
Sign up to save your podcasts
Or


Yalçın Tosun, öykülerinde bugünün ya da geçmişin en giz taraflarını, duygularını bizimle paylaşıyor. Okur bazen bir şiddetin, bazen bir öfkenin ortasında kalıyor.
Öyküde, bir çocuğun, arkadaş olamadığı birine doğum gününde hediye vererek onu utandırma planını takip ediyoruz. Sonrasında aynada kendiyle karşılaştığı o çarpıcı ana tanıklık ediyoruz: 'Çok sevdiği bir şeyi kaybetmiş ya da hiç bulamamış insanlar gibi'. 'Masumiyet', ismiyle müsemma bir öykü; okur öykünün her iki kanadında.
Yalçın Tosun'un Masumiyet isimli öyküsü, Ses Olsun'da.
“İnce Memed neyse röportajlarım odur.” diyen Yaşar Kemal'in kaleme aldığı öyküler, romanlar, Anadolu efsaneleri kadar röportajları da edebiyatımızda önemli bir yer tutuyor. Ülkemizde modern röportaj yazarlığının öncüsü olarak bilinen Kemal'in, Anadolu'yu 12 yıl boyunca gezerken yazıp yayımladığı röportajlardan ilki 1951'de yayımlanıyor. Yapı Kredi Yayınları'nın hazırladığı "Röportaj Yazarlığında 60 Yıl" kitabında; iki usta yazarın bir röportajda buluştuğunu görünce, adına hikaye armağanı verilen Sait Faik'le doğrudan buluşma heyecanı ses olsun istedik. Bu aralar hep Sait Faik Hikaye Armağanı alan yazarlardan öyküler okuduk. Peki, Sait Faik Mark Twain Cemiyeti'ne fahri üye seçilmeyi nasıl karşılıyor?
Sade anlatımıyla bir resmi yansıtır gibi aktardığı öyküleriyle, genç yaşından itibaren pek çok kimse için dikkat çeken bir yazar Sine Ergün. 2013 Sait Faik Hikaye Armağanı'na layık görülen kitabı Bazen Hayat aynı zamanda Ergün'ün ikinci kitabı. Bu hafta seçtiğimiz öykü de bu kitapta yer alan 'Kelebek Mevsimi' adlı eser. İçimizde kökleşen hüzne, kedere ne kadar da aşina olduğumuzu hatırlatıyor bize. Kelebek Mevsimi adlı öyküsü şimdi Ses Olsun'da!
Sade anlatımıyla bir resmi yansıtır gibi aktardığı öyküleriyle, genç yaşından itibaren pek çok kimse için dikkat çeken bir yazar Sine Ergün. 2013 Sait Faik Hikaye Armağanı'na layık görülen kitabı Bazen Hayat aynı zamanda Ergün'ün ikinci kitabı. Bu hafta seçtiğimiz öykü de bu kitapta yer alan 'Kelebek Mevsimi' adlı eser. İçimizde kökleşen hüzne, kedere ne kadar da aşina olduğumuzu hatırlatıyor bize. Kelebek Mevsimi adlı öyküsü şimdi Ses Olsun'da!
Ses Olsun’da bu hafta sizlerle Oya Baydar’ın Çantan Neden Ağır Postacı? adlı öyküsünü buluşturuyoruz. Öykü, 1991 Sait Faik Hikaye Armağanı'nı kazanan Elveda Alyoşa kitabından. Frankfurt’a kaçmış bir devrimcinin, yurduna duyduğu özlemi, gazeteler üzerinden lirik bir biçimde kaleme aldığı öyküde Baydar, bu özlemi; öfkeyle, umutla, hayal kırıklığıyla birlikte ele alıp okuruna akıcı bir dille sunuyor: "Dur! Orada dostlarım, orada umutlarım, orada ölülerim ve belki de –kim bilir– orada, çantanın bir köşesinde adı ‘Umut’ olan bir çocuğun doğum ilanı var.”
Keyifli dinlemeler!
“Son yıllarda kendilerinden söz ettiren genç hikâyecilerin sayısı az değil, ama ‘genç hikâyeci’ denince hemen akla gelen bir ad yok. Daha doğrusu yoktu. Mehmet Saçlıoğlu’nun 1993 yılı ‘Yunus Nadi Yayımlanmamış Öykü Ödülü’nü Vüsat O. Bener’le paylaşan kitabını, Yaz Evi’ni okuduktan sonra, benim için artık öyle bir ad var: ‘Genç hikâyeci’ denince Mehmet Saçlıoğlu gelecek aklıma.” diyor Fethi Naci 1994 senesinde ve ekliyor “Bir Yaz Evi, Pencere Önümün Yolcusu, Kızım gibi hikâyelerini okuduktan sonra (Ataç gibi söyleyeyim) zarımı Saçlıoğlu için atıyorum.”
