Beyaz Saray’da ağırladığı ilk yabancı lider, İsrail Başbakanı Benyamin Netanyahu olan ABD Başkanı Donald Trump, ‘Gazze planı’ ile beklentileri de aştı. Etnik temizliği adeta ‘imar seferberliği’ olarak sunarak ‘emlakçı başkan’ pozisyonu alması, herkesi şoke etti.
Trump, Netanyahu ile ortak açıklama sırasında, ‘ABD’nin Gazze Şeridi’ni devralacağını’ ilan etti. Enkaza dönmüş Gazze’yi yeniden inşa etmekten söz eden Trump, Filistinlilerin gidecek başka yerleri olmadığı için Gazze’de olduklarını savundu, ABD’nin ‘emlak meselelerini halletmesi’ esnasında komşu ülkelerde ‘daha iyi koşullarda ağırlanacaklarını’ savundu. İnşaat planlarının ardından ise ‘tüm dünyadan insanların yaşayacağı uluslararası bir bölgeden’ söz etti.
"Orada uzun vadeli bir sahiplik pozisyonu görüyorum ve bunun belki de tüm Ortadoğu'ya büyük bir istikrar getireceğini görüyorum" diyen Trump, bu şekilde barış sağlayacaklarını iddia etti. ABD askerlerinin ‘gerekirse Gazze’ye gitmesi’ konusunda açık kapı bıraktı.
Trump’ı dinlerken memnuniyetini saklamayan Netanyahu, kendisini ‘İsrail'in Beyaz Saray'da sahip olduğu en büyük dostu’ olarak niteledi.
Gazze planı başta Suudi Arabistan olmak üzere Ortadoğu ve Avrupa ülkelerinin tepkisini çekse de Trump geri adım atmadı ve Truth Social hesabından "Çatışmaların sonunda Gazze Şeridi İsrail tarafından ABD'ye devredilecek" diye yazdı. ‘Bölgede modern konutlar ve güzel toplulukların’ yerleşeceğini belirten ama bu kez “İnsanlar için harika olacak - Filistinliler, çoğunlukla Filistinlilerden bahsediyoruz” vurgusu yapan Trump, yine “ABD'den hiçbir askere ihtiyaç duyulmayacak” ifadelerini kullandı.
Şimdi tüm dünya Trump’ın planını ve gerçekleşme olasılığını konuşuyor. ‘Ciddi olmadığını’ söyleyenler eksik olmazken, Gazze’deki ateşkes sürecine etkileri ile zaten gerilim içindeki Ortadoğu coğrafyasındaki sonuçları tartışılıyor.
Gelişmeleri Doç. Yasin Atlıoğlu ile konuştuk.
Yasın Atlıoğlu’na göre, Trump planı üzerine ‘kafa yormuş’ görünüyor. Trump’ın dünyadaki vekili uluslararası sistem açısından ‘çılgın ve pervasız’ söylemler kullandığını belirten Atlıoğlu, son bir yılda Lübnan ve Suriye dahil pek çok ülkede yaşananlar düşünüldüğünde bu tehcir planının ciddiye alınması gerektiği görüşünü dile getirdi:
Atlıoğlu, ABD’nin rejim değişiklikleri yoluyla son yıllarda Ortadoğu’da daha sorunlu ve zayıf rejimlerin ortaya çıkmasını sağladığını anımsatırken, ‘siyasi haritaları, sınırları belirleme’ iddiasına daha dikkat edilmesi gerektiği görüşünde. Atlıoğlu, büyük demografik değişime de işaret etti:
Beyaz Saray, Trump'ın ‘Gazze temizlenmeli’ açıklamasının ‘yanlış anlaşıldığını’ savunurken Atlıoğlu’na göre Trump’ın ‘sopa’ politikası izlediği gözden kaçmamalı:
Atlıoğlu, ateşkesle başarı elde edilse de Gazze savaşı nedeniyle Hamas’ın güç kaybettiğini ve önümüzdeki süreçte silah yahut maddi destek imkanının kısıtlandığını belirtirken, İsrail’in Filistinlileri ‘yıpratarak’ Gazze’den çıkarmak istediği değerlendirmesinde bulundu:
Doç. Atlıoğlu’na göre Trump İsrail’i Körfez ülkelerinin de bulunduğu Arap dünyasıyla barıştırdığı İbrahim anlaşmalarını bundan sonraki süreçte Lübnan ve Suriye ile genişletebilir:
İsrail-Filistin ateşkesinin İsrail’in tutumu nedeniyle ikinci aşamasına ‘şüpheyle’ yaklaşan Atlıoğlu, rehinelerin kurtarılması sonrası İsrail’in önündeki engelin de kalkalacağını öngördü:
Atlıoğlu, Filistin meselesinin bölgede ortak dava olarak görüldüğünü ve ülke liderlerinin Trump’ın isteği doğrultusunda bazı Filistinlileri almayı kamuoylarına kabul ettirebileceğini düşünüyor. Hatta Lübnan ve Suriye’ye yerleştirme olasılığını da dile getirdi:
ABD’nin Suriye’ye yaptırım tehdidini ‘demokrasinin kılıcı’ olarak niteleyen Atlıoğlu, Lübnan’ın da aynı durumda olduğunu belirtti. Atlıoğlu’na göre, iki ülke de Batı tarafından İsrail ile masaya oturtulabilir:
Yeni Suriye hükümetinin ayakta kalabilmesi için gerekli kapasiteye sahip olmadığını anımsatan Atlıoğlu, mevcut konjonktürü şöyle yorumladı:
Diğer yandan Atlıoğlu, Gazze’deki Filistinlilerin zorla çıkarılması halinde Filistin direnişinin İntifada’ya yol açabileceğini de vurguladı. Atlıoğlu’na göre, bu durum İsrail’i tedirgin ediyor:
Atlıoğlu, olası yeni çatışma durumunda Hizbullah açısından da askeri gücünü toparlamak için zamana ihtiyaç duyulduğunu vurguladı ve bu kez denklemde İran’ın boşluğunu anımsattı:
Atlıoğlu, diğer yandan da Rusya ve Çin’in önümüzdeki süreçte bir hamle yapma olasılıklarını dışlamıyor: