ABD’de Temsilciler Meclisi, tartışmalı oturumların ardından dünyaca ünlü sosyal medya uygulaması TikTok’un ana şirketi ByteDance’ın platformu satması, aksi halde yasaklanmasını içeren yasa tasarısını onayladı. Tasarı 352’ye 65 oyla geçti. Satış için 165 günlük süre tanınırken, Apple, Google gibi uygulama mağazalarından kaldırılmasına hükmedildi. Yasanın Senato’dan da geçerek Başkan Joe Biden tarafından da onaylanması gerekiyor. Biden’ın onaya olumlu baktığı iddia ediliyor.
ABD’deki yasaklama hamleleri, ‘kişisel verilerin’ Çin hükümetinin eline geçtiği iddialarıyla gündeme taşındı. ABD’de 170 milyondan fazla TikTok kullanıcısı varken, şirketin iddiaları yalanlaması işe yaramadı. FBI, Adalet Bakanlığı ve Ulusal İstihbarat birimi tarafından Temsilciler Meclisine kapalı kapılar ardında brifingler sundu.
TikTok Ceo’su Shu Chew güvenlik endişelerine dair hiçbir kanıt olmadığını söylerken, yasanın ABD anayasasıyla tanınan ifade özgürlüğünün ihlali olacağı belirtiliyor. Ayrıca yasal çerçeve bu haliyle kalırsa ABD Başkanı’na sadece uygulamaları değil web sitelerini de yasaklama yetkisi vermesi tartışma yaratıyor.
Temsilciler Meclisi’ndeki tasarının baş sponsoru Mike Gallagher ise yasak gerekçelerini "30 yaşın altındaki Amerikalılar için baskın haber platformu haline geliyor" sözleriyle ifade etti. Yine ABD’deki İsrail lobisinin son aylarda TikTok’un yasaklanması için çalıştığına dair bir ses kaydı sızdı.
Çin Dışişleri Bakanlığı, ABD Temsilciler Meclisi’nin kararını ‘zorbalık’ olarak nitelendirdi. Dışişleri Sözcüsü Wang Wenbin, TikTok’un ABD ulusal güvenliğine tehdit oluşturduğuna dair hiçbir kanıt olmadığını, bu tür hamlelerin şirketlerin normal ticari faaliyetleri ve uluslararası yatırımcıların güvenini sarsacağını söyledi.
Kararın ABD’nin son istihbarat raporundaki Çin bölümünde ‘teknolojik alandaki tehditlerin’ vurgulanması ile eş zamanlı gelmesi dikkat çekti.
TikTok, Çin devletinin sadece yüzde 1’lik hissesi bulunduğunu, kalanının küresel yatırımcılar ve çalışanlara ait olduğunu söylüyor; Carlyle Group, General Atlantic ve Susquehanna International gibi küresel yatırımcıların mülkiyetlerine dikkat çekiyor. Verilerin Singapur, Malezya ve ABD’de depolandığını ve erişimin katı protokollerle yönetildiğini de belirtiyor. Daha önce Tiktok’un CEO’su Shou Chew, ABD Temsilciler Meclisi üyelerinin ‘ÇKP üyesi bir Çinli olduğu’ yolundaki ısrarlı sorularına ‘Singapur vatandaşı’lu olduğunu söyleyerek yanıt vermeye çalışmıştı.
ABD Temsilciler Meclisi’nde onaylanan Tiktok yasağına ilişkin yasa tasarısını, Gazeteci Serhat Ayan ile konuştuk.
Serhat Ayan’a göre, ABD’de Çin ürünlerine yönelik ‘teknoloji düşmanlığı’ gelişti. Huawei’nin CFO’su Meng Wanzhu’nun ABD talimatıyla Kanada’da tutuklanmasına atıf yapan Ayan, son dönemde ‘filmlerde görsek olur mu’ denecek olaylar yaşandığını vurguladı. Ayan, TikTok’la ilgili tartışmalarda Facebook’un 87 milyon seçmenin verilerini seçimlerde kullanmasının unutulduğunu belirtti:
Serhat Ayan, ABD merkezli uygulamalar kişisel verileri çalarken tepki göstermeyen Amerikan hükümetinin, konu Çin olunca derhal harekete geçmesini çifte standart olarak değerlendirdi:
Tiktok’un dünya çapında 1 milyarı aşkın kullanıcısıyla hem ABD’de hem de Türkiye’de ciddi bir etkiye sahip olduğunu belirten Ayan, özellikle ‘Z kuşağı’ diye anılanlar için Tiktok’un etkisinin büyük olduğunu vurguladı:
Ayan’a göre ABD yönetimi istese de Tiktok’a erişimi tümden yasaklaması mümkün değil. Ayan, böylesi bir yasağın ABD’yi Pakistan, Hindistan ve Bangladeş ile aynı düzlemde buluşturacağını da ekledi:
‘ABD şu anda çırpınıyor’
Tiktok’un yasaklanmasına yönelik kanun tasarısında İsrail lobilerinin de etkisi olabileceğine değinen Serhat Ayan, Meta’nın kurucusu Mark Zuckerberg’ün lobilerle yakın ilişkisini anımsattı. Ayan’a göre ABD’nin Tiktok alerjisinin temelinde, bu platformu ve algı yönetimini kontrol edemiyor oluşu yatıyor:
Her toplumun kendi bakış açılarına uyan sosyal medya platformlarını tercih ettiğini söyleyen Ayan, Türkiye’de önde gelen sosyal medya sitelerinin kişisel verileri Amerika’da tuttuğunu ve bu verilerin nerelerde kullanıldığını bilmenin mümkün olmadığını ifade etti:
ABD’nin Çin’e yönelik Tiktok üzerinden ‘Amerikalıların verilerini çalma’ ithamı için ‘kişi kendi gibi bilir her işi’ deyimini anımsatan Ayan, dünyanın pek çok ülkesindeki insanların Batı teknolojisine karşı ‘savunmasızlıklarını’ anımsattı:
Serhat Ayan, Tiktok adının “Oz Büyücüsü” olarak bilinen kitap serisindeki bir karakterden geldiğini de aktardı: