Hephaistos isminin kökeni tam olarak Grekçe değil; büyük olasılıkla Helen öncesi (Pre-Hellenic) bir dile dayanıyor. Girit'teki Knossos'ta bulunan Lineer B tabletlerinde "A-pa-i-ti-jo" olarak geçmesi, kültünün Miken dönemine kadar uzandığını kanıtlıyor.
Mitolojide fiziksel engeli (topallığı) olan tek tanrı. Doğumuyla ilgili iki ana anlatı var:
Hera'nın Tek Başına Doğurması: Hesiodos'a göre Hera, Zeus'un Athena'yı tek başına (kafasından) doğurmasına misilleme olarak Hephaistos'u babasız dünyaya getirir. Ancak çocuk sakat doğunca, Hera utancından onu Olympos'tan aşağı atar.
Homeros'un İlyada eserindeki bir başka versiyona göre ise; Zeus ve Hera arasındaki bir kavgada annesini savunduğu için babası Zeus tarafından gökten atılır. Bir gün boyunca düşmüş ve Lemnos adasına çakılarak sakat kalır.
Deniz tanrıçaları (Thetis ve Eurynome) tarafından büyütülülür. Bu arada Thetis önemli bir detay çünkü Troya savaşında silahlarını savaş meydanında bırakan Akhilleus’un annesi. Oğlu savaşa yeniden dönmek istediği zaman Hephaistos’a gidiyor Thetis ve oğlu için ricacı oluyor. Hephaistos onu büyüten tanrıçaya hayır diyemiyor ve Akhilleus’un o meşhur kalkanını yapıyor.
Hephaistos, tanrıların "mimarı" ve "zanaatkarı". Olympos'taki tüm görkemli saraylar, tanrıların tahtları ve mücevherleri onun elinden çıkar. Zeus'un yıldırımları, Akhilleus'un zırhı, pandoranın yaratılması, mitolojinin ilk robotları olarak kabul edilen üç ayaklar…
Bu arada Hephaistos, onu Olympos’tan attığını düşündüğü annesinden intikam almak için ona muhteşem, altın bir taht yapar ve hediye olarak gönderir. Hera tahta oturduğu an, görünmez kelepçeler onu bağlar. Hiçbir tanrı onu kurtaramaz. Hera'nın serbest kalması için Hephaistos'un Olimpos'a dönmesi gerekir. Ancak o, annesine olan öfkesi nedeniyle dönmeyi reddeder. Onu ikna eden kişi tanrı Dionysos olur; Hephaistos'u sarhoş ederek bir eşeğin üzerinde Olimpos'a getirir.
Annesini serbest bırakır ancak bu bir barışmadan ziyade bir "pazarlık" sonucudur. Karşılığında güzellik tanrıçası Afrodit ile evlenmeyi talep eder.
Bir diğer görüşe göre, Tanrıların babası Zeus, Aphrodite’nin güzelliği yüzünden tanrılar arasında savaş çıkmasından korktuğu için onu en çirkin tanrı olan topal demirci Hephaistos ile evlendirir. Ancak Aphrodite, bu evlilikten mutsuz olur ve savaş tanrısı Ares ile uzun süreli bir yasak aşk yaşar.
Hephaistos, eşi ve Ares’in kendisini aldattığını öğrenince yatay görünmez, metalden bir ağ örer. İki aşık yatağa girdiğinde ağ üzerlerine kapanır ve Hephaistos tüm Olimpos tanrılarını onları bu halde görmeleri için çağırarak rezil eder.
Diğer tanrılar genellikle soyluluğu ve estetik mükemmelliği temsil ederken, Hephaistos alın terini ve el emeğini temsil eder.
Atina'da Athena ile birlikte zanaatkarların koruyucusu olarak tapınım görür. Atina Agorası'ndaki Hephaisteion (Hephaistos Tapınağı), günümüze en iyi durumda ulaşmış Antik Yunan tapınaklarından biridir.
Roma mitolojisindeki karşılığı Vulcanus'tur. Atölyesinin Etna Yanardağı'nın altında olduğuna ve yanardağ patlamalarının onun örsüne vurduğu darbeler olduğuna inanılırdı.