Prof. Dr. Ekrem Çulfa😍Aile Evlilik Çift Terapisti/Danışmanı/Koçu🤙0533 373 81 23 📲 Seans için ara

Prof. Dr. Ekrem Çulfa😍Aile Evlilik Çift Terapisti/Danışmanı/Koçu🤙0533 373 81 23 📲 Seans için ara

By Prof. Dr. Ekrem Çulfa Aile Evlilik Çift DanışmanıEducationSelf-Improvement
Download on the App Store

Prof. Dr. Ekrem Çulfa😍Aile Evlilik Çift Terapisti/Danışmanı/Koçu🤙0533 373 81 23 📲 Seans için ara episodes

  • Yaşam Koçu Kimdir ? Yaşam Koçluğu Ücretleri Nedir? Yaşam Koçluğu Eğitimi, Yaşam Koçluğu Sertifikası, Yaşam Koçu Telefon Numarası, 0544 724 3650

    Yaşam Koçu Kimdir ? Yaşam Koçluğu Ücretleri Nedir? Yaşam Koçluğu Eğitimi, Yaşam Koçluğu Sertifikası, Yaşam Koçu Telefon Numarası, 0544 724 3650


    “ Nasıl bir hayat istediğine başka hayatlara bakarak rol model almaktan çok içine dönerek daha hızlı ulaşabilirsin. “

    Prof Dr Ekrem ÇULFA

    🌾🍀🌾🍀🌾🍀🌾🍀🌾🍀🌾

    "‎Mylife #İstanbul #PsikolojikDanışmanlık ve #Koçluk Merkezleri- İstanbul"

    📲0533 373 81 23 & 0532 158 35 55

    #istanbulda #anadoluyakasında #avrupayakasında #klinikpsikologlar #KoçlukOkulu #PsikolojiKliniği #UzmanPsikologlar #yasamkoclugueğitimleri #ögrencikoclugueğitimleri #ailekoclugueğitimleri #yasamkoçları #aileterapistleri #ailedanışmanları #evlilikterapistleri #çiftterapistleri #randevutelefonnumarası #kişiselgelişimuzmanlığı #sertifikaprogramları #seanstelefonnumarası #psikologlar #pedagoglar #çocukpsikologları #ergenpsikologları #ProfDrEkremÇulfa #rolmodelalmak #rolmodelolmak

    İstanbulda, anadoluyakasında, avrupayakasında, klinikpsikologlar, KoçlukOkulu, PsikolojiKliniği, UzmanPsikologlar, yasamkoclugueğitimleri, ögrencikoclugueğitimleri, ailekoclugueğitimleri, yasamkoçları, aileterapistleri, ailedanışmanları, evlilikterapistleri, çiftterapistleri,randevutelefonnumarası, Kişiselgelişimuzmanlığı,sertifikaprogramları,seanstelefonnumarası, psikologlar,pedagoglar,çocukpsikologları, ergenpsikologları, ProfDrEkremÇulfa,Yaşam Koçu Kimdir?, Yaşam Koçluğu Ücretleri Nedir?, Yaşam Koçluğu Eğitimi, Yaşam Koçluğu Sertifikası, Yaşam Koçu Telefon Numarası, 0544 724 3650

    1 min
  • Kardeşlerarası yaş farkı ne kadar olmalıdır? Profesyonel Destek Hattımızı 0544 724 3650 şimdi arayabilirsiniz

    Kardeşler arası yaş farkı ne kadar olmalıdır? Profesyonel Destek Hattımızı 0544 724 3650 şimdi arayabilirsiniz

    Kardeşler arası yaş farkı ne kadar olmalıdır? Profesyonel Destek Hattımızı 0544 724 3650 şimdi arayabilirsiniz En sık sorulan sorulardan biri ne zaman ikinci çocuğu yapmalıyım? Kardeşler arası yaş farkı ideali kaç olmalıdır? Bu yazımda bunlara detaylıca değineceğim. Yaş farkına karar verirken değerlendirilecek konular; anne baba, anne baba ilişkisi, çocuğun gelişim dönemi gibi birçok faktör göz önüne alınmalı ve ondan sonra ikinci bir çocuk için karar verilmelidir. Anne başta olmak üzere, anne ve baba enerji olarak maddi ve manevi hazır hissediyorlarsa, gerçekten ikinci çocuğu istiyorlarsa doğru zaman o zamandır. İdeal olan yaş farkı nedir? Eğer siz psikolojik olarak, duygusal olarak buna hazır değilseniz aralarındaki yaş farkı anlamsız kalıyor. Siz gerçekten istediğiniz için olmalı ikinci çocuk. Çevre baskısı, çocuk baskısı, gelecek kaygısı ile ikinci çocuğu yaparsanız karşınıza çok büyük zorluklar çıkacaktır. İlk iki yıl yeni bir kardeşin olması çok uygun değildir. Çünkü emzirme dönemidir. En azından çocuk o yaşı geçmiş olsun. 4 yaşına kadar çocuk egosantrik yani benmerkezcidir. Anneden çok fazla şey bekler. İstekleri o an yapılsın ister. Yeni bir çocuk gelirse buna ket vurabilir. Hem anne hem de ilk çocuk için zorlayıcı olabilir. Tabii ki bu bir genellemedir. Araştırmalar bu yönlü bir genelleme yapar ve hala da devam etmektedir. Bu ideal yaş farkı anneye göre de değişebilir. Enerjisi yüksek, hem ev işleri hem çocukların işlerini kaldırabilen bir sürü anne tanıyorum. Bazı anneler ise çok çabuk yorulur, Ev işleri, çocukların sorumluluğu ona ağır gelebilir ve kendisi yıprandığı gibi çocuk hatta eş de yıpranabilir. Bu kişinin tamamen kendisi ile alakalıdır. Kendinizi tanıyor ve ben zorlanırım diyen birisiyseniz ikinci çocuğu, ilk çocuğunuz okula başladığı zamanı da tercih edebilirsiniz. Ancak çocuklar arası yaş farkı arttıkça siz de yaşlanıyorsunuz ve bakım verme, ilgilenme düzeyiniz de yavaş yavaş düşüyor. Tabii ki bu durumlarda çocuğun evde ekstra bir bakıcısı olması da iki çocuk yaş farkını azaltabilir. Hamilelik ve doğum kadının beden sağlığını etkileyen bir süreçtir. Doğumdan sonra beden sağlığının toparlanması gereklidir. Bu süre ise ortalama 3 yıla tekabül ediyor. Çocuktan sonra süt verme, gece sürekli kalkma, bakım verme gibi durumlar annenin beden ve ruh sağlığını etkileyen süreçlerdir. Doğum sonrasında gelişen ruhsal rahatsızlıklar da sık görülmektedir. Doğum sonrası depresyonu, doğum sonrası psikozu gibi ruh sağlığını etkileyecek önemli sorunlar ikinci bebeğin dünyaya gelişi ve annenin tekrar bakım sürecine girmesi başka sorunlara neden olabilir. Çevresel koşullar da değerlendirilmelidir. Ailenin ekonomik durumu, birinci çocuk için yaptığı planlamaların ne kadar yerinde gittiği, anne baba arası ilişkinin nasıl sürdüğü ikinci çocuk planlarken bakılması gereken önemli etkenlerdir. 0-3 yaş çocukların bedensel, ruhsal ve beyin olarak hızlı gelişim gösterdiği bir evredir. Bu gelişim beslenme, çevresel koşullar, anne ile olan ilişkisinden etkilenir. Bu süreçte bebek ile anne arasındaki ilişkinin daha fazla olması önerilir. Böyle bir dönemde anne baba da hazır değilse ikinci çocuğun gelmesi demek hem birinci çocuğun gelişimini hem de ikinci çocuğun gelişimini etkiler. Annenin yorgun, henüz kendini toparlayamamış olması, yardım ve destek alamıyor olması, birinci çocukla ilgilenmeyi ikinci çocuktan sonra bırakması ya da azaltması sonucunu oluşturabilir. Yeni gelen bebeğin uyku zamanları, süt, bezlenme ve alt temizlemesi gibi çok zaman alan süreçler annenin birinci çocuğun gelişimini destekleyeceği zamanlardan çalar. Bazı aileler ilk çocuğun gelişimini daha iyi yapabilmek ve duraksatmamak adına yeni doğana çok ilgi göstermemektedir. Oysa yeni doğan bir bebeğin bağlanma yapabilmesi için anne ile ilişkiye ihtiyacı vardır. Dolayısı ile hazırlıksız bir dönemde gelen ikinci çocuk hem yeni doğan için hem de daha önce gel

    6 min
  • Kumar bağımlılığı Sanal Oyun Bağımlılığı İddia Bağımlılığı Tedavisi Terapisi İletişim Numarası 0533 373 81 23 iletişime geçebilirsiniz

    Kumar bağımlılığı Sanal Oyun Bağımlılığı İddia Bağımlılığı Tedavisi Terapisi

    Yalan kumar bağımlılığının en belirgin özelliğidir. Beynin yapısı o kadar bozuluyor ki kişi davranış ve hareketlerin anlamını ve önemini kavrayamayacak noktaya gelebiliyor. Böylece beynin yapısı uyuşturucu ya da kumara bağlı bozulduktan çok çok sonraları bu kişiler doktora başvuruyorlar. Alkol ve uyuşturucu maddeler beyine ne zarar veriyorlar ise kumar bağımlılığı da aynı şeyi yapıyor, aynı şeyleri düzenliyor. Şimdi diyeceksiniz ki burada herhangi bir uyuşturucu madde kullanılmıyor. Doğru. Bundan 5 yıl öncesine kadar tıp camiasında kumar bağımlılığı büyük bir dürtü bozukluğu olarak kabul ediliyordu. Böyle değerlendiriliyordu. Son bilimsel çalışmalar gösterdi ki uyuşturucu maddeler beyin ne zarar veriyorlarsa kumar da aynı etkiyi yaratıyor. Şimdi kumar oynama bozukluğuna artık bir bağımlılık türü olarak bakılması gerekir. Bir kişi kumar oynarken, at yarışı izlerken, neredeyse kazanıyorum hissiyatının olması kazanma ihtimalinin artması kısa sürede çok büyük paralar kazanacak olması heyecan duygusu gibi bunların hepsi beyinde fazla miktarda mutluluk hormonu salgılamasına neden oluyor. Kumar oynarken dopamin yükseliyor, yaşanan heyecan ve aşırı hazza neden oluyor. Kazanma hırsı giderek bağımlılığa neden oluyor. Kumara takıntılı kişi arzu edilen heyecanı yakalamak için gittikçe daha çok artan miktarda para ile oynamak, tekrarlayan başarısız kontrol çabaları sonrası sorunlardan kaçış yolu olarak ya da kayıpları karşılamak için tekrar kumar oynamaya, kumar ilgisi boyutu ile ilgili yalan söylemeye, yalan söyleyerek içinde bulunduğu sarmaldan kurtulmaya çalışır. Ama yalan sarmalı katlanarak devam eder. Yalan kumar bağımlılığının en belirgin özelliğidir. Çünkü kişi çevresine içinde bulunduğu durumu farklı gösterme çabası içine girmiştir. Kumar parasını sağlamak için kanun dışı yollara başvurabilir. Kumar oynamaktan ötürü kişisel ve mesleki ilişkilerinde bozulmalar başlamıştır. Kumar borcunu ödemek için risk almaya, borçlarını ödemek için başkalarını dolandırmaya başlar. Bunlar kumar oynama sonucu gelişen uygunsuz davranışlar ve tipik özelliklerdir. Kişi yalan sarmalına boğulmuştur. Yalanları kapatmak için üstüne daha da yalan ekler. Aile sorunları artmaya başlar.
    Kumar sizi ağına düşürdü ve artık illüzyondasınız. Sanki siz bunun hiç çaresi yokmuş gibi ölümü bekleyen hastadan bir farkınız kalmıyor. Bunun bir çaresi var. Kumarbaz birinin itirafı: Kumardan başka hayat yalan diyordum. Kumar olmazsa bende yokum diyordum. Kumarsız 5 dakika bile mutlu olamıyordum. 1 milyondan fazla kayıp. Ben bu paraları verdim. Hala da temizleyebilmiş değilim. İşte ben bu halde inadı bırakıp illüzyonu yendiysem bunun bir çaresi var. Varsayalım 200.000 kaybınız var. Aylık maaşınızın iki katı. Elden ödemeniz gereken borçlarınız, bozdurduğunuz altınlar, belki hiç pahasına satılmış ev veya araba var. Bunlar seni tam istediği köle kıvamına getirmiş. Kumarın en güçlü silahı sizi çaresiz bırakmaktan geçiyor. Şimdi derinlerden mesaj gelmeye başlıyor. İlk önce kayıplar hatırlatılıyor yani zemin hazırlanıyor. “bu borçları nasıl ödeyeceğim? Maaşım borçlara yetmiyor. Milletin yüzüne nasıl bakacağım? Ailem ne der? Bu borçları kimse duymadan halletmem lazım. Benim para bulup hemen oyuna devam etmem lazım. Bu para çalışarak hayatta ödenmez. Hesaplıyorum ömrümün belki de 10 yılını alacak. Burdan sonra hemen kumar videosuna bakma dürtüsü gelir. Kumarla ilgili herhangi bir ortama ya da görsele denk gelirsin. Hipnoz bu anları iyi tanır ve belleği harekete geçirip az önce dediklerimin fitilini ateşler. Şimdi yukarıdaki gazdan sonra sıra senin bulacağın paranın senin kayıplarının yanında hiçbir değeri olmadığına seni ikna etmekte. Orada mesajlar ikinci boyuta girer. “zaten 200.000 lira kaybetmişsin. 5.000 lira daha kaybetsen ne olur kaybetmesen ne olur? 5.000 lira seni hayata bağlamaz. Ama hatırlarsan daha önce 1.000 liraya 100.000 lira vermişti. Belki onun gibi bir jackpot denk gelirse en azından ac

