Kolektif Batı’nın Biden yönetimi önderliğinde Ukrayna üzerinden Rusya Federasyonu’na karşı açtığı savaşın üçüncü yılında yenilgi kendini hissettirirken, ABD’de Donald Trump’ın başkanlığı işleri değiştirmiş görünüyor.
Trump, 20 Ocak’ta yemin edip göreve başlamasından bir ay geçmeden ‘savaşı bitirme’ vaadi doğrultusunda harekete geçti. 12 Şubat’ta Trump-Putin telefon görüşmesi gerçekleşirken, 18 Şubat’da Suudi Arabistan’ın başkenti Riyad’da ABD-Rusya ilişkilerinin onarılmasını ele almak üzere iki ülke heyetleri bir araya geldi. İlk adım güven tesisi için atılırken, büyükelçiliklerin faaliyetlerinin normalleşmesinde anlaşıldı. Ukrayna meselesi ise ekiplerin oluşması sonrasına bırakıldı.
Dünyanın iki büyük gücünün aynı masada buluşması Avrupa’yı kızdırdı. Savaşın devamı için bastıran Avrupa siyasi elitleri, 14-16 Şubat’taki Münih Güvenlik Konferansı’nda karşılarında kendilerini eleştiren ABD Başkan Yardımcısı JD Vance’ı buldular. Askeri heyetler de Brüksel’de güvenlik garantilerini NATO 5’inci maddesi dahil dışlayan Pentagon şefi Pete Hegseth’le karşı karşıya kaldı.
Riyad’da açıkça ABD-Rusya ikili ilişkileri ana temayken Kiev’in masadan dışlandığı söylemleri yükseldi. Riyad’a katılımı reddedilen Zelenskiy’nin Türkiye ziyareti ise dikkat çekti.
Bu dramatik gelişmelerle eş zamanlı olarak Zelenskiy; geçen yıl bizzat kendisi önermişken, Ukrayna’nın stratejik kaynaklarını ABD’ye sunmayı içeren anlaşma ile Kiev’e giden ABD Hazine Bakanı’ı geri çevirdi. Olaylar Trump’ın göreve süresi dolan ve seçimden kaçan Zelenskiy’i ‘diktatör’ olarak nitelemesine kadar vardı.
Küresel gündemi belirleyen ve Transatlantik hattında derin yarılmalara yol açan dramatik gelişmeleri Prof. Barış Doster ile konuştuk.
Prof. Barış Doster’e göre, Avrupalıların ‘dışlandık’ diyeres dizlerini döven halleri ‘acınası’ bir görünüm arz ediyor. AB siyasi elitlerinin ABD’nin saldırı aygıtı NATO’ya fazla güvendiklerini belirten Doster, şimdi ise kendilerini yeni bir dünya ile karşı karşıya bulduklarını söyledi. Doster, ABD açısından da kendini hissettiren zorlu ekonomik göstergelere dikkat çekti:
Bu krizde Avrupa siyasetçileriyle liberal elitlerinin dünyayı da Rusya Federasyonu’nu da doğru okuyamadıklarını belirten Prof. Doster, “Avrupalıların dizini dövmesi, saçını başını yolması elbette bize gülünç geliyor. Ama biz ekonomi politik bilenler, tarih bilenler gülemiyoruz, acıyoruz” diye konuştu:
Prof. Doster, ekonomi politik ve tarih bilenler açısından gelişmelerin şaşırtıcı olmadığını vurgularken, daha sırada Avrupa’da tek tek ülkelerdeki sarsıcı iç siyasi gelişmeler olduğuna dikkat çekti:
Rusya’nın gerek savunma sanayisi gerekse nitelikli insan gücünün Batı’dan çok daha iyi durumda olduğunu belirten Doster’e göre Rusya Çin ile stratejik iş birliğine devam ettirme niyetinde:
Avrupa’nın barış sürecini sabote etmeye cesaretinin olmayacağını düşünen Doster, Avrupalıların NATO’nun ikinci büyüğü olan Türk ordusunu akıllarına getirmelerine tepki gösterdi. Doster, “Bizim Avrupa emperyalizminin hesapları uğruna cepheye yollayacak tek bir askerimiz yoktur” dedi:
Trump’ın Avrupa’ya bakışına atıf yapan Prof. Doster, Avrupalıların ABD’ye rağmen barış sürecini sabote edemeyeceği değerlendirmesinde bulundu. Doster, Trump sözünün arkasında durur ve Rusya’nın endişelerine yanıtlar üretirse, sürecin başarıyla sonuçlandırılacağını vurguladı:
Rusya-Ukrayna krizinin ilk dönemlerinde Zelenskiy’nin barış masasından kalktığını ancak şu anda panik içerisinde çeşitli ülkelerin kapısını çaldığını belirten Doster, Ukrayna lideri için ‘karikatür tip’ değerlendirmesi yaptı:
Doster’e göre barış sürecinin sonunda Ukrayna eski Ukrayna olamayabilir. Bunun en temel müsebbibinin emperyalizmin kuyruğuna takılan Ukrayna yöneticileri olduğunu ifade eden Doster, Zelenskiy’nin ‘ders almayacağı’ ve zaten artık çok geç olduğu görüşünde: