Mushaftaki sıralamada 24. iniş sırasına göre 102. sûre olan Nûr sûresi 64 âyettir ve Medine’de inmiştir. Adını, 35. âyette geçen “nûr” kelimesinden almıştır. Zina edenlerle evlenmeyi kınayan 3. âyet, hicretin 3. yılında, Recî’ çatışmasında şehid düşen Mirsed ile ilgilidir. Şu halde sûrenin ilk âyetleri hicretin 1. yılının sonu ile 2. yılının başlarında vahyedilmiş olmalıdır. Eşleri hakkında zina suçlamasında bulunan kocalar hakkındaki 6. âyetin de Tebük Savaşı’ndan sonra, 9. yılın Şâban ayında geldiği bilinmektedir. Buna göre sûrenin uzun bir zaman dilimi içinde parça parça nâzil olduğu anlaşılmaktadır.
Mushaftaki sıralamada 23. iniş sırasına göre 74. sûre olup 118 âyettir ve Mekke’de inmiştir. Sûre, adını birinci âyette geçen ve mü’minler anlamına gelen “el-Mü’minûn” kelimesinden almıştır
Mushaftaki sıralamada 22. iniş sırasına göre 103. sûre olup 78 âyettir. Sûre, hac ibadetinden bahsettiği için bu adı almıştır. Sûrenin üslûbu ve içeriği, bir kısmının Mekke, bir kısmının da Medine döneminde indiğini düşündürmektedir. Özellikle baş taraftaki âyetlerin Mekke döneminde inmiş olması ihtimali güçlü olduğundan, genellikle Mekkî olarak nitelenir ve bütününün iniş sırası itibariyle 103. sûre olduğu kabul edilir.
Mushaftaki sıralamada 21. iniş sırasına göre 73. sûre olup. 112 âyettir. “Enbiyâ”, kelimesi peygamberler anlamına gelmektedir. Mekke döneminde indiği kabul edilir. Zira Abdullah b. Mes‘ûd, “Benî İsrâil (İsrâ), Kehf, Meryem, Tâhâ ve Enbiyâ sûreleri, benim Mekke’de ilk öğrendiğim güzel sûrelerdir” demiştir (Buhârî, “Tefsîr”, 21/1). Bazı müfessirler ise 44. âyetinin Medine döneminde nâzil olduğu kanaatindedir.
Mushaftaki sıralamada 20. iniş sırasına göre 45. sûre olup 135 âyettir. Sûre, adını birinci âyette yer alan harflerden almıştır. Sûre Mekke’de inmiş olmakla birlikte 130 ve 131. âyetlerinin Medine’de nâzil olduğuna dair bir rivayet de vardır. Hz. Ömer’in İslâmiyet’i kabul edişiyle ilgili meşhur rivayette Hz. Ömer’in, kız kardeşi ve eniştesinin evine baskın yaptığında işittiği ve çok etkilendiği âyetlerin Tâhâ sûresinin âyetleri olduğu ve bu olayın peygamberliğin beşinci yılında cereyan ettiği dikkate alınarak, genellikle Mekke döneminin ortalarına doğru indiği kabul edilir. Kaynaklarda nüzûlü için belirli bir sebepten söz edilmez. Geldiği dönemin şartları ve sûrenin içeriği, Hz. Peygamber’e ve müminlere teselli verip onların moralini yükseltmeyi amaçladığını göstermektedir.
Mushaftaki sıralamada 19. iniş sırasına göre 44. sûre olup 98 âyettir. Sûre, Hz. Meryem’in, oğlu İsa’yı nasıl dünyaya getirdiğini anlattığı için bu adla anılmıştır. Mekke döneminin 4. yılında inmiş olmakla birlikte 58 ve 71. âyetlerinin Medine’de indiğine dair rivayet de vardır (İbn Âşûr, XVI, 57-58).
Mushaf’taki sıralamada 18. iniş sırasına göre 69 sûre olup 110 âyettir. Sûre, adını; ilk defa 9. âyette olmak üzere, birkaç yerde geçen ve mağara anlamına gelen “kehf ” kelimesinden almıştır.
Mushaftaki sıralamada 17. iniş sırasına göre 50. sûre olup 111 âyettir. Sûre, adını ilk âyetin konusu olan “İsrâ” olayından almıştır. “Geceleyin yürütmek” anlamına gelen “İsrâ”, Mîrac yolculuğunda, Hz. Peygamberin bir gece, Mekke’den Kudüs’e götürülmesini ifade eder. Sûrenin diğer bir adı da “Benî İsrâil”dir.
Mushaftaki sıralamada 16. iniş sırasına göre 70. sûre olup 128 âyettir. Sûre, adını 68. âyette geçen ve bal arısı anlamına gelen “en-Nahl” kelimesinden almıştır. Sûre, Mekke’de nâzil olmakla birlikte sondan üç âyetin Medine’de indiği yolunda rivayetler de vardır.
Mushaftaki sıralamada 15. iniş sırasına göre 54. sûre olup 99 âyettir. Sûre, adını 80. âyette geçen “Hicr” kelimesinden almıştır. Hicr, Medine’nin kuzeyinde vaktiyle Semûd kavminin yaşadığı bir yerin adıdır.
14 min
About Kuran-ı Kerim
From the publisher's feed
Diyanet İşleri Başkanlığı Dijital Yayınlar Daire Başkanlığı tarafından yayınlanmaktadır.