Yaz Evi’yle 1994 yılında Sait Faik Hikâye Armağanı’nı da kazanan Saçlıoğlu, öykülerindeki güçlü kurgusu ve diliyle olayları okur için daha cazip hale getiriyor. Öykülerin hiçbiri bir diğerine benzemese de tümü için ortak bir yalınlık, alaycı ve samimi bir dil yaratıyor.
Özgünlük, bir metni güçlü kılan en başat unsurlardan. Mehmet Zaman Saçlıoğlu’nun Pencere Önümün Yolcusu’yla, dahası Yaz Evi kitabıyla okuru bu eşsiz deneyime davet ediyoruz.
Pencere Önümün Yolcusu, Ses Olsun’da! Keyifli dinlemeler.
Bu kez seçtiğimiz öykü, 1979’da Sait Faik Hikaye Armağanı kazanmış Tomris Uyar kitabından. Dönemin, sıkıyönetimin, iç sıkan yanlarını tasvir etmek için ‘Yürekte Bukağı’ diyor Uyar, kitabı da bu öyküsünün ismini alıyor.
Biz sizler için Güneşli Bir Gün’ü seçtik. Öykü, toprağın üstüne geçirilen bir torbanın bahsiyle başlıyor. Bu torba yüzünden renkler görünmüyor, insanların yürekleri daralıyor, insanlar hep diken üstünde, gergin, suçlamaya hazır, suçlanmaktan korkar halde. Uyar’ın öykü boyu bahsettikleri o kadar tanıdık geliyor ki biz mi 1979’da o sokaklardaydık, ’79 sokaklarının ağırlığı mı hala peşimizde, belirsiz. Güneşli Bir Gün, şimdi Ses Olsun’da. Keyifli dinlemeler!
Sabahattin Kudret Aksal’ın Meydan öyküsü, evde bir hayli zaman geçirdiğimiz şu günlerde, dışarıya özlemimizi harlayan bir öykü olmasının yanında, gündelik küçük şeylerin hayatımızdaki değerini yeniden hissettiriyor. Bu öyküde Aksal’ın anlattığı zaman ve insanlar geçmişte kalmış olsa da kişilerin ve her bir detayın tanıdık olduğunu kim inkar edebilir? Meydan öyküsü, okura sunulmuş iyi bir metin olmanın yanında, verdiği detaylarla bir davet niteliği taşıyor aynı zamanda. Öykünün bir yerde söylediği gibi “...Yaşamanın güzelliğini her zaman duyabilir insan.”
Sait Faik Hikaye Armağanı’nın ilk kez verildiği 1955’te Gazoz Ağacı’yla bu ödülü alan Sabahattin Kudret Aksal’ın Meydan öyküsü Ses Olsun’da! Keyifli dinlemeler.
Amerikan kısa öykücülüğünün en önemli isimlerinden O. Henry'nin, hayatın gerçekleriyle döşenmiş, yer yer kara mizah yer yer ders verme niteliği taşıyan öyküsü Bir Noel Hediyesi’ni sizin için seslendirdik.
Öykü, birbirine Noel hediyesi almak için en değerli şeylerinden vazgeçen genç bir çiftin başından geçenleri, bazen bizi onların yerine koyarak, bazen de bizi olaya çekerek anlatıyor. Sevgini gücünü hissettirirken, değerli olanın ne olduğunu da yeniden hatırlatıyor öykü.
Püren Özgeren'in çevirisiyle; O. Henry’nin Bir Noel Hediyesi, Ses Olsun’da. Keyifli dinlemeler.
Sema Kaygusuz'un kaleminden oldukça şiirsel bir öyküyle karşınızdayız: Şeftali. İmgesel bir anlatımla örülmüş bu öykü, uykuyla uyanıklık arasında başlıyor. Kaygusuz'un kelimeleri eşliğinde, ölüme yaklaşmış bir kadının şeftaliye dokunmasını, şeftaliyle birbirine karışmasını anbean takip ediyor; şeftalinin bir adama dönüşmesini adeta seyrediyoruz. Öykünün tarzı bize yer yer Pedro Almodóvar'ın Habla con Ella adlı filmini çağrıştırdı. Bakalım sizde nasıl kapılar açacak. Keyifli dinlemeler!
From the publisher's feed