
Sign up to save your podcasts
Or


Serdar Tuncer, Biri Bir Gün programının bu bölümünde, “İbret almayan insan, ibret olur.” sözünden yola çıkarak seyirciyi derin bir muhasebeye davet ediyor.Bir Müslüman’ın diğer Müslümana yük olmaması gerektiği, dert paylaşmanın kıymeti ve insanın yaşadıkları üzerinden ders çıkarması üzerine anlamlı bir sohbet… Bir buğday tanesi kıssasından aşkın fedakârlığına, semanın ruha şifa oluşuna kadar pek çok hikmetli konu bu bölümde ele alınıyor.🌿 Bu bölümde öne çıkanlar:📿 “Bir Müslüman’a bir şey olunca, diğer Müslüman onun derdini artırma derdine düşmemeli.” diyerek kardeşliğin gerçek manasına dikkat çekiliyor.💭 “İbret alan ibret olmaz; almayan bir gün ibret olur.” sözü üzerinden insanın hayatına nasıl bakması gerektiği konuşuluyor.🌾 Bir buğday tanesinin üzerindeki çizgiden çıkan ibretlik ders, hayatın sırlarını işaret ediyor.🕊️ “Aşıkın nesi var ise maşuka fedadır.” ifadesiyle aşkın feda anlayışı ve teslimiyet anlatılıyor.🌌 “Sema, cana şifa; ruha gıdadır.” diyerek, manevî iklimin insan ruhuna kazandırdıkları vurgulanıyor.Bu derin sohbeti kaçırma.Otur, dinle, düşün…Gelin, kendimizle yeniden tanışalım.
Serdar Tuncer, Biri Bir Gün programının bu bölümünde, “1000 derdin varsa ama paylaşacak bir gamharın yoksa, işte o derttir” sözünden yola çıkarak derin bir iç yolculuğa davet ediyor.İnsan kendi hayatına dışarıdan bakabilse neyi boş yere dert ettiğini, neyi boşuna umduğunu fark ederdi belki… Fuzûlî’nin mısralarından yola çıkılarak, derdin kıymeti, paylaşmanın gücü ve insanın iç muhasebesi konuşuluyor. Kalbin eğitilmesi, nefsin terbiyesi ve “takma” demekle geçmeyen dertlerin nasıl anlaşılması gerektiği üzerine düşündürücü bir sohbet…🌿 Bu bölümde öne çıkanlar:📿 “1000 gamın olsun ama bir gamharın olmasın; işte gerçek dert budur.” diyerek, yalnızlık ve paylaşamamanın ağırlığına dikkat çekiliyor.💭 Takma kafana demek kolay; ama dert edenin halini ancak dert etmeyen anlayabilir.🕊️ Kalbin eğitilmeden, nefsin dizginlenmeden hayatın anlam bulamayacağı anlatılıyor.🌌 Seher vakti, sükût, tevekkül ve kalbiyle baş başa kalabilen insanın iç yolculuğu vurgulanıyor.Bu derin sohbeti kaçırma.Otur, dinle, düşün…Gelin, kendimizle yeniden tanışalım.
Bu bölümde Sadettin Ökten, gençlik yıllarından bugüne uzanan tecrübeleriyle; sabır, dikkat, nefs terbiyesi ve hayatın küçük ama derin işaretleri üzerine konuşuyor.Camii’de başlayan hatıralar, “yaklaşmayın” uyarısının hikmeti, sebepsiz gelen hüznün manası ve unutuşun bir rahmet oluşu… Hepsi içten, samimi bir sohbetle ele alınıyor.💫 Öne Çıkanlar:📌 Sabır ve Tecrübe: Gençlikte öğrenilen hayat dersleri, yanlışın uzağında durmanın önemi.📌 Zamanın İşaretleri: Bir ezan sesi, bir sohbet veya mevsim değişimiyle kalpte oluşan iklimler.📌 Unutmanın Hikmeti: Hatırlamak kadar unutmanın da insan ruhunu koruyan yönleri.📌 Sadelik ve Hizmet: Günlük hayatta kalbe dokunan küçük ama anlamlı davranışlar.👉 Hayatın akışı içinde fark edilmeyen o ince işaretleri, geçmişin öğrettiği sabrı ve kalbin derinliklerinde yankılanan duyguları keşfetmek için bu sohbeti kaçırmayın.Gelin, Beraber Yürüyelim...📌 Yeni bölümleri kaçırmamak için abone olmayı ve bildirimleri açmayı unutmayın.
