EKSEN

EKSEN

By Sputnik TürkiyeNewsNews Commentary
Download on the App Store

EKSEN episodes

  • ‘Amerikalı şirketler dahi ABD’yi terk edebilir’

    ABD Başkanı Donald Trump, Çin ürünlerine yüzde 34 gümrük vergisi uyguladı. Önceki vergilerle birleşince, Çin'e yönelik gümrük vergilerinin yüzde 50'yi geçtiği kaydedildi.

    Diğer yandan dünyanın kalanına da gümrük vergileri uygulayan Trump, birçok dünya liderinin kendisi ile görüşmek için sıraya girdiğini öne sürdü.

    Çin Halk Cumhuriyeti ise, Amerika'nın agresif vergi politikalarına karşı duracaklarını ve geri adım atmayacaklarını açıkladı.

    ABD borsası dahil dünya borsaları önceki günü düşüşle kapattı. Amerikalı sermayedarların ve finans sektörünün ileri gelenlerinin borsalarda dibe düşen hisseleri satın alması da dikkat çekti. Piyasa uzmanları, gün içinde yaşanan "optimizm" sebebiyle zaman zaman hisselerde artış yaşansa da, düşüş trendinin bu hafta da sürebileceği değerlendirmesinde bulundu.

    ABD Başkanı Donald Trump’ın gümrük vergisi politikalarını, Çin’in yanıtını, Çin hükümetinin almayı planladığı önlemleri ve ticaret savaşlarının küresel etkisini, gazeteci ve yazar Gökhun Göçmen ile konuştuk.

    ABD Başkanı Donald Trump’ın Amerika’yı kalkındırma hedefleri için attığı adımları sıralayan Göçmen, ABD’nin bu hamlelerinin sebebinin hegemonyasını kaybetmesi olduğu değerlendirmesinde bulundu:

    Gökhun Göçmen’e göre ABD, Çin mallarına uyguladığı yüzde 34 gümrük ile fiilen Çin mallarının ABD’deki kâr marjını sıfırladı:

    Çin’in en büyük üçüncü ticaret ortağı ABD’nin uyguladığı gümrük vergileri yüzünden bir miktar zorluk yaşayacağını ifade eden Göçmen, Çin’in çözüm olarak iç piyasadaki tüketimi artırmayı ve vatandaşının alım gücünü yükseltmeyi hedeflediğini aktardı:

    Asya’da bölgesel ticari ortaklıkların artışına dikkat çeken Gökhun Göçmen’e göre, Amerikalı şirketler de ABD’yi terk edip serbest ticaret anlaşması olan bölgelere kaçabilir:

    Avrupa Birliği’nin teknolojik inovasyonda geri kaldığı değerlendirmesinde bulunan Göçmen, AB’nin Çin ile ortaklık kurma ihtiyacı duyabileceğini vurguladı:

    1 hr 25 min
  • 'Krize girmiş bir Çin, resesyondan çok daha kötü senaryoları gündeme getirir'

    ABD Başkanı Donald Trump'ın 2 Nisan'da "Kurtuluş Günü" adı altında ilan ettiği gümrük vergilerinin yankıları sürüyor.

    Trump'ın gümrük vergisi politikaları sebebiyle küresel piyasalar haftaya sert bir düşüşle başladı. Küresel piyasaların borsa açılışı şu şekilde bildirildi:

    Hong Kong: -%13,6

    Tayvan: -%9,6

    Japonya: -%9,5

    İtalya: -%8,4

    Singapur: -%8

    İsveç: -%7

    İsviçre: -%7

    Almanya: -%6,8

    İspanya: -%6,4

    Hollanda: -%6,2

    Fransa: -%6,1

    İngiltere: -%5,2

    ABD ise eksi yüzde üçlük bir kayıpla borsanın açılışını yaptı.

    Piyasalardaki düşüşün ardından gözler, Avrupa Birliği'nin gümrük vergilerine yönelik vereceği tepkiye ilişkin toplantıya çevrildi. Öte yandan İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'yu ağırlamaya hazırlanan ABD Başkanı Donald Trump, gümrük politikasından taviz vermeyeceğinin altını çizdi. Trump, "Dünyanın yarısı müzakere için sıraya girdi" diyerek, gümrük politikalarının etkinliğini savundu. Piyasa uzmanları ise tedarik zincirlerinde yaşanabilecek sıkıntılara dikkat çekti.

    ABD Başkanı Donald Trump’ın gümrük vergisi politikalarını, Trump’ın üretimi ABD’ye kaydırma siyasetini ve Trump politikalarının küresel etkilerini, Ekonomist Arda Tunca ile konuştuk.

    ABD Başkanı Donald Trump’ın ekonomi politikalarında ideolojik bir çıkış noktası bulunduğuna dikkat çeken Tunca, şunları kaydetti:

    Ekonomist Arda Tunca’ya göre Trump’ın söylemleri ile uygulamaları arasında bir zıtlık bulunuyor. Trump’ın neoliberal sistemi eleştirdiğini hatırlatan Tunca, diğer yandan ABD Başkanı’nın aynı zamanda neoliberal sistemin en büyük zenginleri ile yan yana olduğunu da vurguladı:

    Biden dönemi bütçe açığının en büyük sebebinin kovid pandemisi olduğunu belirten Arda Tunca, diğer yandan Trump’ın endüstriyi ABD’ye taşıma planı için dört yıllık başkanlık döneminin yetmeyebileceği değerlendirmesinde bulundu:

    Avrupa Birliği’nin Trump vergilerine yönelik tepkisinin Türkiye’yi de yakından ilgilendirdiğini kaydeden Ekonomist Tunca, Türkiye’nin çok büyük bir ekonomik dev olmama avantajını kullanarak adeta duvardaki çatlaklardan sızarak avantaj elde etmesi gerektiğini söyledi:

    Çin’in bir trilyon dolar ihracat fazlası ile rekor kırdığını hatırlatan Arda Tunca’ya göre, Avrupa Birliği’nin mevcut ortam dolayısıyla tedirgin olup Çin’e gümrük vergisi uygulaması senaryosu, tehlikeli sonuçlar doğurabilir. Özellikle üretim fazlasını iç pazara satmakta zorlanacak bir Çin’in ihracat yapamaması durumunda “resesyondan daha kötü senaryoların” gündeme geleceğini vurgulayan Tunca, şu cümleleri kaydetti:

    1 hr 25 min
  • ‘Suriye’de Irak’tan ziyade Somali görüntüsü var’

    Suriye'de Geçici Hükümetin ilk Devlet Başkanı Ahmet eş-Şara, ilk kabinesini açıkladı. Kabinede 23 bakan yer alırken, sadece tek bir kadın bakanın yer alması dikkat çekti.

    Ahmet eş-Şera'nın kabinesinde, özellikle savunma, içişleri, dışişleri vb. kritik bakanlıklarda, El-Nusra cephesinden beri devam eden ve HTŞ'de de önemli pozisyonlarda bulunmuş bakanların atanması dikkat çekti.

    Kabinede bir Hristiyan, bir Dürzi, bir Kürt ve bir Alevi bakan yer alırken, azınlıkları temsil eden gruplar bu bakanların kendilerini temsil etmediğine dair açıklamalar yayınladı.

    Diğer yandan HTŞ ve Suriye Demokratik Güçleri (SDG) arasında Halep'in Eşrefiye ve Şeyh Maksud semtleri için anlaşma sağlandı. YPG ve YPJ örgütlerine bağlı yaklaşık 6 bin militan, füzeleri, roketleri ve diğer ağır silahları dahil olmak üzere Eşrefiye ve Şeyh Maksud'dan çekildi.

    SDG'ye bağlı asayiş birimleri mahallede kaldı ve Suriye içişleri bakanlığı bünyesinde, ancak kendi yapılarını koruyarak faaliyetlerini sürdüreceklerini belirtti.

    Öte yandan İsrail, Türkiye'nin askeri üs kurabileceği iddia edilen Humus'taki T4 ve Palmira'daki hava üslerini vurdu. İsrail ordu radyosu, bu saldırıların "Türkiye'ye bir mesaj olduğunu" söyledi.

    Suriye’nin yeni geçici hükümetini, Şam ve SDG arasındaki Halep Eşrefiye-Şeyh Maksud anlaşmasını, İsrail’in Suriye’deki hamlelerini ve Türkiye’ye yönelik mesajlarını, Suriyeli gazeteci Sarkis Kassargian ile konuştuk.

    Suriye’de kurulan geçici hükümetin tamamen HTŞ’ye bağlı olduğunu ve “teknokrat kabine” söylemlerinin gerçeği yansıtmadığını vurgulayan Sarkis Kassargian, özellikle hiçbir azınlığın temsil edilmediğini de sözlerine ekledi. Ahmet eş-Şera’nın parlamento onayı sürecini de kaldırdığını hatırlatan Kassargian, kuvvetler ayrılığının sona erdiğini dile getirdi:

    ‘Suriye’de Irak’tan ziyade Somali görüntüsü var’

    Suriye’de yaşanan gelişmelerin Irak modeli yerine Somali modeli ile sonuçlanabileceği uyarısında bulunan Kassargian, birçok bölgede HTŞ’nin tam kontrol sahibi olamadığını ifade etti:

    Şam ve SDG arasındaki anlaşma sonucunda Halep’teki YPG’lilerin bölgeyi terk ettiğini belirten Kassargian, diğer yandan bölgedeki güvenliği SDG’ye bağlı asayiş birimlerinin sağlayacağının altını çizdi. Sarkis Kassargian’a göre bu anlaşma, gelecekte yapılacak daha kapsamlı bir anlaşmanın provası:

    İsrail’in Suriye’deki saldırılarının Türkiye’ye bir mesaj olarak lanse edildiğini aktaran Kassargian, diğer yandan İsrail’in Türkiye ile doğruda çatışmaya girmek istemediğini vurguladı:

    1 hr 25 min
  • 'İsrail, İran'a karşı Irak'a kadar genişlemek istiyor'

    Türkiye ve Suriye arasında askeri işbirliği yönünde verilen sinyaller, İsrail basınında yankı uyandırdı. İsrail merkezli yayın organı Jerusalem Post, “Türkiye’nin Suriye’deki askeri genişlemesi, İsrail için yeni bir tehdit” başlığı ile bir makale yayınladı.

    Türkiye’nin Suriye’nin Humus vilayetindeki T4 hava üssüne konuşlanacağı iddialarını değerlendiren Jerusalem Post, böyle bir gelişmenin İsrail’in “serbest bir şekilde Suriye hava sahasını kullanmasını kısıtlayacağını” belirtti.

    Türkiye’nin Humus’taki T4 hava üssüne önce yerli üretim hava savunma sistemleri, daha sonra dron, helikopter ve özel harekat birlikleri konuşlandırabileceği iddiasında bulunan Jerusalem Post, “Türkiye ile çatışma ihtimaline” değindi ve şunları söyledi:

    Türkiye’nin Suriye’de rejim değişikliği ile birlikte “İsrail’in dibine yerleştiği” ifadelerine yer veren Jerusalem Post’un yazısında şu cümleler yer aldı:

    Ancak İdlib ile İsrail arasında 750 kilometrelik bir mesafe bulunması, Jerusalem Post’un iddiasının ardından dikkat çekti. Jerusalem Post ayrıca Türkiye’nin gelişmiş hava savunma sistemlerini Suriye’ye taşıması durumunda İsrail’in Suriye hava sahasını delerek serbestçe operasyon yapma yetisini kaybedebileceğini dile getirdi.

    Jerusalem Post son olarak iddialara konu olan Humus’taki T4 hava üssünün, geçen haftalarda birkaç defa İsrail tarafından vurulduğuna işaret ederek, üssün İsrail savaş uçaklarının menzilinde olduğunu söyledi. Jerusalem Post, daha önceleri Gazze’de çatışan Hamas üyelerinin, “Türkiye’deki Hamas karargahlarından yönetildiği” yönünde birçok iddia yayınlayarak, Türkiye’yi hedef almıştı.

    Son olarak İsrail, Şam'a ve Palmira'ya yönelik hava saldırıları düzenledi. İsrail Ordu Radyosu, saldırıların "Türkiye'ye yönelik bir uyarı olduğunu" söyledi.

    İsrail’in Suriye’deki hamlelerini, İsrailli yetkililerin Türkiye karşıtı söylemlerini, Suriye sahasındaki aktörleri, gelişmelerin Doğu Akdeniz enerji jeopolitiği ile bağlantısını ve küresel aktörlerin rolünü, Emekli Kurmay Albay Ünal Atabay ile konuştuk.

    Emeki Kurmay Albay Ünal Atabay, İsrail’in Suriye merkezinde Türkiye’ye karşı gerilimi tırmandırma çabalarına değindi:

    Suriye sahasında ABD, Fransa, İngiltere ve İsrail gibi aktörlerin etkin olduğunun altını çizen Emekli Kurmay Albay Ünal Atabay’a göre İsrail’in hamleleri, Doğu Akdeniz’deki enerji havzası planlarıyla da örtüşüyor:

    İsrail’in Suriye’de kendisine güvenli bir kuşak oluşturmak için agresif adımlar attığına dikkat çeken Atabay, Türkiye’nin de ulusal güvenliği açısından Suriye’deki gücünü tahkim etmesi gerektiğini belirtti. Atabay ayrıca İsrail’in İran’a karşı Irak’a kadar genişlemek istediğini de sözlerine ekledi:

    Emekli Kurmay Albay Ünal Atabay’a göre bölgedeki her gelişme birbiriyle bağlantılı ve Türkiye’yi doğrudan etkileme potansiyeline sahip:

    ABD’nin çok kutuplu dünya düzenini istemediğini kaydeden Atabay’a göre Amerika, Çin ile birlikte Soğuk Savaş benzeri iki kutuplu bir sistem arzuluyor:

    1 hr 25 min
  • ‘Trump, ekibinden birini Demokrat medyaya kurban vermek istemiyor’

    ABD'de özel bir şirkete ait Signal adlı mesajlaşma uygulamasında, Amerika'nın Başkan Yardımcısı J.D. Vance dahil üst düzey isimlerinin Husilere yönelik askeri harekatı tartıştığına dair ekran görüntüleri yayınlandı. ABD basını, skandala 'Signalgate' adını verdi. Trump'ın Ulusal Güvenlik Danışmanı Mike Waltz tarafından sohbet grubuna dahil edildiğini ifade eden, Trump karşıtlığı ile de tanınan The Atlantic yazarı Jeffrey Goldberg tarafından paylaşılan ekran görüntülerinde, saldırı saatleri ve askeri harekata dair bilgilerin de yer aldığı görüldü.

    İlk etapta ABD Başkanı Donald Trump sızıntıyı bir küçük bir "aksaklık" olarak nitelendirirken, Ulusal İstihbarat Direktörü Tulsi Gabbard da gizli bir istihbarat bilgisinin paylaşılmadığını ifade etti. Daha sonra detaylı ekran görüntülerinin paylaşılması üzerine Beyaz Saray, sızıntıyı soruşturacaklarını açıkladı.

    Ulusal Güvenlik Danışmanı Mike Waltz da bu hatanın "tüm sorumluluğunu" üstlendiğini belirtti.

    ABD gündemini sarsan Signalgate skandalını, Signal grubunda ABD üst düzey yetkililerinin mesajlarını, skandala Trump yönetiminin yaklaşımını ve Trump’ın üçüncü dönem başkanlığı ile ilgili tartışmaları, gazeteci Sarp Sinan Hacır ile konuştuk.

    Signalgate skandalının Trump’ın ikinci başkanlık döneminin ilk büyük skandalı olduğuna dikkat çeken Hacır’a göre, Signal grubunda devlet yetkililerinin mesajlaşmaları oldukça dikkat çekici. Hacır, özellikle ABD ve İsrail arasında en azından Yemen ekseninde bir koordinasyon eksikliğinin göze çarptığı tespitinde bulundu:

    Sarp Sinan Hacır’a göre Trump ekibinin ilk ifşayı küçümsemesi sonucunda Jeffrey Goldberg, Signal grubundaki daha hassas bilgileri de içeren ekran görüntülerini yayınlama kararı aldı. Hacır ayrıca skandalın sorumlusunun Mike Waltz olduğunu da sözlerine ekledi:

    Trump’ın Signalgate skandalıyla ilgili kimseyi Demokrat medyanın önünde harcamak istemediği değerlendirmesinde bulunan Sarp Sinan Hacır, gelişmelerin Tulsi Gabbard’ı etkileyebileceğini ve müesses nizama yakın Cumhuriyeçtilerin tekrar sahneye çıkabileceğini dile getirdi:

    ABD’de Donald Trump’ın üçüncü dönem de başkanlık yapması yönündeki tartışmaları değerlendiren Sarp Sinan Hacır’a göre Amerikan sisteminde böyle bir şeyi mümkün kılacak reformların yapılması oldukça güç:

    Demokrat Parti’nin ciddi bir düşüş yaşadığını kaydeden Hacır, bunun en büyük sebebinin lider eksikliği olduğunu belirtti:

    1 hr 25 min
  • ‘Rubio, Türkiye aleyhindeki söylemleri ile tanınan bir isim’

    Dışişleri Bakanı Fidan ile ABD Dışişleri Bakanı Rubio, Washington'daki ABD Dışişleri Bakanlığı binasında bir araya geldi.

    Dışişleri Bakanı Hakan Fidan ile ABD'li mevkidaşı Marco Rubio'nun ikili ve bölgesel meseleleri ele aldıkları ABD Dışişleri Bakanlığı'ndaki görüşme sona erdi. Toplantı öncesi kameralar karşısında el sıkışan bakanlar, basın mensuplarına poz verdikten sonra görüşmeyi gerçekleştirdikleri salona geçti. Görüşmeye ilişkin henüz bir açıklama yapılmazken, diplomatik kaynaklardan edinilen bilgiye göre, görüşmede ikili ve bölgesel konu başlıkları kapsamlı şekilde ele alındı.

    Dışişleri kaynaklarından edinilen bilgiye göre, Bakan Fidan ve ABD Dışişleri Bakanı Rubio'nun Washington'daki görüşmesinde, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile ABD Başkanı Donald Trump arasında yapılan telefon görüşmesinde ele alınan konuların takibi yapıldı. Kaynaklar, her iki tarafın da savunma sanayi alanındaki işbirliğinin önündeki engellerin kaldırılması yönünde siyasi iradesini açıkça ortaya koyduğunu ve iki taraf arasında mevcut sorunların çözümü için teknik görüşmeler yapılacağını aktardı.

    Tarafların, Suriye yönetimiyle angajmanın önemini vurguladığını belirten kaynaklar, Suriye'de istikrarın sağlanması ve terörle mücadele konusundaki kararlılığın ifade edildiğini bildirdi. Kaynaklar, Fidan'ın Rubio'ya Gazze'de kalıcı ateşkesin tesis edilmesi gerektiğini aktararak, bu hususun bölgesel barış için önemini vurguladığını kaydetti.

    Diğer Yandan Marco Rubio yayınladığı yazılı açıklamada, İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun tutuklanması konusunda "endişelerini dile getirdiğini" ifade etti.

    Dışişleri Bakanı Hakan Fidan ve ABD'li mevkidaşı Marco Rubio'nun görüşmesini, Donald Trump'ın şahsının ve ekibinin Türk-Amerikan ilişkilerine etkisini ve Avrupa güvenlik mimarisi için Türkiye'nin dile getirdiği söylemleri, ABD uzmanı araştırmacı Şanlı Bahadır Koç ile konuştuk.

    ABD Başkanı Donald Trump’ın Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a kişisel olarak saygı duyduğunu belirten Şanlı Bahadır Koç, diğer yandan Amerikan hükümetinin üst düzey isimlerinin neocon olduğuna dikkat çekti:

    Trump’ın İran konusunda savaşı tercih etmeyeceği değerlendirmesinde bulunan Koç’a göre Rubio’nun Kafkasya mesajları da dikkat çekici:

    Trump’ın Rusya ile yakın ilişki kurmak istemesini gündeme getirmesi sonrası Türkiye’ye yönelik CAATSA yaptırımlarının akıbetinin ne olacağını soran Şanlı Bahadır Koç, şunları kaydetti:

    Dışişleri Bakanı Hakan Fidan ve Amerikalı mevkidaşı Marco Rubio arasındaki görüşmeyi değerlendiren Bahadır Koç, görüşmenin Türkiye açısından çok da başarılı geçmediği değerlendirmesinde bulundu:

    Şanlı Bahadır Koç’a göre Türkiye’nin Avrupa güvenlik mimarisi için öne atılması doğru değil. Koç, Türkiye’nin kendini öne sürmesi yerine Batı’nın gelmesi gerektiğini ve bu sayede taviz koparmanın daha doğru bir diplomatik manevra olacağını belirtti:

    1 hr 24 min
  • 'Batı, göç meselesi kendisine zarar verince tavır değiştirdi’

    Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, ABD’nin başkenti Washington D.C.’ye giderek mevkidaşı Marco Rubio ile temaslarda bulundu.

    Dışişleri Bakanı Hakan Fidan ile ABD'li mevkidaşı Marco Rubio'nun görüşmesinde taraflar, savunma sanayisindeki işbirliğinin önündeki engellerin kaldırılması yönünde siyasi iradeyi vurguladı.

    Dışişleri kaynaklarından edinilen bilgiye göre, Bakan Fidan ve ABD Dışişleri Bakanı Rubio'nun Washington'daki görüşmesinde, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile ABD Başkanı Donald Trump arasında yapılan telefon görüşmesinde ele alınan konuların takibi yapıldı. Kaynaklar, her iki tarafın da savunma sanayi alanındaki işbirliğinin önündeki engellerin kaldırılması yönünde siyasi iradesini açıkça ortaya koyduğunu ve iki taraf arasında mevcut sorunların çözümü için teknik görüşmeler yapılacağını aktardı.

    Tarafların, Suriye yönetimiyle angajmanın önemini vurguladığını belirten kaynaklar, Suriye'de istikrarın sağlanması ve terörle mücadele konusundaki kararlılığın ifade edildiğini bildirdi. Kaynaklar, Fidan'ın Rubio'ya Gazze'de kalıcı ateşkesin tesis edilmesi gerektiğini aktararak, bu hususun bölgesel barış için önemini vurguladığını kaydetti.

    Marco Rubio ise, Türkiye’ye Ekrem İmamoğlu’nun tutuklanması sonrası yaşanan protestolarla ilgili endişelerini dile getirdiğini açıkladı.

    Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’ın Washington D.C. ziyaretini, Türk-Amerikan ilişkilerini ve Trump yönetiminin Ortadoğu yaklaşımını, Prof. Dr. Hasan Köni ile konuştuk.

    Türkiye’nin Avrupa ile özellikle askeri işbirliği ve savunma sanayisi alanında yakınlaşmaya çalıştığını belirten Prof. Dr . Hasan Köni, ABD’nin de benzer bir ortaklık planı önerebileceğini dile getirdi. Köni’ye göre ABD, bölgede sakinlik istediği için Türkiye ile iyi ilişkiler geliştirebilir fakat Avrupa savunma sanayisinin ürünlerini nereye satacağı sorusunun cevabı hala meçhul:

    Suriye’de Şam ile Suriye Demokratik Güçleri (SDG) arasında yapılan anlaşma maddelerini değerlendiren Prof. Dr. Hasan Köni, Türkiye’nin ve SDG’nin maddelerden anladığı şeylerin ve beklentilerinin farklı olduğunu vurguladı:

    Donald Trump’ın Türkiye’nin beklentilerini karşılayamayacağına işaret eden Prof. Dr. Köni, özellikle Trump yönetiminde çok sayıda Amerikan Yahudisi bulunmasına dikkat çekti. Köni’ye göre bu durum, ABD ve Türkiye arasında Ortadoğu stratejilerinde farklılık yaratıyor:

    Prof. Dr. Hasan Köni’ye göre Batı, göç meselesi kendisine zarar verdikten sonra durumu tersine çevirmeye karar verdi:

    1 hr 24 min
  • ‘Ekonomi programı, yabancı sermayeyi Türkiye’ye çekme çabasından başka bir şey yapmadı’

    İstanbul Büyükşehir Belediyesi Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun yolsuzluk soruşturması kapsamında tutuklanması üzerine gözler borsaya ve para piyasalarına çevrildi. Özellikle yabancı yatırımcıların milyarlarca dolarlık yatırımını Türk piyasalarından çektiğine ilişkin haberler yapıldı.

    Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek ise, piyasalardaki dalgalanmalara ilişkin şunları söyledi: "Anketler son dönem gelişmelerini yansıtmamakla birlikte finansal piyasalardaki oynaklığın beklentilere etkisinin kısa vadeli ve sınırlı olmasını öngörüyoruz."

    CHP Genel Başkan Yardımcısı Yalçın Karatepe ise, Ekrem İmamoğlu’nun tutuklanmasının ardından piyasalardaki dalgalanmaya dikkat çekerek, ekonomi yönetimini ve Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek'i eleştirdi. Karatepe, "Piyasaların sağlıklı işlemesini engelleyen gelişmeler hakkında da birkaç laf eder misiniz? Ne oluyor da piyasalar sağlıklı çalışmıyor? Asıl alınması gereken tedbir, hukuk sisteminin inşa edilmesidir. Merkez Bankası'nın döviz satarak bu sorunu çözmesi mümkün değil."

    Diğer yandan OECD, dünyada ekonomik büyümenin azalacağı ve enflasyonun artacağı yönünde uyarılarda bulundu.

    ABD Başkanı Donald Trump'ın küresel piyasalara etkisini, Türkiye'deki siyasi gelişmelerin piyasalara etkisini, yabancı yatırımcılar meselesini ve enflasyonun durumunu, ekonomist Arda Tunca ile konuştuk.

    Ekonomist Arda Tunca’ya göre Türkiye’de uygulanan ekonomi programları doğrudan yabancı yatırımcıya odaklı. Piyasalardaki dalgalanmanın siyasi olaylarla doğrudan alakalı olduğunu vurgulayan Tunca, Türkiye’de yerli üretimde sürdürülebilirliği hedefleyen yapısal değişikliklere ağırlık verilmesi gerektiğini belirtti:

    Uzun vadeli yatırımcıların parasını doğrudan çıkaramayacağı için hukukun üstünlüğü kavramıyla ilgilendiğinin altını çizen Tunca, şunları söyledi:

    Türkiye’de yaşanan gelişmelerin siyasi tarafına vurgu yapan Tunca’ya göre, Türkiye’de enflsayon düşüşü şimdilik öngörülmüyor. Enflasyonun düşmesi için talebin azalmasının da pek tercih edilen bir yol olmadığını belirten Arda Tunca, 2023 ile bugün arasındaki TÜİK’in resmi enflasyon rakamlarını kıyasladı:

    Donald Trump’ın iktidara gelişi ile birlikte dünyada ekonomik büyümede azalma ve enflasyonda artış trendinin beklendiğini kaydeden Arda Tunca, diğer yandan Batı’daki enflasyonun Türkiye’ye oranla çok düşük bir seviyede kaldığının da altını çizdi:

    1 hr 25 min
  • ‘Trump, ‘Savaş yok’ sözünü tutamadı. Yemen, Lübnan, Gazze vuruluyor’

    ABD, Yemen'deki Husilere yönelik hava saldırılarını sürdürdü. Bir gecede 12 defa uçakları kaldıran ABD, tonlarca bombayı Yemen'deki hedeflerin üzerine bıraktı.

    İsrail ise haftasonu çoğu çocuk 400 sivilin hayatını kaybettiği katliamın ardından, Gazze'ye yönelik saldırılarına ara vermeden devam etti. İsrail uçakları Gazze'yi vururken, İsrail medyası da kara kuvvetlerinin yeni bir harekat için hazırlandığını bildirdi. İsrail ordusunun, Refah'taki sivillere "tahliye uyarısı" gönderdiği ifade edildi.

    Lübnan'da ise Hizbullah'ın silah bırakması eksenindeki tartışmalar devam etti. Hizbullah, BM Güvenlik Konseyi'nin (BMGK) 1701 sayılı kararına uyarak Litani Nehri güneyinde silah bırakacağını beyan etti. Ancak Hizbullah, Lübnan'ın yeni cumhurbaşkanı Josef Avn'ın "Ülke genelinde silah bırakma" söylemine karşı çıktı.

    ABD’nin Yemen saldırılarını, İsrail’in Gazze ve Lübnan’da ateşkesi ihlal etmesini, Hizbullah’ın durumunu, Lübnan’daki tartışmaları ve Hizbullah’ın silah bırakması meselesini, gazeteci Nalan Yazgan ile konuştuk.

    Nalan Yazgan’a göre ABD Başkanı Donald Trump, “yeni savaş yok” sözünü tutamadı. ABD Yemen’i vururken İsrail’in de hem Lübnan hem Gazze’de ateşkesi ihlal ettiğinin altını çizen Yazgan, saldırıların boyutunun da çok büyük olduğunu vurguladı:

    Lübnan’daki ateşkesi “kırılgan” olarak tanımlayan Nalan Yazgan, BM barış gücünün Hizbullah tarafından hiçbir ateşkes ihlali raporlamadığını belirtti. Diğer yandan İsrail’in ateşkesi yüzlerce kez ihlal ettiğini aktaran Yazgan, şunları kaydetti:

    Yazgan’a göre Hizbullah, Suriye üzerinden gelen lojistik koridorunun kesilmesiyle büyük bir darbe aldı. ABD istihbaratının da Beyrut Havalimanı üstünde hakimiyet kurup Hizbullah’ın finansal trafiğini kesmeye çalıştığını ifade eden Yazgan, yaşanan kayıplar neticesinde Hizbullah ve Emel Hareketi’nin istediği isimleri kabineye sokamadığına dikkat çekti:

    Lübnan hükümetinin henüz Hizbullah’ı silahsızlandırmak için somut bir plan ortaya koyamadığını belirten Yazgan, diğer yandan Hizbullah’ın da ülke genelinde silahsızlanmaya karşı çıktığını belirtti. BMGK'nın 1701 sayılı kararı uyarınca Hizbullah’ın sadece Lübnan güneyinde silah bırakması gerektiğini hatırlatan Yazgan, diğer yandan Suriye’de yaşanan olaylara da dikkat çekti. Nalan Yazgan’a göre Suriye’deki saldırılar sonrası başlayan Arap Alevilerinin göçü sonrası Lübnan’da mezhepsel çatışma riski tekrar gündeme gelebilir:

    1 hr 25 min
  • 'Batı'da demokrasi erozyonu yaşanıyor. Onlardan olan demokrat, olmayan diktatör sayılıyor'

    Romanya'da geçen kasım ayında yapılan seçimleri Calin Georgescu kazandı. Ancak Romanya anayasa mahkemesi, seçimlere "Rusya müdahalesi olduğu" iddiası ile seçimleri iptal etti.

    Seçimlerin bu sene mayıs ayında tekrarlanması planlandı fakat Romanya seçim kurulu, Georgescu'nun aday olamayacağını ilan etti. Georgescu'nun avukatlarının yaptığı itirazları da kabul etmeyen seçim kurulu, Georgescu'nun aday olamayacağını belirtti.

    Ukrayna'daki savaşa ve artan Brüksel etkisine karşı söylemleri bulunan Georgescu'nun aday olamaması için, Avrupa Birliği'nin de birçok yetkilisinin açıklaması olmuştu. AB yetkilileri, Romanya'da Calin Georgescu'nun kazandığı seçimi derhal "hukuksuz" olarak tanımlayarak, anayasa mahkemesine adeta müdahale çağrısında bulunmuştu.

    Diğer yandan Almanya'da şubat ayında yapılan seçimlerde sandıktan ikinci sırada çıkan Almanya İçin Alternatif (AFD) partisinin koalisyon görüşmelerine dahil edilmemesi de dikkat çekti. Dünyada, Batı'daki demokrasi anlayışının ve sandıktaki halk iradesine duyulan saygının gerilediği yönünde tartışmalar başladı.

    Batı demokrasisindeki gerilemeyi, renkli devrimleri, Romanya’da demokratik seçime yapılan müdahaleyi, Batı’nın değerler konusundaki riyakarlığını ve Türkiye’deki protestoları, gazeteci ve yazar Mehmet Ali Güller ile konuştuk.

    Ukrayna’da Meydan Darbesi’nin desteklenmesinden Romanya’da seçimleri kazanan Calin Georgescu’nun önce kazandığı seçimin, ardından adaylığının iptal edilmesine değinen gazeteci Güller, Batı’da bir demokrasi erozyonu yaşandığını vurguladı:

    Mehmet Ali Güller’e göre Batı’da demokratik erozyonun en büyük örnekleri, emperyalizm ile birlikte ilericiliğin duraksaması oldu:

    Batı’nın özellikle Ukrayna ve Gürcistan başta olmak üzere hem doğrudan hem de dolaylı yoldan desteklediği ve “turuncu devrim” dediği hareketlerin özünde Batı yanlısı darbeler olduğuna dikkat çeken Mehmet Ali Güller, bu durumun bizzat dönemin ABD Başkanı Barack Obama tarafından dile getirildiğine dikkat çekti:

    Türkiye’de İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun önce gözaltına alınması ve ardından tutuklanması ile başlayıp devam eden protestolarda hiçbir Avrupa Birliği bayrağı bulunmadığına dikkat çeken Güller, ulusal kimlik taşıyan eylemlerin turuncu devrimle bir alakası olmadığının altını çizdi:

    1 hr 25 min

About EKSEN

From the publisher's feed

Ceyda Karan, Eksen’le her gün RS FM'de. Eksen'de Rusya'dan Avrupa'ya; Amerika'dan farklı bölgelere kadar pek çok noktadaki sıcak gelişmeler masaya yatırılıyor.

More shows like EKSEN

Kendine İyi Davran by Beyhan Budak

Kendine İyi Davran

66 Listeners

Merdiven Altı Terapi by Deniz Dülgeroğlu

Merdiven Altı Terapi

67 Listeners

Trend Topic by Podbee Media

Trend Topic

21 Listeners

SEYİR HALİ by Sputnik Türkiye

SEYİR HALİ

0 Listeners

Geri Dönüyoruz by Socrates Dergi, Mahir Ünsal Eriş, Töre Sivrioğlu

Geri Dönüyoruz

14 Listeners