Her zaman da kırık olarak kalacaktı
Hiç giymediği bir eldivenin tekini kaybettiğine üzülmezdi insan
Kime ne kadar kırıldıysam,
Kime ne kadar sinirlendiysem,
En çok kendime zarar verdiğimi fark ettim
Herkes kendi hayatına devam ederken,
Göğsümde koca bir alev topuyla hayata ayak uydurmaya çalışmak, kendime haksızlık
Affedememek, kanserin son evresi gibi.
Tüm çığlığım, sıkıntıdan kurtulmak içindi...
Çünkü ben en korkunç gecelerde güneşi,
Ümitsiz dualarda geceyi talep ettim.
Ateşin olmadığı bir boşlukta,
İnsan bakışını ve itimadını ümitsiz dualarda istedim...
Sesimizi duyurabilecek miyiz?
Yoksa bir tecrübe tavşanı,
Ya da bilinmeyen bir bilim adamı gibi,
Kendimizi, kendi üzerimizde deneyerek yok olup gidecek miyiz?
Sürebildiğin kadar toprak,
Sarabildiğin kadar kadın...
Güvenebildiğin kadar dost,
Düşünebildiğin kadar güzel,
Yaşabildiğin kadar dünya...
"Sen dünyada ne gördün? derseniz bunca zaman,
İnsan olmayı biraz olsun deneyimleyebildim
Ama yaşama dair pek az şey gördüm. Ben ve benim gibiler arasında sıkıştım kaldım.
Unuttum, amacımdan şaştım. Nihayet gidecek yer kalmadığında, beni hepten boş verdim.
Ben, üçüncü tekil şahısım. Ben bir yerde olsam bile benden öyle bahsederler:
''Kimseyi dinlemez'', derler. Oysa, ''Kimseyi dinlemiyorsun.'' demelisiniz.
Komşusu açken, tok yatamayanlardan geliyorum.
Benim geldiğim yerde, insanlar birbirlerini önce "Nasılsın?",
Sonra "Aç mısın?" diye sorarlardı.
Cevap ne olursa olsun gidip yiyecek bir şeyler hazırlarlardı.
Sonra ne oldu bilmiyorum. Kavgalar mı edildi, savaşlar mı çıktı, insanlık mı öldü hatırlayamıyorum...
Gittim baktım, para her zaman kazanılıyor. Gördüm, tattım, karın her şeyle doyuyor.
Yaşadım da, bir türlü anlayamadım.
Her geçen gün bize böyle ne oluyor?
Bir çocuğunuz varsa eğer,
Yahut bir çocuk büyütürseniz bir gün,
Ona bir çiçek gibi büyümeyi öğretin.
Yağmurun farkında olarak...
Bir fil gibi hatırlamayı,
Bir kedi gibi dinlenmeyi öğretin. Bir leylek gibi dolaşmayı yeryüzünde...Bir kısrak gibi...
Ve bir gün o çok sevdiği yeri bulunca, bir ağaç gibi kök salmayı öğretin.
Bir köpek gibi sevmeyi sevdiğinde,
Ve bir gökkuşağı gibi açmayı sevildiğinde,
Taklitsiz, taktiksiz, olduğu gibi...
Lütfen ona insan gibi olmayı öğretmeyin. “Hayat böyle yavrum.” demeyin, dedirtmeyin.