler el ele ekmek ve hürriyet için birlikte mücadeleye!
Kahrolsun istibdad! Yaşasın hürriyet!
Kahrolsun emperyalizm! Yaşasın enternasyonalizm!