Medeniyet Ufku programıyla, Doğu ve Batı medeniyetinin akışını, bugüne gelişini ve bu gelişin nereden olduğunu ve nereye gittiğini birtakım sorular üzerinden hülasa ediyoruz. Serdar Tuncer soruyor, Prof. Dr. Sadeddin Ökten anlatıyor.
Medeniyet Ufku'nun bu bölümünde başlıca şunlar konuşuldu:
Serdar Tuncer:
Çay kadehte dîde-efrûz olmalı
Lebrîz ü lebreng ü lebsûz olmalı
Çayı böyle tarif etmiş bir tasavvurun çocuklarıyız. Şimdi diyoruz ki baba iki çay yap birisi açık olsun. İrtifa kaybı diyorlar buna. Her tasavvurun içeceği bile tarifi kendine göre. Düşünün ki Medeniyet Ufku nerelere kadar taalluk ediyor. Hoş geldiniz, safalar getirdiniz efendim.
Sadettin Ökten: Hoşbulduk efendim
Serdar Tuncer: Güzel bir giriş yaptım galiba.
Sadettin Ökten: Her zaman için böyle efendim, elhamdülillah, elhamdülillah.
Serdar Tuncer: Himayeti azîzana iltica ile
Sadettin Ökten: Aynen öyledir efendim, evet.
Serdar Tuncer: Fethi Baba öyle dermiş malumunuz Himayeti azîzana iltica ile
Sadettin Ökten: Rızayı Barî, Şefaat-i Resul, Himmet-i Ricâl. Bu üçlü çok mühim bizde. Rızayı Barî en başta. Allah'ın (c.c) rızası. Cenab-ı Peygamber Efendimiz'in (s.a.v) şefaati. Peki ricalin de himmeti üzerimize sayebân olsun.
Bir Emnam Teyze vardı bizim, Beyazıt'taki apartmanda. Komşumuz diyelim. Hizmet ehli bir hanım. Sonra Şehremini'de oturmaya başladı. O derdi ki himmeti hazır olsun Çivici Baba. Orada bir türbede bir hazret yatıyor, kim olduğu belli değil. Himmeti hazır olsun Çivici Baba her zaman öyle eski İstanbul hanımları himmeti hâzır olsun, inanırlar.
Devamı videomuzda...
Gelin, Beraber Yürüyelim...