Ünlü Kitab-ı Edvar’ın müellifi, Osmanlı’nın Kantemiroğlu adını verdiği, önce idari sistem gereği Boğdan voyvodalığının bir tür emanet-rehin prensi olarak payitahtta bulunan, daha sonra kısa bir süre Boğdan voyvodası olan Dimitrie Cantemir (1673-1723), tarihî Eflak-Boğdan, yani çağdaş Romanya ve Moldova’nın hatta Rusya’nın bilim, sanat, siyaset ve modernleşme tarihinde tartışmasız biçimde ortak ulusal-tarihsel bir değerdir. Batı dillerinde polimath Renaissance man, homo universalis vb. olarak nitelenen Türkçeye “Evrensel İnsan” şeklinde aktarabilecek bir kişilik olan ve on bir dil bildiği söylenen Dimitrie Cantemir özellikle ilk iki ülkenin tarihinde romancılıktan, haritacılığa, müzikten tarihçiliğe pek çok alanda ilklerin insanıdır. Dimitrie Cantemir, Antik Çağlardan Aristo, Rönesans döneminden Leonardo Vinci, klasik dönemden Goethe gibi dâhilerden biridir. Nitekim Paris’te Sainte-Geneviève kütüphanesinin dış duvarında diğer dünya dâhileri ile birlikte “Demetrius Cantemir” adı da yer almaktadır. Cantemir adı, doğumunun 300. yıl dönümünde UNESCO aracılığıyla bütün dünyaya duyurulmuştur. Cantemir ile ilgili yayınlar dünyada geniş bir külliyat oluşturmakla birlikte ne yazık ki Osmanlı tarihçiliğinde “Boğdan voyvodası küçük Kantemiroğlu nâm hâin-i bî-dîn” şeklinde nitelenen Cantemir’in müzik dışındaki yirmi iki yıllık İstanbul macerası ile ilgili bilgi yok denecek kadar azdır, mevcut bilgiler genellikle onun musikişinaslığı üzerinedir.