Yeditepe Fatih Dergisi

Yeditepe Fatih Dergisi

By Yeditepe Fatih DergisiNews
Download on the App Store

Yeditepe Fatih Dergisi episodes

  • Tanpınar'ın Evi - Prof. Dr. Handan İnci Elçi

    Yaşadığım Gibi adlı kitabında kendisinden söz ederken “Ben Şehzadebaşılıyım.... Her taşına ayrı ayrı bağlıyım”diyen Tanpınar, bir Fatih çocuğudur. Burada dünyaya gelmiş, kadı babasının işi nedeniyle İstanbul dışında bulundukları dönem dışında burada yaşamış, burada büyümüş ve buraya duyduğu derin bağlılığı romanlarına da taşımıştır. Özellikle Sahnenin Dışındakiler ve Huzur romanlarında romanlarında İstanbul’un değişimini anlatırken Şehzadebaşı’nı bir model mekân olarak kullanır. “Eski İstanbul” diye anılan Fatih semtini bütün sokaklarıyla adım adım gezen roman kişileri, semtin yıllar içindeki dönüşümünü eleştirel bir bakışla anlatırlar.

    Bu dönüşümün en çarpıcı sonucu, Tanpınar’ın yaşadığı evin dahi bugün yerinde bulunmamasıdır. Bu kadar yakın bir tarihte, böylesine önemli bir romancıya ait evi bile koruyamayacağımızı Sahnenin Dışındakiler romanında apaçık söylemiştir aslında Tanpınar.

    12 min
  • Keyifli Okumalar

    “Bahar Kadar Taze, Hayat Kadar Nazik” İstanbul Yazıları, Osmanlı ve Cumhuriyet kuşakları arasında kültür köprüsü vazifesi görmüş önemli şahsiyetlerden olan ve ardında dini, tarihi, edebi ve tasavvufi alanda çok sayıda eser bırakan Tâhirü'l Mevlevî'nin 1910-1950 yılları arasında kaleme aldığı yazılardan oluşuyor.

    Şair, yazar, mutasavvıf, müderris, mesnevîhan, yayıncı, gazeteci, edebiyat ve İslam tarihçisi olarak pek çok unvanı bulunan Tâhirü'l Mevlevî'nin, Mahfil, Beyanülhak, Sebilürreşad, Bilgi Yurdu ve İslam Yolu dergilerinde yayınlanan yazılarının derlendiği eser, o dönemin tarihi, siyasi, tasavvufi ve edebi yönlerini ayrıntılarıyla günümüze aktarıyor, okuru eski İstanbul tarihinde gezintiye çıkarıyor.

    Yedi bölümden oluşan kitap; eski İstanbul izlenimlerine yer verilen yazısı dizisi, Darüşşafaka ve Şefkat-i İslamiyye gibi değerli bilgi kurumlarının anlatıldığı ikinci bölüm, Ayasofya ve Fatih camilerinin aktarıldığı üçüncü bölüm ve İstanbul’un eski adetlerinden eski ramazanlara kadar muhtelif konulardan oluşan diğer bölümlerle, 40 yılın gözlem ve birikimini okuyucuyla buluşturuyor.

    8 min
  • Balat'tan Ayvansaray'a Bir Yolculuk - Merve Akbaş

    “Her yandan yükselip birbirine karışan serviler, minareler, gemi serenleri, ağaçların yeşilliği, beyaz, kırmızı evlerin renkleri, bunların altına mavi örtüsünü seren denizle, yukarıda başka bir mavi ova açan gökyüzü, hayranlığımı uyandırıyordu. İstanbul, dünyanın en güzel yeridir, diyenler hiç de abartmıyorlar.” Bu sözler 19. yüzyılda İstanbul’u ziyaret eden Fransız yazar François Rene De Chateaubriand’a ait. Paris İstanbul Kudüs, Bir Seyyahın Günlüğüisimli kitabında yazdığı bu satırlarda haksız olduğunu kim söyleyebilir ki!

    İstanbul her döneminde kendi güzelliğini misafirleriyle paylaşmış bir kent. Ben de bugün deniz yoluyla Balat ve Ayvansaray hattına gelerek, bu bölgenin güzelliklerini keşfetmeye çalışacağım.

