Kailar Podcastleri

Kailar Podcastleri

By Eyüp Sabri KartalArtsBooks
Download on the App Store

Kailar Podcastleri episodes

  • 60. MÜMTEHİNE suresi. KHMK Kur'an-ı Hakim Meali Kerim Kur'an sesli meali
    Hacim bakımından Mufassal surelerin Tival sureleri (Mufassal, Kur'an'ın sonundaki surelerdir. Rahman Suresi'nden sonuna kadar olan ayetler. Onlar da Tival, Evsat, Kısar olmak üzere üç bölüme ayrılır. Tivali Mufassal: Hucurat Suresi'nden Buruc Suresi'ne kadar, Evsatı Mufassal: Buruc Suresi'nden Lemyekün'e kadar, Kısarı Mufassal: oradan sona kadardır) grubundandır.
    Mümtehine Suresi'nde birkaç önemli fıkhi ve siyasi hükmün yanı sıra muhacir kadınların ahkâmını içermekle birlikte Mekke’nin fethinden sonra muhacir kadınların Allah Resulü (s.a.a) ile biati konularından da bahsetmektedir.
    Mümtehine Suresi
    Mümtehine Suresi, imtihan kelimesinden alındığı için “Mümtehine” olarak adlandırılmıştır ve eğer “ha” harfi esre (fethe) olursa ismi meful (yani imtihan olunmuş manasında) ve “ha” harfi kesre harekeli ise ismi fail (yani imtihan eden manasında) olmaktadır.
    İsimleri
    Mümtehine Suresi her iki surette de (yani ismi fail ve ismi meful olarak) adlandırılmıştır. Zira bu surenin 10. Ayetinde hicret eden kadınların kocalarını terk etme hedef ve nedenlerini ve aynı şekilde Mekke’den Medine’ye muhaceret edişlerinin sebeplerinin aşikâr olması ve onlar hakkında karar alınması noktasında, Allah Resulüne (s.a.a) muhacir kadınları imtihan etmesi emredilmiştir.
    Bundan dolayı muhacir kadınlar “Mümtehane”dir (ha harfi esreli; yani imtihan olunan) ve Allah Resulü (s.a.a) ise “Mümtehin”dir (ha harfi kesreli; yani imtihan eden). Bu yüzden bu surenin diğer bir adı da “İmtihan”dır. Bu surenin üçüncü ismi “Meveddet”tir; zira meveddet kelimesi bu surede üç defa geçmiştir. İki defa Müslümanların Allah düşmanlarını dost edinmemeleri vurgulanan birinci ayette ve bir defa da Müslümanların Allah düşmanları ile oluşabilecek irtibat ve dostlukları hakkındaki gaybi haberi içeren (bu gaybi haberler, Mekke’nin fethiyle Kureyş’in iman etmesi ve onların Müslümanlara olan düşmanlıklarının dostluğa dönüşmesiyle tahakkuk bulmuştur) 7. ayette zikredilmiştir.
    Mümtehine Suresi 13 ayet, 352 kelime ve 1560 harften oluşmaktadır. Medeni olan bu sure Mushaf’taki sıralamada 60. iniş sırasına göre ise 91. suredir. Bu sure lafız ve hacim bakımından Mufassal surelerin Tival sureleri (Mufassal, Kur'an'ın sonundaki surelerdir. Rahman Suresi'nden sonuna kadar olan ayetler. Onlar da Tival, Evsat, Kısar olmak üzere üçe bölünür. Tivali Mufassal: Hücurat Suresi'nden Buruc Suresi'ne kadar, Evsatı Mufassal: Buruc Suresi'nden Lemyekün'e kadar, Kısarı Mufassal: oradan sona kadardır) grubundandır ve yaklaşık bir hizb’in (Hizb: cüz’ün dörtte biri demektir) üçte biri kadardır.
    Konular
    Mümtehine Suresi, birkaç önemli fıkhi ve siyasi hükmün yanı sıra muhacir kadınların ahkâmını içermekte ve Mekke’nin fethinden sonra muhacir kadınların Allah Resulü (s.a.a) ile biati konularından bahsetmektedir. Ayrıca dostluk ve düşmanlığın ölçüsünün sadece ve kesinlikle Allah olması gerektiğine değinilmiş ve Hz. İbrahim’in (a.s) dua ve münacatlarının yanı sıra dua konuları da beyan edilmiştir.[1]
    9 min
  • 59. HAŞR SURESİ, Hasan Basri Çantay, KHMK Kur'an sesli meali.
    Haşr Suresi (Arapça: سورة الحشر‎; Al-Hashr) "Allah’ı tesbih" (سَبَّحَ لله‌) ifadesiyle başlayan ve “Müsebbihât” diye bilinen yedi sureden biridir. [1] Bu surenin son üç ayeti Allah’ın Cemal ve Celal sıfatlarına, Esmaü’l Hüsna ve (Allah’ın) büyüklüğüne işaret etmektedir.Başka İsmiBen-i NadirSınıfıMedeniNüzul Sırası101Sure Numarası59Cüz28Sayısal BilgilerAyet Sayısı24Kelime Sayısı448 Harf Sayısı971” diye bilinen yedi sureden biridir. Bu surenin özelliklerinden biri, son üç ayetinin Allah’ın Cemal ve Celal sıfatlarının, Esmaü’l Hüsna ve Uzması’nın Camisi (kapsaması) olmasıdır. Ben-i Nadir (Nadir oğulları) Yahudilerinin yenilmesi ve sürgün edilişi olayı, bu surenin ana konularındandır.
    Savaşmadan Müslümanların eline geçen mal ve ganimetlerin taksiminin hükmü, münafıkların alameti ve Müslümanlara karşı münafıkça ve haince amellerinin ifşası ve melâmeti, Muhacirlerin yaptıkları fedakârlıkların övülmesi ve temcidi bu surenin diğer konularındandır. Haşr Suresi'nin başlangıcı ve sonu arasında özel bir bağ bulunmaktadır; yani bu sure Allah’ı zikir ve takdis ile başlamakta; bu tesbih ve takdisle de son bulmaktadır.
    Tarih-i Rivayetler ve Öyküler
    Ben-i Nadir Yahudilerinin, Müslümanlar karşısında yenilgiye uğraması ve sürgün edilmesi (Ayet/2).
    Münafıkların, Yahudilerle işbirliği yapacaklarına dair yalan vaatte bulunması (11 ve 12. ayetler).
    İniş Sebebi: Yahudilerin Müslümanlar Aleyhine Komplo Kurması
    Ana Madde: Ben-i Nadir Gazvesi
    Peygamber Efendimiz (s.a.a) Medine’ye hicret ettiğinde, Medine’de yaşayan Yahudi kabileleriyle yani Ben-i Nadir, Ben-i Kurayza ve Ben-i Kaynuka ile barış anlaşması imzaladı. Fakat Medine Yahudileri, Allah Resulü (s.a.a) ile imzalamış oldukları barış anlaşmasını, özellikle bu üç yerde ihlal ettiler:
    1-Yahudilerin büyüğü olan ‘‘Kab b. Eşref’’in, Uhud savaşı sonrasında Peygamber Efendimiz’i (s.a.a) yok etmek için, Ebu Süfyan ile ittifak anlaşması imzalaması. Bu olay vahiy yoluyla Allah Resulü’ne (s.a.a) bildirildi. 2-Yahudi Ben-i Nadir kabilesinden ‘‘Amr b. Cehhaş’’ adlı birinin, Peygamber Efendimiz’e (s.a.a) suikast düzenlemek için komplo kurması. 3-İslam Peygamberi (s.a.a) aleyhine iftira ve hakaret içerikli şiirler okumaları.
    Medine’de bulunan Yahudi kabilelerin kurmuş oldukları tüm bu komploların ardından, Müslümanlardan oluşan İslam ordusu Yahudilerin yaşamakta olduğu sağlam ve dayanıklı kaleyi ablukaya alarak, kalenin etrafında bulunan hurma bağlarını ateşe verdi. İslam ordusu tarafından kuşatılan kale, birkaç gün içinde kan dökülmeden fethedildi ve Yahudiler teslim oldu.
    Kazanılan bu zaferin ardından, İslam Peygamberi’nin (s.a.a) önerisi üzerine Yahudiler Medine’yi terk etti. Yahudiler, bazı eşyalarını yanlarında götürdüler ve bazı eşyalarını da imha ettiler. Bir grubu Şam’a, bir grubu Hayber’e ve bir grubu da Hira’ya gitti. [7]
    Fazilet ve Özellikleri
    Allah Resulü’nden (s.a.a) şöyle bir hadis-i şerif nakledilmiştir: "Her kim Haşr Suresi'ni okursa, cennet ve cehennem, arş, kürsü ve hicapları, yedi gök, yedi yer, hava, rüzgârlar, kuşlar, ağaçlar, dağlar, ay, güneş ve melekler ona selam ve salâvat gönderir; onun için bağışlanma talebinde bulunurlar. Eğer Haşr Suresi'ni okuduğu gündüz veya gece dünyadan göçerse, şehit sayılır." [8]
    İmam Sadık’tan (a.s) şöyle bir rivayet nakledilmiştir: "Her kim ikindi vakti Rahman ve Haşr surelerini okursa, Allah-u Teâlâ sabaha kadar onu koruması için bir melek memur eder
    Ben-i Nadir (Nadir oğulları) Yahudilerinin yenilmesi ve sürgün edilişi olayı, bu surenin ana konularındandır. Savaşmadan Müslümanların eline geçen mal ve ganimetlerin bölüşümünün hükmü, münafıkların alameti ve Müslümanlara karşı münafıkça ve haince amellerinin ifşası ve melâmeti, Muhacirlerin yaptıkları fedakârlıkların övülmesi ve temcidi bu surenin diğer konularındandır.
    İsimlendirilmesi, Ayetlerin Sayısı ve Nüzul Sebebi
    Haşr Suresi adını 2. ayetteki "Haşr" kelimesinden almıştır. Bu ayette İslam düşmanı ve anlaşmaları bozan Ben-i Nadir (Nadir oğulları) Yahudilerinin sürgün edilişinden bahsedilmek
    10 min
  • 58. MÜCADELE Suresi (Arapça: سورة المجادلة‎) Hasan Basri Çantay KHMK sesli meali Kur'an
    Mücadele Suresi adını, birinci ayetindeki (Zihar) fiilinden almıştır. Zira surenin başında Zihar (Cahiliye Döneminde bir boşama çeşidi) yaparak, kendisini boşayan kocasının davranışlarını, Allah Resulü (s.a.a) ile tartışan ve şikâyette bulunan kadından bahsedilmektedir. (Zihar; karısını haksız yere annesine benzeten erkeğe denir ve kendine has fıkhi hükümleri bulunmaktadır.) Bundan dolayı bu sure, “Zihar Suresi” olarak da adlandırılmıştır.
    Bu surenin diğer bir ismi de “Kad Semi’a”dır. Zira sure bu ibaretlerle başlamıştır. [1] Bu sure Kufe karilerine göre 22, Mekke ve Medine karilerine göre isei 21 ayettir. Ancak yaygın ve meşhur olan görüş birinci görüştür. Mücadele Suresi 475 kelime, 2046 harften oluşmaktadır. Medeni olan bu sure, Mushaf'taki sıralamada 58, iniş sırasına göre 104. suredir. [2] Sure, 28. cüz’ün başlarında yer almaktadır. [3] Hacim bakımından Mufesselat surelerinin tıval sureleri grubundandır ve bir hizipten daha azdır. [4]
    Konuları
    Mücadele Suresi'nin 2 ve 4. ayetinde Zihar konusunun şer’i hükmü ayrıntılı olarak beyan edilmiştir. Toplumda fısıldanmayı men etme, oturma-kalkma adabı, meclise yeni gelenlere saygı gösterme, Hizbullah ve Hizbuşşeytan’ın (şeytanın taraftarlarının) alamet ve mısdakları ve müminlerin nişaneleri, bu surenin temel konularıdır.Tarihi Rivayetler ve Öyküler
    Bir kadının, ‘‘Zihar’’ konusunda, Peygamber Efendimiz’e (s.a.a) şikâyette bulunması (Ayet/1)
    Sahabelerin, Allah Resulü (s.a.a) ile baş başa konuşabilmeleri için sadaka vermeye emredilmeleri ve daha sonrasında bu hükmün kaldırılarak lağvedilmesi (12 ve 13. ayetler).
    Meşhur Ayetler
    يَا أَيُّهَا الَّذِينَ آمَنُوا إِذَا نَاجَيْتُمُ الرَّسُولَ فَقَدِّمُوا بَيْنَ يَدَيْ نَجْوَاكُمْ صَدَقَةً ذَلِكَ خَيْرٌ لَّكُمْ وَأَطْهَرُ فَإِن لَّمْ تَجِدُوا فَإِنَّ اللَّهَ غَفُورٌ رَّحِيمٌ
    Ey inananlar! Peygamberle gizlice konuşacağınız vakit, konuşmaya başlamadan bir sadaka verin; bu, sizin için hem daha hayırlıdır, hem de daha temiz; bulamazsanız artık Allah, suçları örter, rahîmdir. (Mücadele Suresi /12)
    Bir grup meşhur tefsirci, özellikle de Şeyh Tabersi ‘‘Mecmau’l Beyan’’ tefsirinde bu ayetin ve bundan sonraki ayetlerin iniş sebebi hakkında şu şekilde yazmıştır: Zenginlerden bir grup, Allah Resulü’nün (s.a.a) yanına gelerek, gizli saklı bir şeyler konuşuyorlardı. Yaptıkları bu işle, hem Peygamber Efendimiz’in (s.a.a) vaktini alıyorlar ve hem de fakirlerin rahatsız olmalarına neden oluyorlardı.
    Bunun üzerine Allah-u Teâlâ şöyle bir emirde bulundu: Bundan böyle her kim Peygamber (s.a.a) ile Necva ederek, gizli saklı ve özel bir şey konuşacaksa, fakirlere sadaka vermelidir. Bunu duyan zenginler, Peygamber Efendimiz (s.a.a) ile Necva etmekten sakındılar. Bu olay üzerine bir sonraki ayet-i kerime nazil olarak (Zenginler azarlandı ve önceki ayetin hükmü lağvedildi) Allah Resulü (s.a.a) ile Necva izni tüm herkese verildi. [7]
    Ayetül Ahkâm
    Mücadele Suresi'nin ilk (2-4) ayetlerini “Ayetü’l Ahkâm” olarak kabul etmektedirler. [8]
    Bu ayetler, Zihar hakkında konuşmaktadır. Zihar, Cahiliye Devrinde yapılan bir ameldi ve eğer bir erkek eşini ebedi olarak boşamak isteseydi, ona şöyle derdi: Senin arkan, aynı annemin arkası gibidir. [9]
    Yüce Allah bu ayet-i kerimelerde, Zihar’ı hoş olmayan ve beğenilmeyen bir amel olarak tanıtıyor ve şöyle buyuruyor: Bu amel, karı ve kocayı ebediyete kadar birbirlerine haram kılmaz. Ancak Zihar yaptıktan sonra tekrar evliliklerinde olduğu gibi cinsel hayatlarını devam ettirmek isterlerse, erkeğin kefaret vermesi gerekir. [10] [Not 1]
    Fazilet ve Özellikleri
    Mücadele Suresi'ni okumanın fazileti hakkında bazı rivayetler nakledilmiştir: Peygamber Efendimiz’den (s.a.a) şöyle bir hadis-i şerif nakledilmiştir: Her kim Mücadele Suresi'ni okursa, kıyamet gününde Hizbullah güruhundan olacaktır. [11]
    İmam Sadık’tan (a.s) şöyle bir rivayet nakledilmiştir: Her kim Hadid ve Mücadele surelerini farz namazlarında okur ve bunda devamlılık gösterirse, Allah-u Teâlâ ömrü boyunca ona asla azap etmez, kendisi ve ailesi asla kötülük görmez
    9 min
  • 57. HADİD Suresi (Arapça: سورة الحدید) Yani Demir suresiHasan Basri Çantay KHMK sesli Kur'an meali
    Adını 25. ayet-i kerime'de geçen "hadid" kelimesinden almıştır. "Hadid" kelimesi, demir anlamına gelmektedir. Hadid Suresi, "sebbeha" ve "yüsebbihu" kelimeleriyle başlayan ve "Müsebbihat" olarak tanımlanan surelerin ikincisidir. Hadid Suresi, İsra Suresinden sonra "sebbeha lillah" «سبّح لله» ile başlayan yedi Müsebbihat surelerinin ikincisidir. Diğer Müsebbihat sureleri Haşr, Saff, Cuma, Tegâbün, İsra ve A'lâ Suresi'dir. 29 ayetten oluşan Hadid Suresi, Medine'de inmiştir. Mushaf’taki sıralamada 57, iniş sırasına göre 94. suredir.
    Hadid SuresiAnlamıDemirBaşka İsimleri-SınıfıMedeniNüzul Sırası94Sure Numarası57Cüz27Sayısal BilgilerAyet Sayısı29Kelime Sayısı576Harf Sayısı2545
    v
    t
    Surenin Tanıtımı
    Kendisinde büyük bir kuvvet ve sertlik bulunan; insanlara çeşitli faydaları olan "hadid" (demir) kelimesinin 25. ayette geçmesinden dolayı, sure bu adla anılmaktadır. "Sebbeha" ve "yüsebbihu" kelimeleriyle başlayan ve Allah’ı tenzih ve tesbih etmek anlamına gelen Müsebbihat surelerinin ikincisidir.
    Bazıları, bazı rivayetler esasınca Hadid Suresi'ni, Mekki surelerden saymaktadırlar. Ancak meşhur görüşe göre, Hadid Suresi Medeni surelerdendir. [1]
    Irak karilerine göre 29 ve başka karilere göre ise, 28 ayettir. Ancak Iraklı karilerin görüşü daha meşhur ve yaygındır. Sure 576 kelime ve 2545 harften oluşmaktadır. Mushaf’taki resmi sırasına göre elli yedinci ve nüzul sırasına göre ise, doksan dördüncü suredir. Sure, Medine’de nazil olan surelerdendir. [2] Boyut ve uzunluk olarak mufassal ve tıval sureler kategorisindendir. [3] Bir hizipten biraz fazladır.[4]
    Surenin İçeriği: İnfak Etmeye Teşvik
    Sure, Allah’ı tesbih ve takdisle başlamakta, göklerin ve yeryüzünün altı günde yaratıldığına işaret etmekte, insanlar infak ve borç vermeleri konusunda teşvik edilmekte ve ruhbaniyet nefyedilerek ilahî bağış ve ihsanın sonsuzluğu ile sona ermektedir.[5]
    Hadid Suresi'nin asıl hedefi, Allah yolunda infak etmeyi teşvik etmektir. Zira surenin birkaç yerinde bu konuya değinmiştir. Allah yolunda infak etmeyi, Allah’a ve Resulü’ne (s.a.a) iman getirmenin menşei olarak yâd etmektedir. [6]
    İmam Ali’den (a.s) şöyle bir rivayet nakledilmiştir: "Demir’den maksat, demir’in yaratılmasıdır". Yine aynı şekilde İmam Ali (a.s) başka bir rivayette, demir’den maksadın, silah olduğunu beyan etmiştir. [7]
    Hadid Suresi'nin içerdiği konuları yedi bölümde ele alabiliriz:
    1- Tevhid, zikir ve Allah’ın 20 sıfatı;
    2- Kur’an'ın azameti ve büyüklüğü;
    3- Müminlerin ve münafıkların kıyametteki durumları;
    4- Geçmişteki kâfir kavimlerin, başlarından geçenler ve imana davet;
    5- Allah yolunda infak etmeye, özellikle de Allah yolunda Cihat etmeye ve dünya malının değersiz olduğuna teşvik;
    6- Sosyal adalet;
    7- Ruhbaniyetin ve sosyal inzivanın reddedilmesi; [8]
    Tefsir
    Üçüncü ayet, Allah’ın sıfatları: Hadid Suresi'nin üçüncü ayet-i kerimesi, Allah için birtakım sıfatlar saymaktadır. Öyle ki bu sayılan sıfatlar hakkında, farklı tefsirler ve yorumlar beyan edilmiştir. Genel olarak bakacak olursak, Allah’ın ilk ve son sıfatlarıyla vasıflandırılması, Allah’ın ebedi ve ezeli olduğuna işaret etmektedir. Zira Allah-u Teâlâ sonsuz bir varlıktır. Yani varlığı özünden ve zatının derinliklerindendir. Öyleyse ezelden beri vardı ve ebediyete kadar da var olacaktır.
    Allah, varlık âleminin başlangıcıdır. Cihanın fani olmasının ardından var olacak olan, yine O'dur. Öyleyse evvel ve ahir sıfatlarıyla vasıflandırılması özel ve has bir zamanı içermediği gibi, belli bir süreye de işaret etmez. [10]
    Allah’ın kudret ve ihatasını göz önünde bulunduracak olursak, bizim evvel farz ettiğimiz her şeyden önce Allah vardı ve yine aynı şekilde bizim ahir olarak farz ettiğimiz her şeyden sonra da yine var olacaktır. Yine aynı şekilde Allah-u Teâlâ tüm mahlûkatı kuşattığı için, bütün her şeyden daha dışta ve daha içtedir. Zira tüm içleri ve tüm dışları kuşatmaktadır. [11]
    Allah’ın zahir ve batın sıfatlarıyla vasıflandırılması; yine aynı şekilde Allah’ın bütün her şeye ihatasının olduğunu beyan eden ba
    11 min
  • 56. VAKI'A Suresi (Arapça: سورة الواقعة) KHMK Hasan Basri Çantay sesli Kuran meali. VAKIA kıyamet
    Vakı'a Suresi (Arapça: سورة الواقعة) adını ilk ayetinde geçen "Vâkı'a" kelimesinden almıştır. Hadise, olay gibi anlamlara da gelen bu kelime, Kur'an'da kıyamet anlamında kullanılmıştır. 96 ayetten oluşan sure, Ta-Ha Suresi'nden sonra, Mekke'de nazil olmuştur. Mushaf’taki sıralamada 56, iniş sırasına göre 48. suredir. Sure, 370 kelime ve 1.756 harften oluşmaktadır. Mushaf’taki sıralamaya göre elli altıncı, nüzul sırasına göre ise kırk sekizinci suredir. [2] Sure, Mekke’de nazil olmuştur. Uzunluk ve hacim olarak mufassal surelerden ve tıval kategorisindendir. Bir hizbin yarısı kadardır. [3]
    Konuları
    Surenin 79. Ayetinde Kur’an’a dokunmak ve el sürmek için abdestli ve taharetli olunması konusunda önemli bir fıkıh hükmü açıklanmış ve taharetsiz ve abdestsiz dokunmanın haram olduğu beyan edilmiştir. “İza” ile başlayan “Zamaniye Surelerinin” ilkidir. Vakıa Suresi, kıyamet gününü ve vukuunun kesin olduğunu ilan edip, nasıl yaşanacağı hakkında bilgi vererek başlamaktadır. Aynı zamanda cehennemliklerin (Ashab-ı Şimal), cennetliklerin ise (Ashab-ı Yemin) durumları Allah’ı tazim ve tesbih emri ile (kıyamet gününün vahşet dolu azabının tek kurtarıcısı unvanı ile Allah’a sığınmak ve Ondan yardım dileyerek, tesbih ve takdiste bulunmak) sona ermektedir.[4]
    Sâbikûn Ne Demek
    Vakıa Suresi 7-10. ayet-i kerimeleri, Vakıa Suresi'nin en meşhur ayetleridir zira insanları kıyamet gününde üç gruba ayırmaktadır. Vakıa Suresi 10. ayet-i kerimesi, 3. grubun ismini السابقون السابقون iki kez tekrarlamıştır. Bu ayet-i kerime hakkında müfessirler arasında birçok konuşma geçmiştir. [6]
    Seyyid Muhammed Hüseyin (Allame Tabatabai) Kur’an-ın diğer iki ayetinden şu neticeyi çıkarıyor; Birinci Sabikun’dan maksat; hayır işlerde yarışanlar ve öne geçenlerdir. İkinci Sabikun’dan maksat ise; Yüce Allah’ın mağfiretine ulaşmak için yarışanlar ve öne geçenlerdir. Zira insanın hayır işlerde yarışa girmesi, insanın Yüce Allah’ın mağfiretine ulaşmasına sebep olacaktır. [7]
    Yine aynı şekilde şöyle söylenmiştir; Sabıkun’dan (Öne geçenler) maksat; İmam Ali’dir (a.s) zira Allah Resulü’ne (s.a.a) iman getirme konusunda herkesten öne geçmiştir ve herkesten önce iman etmiştir. [8]
    Fazilet ve Özellikleri
    Vakıa Suresi'ni okumanın fazileti hakkında birçok özellik beyan edilmiştir özellikle de Mecmau’l-Beyan tefsirinde, Peygamber Efendimiz’den (s.a.a) şöyle bir hadis-i şerif nakledilmiştir: Her kim Vakıa Suresi'ni okursa, bu şahıs gafillerden değildir diye yazılacaktır. [9] Yine aynı şekilde bazı rivayetlerde şu şekilde beyan edilmiştir: Her kim Vakıa Suresi'ni okursa, dara düşmez, sıkıntı çekmez, fakirleşmez. [10] İmam Sadık’tan (a.s) nakledilen bir başka rivayete göre ise Vakıa Suresi İmam Ali’nin (a.s) suresidir ve her kim Vakıa Suresi'ni okursa, İmam Ali’nin (a.s) dostlarından olacaktır. [11]
    10 min
  • 55. Rahmân Suresi (Arapça: سورة الرحمن) Hasan Basri Çantay Kur'an-ı Hakim Meal-i Kerim sesli meali
    sureye Esmaü’l Hüsna’dan olan kutsal ‘‘Rahman’’ kelimesi ile başlandığından dolayı “Rahman Suresi” denmiştir. Surenin bir diğer adı da “Alaa”dır (nimetler anlamına gelen ‘‘A’la’’ kelimesinin çoğuludur). Zira Allah, bu surede insanlara olan nimetinden bahsetmiş ve “A’la” kelimesi de 31 kez tekrar edilmiştir. [1] Surenin lakabı “Arusü’l Kur’an”dır. Bu lakaba, Peygamber Efendimiz (s.a.a) ve Masum İmamlardan (a.s) nakledilen rivayetler esasınca sahip olmuştur.Küfe ve Şam karilerine göre ayet sayısı 78 ve başka karilere göre ise, 77’dir. Ancak birinci görüş daha doğru ve daha meşhurdur. Sure 352 kelime ve 1648 harften oluşmaktadır. Mushaf’taki sırasına göre elli beşinci ve iniş sırasına göre ise, doksan dokuzuncu suredir. Sure, Medine’de nazil olmuştur. Hacim ve boyut olarak Mufassal surelerden ve tıval kategorisindendir. Yaklaşık yarım hizip kadardır. [7]
    Bu surenin özelliklerinden birisi de Medeni bir sure olmasına ve Medeni surelerin tipik özelliklerinden biri olan uzun sureler gibi olmasına rağmen, bu surenin ayetleri oldukça kısadır. Kur’an’ın en küçük ayeti (bir veya iki harften oluşan mukattaa harfler dışında) bu surenin 64. ayetidir ki yalnızca bir kelimeden (mudhemmetan= Her ikisi koyu yeşildirler) oluşmaktadır. [8] Bu surenin edebi özelliklerinden birisi de bir ayetinin (Şu halde Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlayabilirsiniz?) tam 31 kere tekrarlanmasıdır.
    Konuları
    Bu sure de Allah-u Teâlâ’nın yarattığı envai çeşit nimetlerini saymakta ve insanlardan adaletli olmaları, insaflı olmaları, insanların haklarına ihanet etmemeleri, terazide haksızlık yapmamaları ve ayrıca mead, yeniden diriliş ve yeniden dirilişin niteliği ele alınmıştır.[9]
    Rahman Suresi, Yüce Allah’ın dünya ve ahretteki nimetler mecmuasını saymaktadır. Başka bir deyişle Rahman Suresi, Yüce Allah’ın rahmaniyet sıfatını beyan etmektedir. [10]
    Rahman Suresi'nde işlenilen konuların içeriğini üç ana başlık altında ele alabiliriz:
    1-Dünyevi nimetler: Bazı nimetlere işaret edilmesi, örneğin Kur’an-ı Kerim’in öğretilmesi, insan ve cinlerin yaratılması, ağaç ve bitkilerin yaratılması, gökyüzünün yaratılması, kanunların hâkim olması, yerkürenin sahip olmuş olduğu özellikler ile yaratılması, meyvelerin yaratılması, güzel kokulu gül ve çiçeklerin yaratılması, tuzlu ve tatlı denizlerin çakışması ve denizde varolan nimetler (1-30. ayetler).
    2-Kıyametin kopması: Dünya nizam ve düzenlerinin dağılması, parçalanması ve kıyametin kurulması, kıyametin özellikleri, nasıl hesaba çekileceği, ceza ve cezalandırmalar (30 ve 31. ayetler)
    3-Uhrevi nimetler: Cehennemliklerin çekeceği azaplara kısaca değinmenin ardından, iyi işler görenlerin nimetleri sayılıyor. Cennet nimetlerinden en önemlileri: Bağlar, pınarlar, meyveler, güzel ve vefalı eşler (31-78. ayetler). [11]
    İniş Sebebi
    Birçok müfessir bu surenin iniş sebebini, Kureyş müşriklerinin Allah’ın Rahman adının farkında olmadıklarından nazil olduğuna inanmaktadır. Kureyş müşrikleri, Furkan Suresi 60. ayet-i kerime (Onlara, secde edin rahmâna dendi mi, “rahmân da nedir ki” derler, “bize emrettiğine mi secde edeceğiz?”) nazil olduğunda, “Rahman da kim?” dediler. Allah-u Teâlâ, Kureyş müşriklerinin bu sözü karşısında Rahman Suresi'ni nazil etti. [13]
    Bazıları da İmam Sadık’tan (a.s) nakledilen bir rivayet esasınca, Rahman Suresi'nin Ehlibeyt (a.s) hakkında nazil olduğuna inanmaktadır. [14]
    İki Deniz ve el-Lü'lüü ve’l Mercan’dan Maksat Nedir
    İmam Sadık’tan (a.s) şöyle bir rivayet nakledilmiştir: Ayet-i kerimede bahsedilen iki denizden maksat, «مَرَ‌جَ الْبَحْرَ‌يْنِ يَلْتَقِيَانِ بَيْنَهُمَا بَرْ‌زَخٌ لَّا يَبْغِيَانِ: yani; Allah-u Teâlâ, iki denizi birbirleriyle çarpışması için akıcı kıldı. Aralarında bir engel olduğundan dolayı birbirine karışmayan iki denizden maksat, İmam Ali (a.s) ve Hz. Fatıma (a.s) dır. [15] «يَخْرُ‌جُ مِنْهُمَا اللُّؤْلُؤُ وَالْمَرْ‌جَانُ: ayet-i kerimesinde ki her iki denizden çıkan inci ve mercandan [16] maksat ise, İmam Hasan (a.s) ve İmam Hüseyin (a.s) dir. [17] Bu tefsir, Mecmau’l Beyan gib
    8 min
  • 54.Kamer Suresi (Arapça: سورة القمر) Hasan Basri Çantay KHMK Kur'an-ı Hakim Meali Kerim sesli meali
    Tanıtım
    Surenin bir diğer adı yine aynı münasebetle “İkterebet” veya “İkterabetis-sâatu”dır. Bazı rivayetlerde nakledildiğine göre bu sure Tevrat’ta “Mubeyyeze”[Not 1] adıyla geçmiştir. [2]
    Tüm kari ve müfessirlerin görüşüne göre sure 55 ayettir. Sure 342 kelime ve 1470 harften oluşmaktadır. Mushaf’taki resmi sırasına göre elli dördüncü, [3] iniş sırasına göre ise, otuz yedinci suredir. Sure Mekki surelerdendir. Hacim ve boyut olarak mufassal surelerden ve tıval kategorisindendir. Yaklaşık yarım hiziptir. [4]
    İçeriği
    Bu sure kıyamet sahnelerini beyan etmekte, inkârcı, hava ve heves taraftarlarına hüccet ve kanıtın tamamlanması için ayın yarılışına, hakla olan inatlaşmalarına ve kıyamette nasıl bir araya getirileceklerine işaret etmektedir. Geçmişte yaşamış Nuh, Ad, Semud, Lut ve Firavun kavimlerinin inkâr ve küfrünü anlatmakta ve peygamberlerinin sözlerini dinlemeyerek Allah’ın azabına müstahak olduklarına değinmektedir. Ayrıca cennetliklerin bazı makam ve derecelerini anlatmaktadır.[5]
    Meşhur Ayetler
    وَلَقَدْ يَسَّرْنَا الْقُرْآنَ لِلذِّكْرِ فَهَلْ مِن مُّدَّكِرٍ
    Ve andolsun öğüt ve ibret için Kur'ân'ı kolaylaştırdık, fakat bir ibret alan mı var? (Kamer Suresi / 17)
    Bu ayet-i kerimenin tefsirinde şu şekilde bir açıklamada bulunulmuştur: Kur’an’ı kolaylaştırmaktan maksat şudur: Yani Yüce Allah, Kur’an-ı Kerim’i öyle bir şekilde beyan etmiştir ki genel ve özel insanlar rahatlıkla onu anlayabilir. Tüm insanlar fert-fert olarak, kendi anlama kapasiteleri ölçüsünce, Kur’an’dan bir şeyler anlayabilir. [7]
    Doğrusunu söylemek gerekirse, uyarı ve müjdeleri, açık ve net, öyküleri, gerçek ve içeriği zengin, delil ve kanıtları güçlü ve sağlam, mantığı emin ve kararlı ve tesir etmek için gerekli olan tüm sözler Kur’an da toplanmıştır. [8]
    إِنَّ الْمُتَّقِينَ فِي جَنَّاتٍ وَنَهَرٍ فِي مَقْعَدِ صِدْقٍ عِندَ مَلِيكٍ مُّقْتَدِرٍ
    Şüphe yok ki çekinenler, cennetlerdedir, ırmakların başlarında. Gerçeklik makamında, çok kudretli bir büyük padişah katında. (Kamer Suresi / 54 ve 55)
    Bu ayet-i kerimeler, cennetliklere verilecek maddi (uçsuz bucaksız bağlar ve akan nehirler) ve manevi (güçlü ve muktedir olan Yüce Allah'a yakın olmak) nimetlerden bahsetmektedir.
    Takva ehline müjde makamında olan ayetler, iki özelliği kendinde barındırmaktadır: İlki şudur ki cennet, doğruluk ve hakikat yeridir. Hiçbir beyhude ve batıl şey ona yol bulamaz. Allah Teâlâ’nın tüm vaatleri orada aynen vuku bulacaktır.
    İkinci olarak şudur ki: Cennette Allah’a olan yakınlık, cismani değil manevi bir yakınlıktır. [9]
    Fazilet ve Özellikleri
    Kamer Suresi'ni okumanın fazileti hakkında Allah Resulü’nden (s.a.a) şöyle bir hadis-i şerif nakledilmiştir: Her kim Kamer Suresini bir gün aralıkla, yani iki günde bir okursa, yüzü ayın on dördündeki dolunay gibi parlar vaziyette kıyamet sahnesine dâhil olur. Ve her kim Kamer Suresi'ni her gece okursa, kıyamet günü yüzü bembeyaz parıldar. [10]
    Yine aynı şekilde İbn-i Abbas, Peygamber Efendimiz’den (s.a.a) şöyle bir rivayet nakletmektedir: Kamer Suresini okuyan, Tevrat’ta ay yüzlü olarak adlandırılmıştır. Yüzlerin ak ve kara olacağı gün, Kamer Suresini okuyan şahsın yüzü, nurlu ve ak olacaktır. [11]
    İmam Sadık (a.s) da şöyle buyurmuştur: Her kim Kamer Suresini okursa, Allah-u Teâlâ onu kabrinden çıkardığında, cennet bineklerinden bir bineğe binmiş vaziyette çıkarıverir. [12]
    El-Burhan tefsirinde, Kamer Suresini okumanın fazileti hakkında birtakım özellikler zikredilmiştir: Örneğin; halk yanında sevilen ve sayılan olur [13] ve zor işler ona kolaylaşır. [14]
    Tarihi Rivayetler ve Öyküler
    Hz. Nuh’un (a.s) risaleti, kavmi tarafından yalanlanması, Hz. Nuh’un (a.s) bedduası, tufanın gelmesi, Hz. Nuh (a.s) ve taraftarlarının kurtuluşu. 9-15. ayet-i kerimeler.
    Ad kavminin, peygamberin davetini kabul etmemesi, Ad kavminin şiddetli ve korkunç fırtına ve kasırgalarla azaba duçar olması, 18-20. ayet-i kerimeler.
    Semud kavminin, peygamberlerin davetini kabul etmemesi, dişi deve mucizesi ve suyun bölüştürülmesi emri, devenin kesilme
    7 min
  • 53.Necm Suresi (Arapça: سورة النجم) Hasan Basri Çantay KHMK sesli Kur'an Hakim Meali Kerim
    Sure, “necm” kelimesi (yıldız veya yıldızlar) ve Allah’ın yıldızlara yemin etmesiyle başladığından dolayı bu adı almıştır. [1] Yeminle başlayan surelerin dokuzuncusudur. Aynı şekilde dört Azaim surelerin (secde edilmesi farz olan sureler) üçüncüsüdür. Son ayetinde (62. ayet) secde etmek vaciptir. [2]
    Farz Tilavet Secdesine Sahip
    Necm Suresi, içinde tilavet secdesi (Secde ayeti) olan 4 sureden biridir. [3] Tilavet secdesi farz olan surelere “Azaimi” (En üstün ) sureler denilmektedir. [4]
    Secde tilaveti olan sureleri okumanın hükümlerinden bir diğeri de cünüp şahsın, secde tilaveti olan sure ve ayet-i kerimeleri okumasının haram olmasıdır. [5] [6]
    Ayet sayısı bazı karilere göre 62 ve bazı karilere göre ise, 61 veya 60’dır; ancak birinci görüş daha doğrudur. Sure, 359 kelime ve 1432 harften oluşmaktadır. Mushaf’taki sırasına göre elli üçüncü ve iniş sırasına göre ise, yirmi üçüncü suredir ve Kur’an-ı Kerim’in 27. cüz’ünde yer almaktadır. [7] Sure, Mekke’de inmiştir. Hacim olarak mufassal surelerden ve tıval kategorisinde bulunmakta ve yarım hizip kadardır. [8] Bazılarının inancına göre, Necm Suresi, Peygamber Efendimiz’in (s.a.a) Mekke’de aleni olarak, İslam’a davet etmeye başladığı zaman yüksek sesle ve aşikârca okuduğu ilk suredir. [9]
    İçeriği
    Bu sure Hz. Muhammed Efendimizin (s.a.a) miracına (5. ayetten 18. ayete kadar) değinmiş ve Peygamber Efendimizin (s.a.a) “Kavseyn” katından daha da yukarı dereceye çıktığını haber vermiştir (bunun ilk bölümü İsra Suresi'nde zikredilmiştir).
    Müşrik ve putperestlerin, hurafe içerikli inanç ve ibadetleri.
    Tövbenin istifade şartları.
    Allah’ın özel lütuf ve mağfireti.
    İnsan amellerinin her iki cihandaki neticesi.
    Geçmişte yaşamış bazı kavim ve toplulukların yaşantısından kesitler, surede sunulmaktadır.[10]
    Tarihi Rivayetler ve Öyküler
    Necm Suresi, 7-18. ayet-i kerimelerde Allah Resulü’nün (s.a.a) Miraç’a yükselme öyküsü beyan edilmiştir. Bu ayetlerde, Peygamber Efendimiz’in (s.a.a) Sidretü'l Muntaha’ya ve Cennetü’l Me'va’ya yaklaştığına ve Yüce Allah’ın bazı nişanelerini gördüğüne işaret edilmektedir. Yine aynı şekilde 50-53. ayet-i kerimelerde Ad, Semud, Nuh ve Lut kavimlerinin helak edilişlerine işaret edilmektedir.
    Meşhur Ayetler
    وَمَا يَنطِقُ عَنِ الْهَوَى إِنْ هُوَ إِلَّا وَحْيٌ يُوحَى
    Ve kendi dileğiyle söz de söylemedi. Sözü, ancak vahyedilen şeyden ibaret. Necm Suresi / 3 ve 4)
    Tefsir-i Numune’ye göre, Allah Resulü (s.a.a) heva ve hevesiyle konuşmaz. Bu konu sadece Kur’an ayetleriyle sınırlı olmadığı gibi, Resulullah’ın sünneti olan ‘‘söylem ve eylem’’ini de kapsamaktadır. [12]
    Bu esas üzere bazıları bu ayet-i kerimeyi, Peygamber Efendimiz’in (s.a.a) Sünneti’nin muteber olduğuna delil ve kanıt olarak sunmaktadır. [13]
    Yine aynı şekilde Peygamber Efendimiz’in (s.a.a) ismet makamını ve masum olduğunu ispatlamak için bu ayet-i kerime kullanılmaktadır. [14]
    El-Burhan Tefsiri’nde bu konu hakkında farklı rivayetler nakledilmiştir. Peygamber Efendimiz (s.a.a) İmam Ali’nin (a.s) menzileti ve halafiyeti hakkında konuştuğunda, bazıları Allah Resulü’nün (s.a.a) amcaoğlu hakkında heva ve havesiyle konuştuğunu söylediler. İşte bundan dolayı Necm Suresi'nin ilk ayetleri nazil oldu. [15]
    ثُمَّ دَنَا فَتَدَلَّى فَكَانَ قَابَ قَوْسَيْنِ أَوْ أَدْنَى
    Sonra yaklaştı, yakınlaştı. İki yay kadar kaldı araları, yahut daha da yakın. (Necm Suresi / 8 ve 9)
    Miraç olayını anlatan ayetler arasında 8. ve 9. ayet-i kerimeler, Peygamber Efendimiz’in (s.a.a) Yüce Allah ile arasında olan mesafeden bahseden en meşhur ayetlerdir.
    Bazıları, Allah Resulü (s.a.a) ile araları ‘‘İki yay kadar kaldı’’ cümlesinden maksadın Peygamber Efendimiz (s.a.a) ile Cebrail arasındaki mesafenin olduğunu söylemişlerdir. [16]
    Bazıları da fasıla ve mesafeden maksadın, Peygamber Efendimiz (s.a.a) ile Allah-u Teâlâ arasındaki ‘‘Manevi Şuhud’’ olduğuna inanmaktadır. [17]
    وَأَن لَّيْسَ لِلْإِنسَانِ إِلَّا مَا سَعَى
    Ve gerçekten de insan, ancak çalıştığını elde eder. (Necm Suresi / 39)
    Tefsir’de şu şekilde beyan edilm
    8 min
  • Tur suresi/ESK HDKD orijinal Elmalı meali
    Sure, adını ilk ayetinde geçen "Tûr" (وَالطُّورِ) kelimesinden almıştır. Allah Teâlâ, surede Hz. Musa’nın tecelligâh ve miad yeri olan mukaddes Tur dağına yemin etmiştir. [2] Yeminle başlayan sekizinci suredir ve Zariyat Suresi gibi beş konuya yemin ederek sureye başlamıştır. Allame Tabatabai şöyle söylemiştir: Tur dağından maksat; Hz. Musa’ya (a.s) vahiy nazil olan dağdır. [3]
    Küfe ve Şam karilerine göre 49, [4] Hicaz karilerine göre 47 ve başka karilere göre ise 48 ayettir ancak birinci görüş daha meşhur ve yaygındır. Mushaf’taki sıralamaya göre elli ikinci, iniş sırasına göre ise yetmiş altıncı suredir. Sure Mekke’de inen surelerdendir. [5] 313 kelime ve 1324 harften oluşmaktadır. [6] Mufassal surelerden olup, nispeten küçük ve hizbin bir bölümü anlamına gelen tıval sureler kategorisindendir.[7]
    İçeriği
    El-Mizan Tefsiri’nin yazdığına göre; Tur Suresi’nin asıl ekseni, hakka karşı inat eden kimseleri tehdit etme üzerine dönmektedir.
    Bu sure, kâfirleri kıyamet gününde kendileri için hazırlanmış azap ile korkutarak, surede beyan edilen yeminlerle vaat edilen azabın kesin olduğunu ilan etmektedir.
    Sure, daha sonra azabın bazı özelliklerini beyan ederek, cennetliklere sunulan nimetlerden bazılarını açıklamaktadır.
    Ondan sonrada, Peygamber Efendimiz’in (s.a.a) nübüvvetini inkâr edenleri ve töhmet altında bırakanları kınayarak azarlamaktadır.
    Bu sure, son olarak Allah Resulü’ne (s.a.a) Yüce Allah’ı tesbih etme fermanı vermektedir. [8]
    1-16. ayet-i kerimeler, Allah Teâlâ’nın kıyamet azabının kesin ve kati olduğuna dair yaratıklara ve görüngülere art arda yeminleriyle başlamaktadır.
    17-28. ayet-i kerimeler, kıyamet gününde ki cennet nimetlerinden ve İlahi nimetlerden bahsetmektedir.
    29-34. ayet-i kerimeler, Peygamber Efendimiz’in (s.a.a) nübüvvetinin doğruluğundan ve Peygamberimize (s.a.a) düşman olanların itham ve suçlamalarına özet olarak cevap vermektedir.
    35-43. ayet-i kerimeler, Tevhid hakkındadır.
    44-47. ayet-i kerimeler, mead ve kıyamet gününün özellikleri hakkındadır.
    Daha sonra yalancılar ve tekzip ediciler cehennem azabıyla tehdit edilmektedir.
    Sonra, surenin son 2 ayet-i kerimesi, cennetteki nimetleri sıralanmakta ve Hz. Resulullah (s.a.a) hamt, tesbih, dua ve gece ibadetlerine davet edilmektedir. [9]
    [göster]Tur Suresi'nin İçeriği [10]
    Tur Dağının Yeri
    Tefsir-i Kummi’de yazılana göre; Tur ‘‘Tur-i Sina’’ olarak bilinen bir bölgede bulunan dağın adıdır. [11]
    Tur-i Sina veya Sina Yarımadası, Mısır’ın kuzeydoğusunda Akabe ve Süveyş kanalı arasında yer almaktadır. [12]
    Pertuyi ez Kur’an kitabında, Ferheng-i Muin sözlüğünden naklen şöyle yazmaktadır: Tur sözcüğü, Tevrat ve İncil’de zikredilmemiştir. Kur’an’dan önce hiçbir dağ, Tur dağı olarak adlandırılmamıştır. Şimdi de o bölgede, Tur dağı adında bir dağ bulunmamaktadır. [13]
    Fazilet ve Özellikleri
    Allame Tabersi, Allah Resulü’nden (s.a.a) şöyle bir hadis-i şerif nakletmiştir: Her kim Tur Suresi'ni okursa, onu cehennem azabından korumak ve cennete yerleştirmek, Allah Teâlâ’ya farz olur. [14]
    Allame Tabersi, yine aynı şekilde şöyle bir rivayet nakletmiştir: Peygamber Efendimiz (s.a.a) akşam namazında Tur Suresi'ni kıraat ederdi. [15]
    Sevabu’l-Amal kitabında, İmam Bakır (a.s) ve İmam Rıza’dan (a.s) şöyle bir rivayet nakledilmiştir: Her kim Tur Suresi'ni okursa, Yüce Allah ona dünya ve ahiret hayrını verir. [16]
    8 min
  • 52. Tur suresi (Arapça: سورة الطور) Hasan Basri Çantay KHMK sesli Kur'an meali
    Sure, adını ilk ayetinde geçen "Tûr" (وَالطُّورِ) kelimesinden almıştır. Allah Teâlâ, surede Hz. Musa’nın tecelligâh ve miad yeri olan mukaddes Tur dağına yemin etmiştir. [2] Yeminle başlayan sekizinci suredir ve Zariyat Suresi gibi beş konuya yemin ederek sureye başlamıştır. Allame Tabatabai şöyle söylemiştir: Tur dağından maksat; Hz. Musa’ya (a.s) vahiy nazil olan dağdır. [3]
    Küfe ve Şam karilerine göre 49, [4] Hicaz karilerine göre 47 ve başka karilere göre ise 48 ayettir ancak birinci görüş daha meşhur ve yaygındır. Mushaf’taki sıralamaya göre elli ikinci, iniş sırasına göre ise yetmiş altıncı suredir. Sure Mekke’de inen surelerdendir. [5] 313 kelime ve 1324 harften oluşmaktadır. [6] Mufassal surelerden olup, nispeten küçük ve hizbin bir bölümü anlamına gelen tıval sureler kategorisindendir.[7]
    İçeriği
    El-Mizan Tefsiri’nin yazdığına göre; Tur Suresi’nin asıl ekseni, hakka karşı inat eden kimseleri tehdit etme üzerine dönmektedir.
    Bu sure, kâfirleri kıyamet gününde kendileri için hazırlanmış azap ile korkutarak, surede beyan edilen yeminlerle vaat edilen azabın kesin olduğunu ilan etmektedir.
    Sure, daha sonra azabın bazı özelliklerini beyan ederek, cennetliklere sunulan nimetlerden bazılarını açıklamaktadır.
    Ondan sonrada, Peygamber Efendimiz’in (s.a.a) nübüvvetini inkâr edenleri ve töhmet altında bırakanları kınayarak azarlamaktadır.
    Bu sure, son olarak Allah Resulü’ne (s.a.a) Yüce Allah’ı tesbih etme fermanı vermektedir. [8]
    1-16. ayet-i kerimeler, Allah Teâlâ’nın kıyamet azabının kesin ve kati olduğuna dair yaratıklara ve görüngülere art arda yeminleriyle başlamaktadır.
    17-28. ayet-i kerimeler, kıyamet gününde ki cennet nimetlerinden ve İlahi nimetlerden bahsetmektedir.
    29-34. ayet-i kerimeler, Peygamber Efendimiz’in (s.a.a) nübüvvetinin doğruluğundan ve Peygamberimize (s.a.a) düşman olanların itham ve suçlamalarına özet olarak cevap vermektedir.
    35-43. ayet-i kerimeler, Tevhid hakkındadır.
    44-47. ayet-i kerimeler, mead ve kıyamet gününün özellikleri hakkındadır.
    Daha sonra yalancılar ve tekzip ediciler cehennem azabıyla tehdit edilmektedir.
    Sonra, surenin son 2 ayet-i kerimesi, cennetteki nimetleri sıralanmakta ve Hz. Resulullah (s.a.a) hamt, tesbih, dua ve gece ibadetlerine davet edilmektedir. [9]
    [göster]Tur Suresi'nin İçeriği [10]
    Tur Dağının Yeri
    Tefsir-i Kummi’de yazılana göre; Tur ‘‘Tur-i Sina’’ olarak bilinen bir bölgede bulunan dağın adıdır. [11]
    Tur-i Sina veya Sina Yarımadası, Mısır’ın kuzeydoğusunda Akabe ve Süveyş kanalı arasında yer almaktadır. [12]
    Pertuyi ez Kur’an kitabında, Ferheng-i Muin sözlüğünden naklen şöyle yazmaktadır: Tur sözcüğü, Tevrat ve İncil’de zikredilmemiştir. Kur’an’dan önce hiçbir dağ, Tur dağı olarak adlandırılmamıştır. Şimdi de o bölgede, Tur dağı adında bir dağ bulunmamaktadır. [13]
    Fazilet ve Özellikleri
    Allame Tabersi, Allah Resulü’nden (s.a.a) şöyle bir hadis-i şerif nakletmiştir: Her kim Tur Suresi'ni okursa, onu cehennem azabından korumak ve cennete yerleştirmek, Allah Teâlâ’ya farz olur. [14]
    Allame Tabersi, yine aynı şekilde şöyle bir rivayet nakletmiştir: Peygamber Efendimiz (s.a.a) akşam namazında Tur Suresi'ni kıraat ederdi. [15]
    Sevabu’l-Amal kitabında, İmam Bakır (a.s) ve İmam Rıza’dan (a.s) şöyle bir rivayet nakledilmiştir: Her kim Tur Suresi'ni okursa, Yüce Allah ona dünya ve ahiret hayrını verir. [16]
    7 min

About Kailar Podcastleri

From the publisher's feed

Hak Dini Kur'an Dili (Orijinal Elmalı Tefsiri) Meali ve Tefsiri (Elmalı Hamdi Yazır) ve Hasan Basri Çantay KHMK meali

More shows like Kailar Podcastleri

Kuran Dinle by Kuran Dinle

Kuran Dinle

7 Listeners

Kuran Time by Kuran Time

Kuran Time

6 Listeners

Kuran-ı Kerim by Diyanet Dijital

Kuran-ı Kerim

3 Listeners