Terör örgütü Heyet Tahrir El Şam (HTŞ), Suriye’nin en büyük ikinci şehri olan Halep’i ani bir saldırı ile ele geçirdi.
Suriye Devlet Başkanı Beşar Esad’a bağlı olan Suriye ordusu, HTŞ’nin güney ekseninde ilerlediği Hama şehrinde savunma hatları kurdu. Çatışmalar, Hama ve çevresindeki köylere yayıldı.
Terör örgütü Heyet Tahrir El Şam’ın, Ukrayna tipi kamikaze FPV dronlar ve bomba bırakan dronlar kullanması dikkat çekti.
Diğer yandan YPG ve Suriye Demokratik Güçleri (SDG), Deyrizor’un Fırat Nehri’nin doğusunda kalan ve Suriye Devlet Başkanı Beşar Esad’a bağlı Suriye Ordusu tarafından kontrol edilen yedi köye yönelik saldırı girişiminde bulundu. Saldırı sırasında ABD’nin taarruz uçaklarının bombardıman yaptığı, bölgedeki kişiler tarafından cep telefonu kamerasıyla görüntülendi.
Suriye’deki çatışmaların şiddeti artarken, Türkiye’nin desteklediği grup Suriye Milli Ordusu (SMO), YPG’nin kontrolündeki Tel Rıfat’a girdi. Çatışmalar sırasında birçok YPG üyesi ölü veya esir olarak ele geçirildi. Çatışmaların şiddetlenmemesi için yapılan mutabakat sonucunda YPG, bölgedeki sivillerle birlikte Tel Rıfat’ı terk etti. Suriye Milli Ordusu, Tel Rıfat’ın altında örgüt tarafından kullanılan tünel ağında arama tarama faaliyetlerine başladı.
Diğer yandan SMO’nun müşterek operasyon odası, YPG’nin kontrolündeki Münbiç hattına doğru askeri sevkiyat yapıldığını açıkladı. Gece saatlerinde Münbiç ekseninde TSK ve SMO topçu birlikleri, YPG’ye ve SDG’ne ait mevzileri yoğun şekilde ateş altına aldı.
Terör örgütlerinin kalkışması sırasında özellikle HTŞ üyesi teröristlerin nizami üniformaları, kullandıkları askeri teçhizat, silahlarındaki dürbünler, gece görüş gözlükleri, dronlar ve savaş alanı taktikleri dikkat çekti. Çatışma sahalarından haberler paylaşan çeşitli Telegram kanalları, HTŞ’nin kullandığı savaş taktiklerinin, Ukrayna ordusunun Rusya Federasyonu’nun Kursk bölgesine yaptığı işgal girişiminde kullanılan taktiklere benzediğine işaret etti.
Rus basını daha önceleri Ukraynalı askeri uzmanların İdlib’te Heyet Tahrir El Şam teröristlerine ileri savaş teknikleri konusunda eğitim verdiğini aktarmıştı.
Suriye’de terör örgütü HTŞ’nin Halep’i ele geçirmesini, saldırılarını artırmasını, HTŞ lideri Muhammed El-Cevlani’nin profilini, Suriye sahasındaki aktörleri, Lübnan’daki ateşkesin etkilerini ve Körfez ülkelerinin yaşananlara bakış açısını, Ortadoğu, Avrasya ve Asya-Pasifik Araştırmaları Merkezi Direktörü Dr. Ali Semin ile konuştuk.
Dr. Ali Semin’e göre Heyet Tahrir El Şam terör örgütü, Beşar Esad’a karşı savaşmak adı altında Suriye muhalefetini konsolide etmeye çalışıyor. Çatışmalarda birçok aktörün bulunduğunu kaydeden Ali Semin, Suriye’deki savaşın uluslararası bir çıkar çatışması olduğunun altını çizdi:
HTŞ’nin El Kaide’ye sırtını dönmesine karşın ideolojilerinde ne gibi değişiklikler olduğunun zamanla ortaya çıkacağını ifade eden Dr. Ali Semin’e göre, HTŞ’nin güçlenmesindeki faktörlerden birisi de Suriye’deki muhalif grupların 2011’den bu yana siyasi bakımdan dağınık olması oldu:
Suriye’de Heyet Tahrir El Şam gibi cihatçı örgütlerin tekrardan sahneye çıkması sebebiyle Irak’ta ciddi endişeler bulunduğunu kaydeden Dr. Semin, diğer yandan Irak’ın ABD’yi karşısına almak istemediği için Şii milislerin Suriye’ye geçişini onaylamadığını belirtti:
Dr. Ali Semin’e göre Körfez ülkeleri, Suriye’deki İran etkisini kırmak için Beşar Esad’a verdikleri desteği sürdürebilir:
Ali Semin, Heyet Tahrir El Şam terör örgütünün saldırıları sonrası oluşan yeni denklemde, Astana sürecinin derhal revize edilmesi gerektiğini vurguladı:
Dr. Semin’e göre ABD Başkanı seçilen Donald Trump’ın tehdit mesajları göz önünde bulundurulursa, ateşkes sağlanamadığı sürece Gazze’deki savaş tüm şiddeetiyle devam edebilir: