EKSEN

EKSEN

By Sputnik TürkiyeNewsNews Commentary
Download on the App Store

EKSEN episodes

  • 'İsrail doğrudan Türkiye ile savaşa giremez fakat elindeki terör gibi araçları kullanabilir'

    İsrail Savunma Bakanı Gallant’ın ABD seyahati iptal edildi.

    İran’a yönelik yapılacak misilleme ile ilgili İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ve ABD Başkanı Joe Biden arasında telefon görüşmesi yapılacağı bildirildi.

    Öte yandan Pentagon, İsrail’in “İran tarafından doğrudan saldırıya uğradığını” ifade etti ve misillemenin nasıl olacağına dair nihai kararı İsrail’in vereceğini söyledi.

    Flightradar gibi uygulamalarda, Amerikan Hava Kuvvetleri’ne ait tanker filolarının Ortadoğu’ya intikal ettiği ve nakliye uçaklarının Irak, Suriye, Ürdün gibi ülkelerdeki Amerikan üslerine sevkiyat yaptığı tespit edildi. Pentagon, daha önce Amerikan Silahlı Kuvvetleri’ne ait en az üç savaş uçağı filosunun ve “birkaç bin askerin”, Ortadoğu’ya nakledileceğini açıklamıştı.

    İsrail’in İran’a yönelik bombardımanı beklenirken, Lübnan ve Suriye vuruldu. İsrail’in Lübnan saldırılarında ölü sayısı 2 bini geçti. Suriye’de ise başkent Şam’da, İran büyükelçiliğine yakın bulunan bir apartman hedef alındı. Saldırıda sivil ölümlerin olduğu kaydedildi.

    İsrail ordusunun karadan harekatında Lübnan’ın güneyinde, sınır hattında yer alan Marun El-Ras kasabasını ele geçirdi. İsrail devletinin resmi hesaplarından paylaşılan videoda, İsrail askerlerinin harabeye dönmüş kasabaya bayrak çektiği görüldü.

    İsrail ordusu, kara ve hava harekatları ile 400’den fazla Hizbullah savaşçısını etkisiz hale getirdiğini öne sürdü.

    Hizbullah basın odası ise füze, roket, havan atışları ve kurulan pusular ile 30’dan fazla İsrail askerinin öldürüldüğünü, birçoğunun yaralandığını ve helikopterlerin durmaksızın yaralı tahliyesi yaptığını dile getirdi.

    Yaşanan gelişmeler ışığında İsrail’in diplomatik tutumunu, İran’a yönelik olası misillemeyi, ABD’nin çatışmalardaki tavrını ve Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın İsrail’in Türkiye’yi hedef aldığına yönelik sözlerine istinaden TBMM’de gerçekleştirilen gizli oturumu, Kırıkkale Üniversitesi'nden Doç. Dr. Merve Suna Özel Özcan ile konuştuk.

    Ortadoğu’daki çatışmanın etkileri bakımından bölgesel olmadığının altını çizen Doç. Dr. Merve Özcan, İsrail’de rasyonel karar alıcılar bulunmadığı için en kötü senaryoların dahi gerçekleşebileceğini söyledi:

    Doç. Dr. Merve Suna Özel Özcan ‘a göre İran’ın misillemesi “başarı” veya “başarısızlık” kıstasıyla değerlendirilirken, İran’ın sivil hedeflere yönelik atış yapmadığı gerçeğinin göz önünde bulundurulması gerekiyor. İran misillemesinin basında Nasrallah suikastıyla ilişkilendirildiğini hatırlatan Doç. Dr. Özcan, asıl gerekçenin Netanyahu’nun İran yönetim sistemini değiştireceğini söylemesi olduğunu kaydetti:

    İran Cumhurbaşkanı Pezeşkiyan’ın açıklamalarının bölgesel istikrarı da kapsamı altına aldığının altını çizen Doç. Dr. Özcan, İran’da yönetim sisteminin değişmesi durumunda ortaya çıkacak göç ve mezhep kavgaları sebebiyle Körfez ülkelerinin de ciddi şekilde zarar göreceği uyarısında bulundu. Körfez’in bu dengeye karşı hassas yaklaştığına dikkat çeken Doç. Dr. Merve Özcan, Arap ülkelerinin bu dengeli tutumu aynı esnada Batı ile de korumaya çalıştığı değerlendirmesinde bulundu:

    Çin’in enerji piyasaları ve İran başta olmak üzere Ortadoğu’da kurduğu ilişkiler sebebiyle krize temkinli yaklaştığını kaydeden Doç. Dr. Merve Özcan, bu durumun Çin’in modern dönemdeki dış politika geleneği ile paralellik gösterdiği değerlendirmesinde bulundu. Türkiye’nin de üyelik başvurusu yapması beklenen BRICS’in önemine değinen Doç. Dr. Merve Özcan, Çin’in kendi çıkarlarına zarar getirecek istikrarsızlıklara karşı sert tepki göstereceğini belirtti:

    Doç. Dr. Merve Suna Özel Özcan’a göre ABD, değişen ve çok kutuplu hale gelen dünya düzenini anlamakta zorlanıyor. Batı fikrine karşı yükselen Avrasya’ya vurgu yapan Doç. Dr. Merve Suna Özel Özcan, Batı tarafından dışlanan ve ötekileştirilen birçok aktörün bir araya gelmesi ile birlikte uluslararası sistemde ABD merkezli Batı tekelinde gerileme yaşandığını ifade etti:

    Yahudi lobisinin gerek bağışlar gerekse finans ile Amerikan siyasetinde elde ettiği güce atıfta bulunan Doç. Dr. Özcan’a göre İsrail, Biden’ın nükleer tesis ve petrol sahası uyarılarını dikkate almayabilir. ABD’nin söylemleri ile eylemlerinin ters düştüğüne dikkat çeken Doç. Dr. Özcan, Amerika’nın İsrail’e gerçekleştirdiği 18 milyar dolarlık askeri yardımın bunun bir örneği olduğunu belirtti:

    TBMM’de Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın İsrail’in Türkiye’yi hedef aldığı yönündeki sözleri üzerine gerçekleştirilen gizli oturumu değerlendiren Doç. Dr. Merve Özel Özcan, İsrail’in doğrudan Türkiye ile savaşa giremeyeceğini fakat terör örgütlerini bir araç olarak kullanarak Türkiye aleyhine faaliyetler yürütebileceğini kaydetti:

    1 hr 25 min
  • ‘İsrail’in Türkiye’ye taarruz edebilmesi için deli olması lazım’

    İsrail ve ABD arasında, İran’a yapılacak misilleme konusundaki müzakereler sürüyor.

    İsrail’in İran’daki nükleer tesisleri ve petrol sahalarını hedef almasını istemeyen Joe Biden’ın, sadece askeri hedeflerin vurulması durumunda İsrail’e yüklü miktarda “tazminat” ödeyeceği iddiası Amerikan basınında yer aldı.

    Diğer yandan İsrail’in hava saldırıları, Beyrut’un güneyinde yoğunlaştı. Paylaşılan videolarda, mühimmat deposu olduğu görülen hedeflerin yandığı ve içindeki mühimmatların patlamayı sürdürdüğü tespit edildi.

    Hizbullah, misilleme olarak Hayfa’yı vurdu. Demir Kubbe’nin gelen füzelerin tamamını duduramadığı ve Hayfa’nın isabet aldığı görüldü.

    Kara harekatında da çatışmaların yoğunlaştığı bildirildi. İsrail birlikleri tüneller ve sığınaklar boyunca ilerlemeye çalışırken, Hizbullah’ın da roket atışları ve bombalı tuzaklarla birlikte İsrail ordusuna kayıp vermeyi sürdürdüğü aktarıldı.

    İsrail’in haftasonu Suriye’de de Humus dahil çeşitli bölgelere yönelik hava saldırısı gerçekleştirdiği bildirildi. İsrail hava saldırılarında İran’ın Hizbullah’a yönelik silah sevkiyatlarının hedef alındığı öne sürüldü. Öte yandan İsrail bombardımanı sırasında sivillerin de öldüğü ve yaralandığı açıklandı.

    İsrail’in İran’a yönelik olası misillemesini, İran’ın nükleer silah geliştirdiği iddialarını, İsrail’in Lübnan’da yürüttüğü kara harekatının askeri ve stratejik detaylarını ve İsrail’in Türkiye için nasıl tehdit oluşturabileceğini, Eski Genelkurmay İstihbarat Daire Başkanı İsmail Hakkı Pekin ile konuştuk.

    İran’ın nükleer silah geliştirdiği yönündeki iddiaları değerlendiren Pekin, Ermenistan’da kaydedilen sismik dalgaların depremlerle değil, patlamalarla örtüştüğü yönündeki araştırmalara değindi:

    İsmail Hakkı Pekin’e göre Rusya’nın olaylara dahil olması da İsrail’i durdurabilecek bir etmen. İsrail’in olası İran saldırısı sonucunda Hürmüz Boğazı’nın kapatılması dahil birçok senaryonun dünyayı olumsuz etkileyeceğinin altını çizen Pekin, diğer yandan ABD başkan adaylarının çabalarının da bölgesel barış için kritik öneme sahip olduğunu kaydetti:

    Hamaney’in nükleer silah fetvasını hatırlatan Pekin, konjonktür değişimiyle birlikte yeni bir fetvanın çıkabileceği ihtimali üzerinde durdu:

    İsmail Hakkı Pekin’e göre İsrail, sınır bölgelerine dünyadan İsrailli göçü sağlamayı hedefliyor ve bu amaçla Lübnan’daki savaşını sürdürüyor:

    İran’ın 200 balistik füzeyle gerçekleştirdiği misilleme sonrası İsrail’in verebileceği cevapta üç ana hedef bulunduğunu aktaran İsmail Hakkı Pekin, bunların İran’ın petrol tesisleri, nükleer tesisleri veya Ortadoğu’daki İran destekli gruplar olabileceğini söyledi. Dördüncü bir ihtimalin ise düşük de olsa İran Devrim Muhafızları’na bağlı tesislerin doğrudan hedef alınması şeklinde gerçekleşebileceğini kaydeden Pekin, İsrail’in bölgesel savaş çıkartmaması için diplomatik yolla yumuşatılması yahut İran’ın nükleer silah sahibi olması gerektiği değerlendirmesinde bulundu:

    İsrail’in Lübnan’da başlattığı karadan işgal harekatını değerlendiren Pekin, harekatın özellikle top ve hava atışı ağırlıklı devam ettiğini, mekanize birliklerle yapılan manevraların Hizbullah hedefleri vurulduktan sonra artacağını kaydetti. Hakkı Pekin’e göre 2006’da İsrail’e karşı bu taktikleri uygulamayan ve doğrudan sınır hattı boyunca taarruza kalkan İsrail tankları, Hizbullah füzelerinin hedefi olmuştu:

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın, İsrail’in Lübnan’dan sonra Türkiye’yi hedef alabileceği yönündeki sözlerini değerlendiren İsmail Hakkı Pekin, İsrail Türkiye’ye saldıramayacağını fakat baskı altında tutmak için Kuzey Irak’ta Talabani’yi ve Suriye’nin kuzeyindeki YPG/PYD’yi daha fazla destekleyebileceğini belirtti:

    1 hr 26 min
  • ‘PKK, YPG, IŞİD, ÖSO gibi örgütler İsrail ile hareket etmeye hazır’

    İran’ın İsrail’e yönelik gerçekleştirdiği ve 200 balistik füze kullandığı misilleme sonrası İsrail kabinesi, İran’a sert bir saldırı yapma yönünde karar aldı. Pentagon ve İsrail Genelkurmay Başkanlığı arasında gerçekleştirilen görüşmelerde, ABD’nin İsrail’e yapacağı saldırıda istihbari yahut askeri bir destek vereceği belirtildi.

    ABD Başkanı Joe Biden’ın ise İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ile olası İran hedeflerini istişare ettiği kaydedildi. Amerikan basınında yer alan haberlere göre Joe Biden, nükleer tesislerin ve petrol sahalarının vurulmaması yönünde tavsiye verdi. Biden’ın, İran petrol üretim ve dağıtım tesislerinin vurulması durumunda seçim arifesinde petrol fiyatlarının yükselişinden endişe duyduğu aktarıldı.

    Axios’un aktardığına göre İsrail, Biden’ın tavsiyelerine sıcak bakmadı ve vurulacak hedefler konusunda kendilerinin karar alacağını belirtti. Amerikan basını, Biden’ın “Netanyahu beni dinlemiyor” şeklinde kurmaylarına şikayetlerde bulunduğunu bildirdi.

    Diğer yandan İsrail’in Lübnan’a yönelik kara işgali devam etti. İsrail birlikleri, sınır hattındaki çeşitli Hizbullah mevzilerine, sığınaklarına ve tünellerine yönelik bombardıman ve baskınlar gerçekleştirdi. İsrail ordusu tarafından X’te yapılan paylaşımlarda, ele geçirilen tanksavar füzeleri ve roketleri sergilendi.

    İsrail Hava Kuvvetleri’nin yaptığı bombardıman sırasında Beyrut’ta bulunan ve Hizbullah’ın yeni lideri olması beklenen Haşim Seyfettin’in hedef alındığı kaydedildi.

    Hizbullah ise İsrail’in sınırı geçen özel kuvvetlerine yönelik çeşitli pusular ve tuzaklar kurduğu bilgisini paylaştı. Hizbullah’ın açıklamasına göre İsrail özel harekat timleri, yaşadıkları ağır kayıplar sonucunda helikopterle tahliye edildi. İsrail birliklerinin henüz stratejik öneme sahip yerleşim birimlerine giremediği ve çatışmaların yoğun şekilde devam ettiği kaydedildi.

    İran’ın İsrail’e yaptığı misillemeyi, İsrail’in tarihinde Siyonist sermayenin rolünü, İsrail’in Türkiye’yi tehdit eden politikalarını ve Lübnan’daki demografik yapının günümüzdeki durumunu, Prof. Dr. Mehmet Yuva ile konuştuk.

    ’19. Yüzyılda Süveyş Kanalı boyunca inşa edilen Yahudi kolonileri Filistin’e taşındı’

    İsrail’in devlet olarak var oluş sürecinde Siyonist sermayenin sömürgeci emellerinin öne çıktığının altını çizen Prof. Dr. Mehmet Yuva’ya göre, İsrail’in günümüzdeki ana hedeflerinden birisi yeni bir kanal veya ticaret rotası oluşturarak Mısır’ın Süveyş Kanalı etkinliğini tamamen ortadan kaldırmak. Mehmet Yuva, İsrail’in bu amaç uğruna bölgedeki ülkeleri adeta ateşe attığına ve büyük bir yıkım getirdiğine dikkat çekti:

    Prof. Dr. Yuva’ya göre İsrail, Saddam Hüseyin’in devrilmesi senaryosunu Suriye’de uygulayamadı. Refik Hariri suikastıyla başlayan süreçte Suriye yönetiminin şeytanlaştırıldığını aktaran Yuva, İsrail’in agresif politikalarının günümüzde Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri’ne yönelik bir karalama kampanyasına dönüştüğünü kaydetti:

    Netanyahu’nun Lübnan planlarını, Hristiyan azınlığı kışkırtarak iç savaş çıkartmak üzerine kurduğunun altını çizen Mehmet Yuva, günümüzde Marunilerin dahi Hizbullah ile yan yana durduğunu belirtti. Lübnan’da artık mezhepsel ve etnik iç savaşın mümkün olmadığını ifade eden Prof. Dr. Yuva, Hizbullah’ın artık sadece Şiilerin desteklediği bir örgüt olmadığını vurguladı:

    Lübnan’da bulunan Sünni grupların bir kısmının zamanında IŞİD yanında yer almasına karşın birçok Sünni Lübnanlının İsrail karşısında saf tutacağını ifade eden Prof. Dr. Yuva, Lübnan’daki demografik yapının 1982’dekinden çok daha farklı olduğunu kaydetti. Prof. Dr. Yuva’ya göre Hizbullah her ne kadar lider kadrosuna darbe almış olsa da sahada İsrail’e karşı direniş gösterebiliyor:

    İran’ın süreci barış yolunda tutmak için büyük çaba harcadığını ve Hamas dahil bölgedeki tüm aktörlerin ABD Başkanı Biden’ın ateşkes planını kabul ettiğini hatırlatan Prof. Dr. Mehmet Yuva, İsrail’in tüm barış çağrılarına karşın savaşı büyütecek adımlar attığını belirtti. İsrail’in Türk topraklarını hedef almasına yönelik Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın açıklamalarına değinen Prof. Dr. Yuva, İsrail’in bunu kendi askerleriyle değil fakat ÖSO, YPG, PKK, IŞİD gibi örgütlerle yapacağına dikkat çekti:

    Joe Biden’ın Arap-İsrail yakınlaşmasını destekleme sebebinin Biden’ın alternatif Hindistan-İsrail yolu projesi olduğu değerlendirmesinde bulunan Prof. Dr. Mehmet Yuva, İran’a yapılacak saldırı konusunda ABD ve müttefiklerinin iki kutba ayrıldığı görüşünde:

    1 hr 25 min
  • 'İsrail; Suriye, Irak, Yemen ve hatta İran’a kadar uzanan bir hattı yok etmeye çalışıyor'

    İran, İsrail’e yönelik “intikam” adını verdiği füze saldırısı gerçekleştirdi. Saldırının sebebinin Haniye, Nasrallah ve İranlı komutanlara yapılan İsrail suikastları olduğu açıklandı.

    Yaklaşık 200 balistik füzenin kullanıldığı saldırıda füzelerin bir kısmı havada vurulurken, geri kalanların İsrail’deki çeşitli hedeflere isabet ettiği görüldü. Video kayıtlarının ve uydu görüntülerinin ortaya koyduğuna göre, İsrail’in F-35’lerini tuttuğu Nevatim Hava Üssü’nde hasar meydana geldi. Yayınlanan uydu fotoğrafları, Nevatim Hava Üssü’ndeki ofis binalarının, bir hangarın ve pistlerin hasar aldığını ortaya koydu.

    Diğer yandan İsrail ordusunun keşif birlikleri, özel harekatçıları ve istihkamcıları, Lübnan sınırını geçti. Mayın ve tuzak arama-tarama faaliyetleri sırasında pusuya düşürülen en az 14 İsrail özel harekatçısının öldüğü bildirildi.

    Hizbullah tarafından yapılan açıklamaya göre, sınırı geçen ve tuzaklar için arama-tarama faaliyeti yapan İsrail birlikleri EYP’ler ve roketler ile hedef alındı.

    İsrail ordusu ise sınır ötesindeki operasyonlarda çeşitli Hizbullah sığınaklarının, tahkimatlarının ve tünellerinin imha edildiğini veya ele geçirildiğini söyledi.

    İsrail, lider kadrosu dahil Hizbullah’ın 250’den fazla mensubunu hava ve kara harekatları ile öldürdüğünü öne sürdü.

    Çatışmalar şiddetlenirken, İsrail’in Suriye’ye yönelik hava saldırıları da devam etti.

    Ortadoğu, Avrasya ve Asya-Pasifik Araştırmaları Merkezi Direktörü ve akademisyen Dr. Ali Semin ile konuştuk

    İsrail’in saldırganlığı sürdürerek bölgede Yemen, Irak ve Suriye dahil birçok ülkeye saldırılar düzenleyeceğini aktaran Dr. Ali Semin’e göre artık bölgesel savaş ihtimali kaçınılmaz:

    İran’ın İsrail saldırganlığı karşısında savaş istemediği için her daim temkinli davrandığını kaydeden Dr. Ali Semin, İran’ın füze saldırıları ile gelecekteki İsrail saldırılarını önlemeyi hedeflediğini vurguladı. Arap devletlerinin veya İslam ülkelerinin İsrail’e karşı somut adım atarak bir cephe oluşturmadığını hatırladan Dr. Semin, bölgedeki ekonomik istikrarsızlık sebebiyle ABD’nin desteğini alan İsrail’in savaştan tam anlamıyla etkilenmediğini belirtti:

    Dünya basınında ve siyaset söylemlerinde İsrail saldırganlığını sadece Amerika Birleşik Devletleri’nin durdurabileceği yönünde adeta bir fikir birliği olduğuna dikkat çeken Dr. Ali Semin, İsrail’in bunun aksine yalnızca bölgesel işbirliği ve somut adımlarla durdurulabileceği değerlendirmesinde bulundu. Dr. Semin’e göre ABD’nin İsrail’i durdurmak gibi bir niyeti yok:

    Dr. Ali Semin, çağrı cihazı ve telsiz saldırıları ile Nasrallah suikastı sebebiyle İsrail’in karadan işgal başlatacak ortamı yarattığını kaydetti:

    İsrail’in Lübnan’da nasıl bir askeri direnişle karşılaşacağını bilmediği için “sınırlı harekat” açıklaması yaptığını ifade eden Dr. Semin, İsrail’in kaybetmesi durumunda bu açıklamanın arkasına saklanacağı görüşünde. Dr. Semin, İsrail’in Hizbullah karşısında askeri zafer elde etmesi durumunda gözünü Suriye topraklarına dikebileceği uyarısında bulundu:

    ‘ABD, İsrail’in İran’ı vurmasını destekliyor’

    Dr. Ali Semin’e göre ABD, İran’ın İsrail tarafından bombalanmasını destekliyor:

    1 hr 24 min
  • ‘İsrail Lübnan’a üç noktadan girmeye çalıştı, üçünde de yenildi’

    İsrail, Beyrut’taki Dahiye bölgesine düzenlediği hava saldırısı ile Hizbullah lideri Hasan Nasrallah’a ve komuta kademesine suikast düzenledi. İran Devrim Muhafızları komutanlarından birinin de hayatını kaybettiği saldırı sonrası İran, İsrail’e yönelik misilleme gerçekleştirdi.

    Yaklaşık 200 balistik füzenin kullanıldığı saldırıda füzelerin bir kısmı havada vurulurken, geri kalanların İsrail’deki çeşitli hedeflere isabet ettiği görüldü. Video kayıtlarının ve uydu görüntülerinin ortaya koyduğuna göre, İsrail’in F-35’lerini tuttuğu Nevatim Hava Üssü’nde maddi hasar meydana geldi.

    Diğer yandan İsrail ordusunun keşif birlikleri, özel harekatçıları ve istihkamcıları, Lübnan sınırını geçti. Mayın ve tuzak arama-tarama faaliyetleri sırasında pusuya düşürülen en az 8 İsrail özel harekatçısının öldüğü bildirildi. Hizbullah’ın gerçekleştirdiği pusu sırasında ölen İsrail askerlerinden birinin özel kuvvetler tim komutanı bir yüzbaşı olduğu bildirildi.

    Çatışmalar şiddetlenirken, İsrail’in Suriye’ye yönelik hava saldırıları da devam etti.

    İran’ın misillemesini, İsrail’in Lübnan’a harekat girişimini, çatışmaların Suriye’ye yansımasını, ABD’nin tutumunu ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın sözlerini, araştırmacı yazar Emir Aşnas ile konuştuk.

    İran’ın savaş istemediği halde İsrail tarafından çatışmanın içine sürüklendiğini aktaran Aşnas, İran’ın misillemesinden bağımsız olarak İsrail’in bir yıldır savaş çıkartmaya çalıştığını vurguladı. Emir Aşnas’a göre ABD, Ürdün, Fransa ve İsrail, İran’ın balistik füzelerini durdurma konusunda başarılı olamadı:

    İran’ın misillemesi sonrası İsrail’in de İran’a yönelik saldırı kararı almasını yorumlayan Aşnas’a göre İsrail bunu tek başına belirleyemeyecek. İran’a saldırının ABD’nin de onay süzgecinden geçmesi gerektiğinin altını çizen Aşnas, İran’ın gösterdiği birtakım zaaflardan sonra balistik füzeler ile İsrail’i caydırmayı hedeflediğini ifade etti:

    İsrail’in Lübnan’ın güneyine yönelik başlattığı kara harekatının sonucunu şimdiden kestirmenin zor olacağını vurgulayan Aşnas, İsrail’in harekatın ilk gününde verdiği yüksek kayıplara dikkat çekti. Hizbullah’ın savaş gücünün yeterli olduğunu belirten Aşnas, İsrail’in çok fazla ilerleme kaydedemeyeceği değerlendirmesinde bulundu:

    Savaşın ABD seçimleri öncesi bitme ihtimali bulunmadığını kaydeden Aşnas, İsrail ordusunun “savaşçı” değil, savaş suçlusu olduğunu dile getirdi. Emir Aşnas’a göre Hizbullah ve Filistin halkı yalnızca İsrail ile değil, aynı zamanda Amerika ile de savaşta:

    On yılı aşkın süredir devam eden iç savaş sebebiyle Suriye’nin zayıfladığını aktaran Emir Aşnas’a göre Lübnan’daki çatışmlara Suriye’nin doğrudan müdahalesi pek olası değil:

    Netanyahu hükümetinde “büyük İsrail” arzusu bulunan isimler yer almasına karşın Türkiye’ye yönelik bir saldırı olmayacağı değerlendirmesinde bulunan Aşnas, diğer yandan Türkiye’nin 7 Ekim sonrasındaki tutumu sebebiyle bölgede etkinliğini yitirdiğini söyledi:

    1 hr 25 min
  • ‘Söz konusu İsrail’in selameti olunca ABD kimseyi dinlemez’

    İsrail, Beyrut’taki Dahiye bölgesine düzenlediği hava saldırısı ile Hizbullah’a ait yeraltı tünellerini ve sığınaklarını imha etti. Amerikan yapımı F-15 savaş uçaklarının kullanıldığı saldırıda, 89 tona eşdeğer sığınak delici mühimmat ateşlendi.

    Saldırılar sonucunda Hizbullah lideri Hasan Nasrallah hayatını kaybetti. Nasrallah’ın yanı sıra İran Devrim Muhafızları Ordusu Kudüs Gücü Komutan Yardımcısı Tuğgeneral Nilfuruşan, Hizbullah güney cephesi komutanı Ali Karaki ve birçok üst düzey Hizbullah yetkilisinin de hayatını kaybettiği açıklandı.

    İsrail’in Lübnan’ı hedef alan saldırılarında aralarında çocukların da bulunduğu bin kişi hayatını kaybederken, beş bin kişinin de yaralandığı açıklandı.

    Diğer yandan İsrail ordusunun Lübnan sınırına tank ve zırhlı araçlar ile yığınak yaptığı tespit edildi. İsrail Silahlı Kuvvetleri, keşif birliklerinin sınırı geçtiğini ve Lübnan içerisinde “sınırlı” bir kara operasyonu icra edeceğini bildirdi.

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, TBMM’de yaptığı konuşmada İsrail’in Lübnan’dan sonra gözünü Türk topraklarına dikeceğini söyledi.

    Nasrallah suikastını, İsrail’in Lübnan’a yönelik saldırılarını, İsrail’in Lübnan güneyine kara harekatı girişimini ve ABD’nin tutumunu, Prof. Dr. Barış Doster ile konuştuk.

    İsrail’in İran’ı ısrarla savaşa tahrik ettiğinin altını çizen Prof. Dr. Barış Doster’e göre, İsrail her ne kadar istihbarati hünerlerini sergilemiş olsa da İran devlet yapısı doğrudan bir sıcak savaş durumuna girmemek için temkinli davranıyor:

    Hizbullah’ın 2006 yılında İsrail’i mağlup ettiğini anımsatan Doster, bugün şartların farklı olduğunu da belirtti. Hasan Nasrallah’ın dava adamlığından da öte oldukça donanımlı bir lider olduğunu aktaran Prof. Dr. Barış Doster, Nasrallah’ın kurduğu özel diplomatik ilişkiler sebebiyle yerinin kolay kolay doldurulamayacağını kaydetti:

    Prof. Dr. Doster’e göre halkların ve vicdanlı insanların tepkilerine rağmen Batı’nın İsrail’e sağladığı sonsuz ve sınırsız destek, Netanyahu’nun gözünü daha da karartmasına sebep oldu.

    ABD’nin emperyalist bir devlet olarak dünyayı emperyal çıkarları çerçevesinde okuduğunu ifade eden Prof. Dr. Doster, bunun tek istisnasının İsrail olduğunu çünkü ABD’deki Yahudi lobisinin gücü sebebiyle Amerikan devlet yapısının İsrail’in bekası için her şeyi göze alabileceğini kaydetti:

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın TBMM’deki konuşmasında İsrail’in Türk topraklarına göz diktiği yönündeki sözleri değerlendiren Prof. Dr. Doster, İsrail’in çok uzun zamandan beridir bunu hedeflediğini ve bu uğurda terör örgütlerine destek verdiğini söyledi. Doster’e göre İsrail’in siyonist yayılmacılığına direnmenin yolu, emperyalizmle mücadeleden ve iç cephede birliği sağlamaktan geçiyor:

    1 hr 25 min
  • ‘Hizbullah lider kadrosunun kaybına rağmen çatışmalardan güçlenerek çıkacaktır'

    İsrail, Beyrut’taki Dahiye bölgesine düzenlediği hava saldırısı ile Hizbullah’a ait yeraltı tünellerini ve sığınaklarını imha etti. Amerikan yapımı F-15 savaş uçaklarının kullanıldığı saldırıda, 89 tona eşdeğer sığınak delici mühimmat ateşlendi.

    Saldırılar sonucunda Hizbullah lideri Hasan Nasrallah hayatını kaybetti. Nasrallah’ın yanı sıra İran Devrim Muhafızları Ordusu Kudüs Gücü Komutan Yardımcısı Tuğgeneral Nilfuruşan, Hizbullah güney cephesi komutanı Ali Karaki ve birçok üst düzey Hizbullah yetkilisinin de hayatını kaybettiği açıklandı.

