İsrail’in 13 Haziran’da gece yarısı İran’a yönelik başlattığı saldırılar neticesinde İran ve İsrail arasında çatışma başladı.
İsrail, İran’ın komuta kademesini, nükleer tesislerini, hava savunma sistemlerini, askeri radarlarını, doğalgaz ve petrol sahalarını ve sivil havalimanlarını hedef aldı. Saldırılarda İran Genelkurmay Başkanı Muhammed Bagheri, İran Devrim Muhafızları Komutanı Hüseyin Selami ve en on iki nükleer fizikçi hayatını kaybetti.
İran da balistik füzeler ve dronlar ile İsrail’in komuta merkezlerini, Hayfa Limanı’nı ve askeri üretim merkezlerini vurdu. İran’ın saldırılarında 20’den fazla İsrailli öldü, 500’den fazla kişi yaralandı. Tel Aviv ve Hayfa’da ciddi yıkım gözlemlendi.
Çatışmalar devam ederken İsrail, kimi zaman günde 50 uçağı İran hava sahasına sokarak ülkenin batısındaki ve başkent Tahran'daki askeri ve idari noktaları hedef aldı. İran da İsrail'in elektrik şebekelerine ve askeri altyapısına yönelik kapsamlı füze atışları gerçekleştirdi.
22 Haziran'da ise ABD'nin İran'a yönelik hava saldırısı gerçekleşti. Amerikan Hava Kuvvetleri’ne ait 7 B-2 casus bombardıman uçağı, 22 Haziran'da geceyarısı İran’ın Fordo, Natanz ve İsfahan nükleer tesislerine ve uranyum zenginleştirme merkezlerine saldırı düzenledi. Saldırıya, ABD’nin İran açıklarındaki denizaltılarının da Tomahawk seyir füzeleri fırlatarak dahil olduğu bildirildi.
Saldırıda toplam 30 Tomahawk füzesinin ve 12 adet GBU-57 ‘Devasa Delici Mühimmat’ lakaplı bombanın kullanıldığı bildirildi. Her biri 13 ton ağırlığında olan bu bombaların, yerin 60 metre altına kadar delik açabildiği iddia ediliyor.
Trump’ın talimatıyla gerçekleştirilen Amerikan saldırısına karşın İran, Katar’daki Amerikan üslerine yönelik birkaç füze ateşledi. Trump, İran’ın misillemeden önce Amerika’yı haberdar ettiğini belirtti.
Son olarak Trump, 24 Haziran sabahında, İran ve İsrail’in ateşkese vardığını Truth Social gönderisi ile duyurdu. İran ve İsrail’in, ateşkese dakikalar kala karşılıklı son atışlarını yaptığı belirtildi.
Ancak İsrail, ilerleyen saatlerde, İran’ın ateşkesi ihlal ettiği iddiası ile Tahran’da İran ordusuna ait bir radarı vurdu.
Trump, saldırıdan önce “Netanyahu’ya durmasını söyledim” dedi. Trump’ın İsrail’i ateşkes ihlali ile suçlayan üslubu dikkat çekti.
ABD’nin İran saldırılarını, İran-İsrail çatışmasını, rejim değişikliği söylemlerini ve ABD Başkanı Trump’ın duyurduğu ateşkesi, Emekli Amiral Türker Ertürk ile konuştuk.
ABD’nin ve İsrail’in saldırıları, diplomasisi ve propagandası ile savaşı üç koldan yürüttüğü değerlendirmesinde bulunan Türker Ertürk’e göre, Reza Pehlevi’nin öne çıkarılması ve atılan adımlar, ABD-İsrail kampının İran’da rejim değişikliğini hedeflediğini ortaya koyuyor:
Türkiye’nin ulusal çıkarları açısından İran’ın yanında yer alması gerektiğini ifade eden Emekli Amiral Ertürk, konunun İran’daki rejimden çok daha fazlası olduğunu vurguladı. ABD’nin Hürmüz Boğazı’nın kapatılması tehlikesini göze alamayacağını da belirten Ertürk, Rusya ve Çin’in kurduğu çok kutuplu düzen sayesinde İran’a yönelik 1991’de Irak’a yapılan senaryonun uygulanamadığını anlattı:
‘İsrail bu işten asla vazgeçmez’
İsrail’in 1973’teki Yom Kippur Savaşı’ndan bu yana geçen 50 yıllık sürecin ardından ilk defa bir savaş alanına döndüğüne dikkat çeken Türker Ertürk, ABD’nin İran’da rejim değişikliği planından vazgeçse de İsrail’in İran’ı etkisizleştirme projesinden caymayacağını kaydetti:
Türkiye’nin ABD-İsrail planlarına karşı bölge ülkeleri ile işbirliği yapması gerektiğini savunan Türker Ertürk, şunları kaydetti: