Koronavirüs salgınında önemli görevlerden biri de medyaya düşüyor. Televizyon kanallarında her gün uzmanlar, yorumcular ve farklı alanlardan pek çok isim salgın sürecinde görüşlerini paylaşıyor.
Medyadaki bu süreçte birincil kaygı reyting. Hal böyle olunca, kelle paçanın pandeminin çaresi olarak sunulması, psikoloji lisansına sahip olmayan sözde psikologların tavsiyeleri, uzmanlığı dışında konuşan hekimler, aynı anda hem Libya’daki iç savaş hem Kanal İstanbul hem sağlıklı beslenmeden bahsedebilen gazeteciler, bu kez ölümcül bir virüsü konuşabilme lüksüne sahip oluyor. Peki ama biz kimleri izliyoruz? Yani sadece adresleri değişen bu sınırlı güruhu nasıl okumak gerekir?
Tüm bu soruların cevaplarını ve koronavirüs günlerinde medyanın sınavını gazeteci ve akademisyen Dr. Can Ertuna ile konuştuk. Ertuna, medyadaki reyting odaklı, ihmalkâr dönüşümün koronavirüsle başlamadığını sahadaki tecrübeleriyle aktardı, medyanın yarınının koronavirüs gölgesinde nasıl şekilleneceğini yorumladı ve “Türkiye’de medyanın neye ve nasıl bir dönüşüme ihtiyacı var” sorusuna yanıt verdi.