    Tarihin farklı dönemlerinde İstanbul’un önemli giriş noktalarından biri olan Balat Kapısı’nı düşleyerek vapurdan inerek bölgeye doğru yürümeye başlıyorum. Burası Bizans devrinde şehrin Haliç surları üzerinde bulunan en önemli girişlerindendi. Bizans sarayı olan Vlaherna’ya (Blachernae)  yakın bulunması bölgenin önemini de arttırıyordu. Bu nedenle bu kapıya Vasiliki Pili yani “imparator kapısı” da deniyordu. “Balat” ne demek derseniz, biraz sözlük karıştırdığımızda kelimenin Rumca “saray” anlamına kullanılan “palation”dan geldiğini görüyoruz. Özetle bu bölge İstanbul’un her döneminde önemli bir yerleşim yeriydi.

    14 min
  • Fatihli Terzi Yakup Karaer

    Fatih’te 40 yılı aşkın süredir terzilik yapan Yakup Karaer, Türkiye’nin siyasal ve toplumsal değişimlerine küçük dükkânında yıllar yılı tanıklık eden bir isim. Karaer’in anlattıkları 1980’lerden bugüne yaşanan değişimlerin modaya yansımasının; “terzi yapımı” titizliğinin yerini fason üretime bırakmasının da hikayesi…

    Fatih’teki dükkânında 40 yılı aşkın süredir terzilik yapan Yakup Karaer, mesleğin inceliklerini anılarıyla birlikte dokumaya devam ediyor. Duayen Terzi Hikmet Mercan’ın kursunu birincilikle bitirerek meslekte ustalık için yola çıkan Karaer, her kesimden, her fikirden insanı ağırladığı dükkânında yeni giysilere yaşam veriyor.

    13 min
  • Kütüphanelerde Bahar Havası - Fatma Karaca Meşe

    Baharın gelmesiyle birlikte evlerin en kıymetli köşelerinden biri olan kütüphanelerde biraz değişiklik yapmak, tekrar düzenleyip kitaplara nefes aldırmak hepimize iyi gelir. Birkaç ipucu, kütüphane düzenlemesi işini sizin için çok daha keyifli hale getirecektir.

    Dijitalleşen dünyaya rağmen kitap okumayı, kitaba dokunmayı ve almayı seviyorsanız sizin için evinizin belki de en değerli köşesi, küçük ya da büyük olması fark etmeksizin bilgi hazinesi kütüphaneniz… Ancak evlerde en az değişiklik yapılan veya dekorasyonda unutulan yer de genelde kütüphaneler oluyor. Oysa zorunlu olmadıkça evden çıkmadığımız bugünleri fırsata çevirerek, küçük dokunuşlarla bu değerli alanı yeniden düzenlemek ve evde bambaşka bir hava yaratmak veya düşük bütçelerle işlevsel bir kütüphane oluşturmak mümkün.

    8 min
  • Medrese Davutpaşa - Kübra Kuruali Yaşar

    Yedi tepe üstünde zaman bir gergef işler,

    Yedi renk, yedi sesten sayısız belirişler…

    Necip Fazıl Kısakürek

    Üsküdar vapuru Eminönü’ne yaklaşırken Tarihî Yarımada’ya baktığımızda, İstanbul’un yedi tepesinden ilk altısı hemen bize göz kırpar. Yedincisini görmek için ya Marmara Denizi’ne doğru açılmamız ya da Yenikapı sahilinde bulunmamız gerekir. Tarihçilerin periferi (merkezden uzak, kenar) olarak tanımladıkları Koca Mustafa Paşa - Cerrahpaşa Tepesi, bu sebepten olsa gerek, turist rehberlerinin görülmesi gereken yerler listesinde diğer tepelere göre nadiren yer alır.

    Aslında Bizans dönemine, fetihten sonraki ilk iskânlara veya sonrasına baktığımızda bölge oldukça canlıdır. Alman Seyyah Hans Jacob Breüning, 1579 yılındaki İstanbul gezisini anlattığı seyehatnamesinde görülmeye değer eski eserlerin en önemlilerinden birinin burada, Avratpazarı adı verilen meydandaki Arkadios Sütunu olduğunu anlatır. Breüning’den, helezon biçimindeki 233 basamaklı merdivenle tepesine çıkıldığını da okuduğumuz sütunun; günümüze ulaşan bazı parçaları İstanbul Arkeoloji Müzesi’nde sergilenirken, kaidesi iki bina arasında sıkışıp kalmıştır.

    18 min
  • Asar

    Sanat eseri koleksiyonları her dönemde tutkunlarınca yakından takip edilir ve o eserlere sahip olmak tarifsiz bir anlam ve değer taşır. Sanatçıların ve tarzların çeşitliliği nispetinde titizlikle toplanan koleksiyonlar sadece eserlerin korunmasını değil, barındırdığı kültür zenginliğinin geleceğe taşımasını da sağlar. Bununla birlikte, önemli koleksiyonların bulundukları mekânlarda saklı kalmamasına ve geniş kitlelerle paylaşılmasına hizmet eder.

    Önemli hat sanatı uygulamaları arasında bulunan Hüsn-i Hat’a dair eserlerin toplandığı saray, kütüphane ve müze koleksiyonları, bu sanata gönül veren birçok koleksiyoner için kaynak teşkil eder. Az sayıdaki özel koleksiyonerin oluşturduğu Hüsn-i Hat koleksiyonları da aynı şekilde önemli bir kaynak oluşturur.

    5 min
  • Sanatla Yaşa

    Pera Müzesi ünlü sanatçı Etel Adnan’ın İmkânsız Eve Dönüş sergisine ev sahipliği yapıyor. Adnan’ın yaklaşık bir asra ulaşan yaşamının farklı dönemlerinde oluşturduğu eserleri içeren retrospektif niteliğindeki sergide, kullandığı renkler aracılığıyla sanatçının dış dünyayla kurmuş olduğu hem dinamik hem de hassas ilişkiye tanıklık ediyoruz. Sanatçı, hafıza ve zaman kavramlarını da işlediği eserleriyle, izleyenlere derin ve soluksuz bir keşif ve yorumlama alanı açıyor.

    6 min
  • Bir Gökyüzü Gerdanlığı: Mahya

    “Biz İslamiyetin cemiyetimizde tatbikatına, ne kadar zevk ve incelik katmışız. …o kadar güçlü ve üzerlerinde asırların bize mal ettiği kuvvetli bir ananemiz vardır ki başka memleketlerin aşırma ve muzır olanlarına ihtiyacımız yoktur. Bunlarla bir millet olmuşuz ve bunların muhafazasıyla mevcudiyetimizi ve şahsiyetimizi koruyabiliriz. İşte bunlardan biri de bütün dünyanın hayran kaldığı mahyadır…”

    Prof. Dr. Süheyl ÜNVER, Tarih Dünyası, Sayı 6, İstanbul 1950, S. 236-241.

    Gönlümüzü ve ruhumuzu şenlendiren Ramazan’da şehirlerin semâları yine yıldızlarla aydınlandı. Yaklaşık 50 yıldır mahya sanatıyla uğraşan Kahraman Yıldız, bu yıl da camileri mahyalarla donattı.

    20 min
  • Buyurun Bir Acı Kahvemizi İçin - Eda Selimoğlu

    Koku hafızası, hafızanın en güçlü olanıdır. Bazı kokular hafızamızda öyle bir yer eder ki,

    bir ömür unutulmaz; unutulmadığı gibi “o âna” götürür bizleri.

    Kimi kokuların vaadi de lezzettir; Türk Kahvesi gibi…

    Benzersiz bir kokuyla eşsiz bir lezzet vadeden Türk kahvesinin yolculuğuna, tanıdık bir çağrıyla davet edelim sizi: Buyurun, bir acı kahvemizi için!

    Küçük çekirdeklerinden fincana dökülene kadar içinde pek çok geleneği barındıran kahve, önce kokusuyla içimizdeki yolculuğu başlatır. Kimine geçmişi hatırlatır, kimine geleceği, en çok da yaşadığımız şimdiki zamanların keyif veren dostu, dostlukların yoldaşı, sohbetlerin ortağıdır.

    8 min

About Yeditepe Fatih Dergisi

From the publisher's feed

Fatih Belediyesi ücretsiz yayını olan Yeditepe Fatih Dergisi'nin dijital sesli versiyonudur.

More shows like Yeditepe Fatih Dergisi

Aklımda Kalanlar by Aklımda Kalanlar

Aklımda Kalanlar

6 Listeners

Sapien Podcast by Sapien

Sapien Podcast

3 Listeners