Kailar Podcastleri

Kailar Podcastleri

By Eyüp Sabri KartalArtsBooks
Download on the App Store

Kailar Podcastleri episodes

  • 44. DUHÂN Suresi KHMK Hasan Basri Çantay sesli meali (Arapça: سورة الدخان)
    Sure, kâfirlerin duhan (duman) ile azap olunacağına dair ayetlerin (10. ayetten 15. ayete kadar) geçmesinden dolayı bu ismi almıştır. [1]Mukatta harflerle başlayan (ha-mim) yirmi beşinci sure, havamim surelerinin beşincisi ve yine yeminle başlayan surelerin beşincisidir. Küfe karilerine göre ayet sayısı 59 ve başka karilere göre ise, 56 veya 57’dir. Ancak birinci görüş daha doğru ve meşhurdur.
    Kelime sayısı 346 ve harf sayısı ise, 1.475’tir. Mushaf’taki resmi sıralamaya göre kırk dördüncü,[2] iniş sırasına göre ise, altmış dördüncü suredir. Sure, Mekke’de nazil olmuştur. Hacim olarak mesani surelerden ve bir hizipten daha azdır. El-Mizan’da yazılanlara göre Duhan Suresi'nin asıl hedefi, Kur’an’ın hakkaniyetinde tereddüt edenleri tehdit etmektir.
    Duhan Suresi, Kur’an’ın Kadir gecesinde Allah tarafından insanları hidayet etmek için nazil olduğunu beyan etmektedir. Ancak kâfirler heva ve heveslerinden ötürü Kur’an’dan şek etmekteler. Daha sonra onlar, dünyevi ve uhrevi azaplara duçar olacakları noktasında uyarılmaktadır. [4]
    Tefsir-i Numune’ye göre, Duhan Suresi diğer Mekki sureler gibi genellikle akait konularından bahsetmiştir. Tevhid, Mead ve Kur’an, surenin üç asıl ana temasıdır. Buna ilave olarak kâfirlerin azapları, İsrailoğulları ve Hz. Musa’nın (a.s) öyküsü, Firavun ve kavmi, yaratılış felsefesi gibi konular ele alınmıştır.
    Bu surede kıyameti inkâr eden kimselere değinilmekte, Allah’ın göklerde, yerde ve ikisi arasında olanları boşuna yaratmadığı ve herkesin ceza günü yaptıklarının karşılığını alacağı hatırlatılmaktadır. Kıyametin nişane ve sahneleri sergilenmekte ve günahkârların o günkü durumu tersim edilmektedir. Hz. Musa’nın (a.s) hikayesinin bir bölümüne değinilmekte, Firavun ve kavminin ibret verici akıbetleri gözler önüne serilmektedir.[5]
    Tarihi Rivayetler ve Öyküler
    İsrailoğulları ve Hz. Musa’nın (a.s) Öyküsü: Hz. Musa’nın (a.s) risaleti, Müminlerin Mısır’dan çıkması için Allah’ın emri, denizden geçiş, İsrailoğullarının kurtuluşu, Firavun'un sularda boğulması ve İsrailoğullarının âlemlere olan üstünlüğü; 15-32. ayet-i kerimeler.
    Fazilet ve Özellikleri
    Allah Resulü’nden (s.a.a) nakledilen bir hadis-i şerife göre: Her kim Duhan Suresi'ni Cuma akşamı (Perşembe günü akşam) okursa, günahları bağışlanır. [7]
    Yine aynı şekilde İmam Sadık’tan (a.s) şöyle bir rivayet nakledilmiştir: Her kim Duhan Suresi'ni farz ve sünnet namazlarında okursa, Allah-u Teâlâ onu kıyamet gününde müminlerin safında haşredecek, onu kendi arşının gölgesinde karar kılacak, amellerinin hesaplanmasında kolaylık tanıyacak ve amel defterini sağ eline verecektir. [8]
    Mefatihu’l-Cinan kitabında yazılana göre, Ramazan ayının 23. gecesi yani Kadir gecesi amellerinden birinin de Duhan Suresi'ni okumak olduğu belirtilmiştir
    9 min
  • 43.ZUHRUF Sûresi KHMK (Arapça: سورة الزخرف) Hasan Basri Çantay sesli meali
    Zuhruf Suresi (Arapça: سورة الزخرف), zuhruf kelimesi, "süslenmek" anlamına gelen "zahrefe" fiilinden türemiştir. "Mücevher" anlamına gelmektedir. Tabiatın güzelliği için "yeryüzünün süsü" şeklinde mecazi anlamda da kullanılmaktadır.
    Bu surede bahsedilen en önemli olay, nimet ile inkâr arasındaki ilişkinin gözler önüne serilmesidir. 35. ayette "zuhruf" kelimesi geçtiği için bu ismi almıştır. 89 ayetten oluşan Zuhruf Suresi, Mekke'de, Şûra Suresi'nden sonra inmiştir. Mushaf’ta 43, iniş sırasına göre ise 63. suredir.
    Surenin Tanıtımı
    Surenin, Zuhruf Suresi olarak adlandırılmasının nedeni, bu tür dünyevi süslerin değersizliğinden (33. Ayetten 35. Ayete kadar) bahsettiğinden dolayıdır. [1]Bu kelime Kur’an’da 4 kere geçmiştir. Bu surede ise 35. Ayette geçmiştir. Mukatta harflerle başlayan (ha-mim) yirmi dördüncü, havamim surelerinin ise dördüncüsüdür. Ayrıca yeminle başlayan dördüncü suredir.[2]
    Ayet sayısı 89’dur, ancak bazı karilere göre 88’dir, doğru olan ise birinci görüştür. 838 kelime, 3.609 harften oluşmaktadır. Mushaf sıralamasına göre kırk üçüncü, nüzul sırasına göre ise altmış üçüncü suredir. Sure Mekke’de nazil olmuştur. [3]Hacim olarak mesani surelerden ve bir hizipten biraz daha fazladır.[4]
    İçeriği
    Bu surede kavmi tarafından inkâr edilen peygamberlerden bahsedilmekte, müşriklerin yersiz itirazları zikredilerek onlara gerekli cevap verilmektedir. Sure’de Firavun ve Hz. İbrahim kavminin ibret verici hikayelerine değinilmekte, mead konusu ele alınmakta ve yeniden dirilme sahnesi ortaya konulmaktadır. Ayrıca salih insanlar için hazırlanan cennet anlatılmakta ve az da olsa Hz. İsa’nın (a.s) hikayesine yer verilmektedir.[5]
    Zuhruf Suresi'nin içerdiği konuları 7 ana başlık altında toplayabiliriz:
    Peygamber Efendimizin (s.a.a) Nübüvveti ve Kur’an’ın ehemmiyeti.
    Afakî Tevhid’in bazı delilleri ve Allah’ın insanlara bahşetmiş olduğu nimetlerin hatırlatılması.
    Şirk ile mücadele, Allah’a reva görülmeyecek nispetlerin nefyedilmesi ve körü körüne taklit.
    Geçmiş peygamberler ve kavimlerinin hikayeleri.
    Mead, müminlerin mükâfatı, kâfirlerin kaderi, mücrimlere uyarı.
    İmansız şahısların onları yanlışa sevk eden batıl ölçüleri.
    Nasihat ve korkutmak.[6]
    Tefsir
    Ayet 3; Kur’an, Arapça'dır: Zuhruf Suresi 3. Ayet-i kerimede, Kur’an-ı Kerim’in Arapça olarak, nazil olduğu beyan edilmektedir.
    Kur’an’ın Arapça olması ya; Kur’an’ın Arapça nazil olması veyahutta Fesahat anlamına gelmesi demektir. Zira Arapça'nın manalarından bir diğeri de Fasih demektir. Yani; tüm herkesin Kur’an-ı daha iyi anlayabilmesi ve hakikatlerin kelimeler ve cümleler arasından zahir olabilmesi için Kur’an-ı son derece Fasih olarak karar kıldık. [8]
    Allame Tabatabai, Kur’an’ın nazil olmadan önce, beşer aklının ulaşamayacağı merhalede olduğuna inanmaktadır. Ancak Kur’an, Arapça kalıbında nazil olduktan sonra beşer için anlaşılabilir olmuştur. Ayette; Kur’an-ı Arapça olarak nazil ettik ki düşünesiniz denilmesinden maksat yani; Kur’an-ın Arapça nazil olması ile birlikte, Kur’an beşer için anlaşılır olmuştur demektir. [9]
    Fazilet ve Özellikleri
    İmam Bakır’dan (a.s) şöyle bir rivayet nakledilmiştir: Her kim, Zuhruf Suresi'ni okumayı devam ettirirse, Yüce Allah’ın huzuruna çıkana ve Zuhruf Suresi gelip o şahsı Allah’ın emriyle Cennete sokana dek, Allah Teâlâ onu kabirde haşerelerden ve kabir azabından âmânda kılar. [10]
    Peygamber Efendimizden (s.a.a) şöyle bir hadis-i şerif nakledilmiştir: Her kim, Zuhruf Suresi'ni okursa, kıyamet gününde o şahıslara şu şekilde hitap edilecektir: Ey benim kullarım! Bugün size ne bir korku ve ne de bir üzüntü vardır; sorgusuz sualsiz Cennete giriverin. [11]
    Tarihi Rivayetler ve Öyküler
    Hz. İbrahim’in (a.s) putperestlikten beri olması. 26-28. Ayet-i kerimeler.
    Hz. Musa’nın (a.s) Firavun’u davet etmesi, Firavun’un kendisini büyük görmesi, halkın Firavun’a itaat
    17 min
  • 42. ŞÛRÂ (حمعسق) suresi (Arapça: سورة الشوری), Hasan Basri Çantay KHMK sesli meali Kur'an
    (Arapça: سورة الشوری) adını, 38. ayette geçen "Şura" kelimesinden almıştır. Şura kelimesi, müşavere etmek ve danışmak anlamlarına gelir. 53 ayetten oluşan sure, Mekke'de, Fussilet Suresi'nden sonra inmiştir. Mushaf’taki resmi sırası itibarıyla 42, iniş tarihi bakımından ise 62. suredir.
    “Yine onlar, Rablerinin davetine icabet ederler ve namazı kılarlar. Onların işleri, aralarında danışma iledir. Kendilerine verdiğimiz rızıktan da harcarlar.(38)”
    Surenin bir diğer adı “ha-mim-ayn-sin-kaf”tır, zira bu mukatta harflerle başlamıştır (1 ve 2. Ayetler). Mukatta harflerle başlayan yirmi üçüncü suredir. Havamim surelerinin ise üçüncüsüdür.
    Ayet sayısı Kufe karilerine göre 53, bir grup başka kariye göre 50 ve başka bir grup kariye göre ise 56’dır, ancak birinci görüş daha meşhurdur. Mushaf’ta 42., nüzul sırasınds ise 62. suredir. Sure Mekke’de nazil oldu. Şura Suresi'nin iniş tarihi, Miraç’tan sonra ve Efendimiz’in (s.a.) Medine’ye Hicretinden kısa bir süre öncedir. Sure Mekkidir, ancak surenin 23-26 ve yine aynı şekilde 38,39 ve 40. Ayet-i kerimeleri Medenidir.Sure, 860 kelime ve 3521 harften oluşmaktadır.  Mesani surelerden ve bir hizipten biraz büyüktür.
    Allah Resulüne (s.a.a) vahyin nazil olması ve insanları Allah’a davet etme konusunda istikamet tavsiye edilmesi, semavi dinlerin vahdeti, Allah dininde anlaşmazlık ve ikilikten uzak durulması, başkalarının sürçmeleri durumunda af ve bağışta bulunulması, öfke ve sinirlere hâkim olunması, tevhit, mead, tövbe konuları, Allah’ın tövbeleri kabul edeceği ve Allah’ın salih kullar ve müminlere karşı lütuf ve rahmeti gibi ahlaki konularındandır Meşhur ayetleri
    Meveddet Ayeti
    ذَلِكَ الَّذِي يُبَشِّرُ اللَّهُ عِبَادَهُ الَّذِينَ آمَنُوا وَعَمِلُوا الصَّالِحَاتِ قُل لَّا أَسْأَلُكُمْ عَلَيْهِ أَجْرًا إِلَّا الْمَوَدَّةَ فِي الْقُرْبَى وَمَن يَقْتَرِفْ حَسَنَةً نَّزِدْ لَهُ فِيهَا حُسْنًا إِنَّ اللَّهَ غَفُورٌ شَكُورٌ
    İşte. De ki: Sizden, tebliğime karşılık bir ücret istemiyorum, istediğim, ancak yakınlarıma sevgidir ve kim güzel ve iyi bir iş yaparsa onun güzelim mükâfâtını arttırırız; şüphe yok ki Allah, suçları örter, iyiliğe, mükâfatla karşılık verir. (Şura Suresi / 23)
    Bu ayette Allah, Efendimiz’e (s.a.) şöyle buyurmaktadır: De ki: Sizden, tebliğime karşılık bir ücret istemiyorum, istediğim, ancak yakınlarıma sevgidir.
    Kur’an-ı Kerim’de birçok yerde Peygamber Efendimiz (s.a.a) tebliğine karşılık, hiçbir ücret talep etmemiştir, ancak risalet ve tebliğ ücreti olarak davetini kabul etmelerini vurgulamıştır. Ancak bu surede Allah Teâlâ, Peygamber Efendimiz’in (s.a.a) risalet ve tebliğine karşılık, ücret tayin etmiştir. Diğer ayetleri de dikkate alacak olursak, bu ayet-i kerimenin de diğer ayetler gibi daveti kabul ve risalet doğrultusunda olduğunu anlayabiliriz. Başka bir deyimle istisna, istisnâ-i muttasıl değil, aksine istisnâ-i munkatı'dır. 
    Bazıları, Allah Resulü’nün (s.a.a) peygamberliği döneminde, Mekke ahalisinin şöyle söylediğine inanmaktadır: Muhammed, sanki peygamberliğine karşı ücret istemektedir. Bu sözlerin ardından, Allah Teâlâ bu ayet-i kerimeyi nazil etti. 
    İmam Seccad (a.s) hakkında şöyle bir rivayet nakledilmektedir: Kerbela vakıasından sonra, İmam Zeynelabidin’i (a.s) Şam’a götürdüklerinde, Şamlı bir adam İmam Seccad’a (a.s) şöyle söyledi: Allah’a şükürler olsun ki Rabbim sizi biçare etti. İmam Seccad (a.s) Şamlı adama, Şura Suresi 23. Ayet-i kerimeyi okuyarak, şu şekilde cevap verdi: el-Kurba (القربی) ‘‘yakınlar’’ biziz
    Meşveret Ayeti 38 وَالَّذِينَ اسْتَجَابُوا لِرَبِّهِمْ وَأَقَامُوا الصَّلَاةَ وَأَمْرُهُمْ شُورَى بَيْنَهُمْ وَمِمَّا رَزَقْنَاهُمْ يُنفِقُونَ
    Ve Rablerinin dâvetine icâbet edenlere ve namaz kılanlara ve işlerini, aralarında danışarak yapanlara ve onları rızıklandırdığımız şeylerin bir kısmını ayırıp yoksulları doyuranlara, hayra harcayanlara. (Şura Suresi / 38)Bu ayet-i kerime, müminlerin bazı sıfatlarına işaret etmektedir: Namaz ikame etmek, işlerinde meşveret etmek (danışmak) ve rızıklarından infak etmek. Ayet-i kerimede ki «و أمرهم شوری بینهم
    17 min
  • 90. Beled Suresi Tefsiri (Arapça: سورة البلد) HDKD (Hak Dini Kur'an Dili) Orijinal Elmalı tefsiri
    90 - BELED
    ٩٠- سورة البلد
    El-beled sûresi temamen mekkî dir.
    Âyetleri - yirmidir.
    Fasılası - د. ا . ن . ه harfleridir.
    Evvelki Sûre zamanın eşref saatlerine kasem ile başlamış, insanın refah veya darlıkla ibtilâsını, mal hırsı, mîrâs yiyiciliği, yetîme, fukaraya bakmamak gibi mezmum huyraliyle âkıbetinin acılığını zikr ettikten sonra nefsi mutmeinnenin ıydi ekber olan husni hâtimesiyle hıtam bulmuş olduğu gibi bu Sûrede mekânın en mübarek beldesine kasem ve onun fethine işaret ile başlayıp insanın meşakkatle yaratıldığını, mal sahibi olanlardan matlûb bulunan « فَكُّ رَقَبَةٍ أَوْ إِطْعَامٌ فِي يَوْمٍ ذِي مَسْغَبَةٍ » yüksek iki haslet ile nefsi mutmeinne için ıtmi'nan eseri ve yümün sebebi olan ba'zı hasletleri ve buna mukabil küfr-ü tekzibin şeâmetiyle sui âkıbetini hulâsa edecektir
    .
    Beled Suresi" beled’e (Mekke) yemin edilerek başlamakta ve bundan dolayı da bu adla anılmaktadır.
    “La uksimu bi haze’l-beled” (tercüme: Andolsun bu şehre.)
    Ayetlerinin sayısı noktasında görüş ayrılığı bulunmayan bu sure, 20 ayet, 82 kelime ve 343 harften oluşmaktadır. Mekke’de nazil olan bu sure Mushaf’taki resmi sırası itibarıyla 90. ve iniş sırasına göre ise, Kur’an’ın 35. suresidir.
    Lafız ve hacim bakımından “Mufassal” surelerden olup, Evsat sureleri grubundandır. Ayrıca yeminle başlayan surelerin on yedincisidir aynı zamanda sure üç konuya yemin ederek başlamaktadır.
    Konuları
    Beled Suresi, Mekke’nin azamet ve kutsiyetini gösterme doğrultusunda Mekke şehrine yemin ederek başlamıştır. Daha sonra insanın yaratılışına ve insanın yaşantısının her zaman zorluk ve meşakkatle beraber olduğuna işaret etmektedir.
    Ayrıca köle azat etmek, açlara yemek vermek ve fakirlere yardım etmek gibi, yapılması çok zor olan ama insanın çok değerli amellerini beyan etmektedir. Daha sonra iyi amel sahiplerini “Ashab-ı Meymene” (Ashab-ı Yemin, cennet ehli); münkir ve kötü amelleri olanları ise, “Ashab-ı Meş'eme” (Ashab-ı Şimal, cehennem ehli) unvanıyla zikretmektedir. [1]
    1 hr
  • 41. FUSSİLET (Secde, Hâ-Mîm veya Mesâbih) suresi KHMK Hasan Basri Çantay sesli meali
    Fussilet Suresi (Arapça: سورة فصلت) üçüncü ayette geçen "Fussilet" kelimesinden dolayı bu ismi almıştır.Secde, Hâ-Mîm ve Mesâbih olarakta isimlendirilir. "Fussilet" kelimesi "bir şeyi açıklamak", "iki şeyi birbirinden ayırmak", "detaylandırmak" gibi anlamlara gelen "Fassale" fiilinin edilgenidir. Söz konusu ayette Fussilet Suresi'nin anlamı, "düşünen ve bilen bir topluluk için, ayetleri okunsun ve anlaşılsın diye Arapça olarak ayrıntılı bir şekilde açıklanan" demektir.54 ayetten oluşan sure, Mekke'de ve Mü'min Suresi'nden sonra inmiştir. Mushaf’taki resmi sırası itibariyle 41. ve iniş sırasına göre ise, 61. suredir.Bu sureye "secde Suresi" de denilme nedeni, secde edilmesi farz olan dört Azaim surelerden biri olmasındandır (32. ayet). "Mesabih" denilmesi bu kelimenin 12. ayette geçmesindendir.[1]
    Küfe karilerine göre ayet sayısı 54, Hicaz karilerine göre 53, Şam ve Basra karilerine göre 52 ve bazı karilere göre ise, 56’dır. Ancak birinci görüş meşhurdur. Sure 796 kelime ve 3364 harften oluşmaktadır.
    Mushaf’taki sıralamaya göre kırk birinci, ve iniş sırasına göre ise, altmış birinci suredir. Sure, Mekki surelerdendir. Hacim olarak mesani surelerden ve bir hizipten biraz fazladır. Mukatta harflerle başlayan (ha-mim) yirmi ikinci suredir. Ayrıca "Havamim" surelerinin de ikincisidir. Fussilet Suresi 37. ayet-i kerimesi, farz tilavet secdesine sahiptir. Yani bu ayeti okuyan ve işiten şahsın secde etmesi farzdır. Beni Haşimi,  Tilavet secdesi farz olan surelerin farz namazlarda okunması caiz değildir. Bu surenin en önemli konuları şunlardan ibarettir: Kur’an’ın nüzulü, özellik ve hususiyetlerine işaret, yeryüzü ve göklerin yaratılışı, mead ve kıyamet sahneleri, cehennemliklerin tüm aza ve organlarının kendileri aleyhine tanıklık etmesi, Allah yolunda sabır ve sonucu, ayrıca Ad ve Semud kavimlerine de değinilmiştir.
    قُلْ إِنَّمَا أَنَا بَشَرٌ مِّثْلُكُمْ يُوحَى إِلَيَّ
    De ki: Ben de ancak sizin gibi bir insanım. Bana ilâhınızın bir tek İlâh olduğu vahy olunuyor. (Fussilet Suresi / 6)
    Kehf Suresi'nin son kısmında tekrar olunan Fussilet Suresi altıncı ayet-i kerimesinin ilk başlangıcı, Allah Resulü’nün (s.a.a) melek olmadığını, "Allahlık" iddiasında bulunmadığını ve üstün ırka sahip bir insan olmadığını söylemektedir.
    Aksine Peygamber Efendimiz (s.a.a) de yaratılış açısından aynı diğer insanlar gibi cisim, ruh, gazap, akıl, vicdan ve diğer ruhi ve cismi ihtiyaçları olan bir insandır.
    Ancak Allah Resulü’nün (s.a.a) diğer insanlardan farkı şudur: Peygamber Efendimiz (s.a.a) kabiliyetleri ve çekmiş olduğu zahmetlerden ötürü, Allah’ın ona vahyetmesine layık olabilmiş ve Allah-u Teala onu kendi risaleti için, emim ve güvenilir bulmuştur.
    وَلَا تَسْتَوِي الْحَسَنَةُ وَلَا السَّيِّئَةُ ادْفَعْ بِالَّتِي هِيَ أَحْسَنُ فَإِذَا الَّذِي بَيْنَكَ وَبَيْنَهُ عَدَاوَةٌ كَأَنَّهُ وَلِيٌّ حَمِيمٌ
    Ve eşit değildir iyilikle kötülük. Kötülüğü, en güzel bir muâmeleyle karşıla, gider; bir de bakarsın ki aranızda düşmanlık olan kişi, sanki senin en yakın bir dostun. (Fussilet Suresi / 34)
    Yukarida ki ayet-i kerimede içtimai ve ahlaki konular alanında çok önemli tavsiyelerde bulunulmuştur. Bu sebebten dolayı, bu ayet-i kerime ahlak konularında tefsircilerin ve ahlak üstatlarının dikkatini çekmiştir.
    İyilik ve kötülük çok geniş bir kavram olsa da bu ayet-i kerimede maksat, tebliğ yöntemleridir. Bu ayet-i kerime Allah, Resulü’ne (s.a.a) şu şekilde tavsiyede bulunuyor: Kötülüklere iyilikle karşılık ver başarılı olmak için intikamcı olma. [8]
    Kur’an Tahrif Edilmedi
    إِنَّ الَّذِينَ كَفَرُوا بِالذِّكْرِ لَمَّا جَاءهُمْ وَإِنَّهُ لَكِتَابٌ عَزِيزٌ
    Kur'ân, kendisine tebliğ edildikten sonra kâfir olanlar ve hem de şüphe yok ki bu Kur'ân, eşsiz ve üstün bir kitaptır ki; (Fussilet Suresi / 41)
    لَا يَأْتِيهِ الْبَاطِلُ مِن بَيْنِ يَدَيْهِ وَلَا مِنْ خَلْفِهِ تَنزِيلٌ مِّنْ حَكِيمٍ حَمِيدٍ
    Ne önceden onun hükümlerini iptâl eden bir kitap gelmiştir, ne de ondan sonra gelir ve bâtıl, ona zarar veremez; hüküm ve hikmet sâhibinden, hamde lâyık mâbut tarafında
    16 min
  • 40. MÜMİN suresi KHMK Hasan Basri Çantay sesli meali 24.cüz
    (Arapça: سورة المومن ) veya Gafir Suresi (سورة غافر); Firavun ailesinden olan mümin bir kişiden bahsedildiği için “Mümin” adını almıştır. “Gafir” (bağışlayan) ismini de, Allah’ın günahları bağışlayıcı sıfatından bahseden 3. ayetteki "Gâfir" kelimesinden hareketle almıştır.Bu sureye verilen adlardan bir diğeri de "Tavl"dır. Sure, 85 ayettir. Mekke'de, Zümer Suresinden sonra inmiştir. Mushaf’taki resmi sırası itibarıyla 40 ve iniş tarihine göre ise, 50. suredir. Mü'min Suresi, "Hâ-Mîm" harfleriyle başlayan yedi surenin ilkidir.Bu sureye “Gafir” demelerinin nedeni, “Gafir” isminin Allah’ın isim ve sıfatlarından olduğundan ve ayrıca üçüncü ayetinde geçen “Gafiru'z-Zenb” kelimesinden aldığından dolayıdır. [1] Aynı zamanda rahmet, mağfiret ve umut vermesinin de “Gafir” olarak adlandırılmasında önemli bir rolü vardır.[2]
    Firavun ailesinden olan mümin bir kişiden bahsedildiği için de “Mümin Suresi” adını almıştır.[3] "Tavl" da bu sureye verilen adlardan bir diğeridir.[4] Zira surenin üçüncü ayetinde Allah-u Teâlâ, “Zitavl” (güçlü) olarak tanıtılmıştır. Bu kelime de Allah’ın sıfat ve isimlerindendir. Surenin bir diğer adı ise “Ha-Mim ula”dır. Çünkü "Hâ-Mîm" harfleriyle başlayan yedi surenin ilkidir.
    Gafir Suresi "Hâ-Mîm" harfleriyle başlayan yedi surenin ilkidir. Bu surenin de dâhil olduğu "Ha-Him"le başlayan yedi sureye "Havamim" veya “Hamimat” (Hamim'ler) denir. Mukatta harfleriyle başlayan yirmi dokuz surenin yirmi birincisidir.
    Kufe ve Şam karilerine göre 85, Hicaz karilerine göre 84 ve Basra karilerine göre ise, 82 ayettir. Ancak birinci görüş daha doğru ve meşhurdur. Sure 1228 kelime ve 5109 harften oluşmaktadır. Mushaf sırasına göre kırkıncı,[5] iniş sırasına göre ise, ellinci suredir. Sure Mekke’de inmiştir. Hacim olarak mesani surelerden ve tam olarak yarım cüzdür.[6]Gafir Suresi, Mekki surelerden olup, nüzul sırasına göre Allah Resulü’ne (s.a.a) nazil olan 60. suredir. [7]
    El-Mizan tefsirine göre Gafir Suresi'nin asıl ekseni, Kur’an’ı ortadan kaldırmak için çalışan kâfirlerin cidal ve anlaşmazlıklarını batıl etmek için nazil olmasıdır. Hal böyleyken, Allah-u Teâlâ onlara vaat etmiş olduğu azapları hatırlatmaktadır. [8]
    Bu surede bazı ilahi sıfatlar açıklanmakta, insanlar Allah’a dua ve yakarışa çağrılmakta, duayı terk etmenin Allah katında tekebbür sayıldığı ve bundan sakınılması gerektiği istenerek, müminlerin ve peygamberlerin bazı duaları nakledilmektedir. İnsanın yaratılışına, mead, diriliş, haşır ve neşir konularına, Hz. Musa, (a.s) Hz. Harun (a.s), Firavun, Haman ve Karun hikayelerine değinilmektedir
    Meşhur Ayetler
    Duanın Kabul Olması
    وَقَالَ رَبُّكُمُ ادْعُونِي أَسْتَجِبْ لَكُمْ
    Ve Rabbiniz dedi ki: Çağırın beni, icâbet edeyim size (Mü'min Suresi / 60)
    Bu ayet-i kerimenin açıklamasında, duanın önemi ve kabul olma şartlarıyla ilgili birçok rivayet Tefsir-i Numune’de nakledilmiştir: Dua ibadettir ve çoğunlukla duayla meşgul olan kimse, çoğunlukla ibadetle meşgul olan kimseden daha iyi ve daha hayırlıdır. Bu rivayetlerde şu şekilde beyan edilmiştir: Allah katında birçok makam vardır ve o makamları elde etmek, sadece duayla olur. Dua etmek, Kur’an okumaktan daha iyidir. [11]
    Dört Grubun Duası Kabul Olmaz:
    1-Evinde oturup da Allah’tan rızık isteyen kimse.
    2-Eşinden razı olmayan ve ondan kurtulmak için dua eden adam (ona şu şekilde söylenecektir; (boşanma hakkına sahip değil misin?)
    3-Malını boş yere israf eden ve Allah’tan rızık isteyen kimse.
    4-Şahit olmaksızın birine borç veren şahıs (borç alan, aldığı borcu inkâr ettiğinde). Bu şahsa şöyle söylenecektir: “Sana borç verdiğinde şahit tut” diye demedim mi? [12]
    28-45. ayet-i kerimeler ‘‘Mü'min-i Al-i Firavun’’ hikayesine yer vermektedir. Firavun’un amcasının oğlu ve aynı zamanda hazinedarı olan Mü'min-i Al-i Firavun, uzun yıllar tüm yaşamı boyunca imanını Firavundan gizlemiştir. [13] Firavun, her ne zaman Mü'min-i Al-i Firavun’dan şüphelenecek olsa, Mü'min-i Al-i Firavun takiye eder, tevriye yaparak canını muhafaza ederdi. [14] Hz. Musa (a.s) aleni olarak dav
    23 min
  • 39.Zümer Suresi (Arapça: سورة الزمر) Guraf suresi Hasan Basri Çantay KHMK sesli meali
    Zümer Suresi (Arapça: سورة الزمر) adını 71 ve 73. âyet-i kerimelerde geçen "Zümer" kelimesinden almıştır. "Zümer", zümreler, gruplar anlamına gelmektedir. Bu sureye "Guraf" da denilmektedir. "Oda ve köşk" manasına gelen bu kelime, surenin 20. ayetinde geçmektedir. Sure, 75 ayettir.Mekke döneminin ortalarında, Sebe Suresi'nden sonra inmiştir. Allah'ın rahmetinden ümit kesilmemesi gerektiğini belirten 53. ayetten itibaren, üç veya yedi ayetin, Medine döneminde indiği yönünde rivayetler bulunmaktadır. Mushaf’taki resmi sırası itibarıyla 39, iniş tarihine göre ise 59. suredir.
    Tanıtım
    Zümer kelimesi, (Gruplar) Kur’an’da her ikisi de bu surede olmak üzere iki kez geçmiştir (71. ve 73. Ayetlerde). Bu ayetler cennetliklerin, cennete götürülmesine ve cehennemliklerin ise cehenneme sürülmesine değinmektedir.
    Surenin bir diğer adı ise oda, köşk ve stant anlamına gelen “Guraf”tır. Bu kelime, iki kez bu surenin 20. Ayetinde geçmiştir. Buradaki maksat, cennetteki köşk anlamındadır. Surenin bir diğer adı “Suretü’l-Arap”tır. Zira surenin 28. Ayetinde, Kur’an; Arap sıfatıyla vasıflandırılmıştır.[1]
    İçeriği
    Ayet sayısı 75, bazı karilere göre 73 ve başka bir grup kariye göre ise 72’dir, ancak birinci görüş daha doğrudur. Kelime sayısı 1.180, harf sayısı ise 4.871’dir. Mushaf’taki resmi sıralamaya göre otuz dokuzuncu,[2] iniş sırasına göre ise elli dokuzuncu suredir. Sure, Mekke’de nazil olmuştur. Hacim olarak, mesani surelerden ve yarım cüz kadardır.[3]
    Bu sure’de; Tevhidin eserleri, Allah’ın çocuk edinmekten tenzih edilmesi, halisçe ibadet edilmesi, insanların ihtiyaç ve ıstırar durumunda Allah’a yöneldiği, ancak genişliğe ve huzura çıkıldığında gaflete düşüldüğü, mead ve yeniden dirilme olayı, kıyametteki mümin ve kâfirlerin durumları, akıl edenlerle akıl etmeyenlerin bir olmadığı gibi konulara temas edilmiştir. [4]
    Tefsir
    خَلْقٍ فِي ظُلُمَاتٍ ثَلَاثٍ
    Üç karanlık içinde yaratıştan yaratışa düşürür (Zümer Suresi / 6)
    Üç Karanlıktan Maksat: Allame Tabatabai, el-Mizan Tefsirinde [6] Ayetullah Mekarim Şirazi, Tefsir-i Numune’de [7] Şu şekilde açıklamada bulunmuşlardır: Kur’an-ı Kerim’de yer alan şu ayet-i kerimeden de (فی بطون امهاتکم) ‘‘Sizi analarınızın karınlarında’’ anlaşılacağı üzere üç karanlıktan maksat; hamilelik döneminde ki anne karnındaki, rahimdeki ve Amniyotik kese’deki (bebeğin içinde bulunduğu su kesesi) karanlıktır. Ancak bazı tefsirciler, üç karanlıktan maksadın; Amniyotik kese (bebeğin içinde bulunduğu su kesesi) olduğu yönünde yorumlar yapmışlardır.
    Cenin, Amniyotik kesenin içerisindedir. Amniyotik kese, cenini korumak için üç kat kalın zarla kaplıdır. [8] Bu ayet-i kerimeden, Kur’an-ı Kerim’in mucizelerinden biri olarak bahsedilmektedir.
    Meşhur Ayetler
    
    Nesih Hattıyla Yazılmış Zümer Suresi 7. Ayet-i Kerimesi
    
    Hâkim Ganam’ın Sülüs Hattıyla Yazmış Olduğu Zümer Suresi 53. Ayet-i Kerimesi
    وَلَا تَزِرُ وَازِرَةٌ وِزْرَ أُخْرَى
    ve hiçbir kimse, bir başkasının yükünü yüklenemez (Zümer Suresi / 7)
    Bu ayet-i kerime, İlahi adaleti anlatmaya çalışmaktadır yani; hiçbir kimse onu çok sevmesine rağmen, bir başkasının günahını üstlenmeye razı olamayacaktır. [9]
    الَّذِينَ يَسْتَمِعُونَ الْقَوْلَ فَيَتَّبِعُونَ أَحْسَنَهُ أُوْلَئِكَ الَّذِينَ هَدَاهُمُ اللَّهُ وَأُوْلَئِكَ هُمْ أُوْلُوا الْأَلْبَابِ
    O kullarım ki sözü dinlerler de en güzeline uyarlar, onlar, öyle kişilerdir ki Allah, doğru yola sevk etmiştir onları ve onlardır aklı başında bulunanların ta kendileri. (Zümer Suresi / 17)
    Bu ayet-i kerime, Müslümanların farklı konularda özgürce düşünceye ve özgürce seçme hakkına sahip olduklarını beyan etmektedir.
    Ayet-i kerime, Müminlere başkalarının sözlerini mütalaa edip araştırma izni veriyor. İyice araştırdıktan sonra, seçmeleri gerektiğini belirtiyor. Bu ayet-i kerime, özgür düşünceyi teşvik ettiği için meşhur olmuştur.
    إِنَّكَ مَيِّتٌ وَإِنَّهُم مَّيِّتُونَ
    Şüphe yok ki sen de öleceksin ve onlar da ölecekler. (Zümer Suresi / 30)
    Ayet-i kerime, Allah Resulü’ne (s.a.a) hitaptır; Bu ayet-i kerime, ölümün genel anla
    38 min
  • 38. Sad Suresi (Arapça: سورة ص) KHMK Hasan Basri Çantay sesli meali
    Sad Suresi (Arapça: سورة ص), sad harfiyle başladığı için sure bu adı almıştır[1] Surenin alfabeden bir harfle başlaması, Araplara meydan okumak ve Kur'an'ın icazını (mucize oluşunu) ispat etmek içindir. Bu sureye Hz. Davud'un (a.s) hikayesine daha çok yer verildiği için "Davud Suresi" de denilmektedir. Sad Suresi, 88 ayettir. Kamer Suresi'nden sonra Mekke'de inmiştir. Mushaf’taki resmi sırası ve nüzül sırası aynı olup 38. suredir. Ad ve Nuh kavminin tekzibi, Firavun, Semud kavmi, Lut kavmi, Ashab-ı Eyke, Peygamberler ve onların azaba duçar olması. 12-16. ayet-i kerimeler.
    Hz. Davud’un (a.s) öyküsü: Hz. Davud’un birçok imkâna sahip olması, dağların ve onunla beraber olan kuşların tesbih söylemesi, Hz. Davud’un (a.s) hükümranlığının istikrarlığı.
    Hz. Davud’un (a.s) hakemliği: İki kişinin Hz Davud’a (a.s) hakemlik için müracaat etmesi, Hz. Davud’un (a.s) davalılardan birini dinlemesi, Hz. Davud’un (a.s) cevabı, Hz. Davud’un (a.s) istiğfarı, Hz. Davud’un (a.s) yeryüzünde hilafeti. 17-27. ayet-i kerimeler.
    Hz. Süleyman’ın (a.s) öyküsü:
    Asil atların Hz. Süleyman’a (a.s) verilmesi, Hz. Süleyman’ın (a.s) atlara ilgi göstermesi ve namazı unutması, güneşin dönmesi için emir vermesi. [17]
    Diğer tefsirlere göre, Hz. Süleyman’ın (a.s) atlara ilgi göstermesi, atların yanına gitmesi ve atları sevmesi. [18]
    Hz. Süleyman’ın (a.s) tahtına ceset atılması, Hz. Süleyman’ın (a.s) istiğfar ve tövbe etmesi, eşsiz bir hükümranlık için dua, şeytanların ve rüzgârın emir altına alınması, şeytanların Hz. Süleyman (a.s) için mimarlık ve dalgıçlık yapması. 30-40. ayet-i kerimeler.
    Hz. Eyyub (a.s) : Hz. Eyyub’un (a.s) çekmiş olduğu bela ve musibetler, Hz. Eyyub’un (a.s) ayağını yere vurması ve su fışkırması, ailesinin yeniden Hz. Eyyub’a (a.s) bağışlanması, eşine yüz darbe yerine sap demetiyle vurması ve yeminini bozmaması. 41-44. ayet-i kerimeler.
    Hz. İbrahim (a.s), Hz. İshak (a.s), Hz. Yakup (a.s). Hz. İsmail (a.s), Hz. İlyas (a.s) ve Hz. Zülkifl’in (a.s) seçilmesi. 45-48. ayet-i kerimeler.
    Hz. Âdem’in (a.s) yaratılışı: Allah-u Teâlâ’nın meleklere “İnsan yaratacağını” söylemesi, meleklere Hz. Âdem’e (a.s) secde etmeleri emrini vermesi, İblis’in Hz. Âdem’e (a.s) secde etmekten kaçınması, İblis’e “Neden Hz. Âdem’e (a.s) secde etmediğinin” sorulması, İblis’in cevabı ve kendini Hz. Âdem’den (a.s) daha üstün görmesi, İblis’in cennetten kovulması, İblis’in kıyamet gününe kadar Allah’tan mühlet istemesi, İblis’in isteğinin kabul edilmesi, İblis’in insanları aldatacağına dair yemin etmesi. 71-85. ayet-i kerimeler.
    Fazilet ve Özellikleri
    Günahtan korur: Hz. Peygamber Efendimiz’den (s.a.a) şöyle bir hadis-i şerif nakledilmiştir: Sad Suresi'ni okumanın sevabı, Allah’ın, Hz. Davud’un (a.s) emrine verdiği dağların ağırlığından on kat daha fazladır. Allah-u Teâlâ, Sad Suresi'ni okuyan herkesi küçük ve büyük günahlardan korur ve muhafaza eder.[14][15]
    Peygamberler ve meleklerin mükâfatlarıyla mükâfatlanırlar: Yine aynı şekilde İmam Bakır’dan (a.s) şöyle bir rivayet nakledilmiştir: Her kim Sad Suresi'ni Cuma akşamı, yani Perşembe günü akşam okursa, peygamberler ve melekler dışında kimseye dünya ve ahiretten hiç vermediği kadar verir. Allah, Sad Suresi'ni okuyanı, ailesini ve sevdiklerini
    cennete götürür.
    17 min

About Kailar Podcastleri

From the publisher's feed

Hak Dini Kur'an Dili (Orijinal Elmalı Tefsiri) Meali ve Tefsiri (Elmalı Hamdi Yazır) ve Hasan Basri Çantay KHMK meali

More shows like Kailar Podcastleri

Kuran Dinle by Kuran Dinle

Kuran Dinle

7 Listeners

Kuran Time by Kuran Time

Kuran Time

6 Listeners

Kuran-ı Kerim by Diyanet Dijital

Kuran-ı Kerim

3 Listeners