    İsrail’in Lübnan’ı hedef alan saldırılarında aralarında çocukların da bulunduğu bin kişi hayatını kaybederken, beş bin kişinin de yaralandığı açıklandı.

    Diğer yandan İsrail ordusunun Lübnan sınırına tank ve zırhlı araçlar ile yığınak yaptığı tespit edildi. İsrail’in kara harekatına başlayacağı yönünde iddialar, İsrail ve dünya basınında yer aldı.

    İsrail’in Hasan Nasrallah ve Hizbullah lider kadrosuna düzenlediği suikastı, İsrail’in kara harekatı planlarını, çatışmaların yoğunlaşmasının Suriye’ye etkisini ve Nasrallah suikastının olası etkilerini, gazeteci ve yazar Ömer Ödemiş ile konuştuk.

    Nasrallah’ın özellikle 1990’lardan itibaren Lübnan ve direniş açısından kritik bir figür olduğunun altını çizen Ömer Ödemiş, Hizbullah’ın yalnızca savaşlarla tanınmadığını, Lübnan’daki sosyal hayata katkısı ve siyasette yer almasıyla birlikte birçok farklı alanda öne çıktığını hatırlattı.

    Hizbullah’ın her şeyden önce bir direniş ve fikir hareketi olduğunu dile getiren Ödemiş, İsrail’in kara harekatına girişemeyeceğini çünkü kara harekatı başlatması halinde askeri açıdan kaybedeceği değerlendirmesinde bulundu:

    Ödemiş’e göre İsrail’in Lübnan saldırıları ve yaptığı katliamlar, Suriye’nin önemini tekrar gözler önüne serdi. Hizbullah’ın Suriye direnişine katkıda bulunduğunu hatırlatan Ödemiş, yine de İsrail’in parmağı olan iç savaşta en büyük mücadeleyi Suriye ordusunun verdiğini anımsattı:

    Nasrallah’ın ölümü sonrası Hizbullah’ın gücünü toparlamasında İran ve Suriye’nin öne çıkacağını ifade eden ömer Ödemiş’e göre İsrail’in kara harekatı başlatması durumunda olayların seyri kökten değişebilir:

    Hem İran’ın hem de İsrail’in bölgesel savaş riskinden çekindiğini vurgulayan Ödemiş, İsrail saldırganlığı sonucunda çıkacak Ortadoğu’yu kapsayan bir savaş ortamından Türkiye’nin de etkileneceği uyarısında bulundu:

    İsrail’in Nasrallah ve lider kadroya suikastının güvenlik zaafiyeti kadar yüksek özgüvenden de kaynaklanmış olabileceğini belirten Ödemiş’e göre, Hizbullah bu süreçten daha dayanıklı ve kuvvetli olarak çıkacak. Hizbullah’ın kadrosunun savaşçı olduğunu ve yanında çeşitli Filistinli grupların da yer aldığını ifade eden Ömer Ödemiş, MOSSAD’ın istihbarat başarısının Hizbullah’ı çökertmeye yetmeyeceğinin altını çizdi:

    1 hr 25 min
  • ‘Herkes daha adil ve eşit bir dünya özlemini dile getiriyor ama bu reform önerileri gerçekçi değil’

    Birleşmiş Milletler’in 79’uncu Genel Kurulu’na reform talepleri damgasını vurdu.

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Genel Kurul’a hitaben yaptığı konuşmasında “dünya beşten büyüktür” dedi ve BM Güvenlik Konseyi sisteminde veto yetkisinin kaldırılması talebini yineledi.

    Öte yandan BM Genel Sekreteri Antonio Guterres de Birleşmiş Milletler’in ve uluslararası sistemin itibarı açısından değişimin önemine vurgu yaptı.

    Diğer yandan NATO’ya yeni dahil olan İsveç’in Dışişleri Bakanı Maria Malmer Stenergard, küresel dengeler göz önünde bulundurulduğunda reformun kritik bir ihtiyaç olduğunu söyledi.

    Reform çağrısında bulunan önemli ülkeler arasında Brezilya ve Fransa da yer alırken, Birleşmiş Milletler sisteminde kendilerine yer bulmak isteyen ve BM kurulduğunda sömürgecilik düzeninin devam ettiğini hatırlatan Afrika ülkelerinin temsilcileri de büyük ses getirdi. Özellikle Güney Afrika Cumhurbaşkanı Cyril Ramaphosa, Afrikalı ülkelerin eşit bir statüde olduğunun altını çizdi ve Birleşmiş Milletler kadar uluslararası finans kuruluşlarında da reform yapılması çağrısında bulundu.

    Birleşmiş Milletler 79’uncu Genel Kurulu’ndaki reform çağrılarını, BM sisteminde reformun ve reform taleplerinin tarihçesini ve mevcut küresel sistemde BM reformunun ne kadar mümkün olduğunu, Emekli Büyükelçi Faruk Loğoğlu ile konuştuk.

    Faruk Loğoğlu’nun aktardığına göre Birleşmiş Milletler sisteminde yapılan son reform 1965’te gerçekleşti. 1979 senesinden beri reform çağrılarının sürdüğünü dile getiren Loğoğlu, özellikle üç ana grubun bu konuda taleplerini ortaya koyduğunu fakat bunların gerçekleşme ihtimali konusunda kuşkuları olduğunu kaydetti:

    Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın geçici BMGK üyelerinin etkisi olmadığı yönündeki sözlerini değerlendiren Loğoğlu, geçici üyelerin prestij kazandığını ancak beş daimi üyenin veto yetkisi sebebiyle etkilerinin sınırlı olduğunu ifade etti:

    Emekli Büyükelçi Faruk Loğoğlu’na göre artan reform taleplerine rağmen günümüzde Birleşmiş Milletler’de reform gerçekleşmesi ihtimali oldukça düşük:

    2. Dünya Savaşı sonrasında kurulan ve o dönemin güç dengelerini yansıtan Birleşmiş Milletler’in reforma ihtiyaç duyduğunu vurgulayan Loğoğlu, reform planları yapılırken BM’nin sadece Güvenlik Konseyi’nin değil, tüm organlarını kapsayan bir değişime ihtiyaç duyduğunu belirtti:

    1 hr 20 min
  • ‘İsrail medyasının iddiaları, askeri hamlelere meşruiyet kazandırmak için ortaya atılmış olabilir’

    ABD ve Fransa'nın öncülüğünde 8 ülkenin de katıldığı ortak yazılı açıklamada, İsrail ile Lübnan arasındaki çatışmaların durdurulması için 21 günlük acil ateşkes çağrısında bulunuldu. übnan Başbakanı Necib Mikati, İsrail- Lübnan sınırında 21 günlük ateşkes çağrısını memnuniyetle karşıladığını belirtti.

    Ancak İsrail Dışişleri Bakanı Yisrael Katz, Lübnan'da ateşkes olmayacağını net bir şekilde belirtti ve şunları kaydetti: "Terör örgütü Hizbullah'a karşı tüm gücümüzle zafere ulaşacağız. Kuzeydeki vatandaşlarımızın evlerine güvenli dönüşünü sağlayacağız."

    Birleşmiş Milletler için New York’ta bir araya gelen liderler ateşkes için çağrıda bulunurken, İsrail savaş uçakları Beyrut’u vurmaya devam etti.

    İsrail hava harekatı sonucunda Hizbullah'ın İHA biriminin başı olan komutan Muhammed Surur öldürüldü Saldırıda ayrıca birçok sivilin de yaralandığı bildirildi.

    Lübnan’a yönelik İsrail saldırıları yoğunlaşırken, İsrail Genelkurmay Başkanlığı kara harekatı için hazırlıklara başladıklarını açıkladı. Bölgedeki savaşın kapsamının genişleyeceği konusunda dünya çapında endişeler arttı. İsrail’in alacağı aksiyonun sonucunda Lübnan’da en az bir milyon kişinin yerinden edilebileceği tehlikesi dile getirildi.

    Lübnan için 21 günlük ateşkes çağrısını, İsrail’in artan saldırılarını, olası bir İsrail-Hizbullah kara savaşını ve Lübnan’daki iç dinamikleri, Niğde Ömer Halisdemir Üniversitesi'nden Doç. Dr. Yasin Atlıoğlu ile konuştuk.

    Lübnan’daki çatışmanın bölgede görülmemiş şekilde süratle tırmandığını vurgulayan Doç. Dr. Yasin Atlıoğlu, ateşkes çağrılarına rağmen tırmanmanın süreceği değerlendirmesinde bulundu:

    İsrail’in hava harekatları ile Hizbullah’a Suriye üzerinden yapılan silah tedarik zincirini hedef aldığının altını çizen Doç. Dr. Yasin Atlıoğlu, İsrail’in bombardımanları sonucu vereceği hasarın, Hizbullah’ın direniş gücünde etkili olacağını belirtti. Son dönemde İran ve Direniş Ekseni gruplarından ciddi bir destek gelmediğini anımsatan Doç. Dr. Atlıoğlu, Hizbullah’ın çeşitli dezavantajları olduğunu belirtti. Atlıoğlu’na göre Hizbullah, aldığı darbelere karşın henüz savaşma gücünü yitirmedi ve İsrail işgale kalkışması durumunda ciddi kayıp verebilir:

    Birleşmiş Milletler’in 21 günlük Lübnan ateşkesi çağrısının gerçekçi olmadığına dikkat çeken Doç. Dr. Atlıoğlu, Gazze ve Lübnan’da eş zamanlı ateşkes olmadığı sürece barış ihtimalinin uzak olduğunu kaydetti:

    İsrail gazetesi Haaretz'in İran destekli 40 bin savaşçının Suriye'ye geldiği iddiasını değerlendiren Doç. Dr. Atlıoğlu, bölgedeki ABD hava gücü göz önüne alındığında bu denli büyük bir sevkiyatın pek gerçekçi gözükmediğini söyledi. Savaşın propaganda cephesine dikkat çeken Atlıoğlu’na göre bu tür iddialar genellikle yapılacak askeri operasyonlara meşru zemin oluşturmak için ileri sürülüyor:

    İran’ın Hizbullah’a verdiği desteğin gözle görülür biçimde azaldığını kaydeden Doç. Dr. Yasin Atlıoğlu, özellikle İsrail’in İran’ın üst düzey isimlerine yaptığı suikastların bunda etkili olmuş olabileceğini öne sürdü. İran’ın istihbarat açıklarıyla başının dertte olduğunu vurgulayan Atlıoğlu, tüm bu faktörlere rağmen Hizbullah’ın Lübnan topaklarını savunmaya hazır olduğunu ifade etti:

    İsrail’in olası bir kara harekatında Lübnan’ın iç dinamiklerinin oynayacağı role değinen Doç. Dr. Atlıoğlu’na göre Lübnan’daki atmosfer, 1970’lere göre oldukça farklı. Artık iç savaş fraksiyonlarının bulunmadığını ve ülkede İsrail’e yakın olarak bilinen kesimlerin dahi silahlı milis örgütleri olmadığını aktaran Atlıoğlu, öte yandan eskiden İsrail’e yakın olan birçok partinin artık Lübnan ulusal kimliğine vurgu yaptığını belirtti:

    1 hr 25 min
  • ‘Erdoğan, İsrail’e yönelik Nürnberg Mahkemeleri kurulmasını ima etmiş olabilir’

    Birleşmiş Milletler 79. Genel Kurulu'nda konuşan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İsrail'in soykırımının durdurulması için uluslararası toplumu ve Birleşmiş Milletler'i harekete geçmeye davet etti.

    Birleşmiş Milletler Genel Kurulu'na katılım gösteren liderlere ve ülkelerin temsilcilerine seslenen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları söyledi:

    "İsrail'in tutumunun uluslararası toplumun Filistinli sivillere yönelik bir koruma mekanizması geliştirilmesi zaruridir. Nasıl Hitler insanlığın ittifakıyla durdurulmuşsa Netanyahu da insanlığın ittifakıyla durdurulmalıdır. Acil ateşkes sağlanmalı, rehine takası gerçekleşmelidir. İnsani yardımlar Gazze'ye ulaştırılmalıdır. Kış mevsiminden önce zor koşullar altında hayatta kalmaya çalışan Gazze halkına yardım eli uzatmamız şarttır."

    Öte yandan Çin Dışişleri Bakanı Wang Yi ise hiçbir ülkenin Ukrayna'daki krizi gayri meşru bir şekilde devletlere yönelik tek taraflı yaptırım aracı olarak kullanmamasını söyledi. BM Güvenlik Konseyi'nin Ukrayna toplantısında konuşan Wang Yi, şunları kaydetti:

    “Hiçbir taraf krizi gelişigüzel, gayri meşru ve tek taraflı yaptırımlar uygulamak ve normal ticari ilişkilere baskı kurmak için bir bahane olarak kullanmamalı ve kesinlikle her türlü kapalı özel gruplar oluşturarak dünyayı bölmek için kullanmamalı. in, uluslararası topluma enerji, finans, ticaret, gıda güvenliği, petrol ve doğal gaz boru hatları gibi kilit altyapıların korunması alanlarında işbirliğini güçlendirme çağrısında bulunuyor."

    Diğer yandan ABD başkanlık yarışında seçim kampanyalarını yürüten Cumhuriyetçi aday Donald Trump, Rusya'nın Hitler'in ve Napolyon'un ordularını mağlup ettiğini anımsattı ve şunları söyledi:

    "Biden 'Kazanana kadar gitmiyoruz' diyor. Kazanırlarsa ne olacak? Olan bu, savaşıyorlar. Geçen gün biri bana 'Hitler'i, Napolyon'u yendiler' dedi. Bu savaşın içinde sıkışıp kaldık. Eğer başkan olursam müzakerelere başlayacağım ve bu işi halledeceğim."

    BM Genel Kurulu’nu, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın mesajlarını, ABD Başkanı Biden’ın Asya-Pasifik’e veda etmesini, İsrail’in çatışmayı tırmandırmasını, Çin’in diplomatik çözüm arayışı için alternatif güvenlik anlayışını ve Filipinler’in Pasifik’te yalnızlaşmasını, Kütahya Dumlupınar Üniversitesi'nden Dr. Barış Adıbelli ile konuştuk.

    Donald Trump’ın Zelenskiy ve Rusya yorumlarını değerlendiren Dr. Adıbelli, Trump’ın Ukrayna ile arasında yaşanan gerilim sebebiyle Zelenskiy’nin Amerika’dan aldığı yardım paralarını, Kamala Harris’in seçim kampanyasına bağılamış olabileceğini öne sürdü:

    Joe Biden döneminin diplomatik karnesinde savaşların ve krizlerin olduğunun altını çizen Dr. Barış Adıbelli, Amerika’nın yanlış politikaları sebebiyle İsrail’in durdurulamadığını vurguladı:

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın BM kürsüsündeki “Hitler” vurgusunu değerlendiren Dr. Adıbelli, Erdoğan’ın İsrail’e özel bir “Nürnberg Mahkemesi” kurulması imasında bulunmuş olabileceğini dile getirdi:

    Dr. Barış Adıbelli’ye göre Lübnan meselesi, Doğu Akdeniz güvenliğini tehdit ettiği için Türkiye’yi yakından ilgilendiriyor. Sürecin seyri sebebiyle Suriye’nin masaya oturması gerektiğini kaydeden Adıbelli, Kazan’da düzenlenecek BRICS liderler zirvesinde sürpriz bir Erdoğan-Esad buluşması olabileceğini söyledi:

    Reuters’un iddiasını aktaran Dr. Adıbelli, Rusya’nın Kursk cevabını dolaylı bir şekilde vermiş olabileceği değerlendirmesinde bulundu:

    ABD’nin savaşlar haricinde toplumsal hayat ve iş dünyasında da vekalet sistemini benimsediğinin altını çizen Dr. Barış Adıbelli’ye göre Amerikan müesses nizamı, Ortadoğu’daki çıkarları için İsrail’i kullanıyor ve Çin’i bölgeden uzak tutmayı hedefliyor:

    Dr. Adıbelli’ye göre Çin, dünyadaki sorunları askeri müdahale ile değil, güçlendirilmiş bir BM ve çok kutuplu düzenin sağlayacağı adil diplomasi ile çözmeyi hedefliyor:

    ABD Başkanı Joe Biden’ın görev süresinin biteceğini ve Japonya Başbakanı Kishida’nın görevinden istifa edeceğini hatırlatan Dr. Adıbelli, bu ülkelerin kışkırtması sonucu Çin ile deniz alanında mücadeleye giren Filipinler’in yalnız kalacağını ifade etti. Çin’in barışçıl çözüm prensibi sebebiyle ihlal yapan Filipinler gemilerine ateş açmadığıın aktaran Dr. Adıbelli, öte yandan ABD’nin hamleleri sonucunda Çin devletinin adeta sabrının sınandığını da sözlerine ekledi:

    Çin’in öncelikle diplomasiye önem verdiği halde İsrail’in son saldırganlığı sonrası Ortadoğu için barışçıl çözüm umudunu kaybetmiş olabileceğini öne süren Dr. Adıbelli, ABD’nin tutumunun da süreçte etkili olduğunu belirtti. Adıbelli’ye göre ABD başkan adaylarının projeleri de net olmadığı için BM’nin geleceği risk altında olabilir:

    1 hr 25 min

About EKSEN

From the publisher's feed

Ceyda Karan, Eksen’le her gün RS FM'de. Eksen'de Rusya'dan Avrupa'ya; Amerika'dan farklı bölgelere kadar pek çok noktadaki sıcak gelişmeler masaya yatırılıyor.

More shows like EKSEN

Kendine İyi Davran by Beyhan Budak

Kendine İyi Davran

66 Listeners

Merdiven Altı Terapi by Deniz Dülgeroğlu

Merdiven Altı Terapi

67 Listeners

Trend Topic by Podbee Media

Trend Topic

21 Listeners

SEYİR HALİ by Sputnik Türkiye

SEYİR HALİ

0 Listeners

Geri Dönüyoruz by Socrates Dergi, Mahir Ünsal Eriş, Töre Sivrioğlu

Geri Dönüyoruz

14 Listeners