Bu bölümde Serdar Tuncer, gönle misafir olan hüznü, sevginin en ince ayrıntılarına kadar nasıl hayatımıza dokunduğunu ve insanın kendisiyle baş başa kaldığında başlayan o derin yolculuğu anlatıyor.Sevdiğinin hatıralarını, yürüyüşünü, hatta mahallesinden geçen köpeği bile sevecek kadar derin bir sevgiye dokunuyor.🎙️ Sohbet boyunca şu soruların peşine düşüyoruz:📌 Neden bazen yalnızlık, en iyi dostumuz olur?📌 Sevgi, en küçük ayrıntıları bile güzelleştirebilir mi?📌 Hüzün, gerçekten bir misafir midir?💬 Serdar Tuncer’in samimi üslubuyla; bazen güldüren, bazen düşündüren bu sohbet… Bazen bir iç çekiş, bazen bir gönül açılışı.Başkalarına bakıp “Onlar gibi olsam yeterdi” diyenlerin, kendi içlerine doğru adım atmalarına vesile olacak türden.🔔 Bu derin sohbeti kaçırma. Otur, dinle, düşün…Gelin, Beraber Yürüyelim...
Bu bölümde Serdar Tuncer, insanın kendi içindeki engellerle yüzleşmesini, nefsin perdelerini ve dert ile nasip arasındaki o ince hikmeti konu alıyor. Dışarıdaki şartlara sığınmak yerine, içeriye doğru bir yolculuk başlıyor.🎙️ Necip Fazıl’ın mısralarıyla açılan bu bölümde şunları soruyoruz:📌 Neden ayağımız yerdeki gölgelere takılıyor?📌 Uçmak isterken bizi tutan bağlar ne?📌 Ve bir dost nasıl perdeyi aralayabilir?💬 Serdar Tuncer’in samimi üslubuyla, hem güldüren hem düşündüren bu sohbet; bazen bir iç çekiş, bazen bir iç döküş. Başkalarına bakıp “onlar gibi olsam yeterdi” diyenlerin, kendisiyle yüzleşmesine vesile olacak türden.🔔 Bu derin sohbeti kaçırma. Otur, dinle, düşün…Gelin, Beraber Yürüyelim...
Bu bölümde Sadettin Ökten, zamanın ağırlaştığı, kalbin inceldiği o kıymetli anları anlatıyor. Bazen bir ezan sesiyle, bazen sebepsiz bir hüzünle, bazen de geçmişin küçük bir detayıyla değişen iklimlere dair derin bir sohbet sunuyor.💫 Bu Bölümde Öne Çıkanlar:🕊️ Sebepsiz Gelen Hüznün Hikmeti:“Hiç sebebi yokken bir hüzün çöktü üzerinize” dediğinde, o anın fark edilmesi gerektiğini vurguluyor. Zamanın içinde gizli gelen sinyalleri fark etmenin önemine dikkat çekiyor.🕌 Camiden İçeri Girer Gibi...Bir ezan sesiyle durup camiden içeri girmenin, Ramazan’ın gelişiyle kalpte oluşan iklimin; bazı insanlarla edilen sohbetlerde de yaşanabileceğini söylüyor.🕰️ Zamanın Ruhu:Safer’den Rabiülevvel’e, zamanın içinden geçen bir ritmi; hüznü, şevki ve şükrü bir arada taşıyan kadim bir yaşama biçimini hatırlatıyor.🤲 Unutmak da Bir Rahmettir:"Unutmak büyük bir şifadır" diyerek, hatırlamanın ve unutmanın insan ruhundaki yerini anlatıyor.📿 Sadelik, Hizmet ve Dua:Hayatın içindeki sade ama anlamlı davranışları, kalbe dokunan küçük detaylarla birlikte değerlendiriyor.👉 Bir ezanla, bir sohbetle, bir vakit içinde değişen ruh halini; sadeliğin, sabrın ve farkındalığın nasıl bir hayat inşa ettiğini görmek için bu bölümü kaçırmayın.Gelin, Beraber Yürüyelim...
Serdar Tuncer, Biri Bir Gün programının bu bölümünde, “Taş taştır ama her taş lal değildir” sözleriyle başlayan derin bir yolculuğa çıkarıyor bizi. Kiminle yürüdüğünü, kiminle oturup kalktığını, neyin yanında değerli olduğunu hatırlatıyor. Abdülkadir Geylani Hazretleri’nin izinden, Lokman’ın hikmetinden, dostluğun ve nasibin hakikatinden konuşuluyor.🌟 Bu bölümde öne çıkanlar:🕊️ “Yediğin dayaktan kim olduğun belli olur” diyerek, nefsin terbiye sürecine dikkat çeken Tuncer; bazı acıların insanı yola getiren rahmet darbeleri olabileceğini anlatıyor.🍃 Her taşın taş ama her taşın cevher olmadığını; kıymetin, nerede durduğuna ve neye gönül verdiğine göre şekillendiğini hatırlatıyor.📿 “Allah bir kalbe dert düşürürse, Lokman’ı da gönderir” diyerek, seyirciyi nasibin, dostluğun ve gönlün kıymetini yeniden düşünmeye davet ediyor.Bu derin sohbeti kaçırma. Otur, dinle, düşün…Gelin, Beraber Yürüyelim...
Savaş Şafak Barkçin, Bi’ De Buradan Bak programında FETÖ’nün cemaat maskesi altında nasıl tam teşekküllü bir örgüt gibi çalıştığını anlatıyor. Bu bölümde, dini duyguları istismar ederek çocuk yaştan devşirilen bireylerin, Türkiye’nin gizli sırlarını nasıl yabancı odaklara servis ettiğini gözler önüne seriyor.Barkçin, namaz kılan, dindar görünen insanların gündüz devletin en mahrem bilgilerini nasıl sattığını, bu çelişkinin nasıl içselleştirildiğini örnekleriyle aktarıyor. Programda, kod isimler, gizli planlar ve bir ihanet mekanizmasının derinliklerine iniliyor.Bu topraklardan nasıl bir FETÖ belasının çıktığını, kimlerin göz yumarak bu yapıya alan açtığını, bürokrasinin nasıl teslim alındığını tüm açıklığıyla öğrenmek için videoyu mutlaka izleyin!🔻 Öne Çıkanlar 🔻📌 Cemaat Maskesi, Örgüt Gerçeği📌 Kod İsimli İhanet📌 Çocuk Yaştan Devşirme Mekanizması📌 Stratejik Sırların Satılması📌 Dini Değerlerin İstismarıGelin, Beraber Yürüyelim…
Serdar Tuncer, Biri Bir Gün programının bu bölümünde, namazın özüne dair derin bir muhasebeye davet ediyor. Behlül Dânâ’nın Harun Reşid’e verdiği ibretlik namaz dersi üzerinden, ibadetin sadece bir ritüel değil, kalbin Allah’la buluşması olduğunu vurguluyor. Vaktinde kılınan namazın sırrı, huşuyla ibadetin kapısını aralama ve tevazuyla hakiki kulluğa ulaşma üzerine etkileyici bir sohbet...🌟 Öne Çıkanlar:
Bu derin sohbeti kaçırmayın, namazın kalple buluşmasının sırrını birlikte keşfedelim!📌 Videonun tamamı ve daha fazlası için hemen izleyin!Gelin, Beraber Yürüyelim…
Koray Şerbetçi ve Ozan Bodur’un sunduğu Aslında Öyle Değil, tarihin karanlık sayfalarını gün yüzüne çıkarıyor! Bu bölümde, Gazze’deki soykırımın tesadüf olmadığını, Siyonizmin İngiliz desteğiyle nasıl güçlendiğini ve Osmanlı’dan bugüne uzanan ihanet zincirini masaya yatırıyoruz. Emir Abdullah’ın Filistin’e ihaneti, İzzettin El Kassam’ın destansı direnişi ve Balfur Deklarasyonu’nun kanlı mirası konuşuluyor.Programda, İngiliz mandasının Filistin’i nasıl ezdiği, Siyonist örgütlerin (Haganah, Irgun, Stern) soykırım politikaları ve 1936-38 ayaklanmalarının detayları ele alınıyor. Şerif Hüseyin’in kandırılışı, Sykes-Picot’nun gizli oyunu ve Filistin’in kimsesiz bırakılan direnişi tarihsel bir perspektifle anlatılıyor.🎖 Öne Çıkanlar:⚔️ Emir Abdullah’ın İhaneti: Filistin direnişini baltalayan lider ve camideki sonu.🛡️ İzzettin El Kassam Efsanesi: Osmanlı’dan Hamas’a uzanan direniş sembolü.🗝️ Balfur Deklarasyonu: Siyonizmin hukuki temelinin kanlı başlangıcı.🌍 İngiliz-Siyonist İttifakı: Sykes-Picot ve Ortadoğu’nun bölünüşü.🔥 1936-38 Ayaklanması: Gazze’deki soykırımın tarihsel kökenleri.Aslında Öyle Değil, tarihin bilinmeyen gerçeklerini açığa çıkarmaya devam ediyor! Filistin’in destansı mücadelesini anlamak için videomuzu izleyin.Gelin, Beraber Yürüyelim...
From the publisher's feed

65 Listeners

1 Listeners

12 Listeners

10 Listeners

7 Listeners

50 Listeners

73 Listeners

18 Listeners

10 Listeners

34 Listeners

0 Listeners

0 Listeners

0 Listeners

0 Listeners

0 Listeners