    15 min
  • Öfke Kontrol Bozukluğu Öfke kontrolü son zamanlarda çok sık karşılaştığımız bir sorun. Birçok insan bu nedenle çok mağdur oluyor. Öfke kontrolü sorunu çözüm için Psikoloğu Şimdi arayın 0544 7243650

    Öfke Kontrol Bozukluğu

    Öfke kontrolü son zamanlarda çok sık karşılaştığımız bir sorun. Birçok insan bu nedenle çok mağdur oluyor. Öfke kontrolü sorunu olan kişi de, karşısındaki kişi de. Her insan öfkeyi yaşayabilir. 3-5 ayda bir hassas olduğu konularda kendini tutamayıp patlayabilir. Ancak bu sinir hali ufak olaylarda bile ve çok sık yaşanıyorsa ve çevresindeki insanlar bu yönünden çok şikayetçiyse öfke kontrol bozukluğu var diyebiliriz. Öfke kontrol bozukluğu var bende diyorsanız bunun için bir psikoloğa gitmeniz sizin kaderinizi iyi yönde değiştirecektir. Bunun için çaba gösterip tedavi olmazsanız ya da terapi almazsanız kaderiniz olumsuz yönde değişecektir. Bir zaman sonra eşiniz, dostunuz, arkadaşlarınız, çocuğunuz hayatınızdan çekilirler. Bu sorun sizi yalnız ve mutsuzluğa terk eder. Tedavi yöntemlerinden birincisi bir psikiyatrist tarafından yazılan reçete, ikincisi ise uzman bir psikolog tarafından yapılan terapidir. Psikoloğun sorgulayacağı noktalar; “Bu kişide bozukluk neden ortaya çıkmış?” Örneğin öfke kontrol bozukluğu olan bir kişi ile oturuyorum ve can sıkıcı bir olay gerçekleşti. Ben “Tüh ya talihsizlik, hay Allah” derken öfke bozukluğu olan kişi ortalığı yıkıyor. Bu kadar arada büyük bir fark var. Kimse de böyle tepki vermek istemez aslında. Bu kişiler genelde sonrasında çok pişman olup özür dilerler, kendilerini affettirmeye çalışırlar ancak yine aynı davranışları sürekli sergiledikleri için çevresi de o özrü artık kabul etmiyor ve güvenmiyor. Bu insanların geçmişinde genelde mutlak bir adaletsizlik vardır. Yani bir şekilde hayat çocukluklarında onlara adil davranmamıştır. Bu çocukların hakkı yenmiştir. Hayatta aradıklarını, ihtiyaç duyduklarını bulamamışlardır. Çocuklar büyük yetişkin olduklarında öfke krizi o isyan hali aslında o olayla değil geçmişteki diğer olayları tetikliyor. Geçmişteki o eksikliği, o ezikliği, o haksızlığı, adaletsizliği tetikler. Genetik de olabiliyor. Çocuk çok kötü bir örnekle büyüdüyse, anne, baba, bakım veren kişi kimse ona da benzer. Eğer o kişi de çok fazla sinirli, tepkileri uçta olan kişiyse en ufak olay istemeden bilinçaltından o zamanları çağırır ve kat kat fazla tepki vermesine neden olur. Bu kişiler küçüklükten itibaren büyüklerini gözlemleyerek hayattaki sorunları öfke ile çözmeyi öğreniyorlar. Kişi yaşadığı problemleri çözme konusunda öfkeyi bir araç olarak kullanıyor. Ama öfke yetersizliğin dışavurumudur ve hiçbir zaman problemi çözmez, aksine çoğu zaman problemi daha da büyütür. Çözüyormuş gibi göründüğü noktalar vardır ancak bu kısa vadelidir. Uzun vadede dışarıdan kendisini kontrol edemeyen, zaaflarını kontrol edemeyen, hatta belki de “ezik birisi” gibi görünmesi de mümkündür. Bazı erkekler eşlerine bağırıp, çağırıp üstünlük kurduklarını ve dışarıdan güçlü göründüklerini düşünürler ya ben böyle birisini gördüğüm zaman “ne kadar da özgüvensiz” diye düşünürüm. Bunun farkına varmamız gerekiyor. Öfke gerçek bir problem çözüm aracı değildir. Öfke genelde ikinci bir duygu olarak karşımıza çıkar. Onun öncesinde engellenmişlik, hayal kırıklığına uğrama, karşı tarafın değersiz hissettirmesi, işlerin yolunda gitmemesi, huzursuz hissetmemiz, haksızlığa uğradığımız düşüncesi gibi durumlar karşısında öfke ortaya çıkar. Şimdi burada önceki duyguyu tanımlamamız lazım. Şöyle düşün. Sakin bir anda son on öfkeni yaz. Ne zaman, nerede, hangi olay karşısında öfkelendin. Bazı insanlar karşı taraf değersiz hissettirdiğinde öfkelenir. Örneğin biri eşiyle konuştuğu zaman eşinin onu önemsemediğini hisseder ve kendisini böyle savunur. Öfkesi aslında o kişiye verdiği şu mesajdır “Beni fark et! Beni dikkate al!”. Ya da trafikte biri önünüze kırıyor. Her zaman böyle insanlar var maalesef. Bu anda siz çok sinirleniyorsunuz. Aslında şu mesajı vermeye çalışıyorsun “Ben bir bireyim. Benim hakkımı çalamazsın. Ben hakkımın peşine düşerim, yedirtmem.” Burada şuna bakmak gerekiyor; Ben nerede yaralıyım? Öfkeli insanlar yaralı insanlardır. Eğer ben yaramı fark etmezsem birisi ona hafifçe değdiği zaman

    8 min
  • Psikoloji Öğrencileri İçin Resmi veya Gönüllü Staj Yapmanın Faydaları Süper vizyonlu ve Uygulamalı Staj Yapmak için Bize Ulaşın 0533 373 81 23

    Psikoloji Öğrencileri İçin Resmi veya Gönüllü Staj Yapmanın Faydaları 

    Yılda 5000’den fazla psikolog mezun oluyor. Yeni başlayan psikologlar için iş seçenekleri çok sınırlı. Bu durum pek çok meslek için geçerli maalesef. Eğer farklılaşmak ve önde olmak istiyorsan ilk basamak iyi bir kurumda staj yapmak olacaktır. İyi bir psikolog olmak için okula gidip gelmek ve derslerinizi yakından takip edip notlarınızı en üst seviyede tutmaya çalışmak maalesef yeterli olmuyor. Bu teoride öğrenilen bilgilerin gözlem ve pratiğe dökülerek pekiştirilmesi ile hedeflediğiniz yerlere gelebilirsiniz. Bu da okula ek olarak staj yapma ile mümkün olabiliyor. Psikoloji bölümünün bazı birkaç alanları haricinde zorunlu ve kanuni bir staj yoktur. Bu halde öğrenci kendini geliştirmek ve hazır bir şekilde mesleğine başlamak için kendi çabalarıyla staj yeri bulmak zorunda kalıyor. Biz Mylife ailesi olarak bu imkanı aday meslektaşlarımıza sunuyoruz. 

    Psikolog adayının staj yapmak ve süpervizyon almak için Mylife Danışmanlık Merkezini tercih etmesi halinde;

    Hangi alana ilgisi olduğunun tespit etmesine (çocuk, ergen, yetişkin, aile terapisi gibi), 

    Hangi alanda hangi testlerin yapıldığı bilgisine, 

    Mesleki yaklaşım olarak yetenekli olduğu alanları görebilmesine,

    Çeşitli ekolleri görerek (Bilişsel Davranışçı Terapi, Şema Terapi, Çözüm Odaklı Terapi vb.) hangi ekolleri benimseyeceğine, bunlardan hangisinin ya da hangilerinin eğitimlerini alması gerektiğine karar vermesine,

    Danışan ve seans gözlemlemeleriyle deneyim kazanmasına,

    Bazı alanlarda pratik yapmasına,

    Alanında deneyimli uzmanlar tarafından verilen süpervizyon (uygulamalı gözetim) desteği sayesinde pratik yaptıkları deneyimlerin doğrularını, yanlışlarını görebilmesine,

    Psikolog adayının süpervizyon desteği ile bireysel olarak eksilerini, artılarını görebilmesine,

    Etik kuralları öğrenmesine,

    Çeşitli Psikolog, Pedagog, Psikiyatrist, Yaşam koçu, Psikolojik Danışmanlık ve Rehberlik gibi alanlarda uzmanlaşmış kişilerle tanışıp mesleki çevresini geliştirmesine, 

    Çeşitli eğitimlere ücretsiz katılabilmesine,

    Yurtiçinde ya da yurtdışında danışmanlık merkezi açmayı düşünen adayların işletme ile ilgili bazı önemli noktaları öğrenmesine, sosyal medya hesaplarının nasıl pratik ve etkili kullanıldığını gözlemlemesine,

    Aday mezun olduktan sonra değerlendirilerek uygun görülürse iş ortaklığı veya iş imkanı sunulmasına,

    Ve bunlar ile birlikte sosyal, bireysel ve mesleki becerilerini geliştirmesine faydalı olacaktır. 

    Klinik Psikolog Sabiha IŞIK

    Psikoloji Öğrencileri İçin Resmi veya Gönüllü Staj Yapmanın Faydaları Süper vizyonlu ve Uygulamalı Staj Yapmak için Bize Ulaşın 0533 373 81 23

    3 min
  • İnsanlar neden yalan söyler? Şu yalancı dünyada yalansız yaşayan yok. Yalan senin içine doğduğun tabiatta var. Birçok canlı yalana, hileye başvurur. Mesela bebekler yalancı ağlamalarıyla annelerinin d

    İnsanlar neden yalan söyler?

    Şu yalancı dünyada yalansız yaşayan yok. Yalan senin içine doğduğun tabiatta var. Birçok canlı yalana, hileye başvurur. Mesela bebekler yalancı ağlamalarıyla annelerinin dikkatini çekmek isterler. Yetişkin olarak senin için yalan söylemenin zengin bir çeşitliliği vardır. Yalan bir algı yönetimidir. Kendini nasıl algılıyorsun? Başkaları seni nasıl algılıyor? Sen de bu algıyı yönetmek için başkalarını ve kendini kandırıyor musun? Gönlünde çatışıyor, ilişkilerini düzenlemekte zorlanıyor musun? Bu yüzden kendilerini ve başkalarını kandırıp duruyor musun? Kendini nasıl kandırdığını merak ediyor ve öğrenmek istiyorsan yazımı okumaya devam et. Bukalemunun kamuflaj yöntemi gibi birçok canlı, yaşamda kalmak, yiyecek bulmak, tehlikelerden kaçmak için yalan söyler. Kış mevsiminde dondurucu havada drongo kuşu mirket ailesinin sabah kahvaltısı arayışını ağacın dallarından izler. Onlara alıcı kuş ve kartal tehlikesi gördüğünde sesiyle uyarıda bulunur. Böylece mirketlerin güvenini bir süre sonra kazanır. Bir dahakine tehlike ortada yokken yine uyarı gönderir ve mirketler yuvalarına gizlendiklerinde onların yemlerini afiyetle yer. Mirketler asla ona bir daha güvenmek istemezler. Drongo kuşunun mirketleri kandırdığı gibi insan olarak sende karşındaki kişide bir algı yaratmak için yalana başvurabilirsin. Bütün canlılar bir nedenden, bir ihtiyaca karşılık yalan söyleyebilir. Ancak insan olarak insanın söylediği yalanın karşılığını farklı yollardan alır. İnsan daha büyük topluluk içinde yaşayabilmek için daha büyük beyin ve daha yüksek düşünce sürecine ihtiyaç duyuyor. İçinde yaşadığı grup genişledikçe daha fazla zihinsel beceri kazanan insan çevresine uyum sağlayıp yaşamda kalabilmek kendine bir yer açabilmek için yalana daha sık başvuruyor. Sen kendini nasıl kandırdığını merak ediyor musun? Başkalarının tepkilerini okuyup oluşacak yeni tepkilere yön vermek için yalan söylersin. Başkalarına söylediğin yalanlar sosyal yaşamın karmaşıklığı ve bilinmezliğine bir yön vermede işlev görür. Ancak kişi kendini kandırıyorsa gönlü ile aklının çatışmasından kurtulmak, bilişsel ve duygusal bir rahatlama yakalama için yapıyordur. Sahte bir iyilik hali için sanki madde kullanıyor gibisin yalan söyleyerek. Her yalanın bir bedeli ve bir alıcısı var. Söyleyene kazandırdığı inanana kaybettirdiği var. Sen kendine söylediğin yalanların bedelini biliyor musun? Sen kendini nasıl kandırıyorsun? Kendi yalanlarına bağımlı olma. Gel kendini neden ve nasıl kandırdığını anlatayım. Ben söylüyorum, iyisini sen bilirsin. Gönlün başka gözün başka söyler. Bilişsel uyumsuzluk kuramına göre içinde birçok farklı eğilim, davranış ve görüşte çatışma yaşayabilirsin. Et yemek istiyorum ama sağlığıma dokunuyor. Kolesterolüm var dokunuyor diyorsun. Kendine söylediğin yalan bir süre sonra ya boş ver et kolesterol yapmıyor diyorsun. Sonrasında bir daha asa yemeyeceğim yalanıyla kendini kandırıyorsun. Bir tanıdığım zaman zaman alkol kullanıyor, bazen aşırı miktarda tüketip kendinden geçiyordu. Her çok içtiğinde ertesi gün baş ağrıları ile kalktığında mutlaka gidip arabasını güzelce yıkatıp bir daha asla içmeyeceğim diyordu. Yapmaman gerektiğine inandığın bir şeyi yaptığında kendine yalan söylemek zorunda kalıyor kendini kandırıyorsun. Vazgeç bundan. Değişimden kaçarsın. Alışkanlıkların, ilişkilerin ve düşüncelerin apaçık ortada. Sana zarar veriyor. Çektiğin bütün zarara rağmen buna devam ediyorsun. İnkar edip duruyorsun. Bütün delillere rağmen yanlış yolda ilerliyorsun. Kendini bir şekilde inandırıyor, kendini kandırıyorsun. Çünkü değişimden korkuyorsun. Bildiğin bir cehennem bilmediğin bir cennetten yeğdir diyorsun. Zararın nereden geldiğini bildiğin halde onu bırakamıyorsun. Bırakmamak için kendine ürettiğin bahanelere sığınıyorsun. Değişmeyen tek şey değişimin kendisidir unutma. Her şey değişir zamanla son bulur. Sorunların sıkıntıların dertlerin de bir sonu var. Değişime direnme. Kendini kandırma. Değişimden korkma. Dünyanın gerçekliği ile dışarıdaki büt

    6 min
  • Narsisistik eğilimleri olan kişiler ile nasıl başa çıkılır? (kaçamıyorsan!) Bu Yazıyı oku veya bizimle iletişime geç 0532 158 35 55.

    Narsisistik eğilimleri olan kişiler ile nasıl başa çıkılır? (kaçamıyorsan!)

    Narsisistik kişilik bozukluğu; empati eksikliği, ben merkezcilik ve abartılı bir öz önem duygusu ile ifade ediliyor.
    Narsisistik kişilik bozukluğu, ergenlik ve erken yetişkinlik dönemlerinde ortaya çıkarak sadece kişinin kendi hayatını değil ilişkide olduğu insanların hayatını da olumsuz etkileyebiliyor. Narsisistik bir sevgilin olabilir ya da narsisistik bir patronun olabilir. Eğer narsistik kişiden kaçamıyorsan en iyi yapılacak şey onu manipüle etmektir. Bu manipülasyon kendinizi korumak için pozitif ve iyi niyetli bir manipülasyon.
    Manipülasyon; başkalarının algılarını, fikirlerini ve davranışlarını ona hissettirmeden çeşitli taktikler ile değiştirmeyi amaçlayan sosyal bir etkidir. Manipülasyonun sanıyorum ki en iyi tarafı bir narsisiste karşı kullanmak olacaktır. Çünkü manipülasyon özellikle manipülatif psikolojik şiddet ya da psikolojik oyunlar narsisistik eğilimi olan insanların sıklıkla kullandığı, özellikle duygusal ilişkilerde yoğunluklu olarak yaptığı şeyler.
    Narsistik kişilik bozukluğu olan bireylerin genel özellikleri:
    • Eleştirilere katlanamaz
    • Manipüle eder
    • Kişileri amaçları için kullanır
    • Çevresiyle sürekli yarış halindedir
    • Kendi başarılarını abartır
    • Sürekli onaylanmak ister
    • Sürekli övgü bekler
    • Kendisini toplumda özel muamele yapılacak üstün bir kişi olarak görür
    • Bu bozukluğun temelinde, çocuklukta yaşanılan değersizlik ve sevgisizlik olabilir
    • İçlerindeki kendine güven kavramı kırılgandır ve bunu göstermek en büyük korkularıdır.
    Narsisistik kişilik bozukluğu olan kişilerle başa çıkma yöntemleri:
    Narsisistik eğilimli olan kişilerin en önemli özellikleri manipüle edecekleri kişiler üzerinde çalışırlar. Dolayısı ile narsiste karşı eğer ki kendiniz olursanız kaybedersiniz. Kendin olacaksan, çok tutarlıysan, bundan taviz vermeyeceksen bu kişilerden uzaklaşmanızı tavsiye ederim. İş ortamındaysan ve bir şekilde anlaşma gereği duyuyorsan bu sırada bu stratejiler çok önem arz edecek.
    -Şaşkına dönmeyin.
    Narsisistikler çünkü manipülatif bir şekilde size yaklaştıkları zaman bu manipülasyonu sizi bir şekilde eksik hissettirerek ya da bir şekilde sizi suçlayarak yapar. Olayda haklısın, tamamen deliller kanıtlar senden yana ve sen bunun haklılığını söylediğinde hükmen yenik düşersin. Narsisistik kişiye karşı yenilmiş olursun. Suçsuzken suçlu hissettirme konusunda narsisistler çok başarılıdır. Ama sen artık kendin gibi davranarak onlarla durmayacaksın. Onların silahı ile onların aslında stratejileri ile daha hazırlıklı bir şekilde onların karşısındasın. O yüzden şaşırma. Narsisitik kişilerin sana karşı psikolojik oyunları, seni suçlu, eksik, yetersiz hissettirmeleri karşısında asla şaşırma. Çünkü amacı da bu zaten. Amacına ulaşmamasını sağlarsın. Golü yemezsin. Seni kendinden şüpheye, kendinden tereddütte düşürmez ve böylece de onun gizli amacına hizmet etmezsin. Çünkü sen kendinden şüpheye düştüğünde kendini suçlu gibi hissettiğinde belki bir anda özür dileyen, belki bir anda üzgün olan tarafta olabilirsin. Biranda seni özür dileyen tarafa bile düşürebilir. Bu şaşkın olma derken bundan bahsediyorum. Bu şaşkınlığı hemen atlat çünkü bu konuda seni kendi tuzağa düşürmesin.
    -Asla bir narsisisti eleştirmeyin.
    Çünkü eleştirdiğiniz anda zaten narsisistlerin en önemli özelliklerinden birisi olarak sana karşı saldırgan bir tutum benimserler. Pasif ve bazen aktif girişimci bir şekilde psikolojik yönden saldırgan olacaktır. Boyun eğmez asla. Dolayısı ile narsisiste karşı en etkili yollardan birisi baştan onu eleştirmeyin, kınamayın, yargılayıcı tavırlarda bile bulunmayın. Sen şöylesin, sen de böylesin gibi haklı olmaya çalışmayın. Çünkü bunu yaptığın zaman seni daha da küçümseyici tutumda olabilirler ve zaten onların durumu eleştirildikleri zaman eksik ya da bir şekilde kendileri ile ilgili kör noktaya gelemiyorlar. Mesela; sen de çok anlayışsızsın bak bu durumda ben çok kötü hissettim gibi bir şeyden anlamaz narsisistik eğilimli kiş

    10 min
  • İlişki Koçluğu Nedir? İlişki Koçu Kimdir ? Nasıl İlişki Koçu Olunur? İlişki Koçluğu Eğitimi Ücretleri Fiyatları 0532 158 35 555

    Mylife Psikoloji & Kocluk Merkezi: İlişki Koçluğu Nedir? İlişki Koçu Kimdir ? Nasıl İlişki Koçu Olunur? Facebook Twitter LinkedIn Tumblr Pinterest Günümüzün en popüler meslekleri arasında ilişki koçluğu yer alır. Özellikle psikolojiye ve insan ilişkilerine ilgi duyan kişiler ilişki koçu nedir? Nasıl ilişki koçu olunur? konuları hakkında araştırma yaparlar. Bu yazımda tüm merak ettiğiniz konular hakkında detaylı bilgi vereceğim. İşte Size Yazımın İçinde geçen konu başlıkları: İlişki Koçu Nedir? Nasıl İlişki Koçu Olunur? o İlişki Koçu Nasıl Olunur? o İlişki Koçluğu Sertifikası Nasıl Alınır? o İlişki Koçluğu Sertifikası Ücretleri Ne Kadardır? İlişki Koçu Nedir? İlişki Koçu Nasıl Olunur? Videoları İlişki Koçu Nedir? Nasıl İlişki Koçu Olunur? İnsan doğası gereği çeşitli içgüdüleri ile yaşama… [12:57, 31.12.2021] Mylife Psikoloji & Kocluk Merkezi: İlişki Koçluğu Nedir? İlişki Koçu Kimdir ? Nasıl İlişki Koçu Olunur? Facebook Twitter LinkedIn Tumblr Pinterest Günümüzün en popüler meslekleri arasında ilişki koçluğu yer alır. Özellikle psikolojiye ve insan ilişkilerine ilgi duyan kişiler ilişki koçu nedir? Nasıl ilişki koçu olunur? konuları hakkında araştırma yaparlar. Bu yazımda tüm merak ettiğiniz konular hakkında detaylı bilgi vereceğim. İşte Size Yazımın İçinde geçen konu başlıkları: İlişki Koçu Nedir? Nasıl İlişki Koçu Olunur? o İlişki Koçu Nasıl Olunur? o İlişki Koçluğu Sertifikası Nasıl Alınır? o İlişki Koçluğu Sertifikası Ücretleri Ne Kadardır? İlişki Koçu Nedir? İlişki Koçu Nasıl Olunur? Videoları İlişki Koçu Nedir? Nasıl İlişki Koçu Olunur? İnsan doğası gereği çeşitli içgüdüleri ile yaşamak zorundadır. İnsan olmanın en doğal istekleri arasında sevmek ve sevilmek yer alır. Ancak zaman zaman çeşitli nedenlerle ilişkilerde çıkmaza sürüklenebilir. Bu çıkmaz; hem sevgililik hem de evlilik sürecinde yaşanabilir. İlişkide yaşanan çıkmazların çözüme kavuşması için bir uzmandan profesyonel yardım almak gerekir. İşte ilişki koçu burada devreye girer. Kişilerin yaşadığı ilişki problemlerinin nedenlerini anlayarak, çözüme kavuşturmak için çalışmalarda bulunur. Bu sayede ilişkinin düzenli, sağlıklı ve mutlu edici hale gelmesi sağlanır. İlişki Koçu Nasıl Olunur? Her ilişki, dönemsel olarak bazı zorluklardan geçer. Yaşanan zorlukların ilişkiyi yıpratmak yerine daha sağlam hale getirmesi gerekir. Ancak kişisel farklılıkların kabul edilmesi ve yaşanan zorlukların aşılması için bir uzmana ve profesyonel yardıma ihtiyaç duyulur. İlişki koçu, iki tarafı da dinler. Yaşanan olumsuzlukların altında yatan nedenleri araştırır ve iki tarafın da mutsuzluğunu gidermeye çalışır. İlişki koçu olabilmenin birçok farklı yöntemi vardır. Bu yöntemlerden en yaygını İlişki Koçluğu Sertifika Programı’ na dahil olmaktır. Birçok üniversite online, uzaktan ve yüz yüze sertifika programları düzenleyerek ilişki koçu olmak isteyen kişilerin önünü açar. Ancak bazı kurumlar sertifika programına katılabilmesi için ilgili bölümlerden birini bitirme zorunluluğu ortaya koyar. Bu doğrultuda psikoloji ile ilgili bir bölüm mezunu olunması gerekir. İlişki Koçluğu Sertifikası Nasıl Alınır? Eğer kayıt yaptırmak istediğiniz kurumda üniversitede ilgili bölümü okuma zorunluluğu yoksa gereken ücreti yatırmanız gerekir. Her kurum veya üniversitenin ortaya koyduğu ücret ve eğitim süreci değişiklik gösterir. İlişki Koçluğu Eğitim Ücret ödemesi yapıldıktan sonra eğitimlere katılım sağlanmalıdır. Eğitimlere zorunluluk gözüyle bakılmamalıdır. Aksine kendinizi geliştirmek için fırsat olarak değerlendirmeniz gerekir. Bu arada İlişki koçluğu eğitimi veren kurumun güvenilir olması oldukça önemlidir. İnternet üzerinde birçok eğitim verilse de; bunların birçoğu yüzeysel şekilde konuları geçiştirir. Güvenilir olmayan bir kurumdan eğitim almanız hem maddi hem de manevi açıdan kayba uğramanıza yol açar. Güvenilirlik açısından üniversitelerin kurs p

    İlişki Koçluğu Nedir? İlişki Koçu Kimdir ? Nasıl İlişki Koçu Olunur? İlişki Koçluğu Eğitimi Ücretleri Fiyatları 0532 158 35 555

    4 min
  • Narsistik kişilik bozukluğu nedir? Uzman Klinik Psikolog Sabiha Işık Anlatıyor 0533 373 81 23 Narsistler İle Baş Etme Hattımızı Şimdi Arayabilirsiniz

    Narsistik kişilik bozukluğu nedir?

    Günümüzde “Narsisizm” kelimesi, popüler kültürde kendini beğenmiş insanlar için kullanılıyor olabilir. Ancak psikolojik açıdan narsisizm, kendini beğenip sevmek anlamına gelmez - en azından gerçek anlamda kendini sevmek değildir.
    Bir Narsisti tanımanın ve Narsistle başa çıkmanın yolları
    Sürekli dikkat ve hayranlık bekleyen biriyle sinir bozucu bir ilişkiniz mi var? Sizin ihtiyaçlarınızı ve duygularınızı dikkate almıyor mu? Herkesten daha iyi olduğunu düşünen ve ona göre davranılması gerektiğini düşünen biri mi? En ufak bir anlaşmazlıkta veya eleştiride hakaret ve küçümsemeyle mi karşılık veriyor? Eğer öyleyse, bir narsistle karşı karşıya olabilirsiniz.
    “Narsistik kişilik bozukluğu” (NKB) hakkında bilmeniz gerekenleri öğrenin, böylece hayatınızdaki narsistleri tanıyabilir, kendinizi güç oyunlarından koruyabilir ve daha sağlıklı sınırlar oluşturabilirsiniz.
    Narsistik kişilik bozukluğu (NKB) olan kişilerin, ideallerinde oluşturdukları, kendi şişirilmiş ihtişamlı imajına aşık olduklarını söylemek daha doğrudur. Böylelikle, özgüvensizliklerinden uzaklaşmalarını sağlar.
    Öte yandan ihtişam sanrılarını besleyebilmek çok fazla çaba gerektirir - ve işte o zaman olumsuz tutumları ve davranışları ortaya çıkar.
    Narsistik kişilik bozukluğu (NKB), ben merkezci ve kibirli bir düşünce ve davranış yapısını, diğer insanlara karşı düşüncesiz davranışları, empati eksikliğini ve de hayranlar edinmeye aşırı ihtiyaç duyma hallerini içerir.
    Çevrelerindeki insanlar sıklıkla, NKB'li kişileri ukala, manipülatif, bencil, buyurgan ve talepkar olarak betimlerler. Narsist kişinin bu düşünce ve davranış biçimleri, iş, arkadaşlık, aile ve aşk ilişkilerinde, yani kısaca yaşamlarının her alanında kendini gösterir.
    Narsistik kişilik bozukluğu olan kişi, kendine bile sorun yaratan davranışlarını değiştirme konusunda aşırı direnç gösterir. Suçu başkalarında bulma eğilimindedir.
    Dahası, en ufak eleştirileri, algı farklarını veya anlaşmazlıkları, kişisel saldırılar olarak gördükleri için son derece büyük tepki verirler. Çevresindeki insanlara, bir narsistin şiddetli öfkesine ve soğukluğuna maruz kalmaktansa, taleplerini yerine getirmek daha kolay gelir.
    Narsistik kişilik bozukluğunun belirtileri
    Aşırı kendini beğenmişlik
    Aşırı kendini beğenmişlik, narsisizmin belirleyici özelliğidir. Kibir veya gösterişten daha fazlasıdır. Gerçekçi olmayan bir üstünlük duygusu hisseder. Narsistler, benzersiz veya "özel" olduklarına ve sadece diğer “özel” insanlar tarafından anlaşılabileceklerine inanırlar.
    Ayrıca, ortalama ya da sıradan bir şey için fazla iyidirler. Yalnızca diğer yüksek statüdeki insanlar, yerler ve şeylerle anılmak isterler. Çünkü narsistler, herkesten daha iyi olduklarına inanırlar ve bu şekilde betimlenmeyi beklerler.
    Genellikle başarıları ve becerileri hakkında abartırlar veya yalan söylerler. İş ya da ilişkileri hakkında konuştuklarında, duyacağınız tek şey, ne kadar iyi oldukları, ne kadar verici davrandıkları ve hayatlarındaki insanların, ona sahip oldukları için, ne kadar şanslı olduklarıdır. Onlar tartışmasız yıldız, diğerleri ise en iyi ihtimalle sıradandır.
    Üstün ihtişamlarını destekleyen fantezi dünyası
    Narsistler, gerçekler kendi görkemli üstünlüklerini desteklemediği takdirde, çarpıtma ve kendi kendini kandırma yoluyla kurdukları bir hayal dünyasında yaşarlar.
    Sınırsız başarı, güç, zeka, çekicilik ve sevgiyle kendilerini kontrolde ve özel hissetmelerini sağlayan, kendi bu fantezi dünyası ile çelişen gerçekleri ve görüşleri göz ardı eder veya rasyonelleştirirler.
    Bu fantezi balonunu patlatmakla tehdit eden her şeye, aşırı savunmacılık ve hatta öfke ile karşılık verirler. Bu yüzden narsistin çevresindeki insanlar, onların bu gerçeklik inkarlarına karşı dikkatli olmayı öğrenmişlerdir.
    Sürekli övgü ve hayranlık
    Bir narsistin üstünlük duygusu, sürekli alkış ve iltifat almazsa yavaş yavaş hava kaybeden bir balon gibidir. Ara sıra iltifat yeterli değildir.
    Narsistler, egoları için sürekli onaylanmay

    11 min
  • Çözüm Odaklı Terapiyi Kendiniz için Almayı veya Uzman Olarak Eğitimini Almak İsterseniz İletişime Geçin 0532 158 35 55

    Çözüm odaklı terapinin temeli Steve De Shazer ve eşi İnsoo Kim Berg tarafından 1978 yılında Winconson eyaletinin Milwaukee şehrindeki Kısa Süreli Aile Terapisi’nin kurulmasıyla atılmıştır. Bu araştırmacılar ilk olarak şizofreni tanısı konmuş kişilerin ailelerindeki iletişimin nasıl olduğunu inceleyerek çalışmalarına başladılar ve bu ailelerde özellikle belli etkileşim şekillerinin ortak olduğunu gözlemlediler. Bundan hareketle danışanlarının genellikle “ne yapsam aynı” düşünceleriyle hareket ettiklerini ve bir çözüm bulunamayınca kısır döngü içindeki davranışlarını tekrar ettiklerini farkettiler. Bu araştırmalar sonucunda, danışanın sorunlarını irdelemek yerine direk çözüme odaklanmanın daha başarılı sonuçlar getirdiğini yaptıkları çalışmalarla gösterdiler.

    Çözüm odaklı terapi, bugünün anlamlı olması ve geleceğin daha iyi planlanması amacıyla geçmişi geri planda bırakır, geçmişe odaklanmaz. Sorunları çözmek yerine direk çözüme odaklanır. Çünkü bir sorunu çözmek için o sorunun nedenlerini bilmeye gerek yoktur.
    Temel Kavramlar
    Çözüm Odaklı Terapinin Temel Varsayımları
    Danışanların sorunu çözecek güçlü yanlarına odaklanmak ve bunları danışana fark ettirmek
    Sorunları çözmek için problemin nedenlerini araştırmaya gerek yoktur. Önemli olan danışanın başarılı olduğu ve problem varken de danışanın bunun üstesinden geldiği anları belirlemektir.
    Bazen danışanda küçük bir değişim meydana getirmek, başka değişimlerinde oluşmasını sağlayacak ve danışanda bir güven oluşturacaktır.
    Amaçları danışanlar belirler. Danışanların belirlediği amaçlar, kendileri için daha anlamlı olacaktır.
    Danışanlara tek bir doğru yolun olmadığı, çözüm için farklı yolların da bulunduğunu göstermek gerekir.
    Danışanların sorunun üzerine odaklanmaktansa çözüme odaklanmanın daha olumlu sonuçlar doğurduğunu göstermek gerekir.
    İstisnai Durumlar
    İstisnalar çözüm odaklı terapide önemli bir özellik taşır. Danışanların sorunlu yaşantısı içinde olduğu zaman bazı anlar vardır ki bu sorun hissedilmez ve danışan sorununu unutur. Problemin şiddeti ne düzeyde olursa olsun bu problemi yaşamadığı durumlar da mutlaka vardır. İşte bu durumlar istisnaları oluşturur. Diğer bir deyişle sorunun yaşanmadığı anlardır. Terapist danışana bu istisna durumların ne olduğunu sorar. Buradaki amaç istisnalara odaklanmaktır. Çünkü olumlu bir duruma odaklanmak başka olumlu durumları ortaya çıkarır.
    Değişmeye Yönelik Konuşma
    Çözüm odaklı terapi, konuşulan dile ayrı bir önem verir. Çünkü konuşmalar farklı düşüncelerin oluşmasında etkilidir. Terapistler danışanlarıyla değişim hakkında konuşurken olasılık bildiren ifadeler yerine, varsayıma odaklanan ifadelerin kullanılmasına dikkat ederler. Örneğin terapist danışanına “iş ortamında daha sıcak ilişkiler kurabilseydin bu nasıl olurdu?” yerine ” iş ortamında sıcak ilişkiler kurduğun zamanları anlatır mısın?” cümlesini kurmak daha iyi gelecektir.
    Güçlü Yanlar ve Kaynaklar
    Çözüm odaklı terapi her insanın hem güçlü hem zayıf noktalarının olduğunu kabul eder. Diğer bireysel terapiler danışanlarının zayıf yönlerini bulup bunları güçlendirmekle uğraşırken, çözüm odaklı terapi danışanlarının zayıf yönleri yerine güçlü yönlerine bakıp bunlar üzerinden terapiyi devam ettirir. Çünkü danışanların güçlü yönleri, yaşadıkları problemin üstesinden gelmeye yardım eder.
    Terapötik Süreç
    Çözüm odaklı terapi danışanlarının problemleriyle uğraşmayıp direk çözümle uğraştıklarından dolayı kısa sürede bitmektedir. Genellikle de 10 seanstan az bir zaman diliminde bitmektedir. Bundan dolayı kısa süreli denilmektedir. Çözüm odaklı terapi doğrudan çözüme odaklandığından danışanın geçmişi, sorunların nedenleri, geçmişte yaşanılan problemler üzerinde durmaz. Önemli olan danışanın ne istediği ve isteği doğrultusunda iyileşme sağlamaktır.
    Çözüm odaklı terapide, amaçlar danışan tarafından belirlenir. Danışanlar bu amaçlara ulaşmada yeterli güce sahip olduğuna ve gerekli kaynaklara erişebileceklerine inanılır. Amaçlara üç şekilde ulaşılır. Bunlar; problem olarak algılanan duru

    13 min

About Prof. Dr. Ekrem Çulfa😍Aile Evlilik Çift Terapisti/Danışmanı/Koçu🤙0533 373 81 23 📲 Seans için ara

From the publisher's feed

İstanbul, Ankara, İzmir, Bursa gibi büyük şehirler basta olmak üzere, Türkiye ve dünya genelinde geçimsizlik, şiddet, boşanma, aldatma, aldatılma ve ayrılma oranları evlilik oranlarını katlarken evliliğini ve ilişkisini kurtarmak isteyen çiftlerin basvuru adresi aile evlilik çift terapistleri oluyor. Aile Evlilik İlişki Danışmanı Prof Dr Ekrem Çulfa'yı 📲05447243650 den arayabilirsiniz.

More shows like Prof. Dr. Ekrem Çulfa😍Aile Evlilik Çift Terapisti/Danışmanı/Koçu🤙0533 373 81 23 📲 Seans için ara

Psikolog Cem Gümüş by Uzm. Psk. Cem Gümüş

Psikolog Cem Gümüş

0 Listeners

Keyfimin Kahyaları by Keyfimin Kahyaları

Keyfimin Kahyaları

9 Listeners