Türkiye Komünist Fırkası’nın kuruluşunu, kuruluş kongresinin özelliklerini, kuruluşun anlamını ve TKF’yi bir parti olarak ayırt eden özellikleri ele aldığı yazıda Sungur Savran, önce TKF’nin bir büyük devrimci anaforun ürünü olduğunu vurguluyor. TKF’ye hayat veren, Ekim devriminin yanı sıra Alman ve Macar devrimleri ile Osmanlı-Türkiye topraklarının yüzyılın ilk çeyreğindeki büyük sarsıntısıdır ona göre. Savran TKF kuruluş kongresinin Türkiye’de var olan komünist grupları Bakû’deki teşkilatla birleştirme ve tek bir komünist parti kurma anlamında aynı zamanda bir birlik kongresi olarak görülmesi gerektiğine işaret ediyor. Ama en çok üzerinde durduğu, yazının başlığına da yansıyan düşüncedir: TKF, 20. yüzyılda Türkiye’de kurulmuş olan diğer bütün sosyalist-komünist partilerden farklı olarak, her yönüyle, programıyla, tüzüğüyle, bir Enternasyonal’in üyesi olmasıyla bu topraklarda bir Bolşevik parti örneğidir. Savran, partinin kuruluş sürecini, hem partinin organik olarak Komintern’in bir ürünü olduğunu, hem de kendine özgü özellikleri olan İslam toplumları içinde gelişen genel komünist hareketin bir parçası olarak, “Güney Türklerinin partisi” olarak oluşumunu vurgulamak amacıyla ele alıyor. Ayrıca programın ve tüzüğün TKF’nin Bolşevik karakterini en açıkça ortaya koyan özelliklerini de teker teker inceliyor.
Sungur Savran'ın yazısının yer aldığı Devrimci Marksizm dergisinin 41-42 sayısının tamamını linkten okuyabilir, Devrimci Marksizm dergisine aşağıdaki kanallardan ulaşabilir, takip edebilirsiniz.