
Sign up to save your podcasts
Or


"Çocuğum 5 yaşında, onunla nasıl Şiddetsiz İletişim konuşacağım?" "Ne söylesem bana 'hayır' diyor, ne yapacağım?" "Telaşlı ve yorgunken çocuğuma şefkatli olmanın yolu var mı?" "Sosyal medya ve bilgisayar oyunları bağımlılığı ne olacak?" CNVC (Şiddetsiz İletişim Merkezi) Sertifikalı Eğitmen Judy Saruhan'la ebeveynlerin "dert"lerini ve bunları Şiddetsiz İletişim'le nasıl bağlantıya çevirebileceğimizi konuştuk. Yorumlarınızı ve Judy ile yeni sohbetlerimiz için sorularınızı yorumlara bekliyoruz. Sohbetlerimiz sırasında sözünü ettiğimiz kitaplar için: https://www.siddetsiziletisimkitapligi.com/ #şiddetsiziletişim
Judy ile 2008'de başlayan ve 2016'dan bu yana Uluslararası Şiddetsiz İletişim Merkezi (CNVC) Sertifikalı Eğitmeni olarak devam eden yolculuğunu konuştuk. Amerika'da doğup büyüyen ve Türkiye'ye "aşk" ile gelen Judy'nin Türkçe Şiddetsiz İletişim yolculuğundan biz çok ilham aldık. Haftaya ebeveynlere Şiddetsiz İletişim tüyolarıyla devam edeceğiz. Yorumlarınızı bekliyoruz. https://www.siddetsiziletisim.com/judysaruhan #şiddetsiziletişim
Bu soruyu hayatının herhangi bir zamanında kendine sormayan herhalde azdır. Hayat başımıza gelir ve kimimiz eşlerimizle, kimimiz arkadaşlarımızla, kimimiz işyerlerimizle, kimimiz yaşadığı yerlerle ilgili bu soruyu sorarken buluruz kendimizi. Peki mesele hakikaten gitmek mi yoksa kalmak mıdır? Gitmenin ya da kalmanın ötesinde aslında ilişkimizde olup biten nedir? Bir kere daha bu soruyu kendimize ve birbirimize sorduk. Yanıtlarını ararken hem kendimizle hem birbirimizle bağlantımız güçlendi. Bugüne dek Şiddetsiz İletişim'den öğrendiklerimizin rehberliğinde sohbet ettik.
Hiç hayal kurar mısınız? Peki, hayal kurduğunuzda kafanızın içinde "mümkün değil", "olmaz", "yapamam" seslerini duyar mısınız? Şiddetsiz İletişim'in rehberliğinde hayallerimize baksak nasıl olurdu? Bu video'da kendi hayallerimizi konuştuk. Bir süre sonra birbirimizi empatiyle dinler, kendimizi dürüstlükle ifade ederken zamanı unuttuk. Nereden mi geldi aklımıza bunu konuşmak? Hemen söyleyelim, Kelly Bryson'ın Kibar Olma Gerçek Ol kitabındaki Motivasyon Efsanesi: Zorlama Yerine Şefkat başlığı altındaki satırlardan. Kibar Olma Gerçek Ol ve Türkçe'deki diğer Şiddetsiz İletişim kitapları için: https://www.siddetsiziletisimkitapligi.com
Birine gönülden katkıda bulunduğunuz bir zamanı hatırlar mısınız? Hatırladığınızda ne hissediyorsunuz? Büyük olasılıkla gönülden katkıda bulunduğunuz bu olayı hatırlamak sizi memnun ve mutlu ediyor. İnsan olmanın doğasında katkıda bulunmak var. Katkıda bulunma isteğimizden hareketle kimi zaman diğer kişide ne olup bittiğini sorup anlamadan bir şeyler yaptığımız da olmuyor mu? İşte bu yaptıklarımızdan biri de bize kalırsa istenmeyen tavsiyeler vermek. Bizim deneyimimiz o ki, istenmeyen tavsiyeler vermek bağlantıyı kopartıyor. Şiddetsiz İletişim'de ilk adım bağlantı. Kendimle ve diğer kişiyle bağlantı kurmak; ondan sonra bu bağlantının keyifli güvenliği içinde diyaloğu sürdürmek. Bu video'da tavsiye mi, empati mi? sorusunun etrafında sohbet ettik. Video'da konuştuklarımızla ilgili sizde canlananları da merak ediyoruz. Yorumlara yazar mısınız? Çünkü video'larımızı, beğenip, yorum yaptığınızda bizim de sizlerle bağlantımız artıyor. Bu arada henüz kanalımıza abone olmadıysanız, abone olmanızı çok isteriz çünkü o zaman hem sizinle iletişim içinde kalabiliyoruz, hem de video'larımızın daha fazla insana ulaşmasına katkıda bulunmuş oluyorsunuz.
"Her türlü öfkenin temelinde karşılanmamış bir ihtiyaç yatar. Bu nedenle, öfkeyi bizi uyandıracak bir çalar saat olarak kullanabiliriz. Saat çaldığında karşılanmayan bir ihtiyacımız olduğunu ve halihazırdaki düşünme biçimimizin bu ihtiyacı karşılamaya pek de hizmet etmediğini görebilirsek, öfke çok değerli bir araç olabilir. Öfkeyi tümüyle ifade edebilmek için, ihtiyacımızın tam olarak bilincinde olmamız gerekir. Halbuki öfke, enerjimizi ihtiyaçlarımızı karşılamak yerine, insanları cezalandırmaya doğru yönlendirir ve onu tüketir. "Haklı öfke"yle meşgul olmak yerine kendi ihtiyaçlarımızla veya diğerlerinin ihtiyaçlarıyla empatik bağlantı kurmayı öneriyorum. Bu, bilinçli bir şekilde tekrar tekrar "Öfkeliyim çünkü onlar..." cümlesini, "Öfkeliyim çünkü benim ......... ihtiyacım var;" cümlesiyle değiştirdiğimiz yoğun bir çalışma gerekebilir." (Marshall Rosenberg, Şiddetsiz İletişim Bir Yaşam Dili) Marshall Rosenberg'in bu yaklaşımının rehberliğinde "öfke"mizi konuşuyoruz. Yorumlarınızı bekliyoruz.
Telaşı tanımayan var mı? Ya da bugüne dek bir kere bile "zamanım yok" demeyen? Şiddetsiz İletişim Eğitmeni Kelly Bryson, Kibar Olma Gerçek Ol kitabında "Bir cep telefonum, çağrı cihazım, sesli mesaj kutum, web sitem, avuç içi tabletim, dizüstü bilgisayarım ve e-posta adresim varsa, zamanımı almak isteyenler var, dolayısıyla da ben değerliyim demektir. Belki de eğer yeterince hızlı koşuşturursam Edgar Allen Poe'nun hayaletinin sesinden uzaklaşabilirim, "Zamanını boşa harcıyorsun, ilerlemiyorsun, fırsatı kaçırdığın için hıçkırıklarla ağlayarak, inleyerek ve dişlerini gıcırdatarak öleceksin!" Korkunç bir kabus! Hayır, hayır, hayır, durdurun her şeyi! Uyanın!" çağrısı yapıyor. Diyor ki, "Telaş ettiğimde "Yeterli zamanım yok", "Zaman kalmadı" ya da "Önemli bir fırsatı kaçırıyorum" gibi imgeleri barındırıyorum ya da kendim için felaketle sonuçlanacak bir durum yaratıyorum demektir. Telaş ettiğimde, mutlaka geleceğe dair acı verici bir sonuç bekliyorum demektir". Biz de bu bölümde kendi telaşlarımızı, kendi "zamanım yok" düşüncelerimizi konuşuyor ve Şiddetsiz İletişim'le farklı bir bakış açısı araştırıyoruz. Kelly Bryson'ın Kibar Olma Gerçek Ol kitabı ve diğer Şiddetsiz İletişim kitapları için: https://www.siddetsiziletisimkitapligi.com/ #şiddetsiziletişim
Korona’nın, namı diğer Covid-19'un tekrar tüm dünyada tırmanışa geçtiği haberlerini alıyoruz. Korona'dan korunmak için aldığımız ya da almadığımız tedbirler farklı, herhalde, her birimiz Korona'dan aynı şeyi anlamıyoruz. Sahi, ortak gerçeklikte yani gözlemde anlaşabiliyor muyuz? Günlük hayat içinde konu Korona olduğunda, pek çoğumuz birbirimizle duygu ve ihtiyaçlarımızı anlamaya ve ortak çözümler bulmaya yönelik bir iletişim içinde değiliz. Dikkatimiz sanki haklı çıkmakta, daha ziyade neyin doğru neyin yanlış olduğunun tartışmasında. Galiba, Korona'yla ilişkilenirken haklı-haksız, doğru-yanlış oyununu oynuyoruz. Hani Marshall Rosenberg'in "kimsenin kazanmadığı oyun" dediği oyun... Tedbirlerle ilişkimiz de çeşitlilik gösteriyor. Kimimiz evden burnunu dışarı çıkarmıyor, kimimiz maskeyle ilişkisini neredeyse kesmiş durumda. Bunların yanısıra mevcut sistemler için Korona insan haklarının bir çırpıda askıya alınmasının mazereti haline gelmiş durumda. Sahi, Korona'yla baş etmek için seçtiğimiz yollar/stratejilerle karşılıklı bağları gözetebiliyor muyuz? Bütün bunlarla başetmek için Şiddetsiz İletişim bize nasıl destek olabilir? Doğrusu biz de araştırıyoruz. Bu video’yu çekmek için buluştuğumuzda niyetimiz Korona konuşmak değildi. Sonra baktık ki, içimizde canlı olan Korona gerçeğinden hareketle yaşadıklarımız. Haliyle bu bir dertleşme videosu oldu. Konuştuklarımız bizim içimizde olup bitenler. Bizi, doğru-yanlış ve haklı-haksızın ötesinde, duygu ve ihtiyaçlarımızla duymanızı diliyoruz. Ve merak ediyoruz, sizde neler oluyor? Ne hissediyorsunuz, neleri özlüyorsunuz? Yorumlara yazar mısınız?
Çok küçük yaşta geliştirdiğimiz ve giderek iç sesimiz haline gelen kök inançlarımızın farkına varmak istiyoruz. Bu kendime empatiye de katkıda bulunurken canlılığımızı da artırıyor çünkü yetişkin kimliğimizle kendi duygu ve ihtiyaçlarımızın farkına vardığımızda, ihtiyaçlarımızı karşılayacak yeni seçimler yapabiliyoruz. Şiddetsiz İletişim Eğitmeni Robert Gonzales bunları 5 başlık altında ele alıyor: 1. Yoksunluk, yetersizlik teması (yalnızlık hissi, ben sevilmem, vb. düşünceler) 2. Mücadele teması ( meli -malı düşünceleri ve kıyaslama) 3. Istırapteması (Her olan bitende ıstırap görme ve ben zaten .... olamam düşünceleri ) 4. Tehlike/güvensizlik teması (Hayat çok tehlikelidir, zaten insanlara güvenemezsin vb. düşüneler) 5. İkilikler teması (doğru-yanlış , haklı- haksız düşünceleri) Learning Love terapistleri Krishananda ve Amana da adım adım özümüzün/duygu ve ihtiyaçlarımızın etrafına kök inançlar, yargılama, suçlama gibi stratejilerle nasıl bir koruma kalkanı örerek kendimizden koptuğunu anlatıyorlar. Tüm bunlar hakkında Robert Gonzales, Krishananda ve Amana, Stephan Seibert ve Marshall Rosenberg'den öğrendiklerimiz ışığında sohbet ediyoruz. #şiddetsiziletişim #şiddetsiziletişim #kendinigerçekleştirmek
Kimi zaman ikili ilişkilerimizde iki taraf birden tetiklenir, iletişim akmaz, ağız dalaşı başlar. Sanki bağlantı yerini bir sürü düğüme bırakır. Çekiştirdikçe düğümler daha da sıkılaşır hatta kördüğüm olur, işin içinden çıkamaz hale geliriz. Kelly Bryson, bunu karman çorman olmuş bir oltanın düğümlerini çekiştirerek açmaya benzetiyor. Peki böyle durumlarda Şiddetsiz İletişim'den ilhamla ne yapabiliriz? Düğümleri çekiştirmek yerine bir adım geri atmanın hediyeleri neler? Canan ve Deniz kendi hayatlarından örneklerle sohbet ediyorlar. https://www.siddetsiziletisimkitapligi.com/
From the publisher's feed

1,835 Listeners