Halkların Demokratik Partisi’ne (HDP) yönelik, 6-8 Ekim 2014’te gerçekleşen “Kobani olayları” gerekçe gösterilerek açılan soruşturma kapsamında 17 kişi tutuklandı. Soruşturmayı değerlendiren Avukat Erhan Ürküt, soruşturmanın hukuki olarak elle tutulur bir yani olmadığını söyledi.
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) Eğitmeni olan Erhan Ürküt, Radyo ve Televizyon Üst Kurulu (RTÜK) üst kurul üyesi olan babası Ali Ürküt de Kobani olayları soruşturması kapsamında tutuklandı. Ürküt, 2015 yılında babasının kendi isteğiyle savcılığa ifade verdiğini belirtti: “Babam bu soruşturma kapsamında daha önce savcıların istememesine rağmen kendisi gidip ifade verdi. Sorguda sorulan sorular ile HDP yasadışı bir örgüt olarak lanse edilmeye çalışılıyordu. HDP’nin o dönemki karar mekanizmasının tamamı bu soruşturmada tutuklu olduğuna göre, süreci HDP’nin kapatılmasına doğru götürdüklerini görüyoruz“.
Aynı zamanda Diyarbakır Barosu‘na bağlı olarak çalışan Ürküt, soruşturmanın hukuki olarak tartışılacak bir boyutunun olmadığını, şu anda haklarında tutuklama verilen 17 kişinin ağır tecrit koşulları altında olduğunu söyledi.
Sincan Cezaevi’ne konulan 17 siyasetçinin, havalandırmaya tek tek çıkarılmalarını protesto ettiklerini ve bu yüzden her birinin tek kişilik hücrelere yerleştirildiğini söyleyen Ürküt, bu hafta içinde tutukluluğa itiraz edeceklerini belirtti:
“Biz soruşturma ile birlikte tutuklama çıkacağını biliyorduk. 6-8 Ekim soruşturması açıldıktan sonra babam, 26 Kasım 2015 tarihinde Ankara’da savcılığa gidip kendi isteği ile savcılığın istememesine rağmen ifade veriyor. Tutuklanma gerekçeleri, ne şüphelilere ne de avukatlarına bildirildi. Sorgu hakimi dosyanın esasına girmeyeceğini söyledi. Tutuklamaya sevk edilen şüphelilerden neden salıverilmelerinin istendiğini sordu. Yani tutuklama kararının önceden verildiği belliydi. Ocak 2018 tarihinden sonra dosya için kısıtlama kararı getirilmiş. Dosyada bütün deliller toplanmasına rağmen neden kısıtlama kararı verildiği belli değil. Anayasal hak ve hürriyetler tamamıyla ihlal edildi. 6-8 Ekim olaylarında olan her şeyden müvekkiller sorumlu tutuluyor”.
Avukat Ürküt, sorguda sorulan sorular ile resmi bir parti olan HDP’nin yasadışı örgüt olarak lense edilmeye çalışıldığını da ifade ederek, “PKK ile HDP arasında bağ kurulmaya çalışılıyor. HDP’nin o dönemki eşbaşkanları dahil karar mekanizmasının tümü tutuklu olduğuna bakılırsa süreci HDP’nin kapatılmasına doğru götürüyorlar. Anayasa Mahkemesi kararlarına rağmen bu soruşturmada hukuk ve temel hak ve hürriyetler ihlal ediliyor” dedi.