İran Cumhurbaşkanı İbrahim Reisi ve Dışişleri Bakanı Hüseyin Emir Abdullahiyan’ın 19 Mayıs Pazar günü Azerbaycan’daki baraj açılışından dönerken içinde bulundukları helikopterin düşmesi sonucu hayatlarını yitirmeleri gündeme bomba gibi düştü. Helikopterin düşmesinin kazayla mı gerçekleştiği yoksa sabotaj mı olduğu tartışılırken, Reisi ile Abdullahiyan’ın ardından İran siyasetinin nasıl şekilleneceği de merak konusu.
Reisi ve Abdullahiyan, İran’ın Çin ve Rusya’nın öncülüğünü yaptıkları ‘Küresel Güney’in parçası haline gelmesinde önemli isimler olarak öne çıkıyor. Hayatlarını yitirmeleri öncesinde Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, yeni dönem görevine başlamasının hemen ardından Çin’i ziyaret ederek Devlet Başkanı Şi Jinping tarafından ağırlandı. Pekin’de iki liderin yayınladığı ortak bildiride, Rusya-Çin arasında deyim yerindeyse ‘iğneden ipliğe’ her konuda ticaret ve ekonomik fırsatların altı çizilirken, ABD öncülüğündeki Batı hegemonyasına da önemli mesajlar verildi.
İran’ın üst düzey liderliğini yitirdiği kaza ve Avrasya coğrafyasını etkileyecek göleşmeleri Dumlupınar Üniversitesi’nden Asya çalışmaları uzmanı Dr. Barış Adıbelli ile konuştuk.
Dr. Barış Adıbelli’ye göre, İran Cumhurbaşkanı Reisi ile Dışişleri Bakanı Abdullahiyan’ın ölümleri çok trafik bir gelişme. İkilinin İran’ın ‘yalnızlaşmasını’ tersine çeviren rollerine atıf yapan Adıbelli, özellikle çok kutupluluk ve ‘Büyük Avrasya’nın göbeğinde yer alan bir ülke olarak İran’ın önemine atıfta bulundu. Adıbelli, kazadan hemen önce İran liderinin Aliyev’e konuk olduğunu anımsatırken, bölgede yakın zamanlı önemli gelişmelere atıfta bulundu:
Adıbelli, nisan ayında İran’ın İsrail’e misillemesine atıf yaparken, Reisi’nin İran tarihinde İsrail’i doğrudan hedef alan ilk lider olarak tarihe geçtiğini belirtti. Adıbelli, helikopter kazasında akıllara hemen MOSSAD’ın geldiğini belirtse de İsrail istihbaratının devlet liderlerine suikast geleneği olmadığını söyledi:
İran’ın birçok kritik teknolojide çağın gerisinde kaldığının anlaşıldığını söyleyen Adıbelli, İran yönetiminin Rusya’dan optikler ve termal kameralar gibi pek çok aygıt için lisans alarak gerekli teknolojik donanımı imal etmemiş olmasının inat kaynaklı olduğunu savundu:
Dr. Adıbelli’ye göre İran Cumhurbaşkanı ve Dışişleri Bakanı’nın hayatını yitirdiği kaza için soruşturma yapılsa bile hiçbir zaman tam ne olduğu bilinemeyecek:
İran’ın iç siyasi dengelerine değinen Adıbelli, özellikle Reisi’nin gelecekte Hamaney yerine dini lider olması beklendiğini söyledi. İran içerisinde Ahmedinejad’ın temsil ettiği Avrasyacı kanadın seçimlere sokulmadığını vurgulayan Adıbelli, güç çekişmesi yaşanması halinde bunun Hamaney ve Ruhani arasında olacağı görüşünde:
İran içerisinde birçok önemli subayın ve nükleer fizikçinin suikast ile öldürüldüğünü hatırlatan Dr. Barış Adıbelli, bu cinayetlerin failleri aydınlatılamadığı için Reisi’nin hayatını kaybettiği kaza üzerinde şaibe oluştuğu değerlendirmesinde bulundu:
Adıbelli, Rusya ve Çin gibi iki büyük güç Asya-Pasifik’e kanalize olmuşken, Türkiye’nin Asya’ya sırtını dönmemesi gerektiği görüşünde:
Adıbelli, Putin’in Pekin ziyaretinde fiziksel temasa çok yanaşmayan Şi tarafından kucaklanmasının önemli bir mesaj olduğu görüşünde. Diğer andan iki liderin yayınladıkları 7-8 bin kelimelik ortak bildiriye dikkat çekerek, bunun özellikle güvenlik konusunda bir manifesto olduğunu söyledi:
Rusya’nın ve Avrupa’nın önde gelen ülkelerinden Fransa’nın kendilerini Asya-Pasifik eksenine de konumlandırdığını anımsatan Adıbelli, Türkiye’nin ise giderek gücünü yitiren Avrupa Birliği’ne bel bağlayarak tarihi bir jeopolitik fırsatı geri teptiği görüşünde:
Rusya ve Çin’in dünya siyasetini şekillendirdiğinin altını çizen Adıbelli, Tayvan’ın dahi ABD ekseninden uzaklaşmasını bekliyor. Adıbelli’ye göre, Asya-Pasifik’in kaderinde rol oynayacak etmenlerden birisi, seçimleri kazanması beklenen Donald Trump’ın ABD Başkanlık koltuğuna oturduktan sonra alacağı kararlar olacak: