
Sign up to save your podcasts
Or


Bozcaada Limanı Yat Yanaşma Rıhtımı projesini konuğumuz Bozcaada Bizim Hareketi sözcülerinden İlhan Pirinçciler ile konuşuyoruz.
Bozcaada Limanı Yat Yanaşma Rıhtımı projesi, mevcut rıhtımın kapsamlı bir şekilde büyütülmesini öngörüyor ve böylece yat yanaşma kapasitesi bir hayli artmış olacak. Bozcaadalılar, adanın değerlerinin ve kimliğinin korunması için yıllardır uğraşıyorlar ama buna karşın bu liman projesi Bozcaada’nın koruma altında olan antik liman bölgesinde, denize girilebilen nadir liman alanlarından birisini tamamen dönüştürecek; adanın ritmini, kültürel kimliğini derinden etkileyecek ölçekte.
Konuğumuz İzmir Büyükşehir Belediyesi Kent Tarihi, Tanıtım ve Turizm Dairesi başkanı Ayşegül Güngören ile İzmir’in Basmane semtinde yürüttükleri bir üretim hafızasını canlandırma projesini ele alıyoruz.
Bu; hafızayı araştırma, belgeleme ve iletişimi ötesinde bir yeniden canlandırma projesi. Ayşegül Güngören ve ekibi, Basmahane’den evrilerek değişen isminden de anlaşılacağı gibi bir zamanlar İzmir’in tekstil üretim merkezi olan Basmane’de yeniden bir basma atölyesi kurmuşlar ve bu mahallede 19. yüzyılda gelişmiş olan tekstil üretimi ve desen baskı yöntemlerini bir taraftan araştırırken, belgelerken ve tanıtırken, bir taraftan bu bilgilerin öğrenilmesi ve mahalle ekonomisine katkı yapması amacıyla yeniden uygulanması için uğraşıyorlar.
Konuğumuz Prof. Dr. Vasıf Şahoğlu’ndan ANKÜSAM (Ankara Üniversitesi Sualtı Arkeolojik Araştırma ve Uygulama Merkezi) ile yürüttüğü Çeşme Bağlararası kazılarının ve araştırmalarının sonuçlarını konuşuyoruz.
Bağlararası kazısını çok ilginç kılan bulgulardan birisi, günümüzden takriben 3500 yıl önce Santorini Adası'nda gerçekleşen büyük volkan patlaması ile etrafa yayılan küller ve ardından gelen tsunamilerin Çeşme’ye, Bağlararası’na kadar gelen etkilerinin izleri. Bu izler yıllar süren araştırmalar, laboratuvar tetkikleri, kazılar sonucu ortaya çıkarılmış durumda ve üzerinde çalışılan izlerden birisi de bir tsunami kurbanının kemikleri. Santorini volkanının patlaması sonrası meydana gelen kül yağmuru ve tsunamide can veren kim bilir kaç kişiden şimdiye kadar bulunabilmiş tek iskelet ise bu Çeşme adamına ait.
Piyalepaşa Camii Bostanı için 2023 yılında başlayan Yönetim Planı çalışmasını ele alıyoruz.
Piyalepaşa Bostanı, farklı vizyonlarla başka işlevlere çekilmeye çalışılan bir tarihi miras. 2023 yılında İBB’nin burası ile ilgili projelerinden birisi burasını halk bostanı yapmaktı. Bu tür girişimlere karşı Piyalepaşa Bostanı Dayanışması ise bostanı korumak ve özgün üretim biçimiyle sürdürülmesini sağlamak için bir yönetim planının önemini başından beri vurguluyordu ve böyle bir plan çalışmasını tüm taraflarla yürütülerek bu konuda ilk ve tek bostan yönetim planını geliştirdi.
Konuklarımız Dr. Miray Özkan ve Orkun Doğan ile 2023’ten beri içinde yer aldıkları yönetim planı çalışmasını, müzakere sürecini, katılımcıları ve planın temel ilkelerini, hedeflerini, yaklaşımını ele alıyor; bir kültür varlığı olan Piyalepaşa Camii Bostanı’nın korunmasını ve sürdürülmesine Yönetim Planı'nın nasıl katkıda bulunacağını ve bostan için nelerin önerilebileceğini konuşuyoruz.
İstanbul Beyoğlu Kaptanpaşa Mahallesi'nde bulunan tarihi Piyale Paşa Camii külliyesinin parçası olan Piyalepaşa Bostanı’nı bu sefer ne bekliyor, bu tarihi bostanı kaldırmak isteyen yeni planlar mı söz konusu? Zira Beyoğlu Belediyesi’nden yetkililer, geçtiğimiz günlerde bostan alanına bizzat gelerek bostancı ailenin bostanı terk etmelerini istemiş.
Piyalepaşa Bostanı Dayanışması, 23 Ağustos’ta bu son gelişme üzerine bostanda bir basın açıklaması yaptı. Biz de dayanışmadan Deniz Özgür ve Bediz Yılmaz ile Beyoğlu Belediyesi’nin bostanla ilgili ne gibi bir girişimde bulunduğunu, bostanda işlerin nasıl devam ettiğini, bostana yönelik tehditlere karşı 10 seneyi aşkın bir zamandır verilen koruma mücadelesini konuşuyoruz.
Hazine Taşınmazlarının İdaresi Hakkında Yönetmeliğin 81. Maddesine eklenen yeni fıkrayı yorumluyor; devletin hüküm ve tasarrufu altındaki kıyılar, sahil şeritleri ve bu alanlar üzerinde yapılması zorunlu ticari üniteler “hasılat ve/veya gelirden pay alınması suretiyle” kiralanabilir yaklaşımı kıyılarımızın daha da ticarileşmesinin önünü mü açıyor sorusunu konuğumuz Avukat Pervin Çelik’e soruyoruz.
* Çok sevgili arkadaşımız Müge Yorgancı Ozar’ı geçen hafta kaybettik, acımız çok derin. Müge’nin anısına…
Şubat 2025’te, Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun almış olduğu emsal karar neticesinde Anayasa ve kanunla tanımlanmış olan kıyılardan serbest ve eşit bir şekilde yararlanma hakkımız somut bir vaka üzerinden tescillendi. Ancak çitlenmiş kıyılar gerçeği karşısında hakkımızı ne kadar hayata geçirebiliyoruz; ayrıca hazine arazisi kıyıları Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’nın kendi kurumlarına kiralayabilmesinin önü yeni bir yönetmelikle açıldı. Bu ne anlama geliyor?
Konuklarımız Göcek Kent Konseyi Halk Meclisi başkanı Onur Ugan ve çevre konularına yoğunlaşan avukat Bora Sarıca ile değerlendiriyoruz.
Antalya’nın en önemli kültür ve doğal miras varlıklarından Karalioğlu Parkı’nın koruma statüsünün düşürülmesi kararını konuğumuz Antalyalı’ların çok iyi tanıdığı, saydığı mimar ve koruma aktivist Recep Esengil ile konuşuyor; inşa edildiği 1940’larda çok ses getiren, Cumhuriyet döneminin ilk kentsel ölçekte tasarlanmış parklarından birisi olan Karaalioğlu Parkı’nın koruma statüsünün düşürülmesinin sonuçlarını ele alıyoruz.
2006’dan beri üzerinde çalışılan Antalya Kent Müzesi’nin birimlerinden birisi olan Kent Araştırmaları Merkezi’nin Karaalioğlu Parkı’nda bulunan yerleşkesinden çıkarılması ve arşivinin bir depoya yollanmasını; bu vesileyle yine Karaalioğlu Parkında konumlandırılmış park ile birlikte yaşaması öngörülmüş, Türkiye’de kent ölçeğinde, yerel yönetim ile birlikte ve yerel paydaşların katılımı ile meydana getirilen ilk girişimlerden olan Antalya Kent Müzesi projesini ve bu projenin durdurulmasını konuğumuz Orhan Silier ile konuşuyoruz.
Jeoloji Mühendisleri Odası tarafından açılan, Antalya Konyaaltı Varyantı'ndan başlayan falezlerin koruma statüsünün Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı kararıyla düşürülmesine ilişkin davada, Danıştay 4. Dairesi yürütmeyi durdurma kararı vererek Bakanlığın işlemini iptal etti. Ancak Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı kısa süre önce yeni bir kararla Antalya Karaalioğlu Parkı ve önündeki falezlerin koruma statüsünü düşürdü. Bu akşam Prof. Dr. Nihat Dipova ile Danıştay'ın yürütmeyi durdurma kararı ile Bakanlığın yeni koruma statüsü kararını değerlendiriyoruz.
From the publisher's feed

8 Listeners

38 Listeners

74 Listeners

106 Listeners

7 Listeners

23 Listeners

67 Listeners

35 Listeners

21 Listeners

0 Listeners

9 Listeners

3 Listeners