Medeniyet Ufku programıyla, Doğu ve Batı medeniyetinin akışını, bugüne gelişini ve bu gelişin nereden olduğunu ve nereye gittiğini birtakım sorular üzerinden hülasa ediyoruz. Serdar Tuncer soruyor, Prof. Dr. Sadeddin Ökten anlatıyor.
Medeniyet Ufku'nun bu bölümünde başlıca şunlar konuşuldu:
Serdar Tuncer: Efendim merhabalar, hoş geldiniz, sefalar getirdiniz. Prof. Dr. Saadettin Ökten Bey Hocamla Medeniyet Ufku'nda batı medeniyetinin nerelerden doğduğunu, bugüne nasıl geldiğini, serencamını konuşmaya devam ediyoruz.
Orta çağ Avrupası, kilise, kilisenin batı medeniyet tasavvurunun oluşumuna etkileri, bütün bunları böyle hülasa ettik ki modernite deyince nerelerden beslendi ve nasıl bugüne geldi anlaşılabilsin diye yavaş yavaş sanki böyle bir moderniteye giriş yapacak bir duruma geldik efendim galiba.
Sadettin Ökten: Şimdi bizim eski hocalar, bir önceki dersi kısaca hülâsa edip mevzua girerlerdi. Biz de öyle yapalım. Çünkü talebe unutabilir derlerdi zihinlerde, ana hatta fazla teferruata girmeden bu işi hallederler. Orta çağ, Hristiyan medeniyet tasavvuru, modernitenin karşı çıktığı, ret olarak ortaya koyduğu hadise o. O nedir? Kilisenin hâkim olduğu bir medeniyet tasavvuru, bir dünya, bir evren tasavvuru var.
Arz merkezli evren, geosantrik evren, bu bir itikat olarak kutsal kitaba, kutsal metinlere girmiş Aristo ve Ptolemy teorisi bu. Detayları kitaplarda var, merak edenler açıp okuyabilirler.
Bu evren teorisinin üzerinde de gezegenlerin yörüngeleri, mükemmel kürelerde çalışıyor. Çünkü daire düzlemde, küre uzayda, eski Yunan'da en mükemmel geometrik şekil olarak algılanıyor. Tanrı da olsa olsa hilkatinde en mükemmel şekli yaratır. Mesela elips basık bir dairedir. O bakımdan Kepler'in ortaya koyduğu, gezegenlerin gölün göreli elips bir bilgi ve doğru bir bilgi bu ama Hristiyan itikadıyla çatıştığı için baştan reddediliyor. Tabi biz bugün seküler bir gözle dışarıdan baktığımız zaman bu reddi anlayamayız ama siz bin yıllık bir inancı ve Tanrı'ya atfedilen hilkatli bir yaratılışı daire ve küre üzerinde tanımlıyorsanız, Önce Kopernik'in güneş merkezli sistemi, sonra Tycho Brahe'nin gözlemlerine dayanarak Johannes Kepler'in ürettiği gezegenlerin, yörüngenin eliptik oluşu hadisesini kolay kolay açıklayamazsınız. Orada bir sıkıntı çıkar.
Devamı videomuzda...
Gelin, Beraber Yürüyelim...