
Sign up to save your podcasts
Or


Serdar Tuncer, Biri Bir Gün programının bu bölümünde; insanın dünyaya alacaklı mı? Borçlu mu? geldiğini sorarak başlıyor derin muhasebeye. Hayatın geçiciliği, insanın Rabbine borçlu olduğunun idraki, kulluğun hakkını vermek ve hesap günü hazırlığı…Bu sohbette Tuncer; borçlarını ödemeyen insanın manevi kaybından, Allah’ın bir kulunu ihtiyaç sahibine sebep kılarak sevmesinden, kalbin temiz tutulmasının öneminden ve hakiki kul olmanın yollarından bahsediyor.🌟 Öne Çıkanlar:
Bu derin sohbeti kaçırmayın, günümüzün en önemli sorularını beraber yanıtlayalım.📌 Videonun tamamı ve daha fazlası için hemen izleyin!Gelin, Beraber Yürüyelim…
Savaş Şafak Barkçin, Bi’ De Buradan Bak programında tarihin ve bürokrasinin karanlık yüzünü gözler önüne seriyor! Bu bölümde, Batı’nın iklim değişikliği anlaşmalarıyla gelişmekte olan ülkeleri nasıl 100 yıl geride tutmaya çalıştığı, Türkiye’nin bu tuzaklara nasıl düştüğü ve bürokrasideki teslimiyet psikolojisi masaya yatırılıyor. Barkçin, 1993’te İsrail heyetiyle yaşadığı çarpıcı bir olayı paylaşarak, stratejik belgelerin nasıl tehlikeye atıldığını ve Türkiye’nin menfaatlerini koruma mücadelesini anlatıyor.Programda, Batı’nın kirlettiği dünyayı temizleme bahanesiyle kalkınmakta olan ülkelerin sanayisini engelleme çabaları, Türkiye’nin yanlış oylarla kendi ayağına kurşun sıkması ve bürokrasideki “Batı’ya yaranma” zihniyeti ele alınıyor. Barkçin, kimlikli ve ahlaklı bir duruşun önemine vurgu yaparak, izleyiciye güçlü bir çağrıda bulunuyor.🔻 Öne Çıkanlar 🔻🌍 İklim Anlaşmalarının Perde Arkası: Batı’nın kirlettiği dünyayı temizleme bahanesiyle sanayi sabotajı.🇹🇷 Türkiye’nin Yanlış Oy Kararı: İklim kotalarıyla kendi sanayisini zora sokan bürokratlar.🇮🇱 İsrail’le Protokol Skandalı: Çukurova’nın master planını isteyen İsrail heyeti ve Barkçin’in müdahalesi.🛑 Batı’ya Teslimiyet Psikolojisi: Bürokraside “eyvallah” kültürünün ülkeye maliyeti.💪 Kendin Ol, Saygı Gör: Kimlikli duruşun ve ahlaklı mücadelenin önemi.Bi’ De Buradan Bak, tarihin ve günümüzün gerçeklerini sorgulamaya devam ediyor! Daha fazlası için videomuzu izleyin...Gelin, Beraber Yürüyelim...
Serdar Tuncer, Biri Bir Gün programının bu bölümünde, “Ne çare dostum ne çare, tuz kokarsa ne çare” dörtlüğüyle başlayan etkileyici bir sohbette, hayatın geçiciliği, dünyanın aldatıcılığı ve insanın kendi kıyametine hazırlığı üzerine derin düşünceler paylaşıyor. Toplumsal yozlaşmayı “tuz kokarsa” metaforuyla ele alan Tuncer, kalbin Allah’ın nazargâhı olduğunu ve bu kapının temiz tutulması gerektiğini vurguluyor.Programda, “Kişinin ölümü kendi kıyametidir” diyerek izleyiciyi hayat muhasebesine davet eden Tuncer, iman kurtarmanın önemi, tövbenin gücü ve nefis terbiyesi üzerine konuşuyor. Yuh Baba ve Cüneyd-i Bağdadi gibi hikâyelerle, hem gülümsetiyor hem de manevi bir sorgulamaya yönlendiriyor.🌟 Öne Çıkan Başlıklar:💧 Tuz kokarsa ne çare: Toplum bozulursa, düzeltecek olanlar da bozulursa ne yapacaksın?🕊️ Kendi kıyametin: Ölüm bir nefes ötede, sen buna hazır mısın?🧘 Tövbe ve nefis terbiyesi: Son nefeste iman için kalbi hazırlamak gerek.📿 Kalbin temizliği: Allah’a açılan kapı kirlenirse, rahmet iner mi?Bu derin sohbetin tamamı ve daha fazlası için videomuzu izleyin...Gelin, Beraber Yürüyelim...
Koray Şerbetçi ve Ozan Bodur’un sunduğu Aslında Öyle Değil, tarihin sisli perdelerini aralıyor! Bu bölümde, siyonizmin fikirden eyleme, eylemden silahlı bir güce dönüşümünü masaya yatırıyoruz. Çanakkale Savaşı’nda Siyon Katır Alayı’nın ortaya çıkışı, Jabotinsky’nin askeri hamleleri ve Weizmann’ın kimyasal silahlarla İngilizlere sunduğu “sadakat” konuşuluyor.Programda, siyonizmin İngiliz desteğiyle nasıl güçlendiği, Çanakkale’den Gazze’ye uzanan kan davası ve Türklerle ilk çarpışmanın detayları ele alınıyor. Weizmann’ın hardal gazı buluşu, İngiliz siyasetindeki kilit isimler Lloyd George, Balfour ve Herbert Samuel’in siyonizme desteği ve demir duvar teorisinden demir kubbe’ye uzanan süreç tartışılıyor.🎖 Öne Çıkanlar:⚔️ Siyon Katır Alayı: Çanakkale’de Türklerle ilk kez cephede karşılaşan siyonist birlikler.🧪 Weizmann’ın Kimyasal Silahları: Hardal gazı ve İngiliz ordusuna etkisi.🗝️ İngiliz-Siyonist İttifakı: Lloyd George, Balfour ve Herbert Samuel’in siyonizme desteği.🛡️ Demir Duvar Teorisi: Jabotinsky’nin vizyonu ve bugünün demir kubbe sistemi.🌍 Çanakkale’den Gazze’ye: Siyonizmin askeri yükselişi ve Türklerle kan davası.Aslında Öyle Değil, tarihin bilinmeyenlerini gün yüzüne çıkarmaya devam ediyor! Daha fazlası için videomuzu izleyin...Gelin, Beraber Yürüyelim...
Serdar Tuncer, “Biri Bir Gün” programının bu bölümünde; hayatın geçiciliği, dünyanın aldatıcılığı ve insanın kalbini kirleten dünyevi meşgaleler üzerine derin bir sohbet gerçekleştiriyor. Geçici olana takılı kalmanın, ebedi olanı kaybettirmemesi gerektiğini anlatan Tuncer; nefis terbiyesi, tövbe, gönül temizliği ve helal lokmanın önemine vurgu yapıyor.Programda, Allah’a yaklaşmanın yolunun kalbi arındırmaktan geçtiği, dünyevi işlerin kalbi esir almaması gerektiği dile getiriliyor. Kalbin, Allah’ın nazargâhı olduğu hatırlatılarak, insanın hem dünyalık hem uhrevi sorumluluğunu unutmadan yaşaması gerektiği anlatılıyor.🌟 Öne Çıkan Başlıklar💧 Dünya meşgalesi kalbi kirletir: Geçici olanla oyalanma, ebedi olanı kaybetme.🕊️ Kalbin arınması: Gönül temizlenmedikçe hakikat görülmez.🕯️ Helal lokma: Helal rızık, kalbin huzurudur.🧘 Tövbe ve pişmanlık: Nefsin oyunlarına karşı en büyük silah tövbedir.📿 Nazargâh-ı İlahi: Kalp Allah’a açılan kapıdır, orası kirlenirse rahmet inmez.daha fazlası videomuzda...Gelin, Beraber Yürüyelim...
Savaş Şafak Barkçin, “Bi’ De Buradan Bak” programının bu bölümünde; kitap okumanın önemi, doğru kitap seçimi ve bir Müslüman entelektüelin nasıl bir okuma haritası oluşturması gerektiği üzerine derinlikli bir sohbet sunuyor.Programda, sadece popüler kitaplara yönelmenin tehlikelerinden, bir okuyucunun kendisini geliştirecek kaynaklara nasıl ulaşabileceğine kadar pek çok konu ele alınıyor. Klasikler, temel kaynak eserler ve kişisel gelişim kitaplarının nasıl ayrıştırılması gerektiği tartışılıyor. Barkçin, okuma kültürünün bir ömür boyu inşa edilen bir emek olduğuna dikkat çekerek, izleyiciye rehber niteliğinde tavsiyeler sunuyor.🔻 Öne Çıkanlar 🔻📚 Doğru kitap seçimi: Hangi kitapların bir düşünce dünyasını inşa ettiği, hangilerinin zaman kaybı olabileceği anlatılıyor.📖 Klasikler neden önemlidir? Geçici popülerlik yerine kalıcı kaynaklara yönelmenin önemi vurgulanıyor.🧭 Fikir inşası: Bir okuyucunun kendi düşünce haritasını nasıl şekillendirebileceği örneklerle açıklanıyor.🕰️ Zamana yenilmeyen metinler: Zihnimizi besleyecek eserleri bulmak için dikkat edilmesi gereken ölçütler ele alınıyor.🎓 Okuma birikimi: Yüzeysel değil, derinlikli ve katmanlı bir okuma kültürü için ipuçları veriliyor.daha fazlası videomuzda...Gelin, Beraber Yürüyelim...
Serdar Tuncer “Biri Bir Gün” programının bu haftaki bölümünde, tüketim toplumu, kimlik ve modernitenin baskıları üzerine derinlemesine bir sohbet gerçekleştiriyor. Kafe kültüründen markaların hayatımıza sızışına, “insan yediğidir” deyiminden mekanların kişiliğimizi şekillendirişine kadar pek çok başlık masaya yatırılıyor.🌟 Öne Çıkan Başlıklar 🌟🏙️ Mekan da sizi kendine benzetir: Ortamın ruhu kimliğimizi nasıl dönüştürüyor?👟 Ayakkabı markası örneği: Markalar bize ait olanı ellerimizden alır mı?🍽️ “İnsan, yediğidir” mi, yoksa giydiğidir mi? Tüketimle özdeşim kurmanın tehlikeleri.💡 Moderniteye ve kapitalizme dair baskılar: Ruhumuzu hedef alan görünmez prangalar.🕯️ Samimiyet ve muhasebe çağrısı: Tüketim özentisinden sıyrılıp, kalbî değere nasıl dönebiliriz?Bu bölüm; sizi tüketim alışkanlıklarınızı, çevre seçiminizi ve marka bağımlılıklarınızı gözden geçirmeye davet ediyor. “Biri Bir Gün”de gerçek özgürlük, gösterişten değil, kalbin samimiyetinden doğar.daha fazlası videomuzda...Gelin, Beraber Yürüyelim...
Koray Şerbetçi ve Ozan Bodur, "Aslında Öyle Değil" programının bu bölümünde, Sultan Abdülhamid’in Siyonizm’e karşı stratejik hamlelerini ve Osmanlı’nın Filistin politikasını masaya yatırıyor.Sultan Abdülhamid’in “satranç oynar gibi” sabırlı ve akılcı liderliği, Theodor Herzl ile görüşmeleri, Osmanlı’nın kırmızı tezkere uygulaması, Cemal Paşa’nın Siyonist faaliyetlere karşı sert önlemleri ve Filistin meselesinin perde arkası programın ana konuları arasında yer alıyor. Program, Sultan Abdülhamid’in yıkılış döneminde devleti ayakta tutma çabasını ve Siyonizm’e karşı Osmanlı’nın kararlı duruşunu derinlemesine ele alıyor.🎖 Önemli Noktalar 🎖⚔️ Sultan Abdülhamid’in Stratejik Zekası: Sultan Abdülhamid’in “satranç oynar gibi” sabırlı ve akılcı yönetimi, yıkılış döneminde devleti koruma stratejisini gösteriyor.📌 Theodor Herzl ile Görüşmeler: Siyonizm’in lideri Theodor Herzl’in İstanbul’a beş kez gelmesi ve Sultan Abdülhamid ile görüşmesi, Filistin meselesinde yaşanan kavram kargaşasını aydınlatıyor.🛡️ Kırmızı Tezkere Uygulaması: Osmanlı’nın Yahudi göçüne karşı aldığı kırmızı tezkere önlemi, Filistin’e yerleşimi sınırlamak için devletin kararlı tutumunu ortaya koyuyor.👑 Cemal Paşa’nın Siyonizm’e Karşı Kanunu: Cemal Paşa’nın Siyonist faaliyetleri “kökten çözecek” kanun önerisi ve Yahudi yerleşimlerine karşı sert önlemleri, Osmanlı’nın direnişini yansıtıyor.📚 Osmanlı’nın Mazlumlara Açık Kapısı: Sultan Abdülhamid’in mazlumlara kucak açarken Filistin’i Siyonist yerleşimden koruma politikası, devletin adalet anlayışını gösteriyor.daha fazlası videomuzda...Gelin, Beraber Yürüyelim...
