Eminim hepimizin kafasında aynı soru var: Neden son günlerde bu kadar çok koldan, abuk sabuk laflar söyleniyor? Sakallı- sakalsız erkek üzerine olandan tutun nefes üzerinden ateizm zırvalamalarına, Deniz Gezmiş- Erdoğan benzetmesinden başlayın 'Bilecik'in adı Ertuğrul olsun' abukluğuna dek... Çünkü sandık bunu gerektirir.
Hükumet sözcüsü Bekir Bozdağ'ın dün TBMM'de söylediği "Fetullah Güven'i övdüğüm sözleri gündeme getirenler FETÖ'cü sözü gülüp geçilebilecek bir söz değil. Tam tersine; günlük kahve sohbetlerinde 'yok artık, bu kadar da olmaz' diyerek sıradan insanın dalga geçerek söylediklerinin devlet politikası haline geldiğinin göstergesi.
Bu sabah gazetelerde "Tarihi toplantı, tarihi karar" sözleriyle sunulan İslam İşbirliği Teşkilatı olağanüstü zirvesi üzerine konuşalım mı bu sabah? Çünkü; hamasetin diplomasiden üstün tutulduğu, bunu körüklemek üzere medyaya paraşütle adam indirildiği bu dönemde birileri bunu yapmalı.
Fikir ayrılığının kötü bir şey gibi sunulduğu, hele bir de bahsi geçen fikir iktidarın söylediklerine aykırıysa vatana ihanet olarak değerlendirildiği acayip günler yaşıyoruz. Mücadele için yapılması gerekense, fikir ayrılığını savunmaktan vazgeçmemek...
Dün açıklanan rekor (!) büyüme rakamına rağmen neden sokaklarda '%11,1 büyüdük, tey tey teeeeey' diye halay çeken yok? Neden cüzdanlarımıza baktığımızda bu büyümeyi göremiyoruz? Gelin bu sabah 'büyüme üzerine gerçekleri' konuşalım. Madem artık büyüdük, o zaman bazı şeyleri açıkça konuşmanın zamanı geldi demektir.