Dionysos Yunan Pantheon’una dışarıdan gelme bir tanrı, hem yabancı hem de Yunan Pantheon’una aykırı düşen bir tanrı olduğu için, Hellen’ler bu tanrıyı benimsemekte güçlük çekmiş. Bu sebeple Dionysos ile ilgili efsanelerin hepsi bu tepki ve direnç üzerine kurulur.
Efsanenin merkezi olarak gösterilen yer Boiotia ve başkenti Thebai Yunanistan’da en tutucu yöre sayılırdı. Efsaneye göre Kadmos kızı Semele Zeus ile birleşir. Tanrının gücüne tam inanmamış olan Semele onu bütün araç ve gereçleriyle görmek isteyince, yıldırımla çarpılıp ölür. Semele’nin karnındaki yedi aylık çocuğu Zeus alıp baldırına koyar ve orada saklar; zamanı gelince de Dionysos ikinci bir doğumla ortaya çıkar. Tanrıça Athena da ikinci doğum motifi ile doğmuştu. Athena Zeus’un kafasından çıkmıştı, Dionysos ise baldırından çıkar. Bu efsanenin anlamı şudur ki, Yunanların baş tanrısı Zeus’tur. Dışarıdan gelen bir tanrısal varlığı ne yapıp edip Zeus’un buyruğuna sokmak, böylece ondan çıkmış olarak göstermek gerekliydi. Bu efsane de böylece oluşturulmuştu.
Kral Midas’ın "Dokunduğum her şey altına dönüşsün," dileğini o yerine getirir; Grit prensesi Ariadne ile evlenir; annesini Hades’ten geri alıp Olympos’a çıkartır. Ancak bunlar bir kenara harkes onu Dionysia Şenlikleri, şarap ve tiyatronun tanrısı olarak hatırlar.
Dionysos’un şarabı buluşu, mitolojide sadece bir içeceğin keşfi değil, aynı zamanda insanın vahşi doğadan uygarlığa (ve bazen de çılgınlığa) geçişinin sembolüdür. Bu konuda en yaygın ve hüzünlü anlatı Ampelos efsanesidir.
Dionysos’un en sevdiği arkadaşı, Ampelos adında genç bir satirdir (yarı insan, yarı keçi). Dionysos ve Ampelos sık sık yarışır, eğlenirler. Bir gün Ampelos, bir yaban boğasına binmeye çalışırken boğadan düşer ve feci şekilde can verir. Dionysos, arkadaşının ölümü üzerine o kadar büyük bir yas tutar ki, tanrılar ona acır. Ampelos’un bedeninden bir bitki yükselir: Asma. Dionysos, bu bitkinin meyvelerini (üzümleri) toplar, onları ezer ve ilk şarabı elde eder. Bu yüzden Yunancada asma ve üzüm kelimeleri (Ampelos/Ampeli) hâlâ bu gencin adıyla anılır.
Dionysos, bu yeni "hayat iksirini" ölümlülere öğretmek ister ve Atina yakınlarındaki İkaros (uçan İkaros ile karıştırılmamalıdır) adlı bir çiftçinin evine misafir olur. İkaros, tanrıyı çok iyi ağırlar. Karşılığında Dionysos ona asma yetiştirmeyi ve şarap yapmayı öğretir.
Peki şarap dünyaya nasıl yayılır? Ormanda yapılan dans ritüellerinden tiyatroya doğru nasıl gidilir? Bunlar ve daha fazlası bu bölümde.