Hayati İnanç, "Hayâtî Beyitler" programının bu bölümünde, son nefesin kıymetini, hüsn-i hatimenin (güzel bir sonun) ne demek olduğunu ve Alvarlı Efe Hazretleri'nin hatırasını anlamlı bir mekânda yad ederek izleyicilere aktarıyor. Üsküdar Beykoz’daki Ataullah Efendi Tekkesi’nde kaydedilen bu bölüm, ölümün bir son değil, asıl başlangıç olduğuna dair derin bir tefekkürü ekranlara taşıyor.🌟 Programda Öne Çıkanlar 🌟🕊️ Her şeyin bir sonu vardır; programın da, hayatın da. Asıl mesele bu sonu güzel yapabilmek.🕌 Alvarlı Efe Hazretleri’nin ismini taşıyan vakıfta, tasavvufî bir atmosferde geçmişin izleriyle bugünün hakikatleri buluşturuluyor.🧠 Hüsn-i hatime duası, insanın son nefesine kadar iyi kalabilme gayreti ve Rabbine layık bir kul olabilme arzusu işleniyor.❤️ Güzellerin, güzelliklerin olduğu bir son dileğiyle; izleyicilere bir hatırlatma, bir dua ve bir gönül sofrası sunuluyor.daha fazlası videomuzda...Gelin, Beraber Yürüyelim...
Serdar Tuncer “Biri Bir Gün” programının bu haftaki bölümünde, Müslümanların temsili, hakikatin gösterişe kurban edilmesi ve yaşananla gösterilen arasındaki fark ele alınıyor. Dindarlığın bir vitrin değil, bir hâl meselesi olduğu vurgulanıyor.Programda, İslam’ın bir imaj malzemesi hâline getirilmesinin tehlikelerine dikkat çekiliyor. Müslüman olmanın görsel değil, ruhsal ve ahlaki bir sorumluluk taşıdığı belirtiliyor. Temsildeki samimiyetin, görüntüyle değil, kalple ve hâl ile olması gerektiği anlatılıyor. Tesettürden sosyal medya kullanımlarına, dinin mahremiyetinden Allah’a kulluk şuuruna kadar geniş bir çerçevede; gösterişten uzak, sahici bir yaşantının önemi vurgulanıyor.🌟 Öne Çıkan Başlıklar 🌟🧕 Tesettür, yalnızca örtünmek değil; bir duruş, bir ahlaktır. Örtünmenin amacı kendini saklamakken, gösterme çabasıyla birlikte bu anlamın kaybolduğu anlatılıyor.📸 Görselliğe dayalı dindarlık: Sosyal medya için yaşanan bir “İslam”, temsili yıpratıyor. Hakikatin estetize edilerek gösterilmesi, bazen hakikatin kendisini gölgeleyebilir.🧠 Dindarlık imajı: Dindar gibi görünmek ile dindar olmak arasındaki fark vurgulanıyor. Allah için yapılan her iş, insan için yapılmaya başlandığında değerini kaybediyor.💬 Hal ile tebliğ: En etkili davet, konuşarak değil, yaşayarak olandır. Kalpten çıkan sözler, kalbe ulaşır.🕯️ Hakikati taşımanın sorumluluğu: Bu yol şakaya gelmez. Temsil gücümüz, iman gücümüzle doğru orantılıdır. “Dindar görünmek” değil, “dindarca yaşamak” esastır.daha fazlası videomuzda...Gelin, Beraber Yürüyelim...
From the publisher's feed

65 Listeners

1 Listeners

12 Listeners

10 Listeners

7 Listeners

50 Listeners

73 Listeners

18 Listeners

10 Listeners

34 Listeners

0 Listeners

0 Listeners

0 Listeners

0 Listeners

0 Listeners