Bu yıl siyaset ilginç bir sonbahara hazırlanıyor. Anayasal takvim gereği her yıl 1 Ekim tarihinde çalışmalara başlayacak olan TBMM artık siyasette etkin bir kurum olmaktan çıktı. Kuşkusuz bunda en büyük pay, başkanlık hedefini açıkça ortaya koyarak sadece toplumun %50+1'inin oyunu istediğini ve bunun yeterli olduğunu söyleyen Tayyip Erdoğan'a ait. Parlamentonun bu kadar atıl bırakıldığı bir siyasi yapı nasıl bir seyir izler, gelin bunu konuşalım.
Henüz adı belli olmayan ama şimdiden 2019 için Cumhurbaşkanı adayı açıklanmış bir parti var gündemde. Meral Akşener'in adı konuşulurken Koray Aydın'ın adeta parti sözcüsü gibi ön plana çıkışını izliyoruz 2 gündür. İyi de siyaseten doğru bir çıkış stratejisi mi bu? Gelin konuşalım.
Kızıyla, sıcak bir yaz günü öğle yemeği yiyen ve bu sırada masada atletiyle oturan bir babanın fotoğrafı siyaseti nasıl karıştırabilir? Saçma değil mi? Yaşadığınız ülke Türkiye ise hayır! Ülkede iktidarda olanlar iktidarlarını tamamen mağduriyetlerine borçluysa hayır! Fotoğraf: Selahattin Sönmez
Son 15 yıl boyunca gündemi tek başına belirleyen ve doğruya doğru, bunu büyük bir başarıyla yapan Erdoğan, bugün neden bir 'metal yorgunlu' kavramını gündeme getirdi? Neden kendisini sorgusuz sualsiz destekleyen bir takım kalemlere ağır fırçalar atarak dışlamaya başladı? Gelin bugün hem Meral Akşener'in yeni partisi hem de CHP'nin 'adalet' çıkışını bu sorulara ekleyerek yeni dönem siyasetini konuşalım...
Demokraside racon olur mu? Ya da daha doğru bir ifadeyle şöyle soralım: Demokrasi, hiç kimse racon kesemesin, eşitlik ilkesi içinde hukukun üstünlüğü temel alınarak herkes kanunlar tarafından korunsun diye oluşturulmuş bir sistem değil midir? Öyleyse?
Gelin 3 haftalık aradan sonra Yeni Türkiye'nin yeni saçmalığını konuşalım...