Odatv
Download on the App Store

Odatv episodes

  • Yıl, 2025. Devlet sorusunun vahameti: Ne demek istedin. Açıkla. | Soner Yalçın Yazıları | 10 Kasım 2025

    Köşemde yazmıştım: “Boğucu dar koridordan geçiyoruz/Siyasetçiyi Cezalandırarak Ehlileştirmek”…

    Emniyette soruldu, “yazdığınızı açıklar mısınız?”

    Yazarın yazdığını açıklamak zorunda kalması ne kadar acı. “Picasso’yu yakalayıp getirin; Guernica tablosunu niye yapmış, anlatsın bakalım” gibi tavır bu...

    İfademde dedim ki; “2025 Türkiye’sinde yazarın, ‘bu yazını açıkla’ diye emniyette soruya muhatap olması son derece üzücüdür...”

    Ne diyebilirim ki, Anayasayı mı hatırlatayım:

    “Her ne sebeple ve amaçla olursa olsun kimse, düşünce ve kanaatlerini açıklamaya zorlanamaz; düşünce ve kanaatleri sebebiyle suçlanamaz.”

    Gözaltı sürecinde yaşadıklarımı yazdım.

    7 min
  • "Öldü" denen kavramın doğuşu: Sosyalizm | Soner Yalçın Yazıları | 6 Kasım 2025

    Marks, anarşistler ve ütopik/hayalciler yüzünden lekeli gördüğü “sosyalist” yerine “komünist” adını kullandı! Lenin de partisinin ilk ismine "sosyal demokrat" adını verdi.

    Ancak "komünist" ve "sosyalist" siyasi kavramlar, 1917-1991 yılları arasında yükselişi ve düşüşü yaşadı. Ardından “sosyal demokrat” ismi yeniden parlamaya başladı! Ancak “neoliberalizm çimentosu” ile sağcı muhafazakâr partilerden farkı olmadığı kısa sürede görüldü. Hayal kırıklığı yaşattı/ yaşatıyor…

    Ve New York seçimi gösterdi ki; "öldü" denen “sosyalist” kavram ABD'de yeniden doğuyor, halkın gündemine yine umutla girmeye başlıyor. Kavramın dün ile farkı ne?

    6 min
  • İnsanlar düşünmeye değil taraf olmaya zorlanıyor. Diyalogun ölümü | Soner Yalçın Yazıları | 4 Kasım 2025

    Bizim gibi kutuplaşmış toplumlarda vatandaşlar, birbirine “insan” olarak değil, “ideolojik temsilci” olarak yaklaşır. Böylece:

    -Karşı tarafın acısı değersizleşir…

    -Empati yerine nefret üretilir…

    -Diyalog “ihanet” olarak algılanır…

    Merhamet, empati ya da bağışlama söylemi, “zayıflık” gibi sunulur…

    Bu, etik öznenin yokluğudur. Yani insan, kendi vicdanıyla değil, grubunun onayıyla davranır. Nietzsche buna “sürü ahlakı” dedi: “Sürü için iyilik itaat etmektir, kötülük ise farklı olmaktır.”

    6 min
  • Odatv'ye çuvaldızı batırdım. Dizi kültürüne yenilmek. | Soner Yalçın Yazıları | 31 Ekim 2025

    Arif Erkin'in Teşvikiye Camii’ndeki tabutu başındaki cami imamından devletin Anadolu Ajansı’na kadar hepsi “Memik Dede” diye tanıttı büyük sanatçıyı!

    Bu hâl, toplumun kültürel hafızasının ne derece kayıp olduğunu gösteriyor.

    Kültür üretiminin yapısal dönüşümü dün televizyonlar, bugün sosyal medya üzerinden oluyor. Bunlar erişilebilirlik, eğlence ve tüketime dayanıyor. Derinlik, anlam, özgünlük yani sanat aranmıyor…

    Popüler kültür, “değerli olanı” değil, “çok tıklananı” öne çıkarıyor. Eskiden “eserin estetik değeri” tartışılırdı, şimdi “eserin görüntülenme sayısı...”

    Sanatçının emeği değil, imajı konuşuluyor artık ülkemizde…

    Peki kültür katliamına karşı ne yapmalıyız? Odatv üzerinden yazdım:

    7 min
  • Koltuğa yapışan politikacı psikolojisi. Güç bağımlılığı | Soner Yalçın Yazıları | 30 Ekim 2025

    Siyaset biliminin klasik sorusudur:

    “Kimi politikacılar koltuğu neden bırakmaz?”

    Yanıt tek nedene bağlı değil; iç içe geçmiş psikolojik, yapısal ve kültürel faktöre dayanır… Mesela güç isteği; insan beyninde dopamin salgısını artırır fizyolojik haz yaratır.

    Bağımlılık gibidir; kişi “iktidarda olma hissi” olmadan yaşamakta zorlanır!

    Sadece psikoloji değil; otoriter eğilimli ülkelerde koltuğu bırakmak, sadece mevki değil, dokunulmazlığı, gelirleri ve güvenliği de kaybetmek anlamına gelir…

    Bu sebeple; koltuğa yapışan lider statükocudur. Değişimden çekinir, gücü kaybetmekten korkar. Toplumu eğitmek değil, bağımlı tutmak ister. Kendisinden sonra bir düzen kurulmasın diye kurumsallaşmayı engeller. Kısa vadeli çıkarları, uzun vadeli vizyonun önüne koyar…

    Konuyu şuraya bağlamak istiyorum:

    7 min
  • Atatürk salt askeri değil siyasi dehaydı. Cumhuriyet stratejisi | Soner Yalçın Yazıları | 29 Ekim 2025

    Yıl, 1918.

    Mustafa Kemal, Voltaire’in “L’Orphelin de la Chine” eserini savaş meydanında okurken kitabının sayfasına şu notu yazdı:

    -“Kralları yok etmek istiyorum, halk yaşayacak.”

    Egemenliğin, bin yıllık saraydan halka geçirilmesi hiç kolay değildi. Atatürk siyasi stratejisini zekice hayata geçirmek zorundaydı. Öyle de yaptı; siyasi stratejisinin ürünü taktikler ile kan dökmeden rejimi değiştirdi…

    Ya bugün? Kimileri meşruiyet krizi yaratma pahasına “ben yaptım, oldu bitti” ile siyasi taktiğini yürütüyor! Strateji yapmadan, salt taktikle başarı kazanacağını sanıyor…

    Oysa, stratejinin özü, ne yapmayacağınızı kavrayabilmektir.

    6 min
  • Yaşanan siyasi korkular son değil başlangıç. Kolektif travma neye yol açıyor | Soner Yalçın Yazıları | 28 Ekim 2025

    Filozof Nietzsche, felsefi ve edebi düşüncelerini dile getirmek için çoklukla “çöl” benzetmesi yaptı.

    “Çöl” sembolizmi, yoksunluğun, yalnızlığın, tükenmişliğin, çürümenin olduğu kadar kurtuluşun, yaşamın yeniden yaratılmasının mekânıydı...

    Ülkemizdeki “düşünsel çölleşmeyi”, hayatın yeniden yaratılmasına nasıl dönüştürebiliriz?

    "Solcular/Sessizliğe Söz Düşenler" kitabımda ezber bozmak istedim; kim solcu, kim sağcı?

    6 min
  • İddianamede gözden kaçan: "Örgütün" İdeolojisi ve "Liderleri" | Soner Yalçın Yazıları | 23 Ekim 2025

    Ekranlarda, gazetelerde hararetle, “Aziz İhsan Aktaş” iddianamesi tartışılıyor. Ki, aylardır böyle gündem…

    Fakat belediyecilik anlayışı nereden nereye geldi pek bilinmiyor! Yani bu “örgütün” ideolojisi nedir? Gözden kaçan "liderleri" var mıdır? Yoksa sadece "örgüt" sempatizanlarını mı konuşuyoruz?

    Osmanlı'dan günümüze belediye yasaları üzerinden yazdım...

    7 min
  • Kıbrıs seçimi bana yirmi yıl öncesini hatırlattı Kurtlar Vadisi'nin "Başrol" oyuncusu | Soner Yalçın Yazıları | 22 Ekim 2025

    Steinbeck’in sözüdür; “tarih hatalarımızın aynasıdır ama biz aynaya bakmayı sevmiyoruz.”

    Sevmediğimiz için “devlet aklı” süreklilik içermiyor! Siyasi rüzgârlara kapılıp daima değişen beyhude bir “yapboz oyunu” oynayıp duruyor! AKP’nin Kıbrıs politikası bunun tipik örneği…

    Kıbrıs seçimi yirmi yıl öncesini hatırlattı bana; Kurtlar Vadisi dizisi günlerini... 73'üncü bölümün "başrol" oyuncusunun gerçek hikayesini yazdım...

    7 min
  • Sandıkları belirleyen etken: Güvenlik algısı. Erdoğan da seçimi böyle kazandı | Soner Yalçın Yazıları | 21 Ekim 2025

    Kıbrıs'ta seçimi kazanan büyük çoğunluğa dair Türkiye'de çok sert ithamlar yapılması kabul edilemez. Sandık sonuçlarının sürpriz olmadığı aslında son yıllardaki gelişmelerden belli değil miydi? Öncelikle... Adada büyük bir güvenlik sorunu var; rakamları yazdım suç oranları sürekli artıyor. Kıbrıs suç "üssü" haline getirildi.

    Tek bir olgu yok seçim sonucunda. Mesela:

    "Barakada oturuyordunuz size yerleşke yaptım" diyen bu tür üstten bakışlara da karşı adalılar.

    Keza, göç sorunu da Kıbrıs'ta kültürel, ekonomik sorunlara yol açıyor.

    Kıbrıs seçimini analiz ettim...

    7 min

About Odatv

From the publisher's feed

"Sadece Özel Haber" diyerek Türkiye'nin gündemini belirleyen Odatv'ye hoş geldiniz!