Sana söyleyemediğim şeyler var
Kocaman bir mevsim devrilirdi içimize
Dünya haftasonları da anlaşılmazdı
Sana söyleyemediğim şeyler var
Kırmızı bir mumdun şamdanına yakılan,
Hayata benzeyen bir yanın vardı
Etrafımda hiç olmadığın zamanlarda
Sevgili kitaplarıma dalardım
Ve kendime 12 punto times new roman fontla bazı arkadaşlar yontardım
Tam yükselirken, öpüyorsun ruhumu sen
Bakışlarımı sunuyorum, tereddütsüz alıyorsun
Gizli bir tebessümle çağırıyorum, geliyorsun
İçime dokunan bir halin vardı
Ertelenmiş her yolculuk, varmanın büyüklüğünden
Bir insan öğreteceğim sana.
Öğrenmek istemiyor musun?
İnsan merak ettiğinin değil de,
Duymak istediği şeyin cevabını arıyor
Birini son kez gördüğünü bilemiyorsun ya hani,
Ne acayip bir duygu değil mi?
Bitkinsindir ama sessiz kalırsın
Sonra elin yanlışlıkla bir şeye takılır
Büyük şeyleri içinde bastırdığın için,
Küçük şeylere tahammül edemez hale gelirsin
Bir acı öğreteceğim sana.
Bu dünyada iki tür acı var:
Bir terk eden öğreteceğim sana
Giden değil, kalandır terk eden
Giden de bunun için gitmiştir zaten
Bir dünya öğreteceğim sana
Dünya insanın gölgesi gibidir
Ona sırtını dönersen peşinden gelir de,
Peşine düşersen hep önünden kaçar
Şu koskoca dünyaya bir hiç der, geçer gönlüm
Oysa neler gösterir kendi baktığın ayna
En yakın olduğun insanların, bu kadar çabuk yabancılaşmaları
Ya farkıma vardığında, farkın kalmamış olursa?
Belki açacak bir şeylerim vardır
Belki konuşacak birkaç söz kalmıştır
Güvenmeye küs, sevilmeye hevessiz, bağlanmayla kanlı bıçaklıydım...
Çünkü bir çiçek solmuşsa, koklandığı içindir
Rengini dünyaya bıraktığı içindir
Yaşamak, bizim için dokunaklı bir şarkı değil ki.
Dünya duracak, ama sen durmayacaksın.
Zaman bitecek, ama sen bitmeyeceksin. Bir gün bütün çiçekleri solacak bahçelerin, yıldızlar ışık vermeyecek. Güneş doğmayacak hiç... Ama sen solmayacaksın, sen eksilmeyeceksin.
İnanmak, seni düşündükçe söylediğim bir şarkı olmalı dudaklarımda.
İnanmak, gökyüzünün en karanlık zamanında bile görebileceğim bir yıldız olmalı.
Dağlardan, denizlerden esen serin rüzgârlar gibi, senden gelen bir şey olmalı inanmak.
Anılar diyor arka koltukta bir adam,
Bugün anılar nasıl da düş değeri kazanıyor!
Her şey ondan susuyor biraz
Mesela senin yüzünün sessizliği, beni öpmemenden
Benim ağzım, uzun zamandır öpülmediğinden sessiz
İnsanın insana ihtiyacı var, biliyorum.
Benim sana ihtiyacım var, biliyorum.
Diktiğin söküğü kesme...Üflediğin yeri deşme lütfen. Senden beni hayata bağlamanı beklemiyorum. Nasıl koptuğumu anla yeter!
İzdiham Sayı 12/ Sitare- Dilaver Cebeci/ Unutulmayanlar- Ümit Yaşar Oğuzcan/ Burada Gömülüdür 1. Cilt- Ahmet Erhan/ Kafa Dergisi - Sayı 103 (Nisan 2023) Kafa Dergisi Sayı 103