Cemalettin Taşçı ile birlikte hazırladığımız “Ve Fakat” programının ikinci bölümüyle karşınızdayız. Bu hafta, Rusya’nın Ukrayna’ya açtığı savaş ve Türkiye’deki muhalefetin bu konuyla ilgili durumunu, duruşunu konuştuk.
Rusya-Ukrayna savaşının 30. günü. Türkiye iki ülke arasında dengeli bir politika yürütmeye çalışıyor. Programımızın ikinci bölümünde 2023 seçimlerinin tartışıldığı ve ekonomik kriz bir dönemine denk gelen savaşın Türkiye'de iç siyaseti nasıl etkileyeceği, Türkiye'nin denge politikasını ne kadar sürdürülebilir olduğunu konuştuk. Taşçı, meseleyi seçim sonuçlarına getirmenin yanlış olduğunu, muhalefetin siyaset üretemediğini söyledi. Taşçı, “Siyaset her şeyden önce topumu değiştirme iddiasıdır” diyen Taşçı, Ukrayna meselesinde muhalefetin iddasızlığını bir kez daha görmemize vesile olduğunu anlattı. “Muhalefetin görüyoruz ki iddiaları yok. İktidarın iyi kötü iddialarından haberdarız. Bu yüzden kamuoyu yoklamalarında AKP’nin hala yüzde 30 aldığını görüyoruz” diye konuştu.
Rusya-Ukrayna savaşı hakkında Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, "Türkiye tarafsızlığını korumalı, taraf olmamalı” derken, İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener ise daha keskin bu tutum sergileyerek, “Putin haddini aşmıştır. Vakit boş laf değil, yaptırım vaktidir. Vakit çekimser kalma değil, zalimin karşısında dik durma vaktidir" demişti.
Altı muhalefet partisinin aylardır üstünde çalıştığı güçlendirilmiş parlamenter sistem önerisi ile ilgili de konuşan Taşçı, “Güçlendirilmiş Parlamenter sistem önerisinin üç cümleyle özetlenecek bir açıklaması var mı? Niye biz güçlendirilmiş parlamenter sisteme döneceğiz? Derdimiz ne? Bunun şimdiki sisteme üstünlüğü ne? Benim hayatımda neyi değiştirecek? Kimin hayatında neyi değiştirecek? Güçlendirilmiş parlamenter sistem olduğu zaman kürt belediyelerine kayyum atanamayacak mı mesela? Bunu biliyor muyuz? Veya yargıya işimiz düştüğü zaman yargıç ve savcının ideolejisine göre başımızın derde girme ihtimali artacak ve azalacak durumlar ortadan kalkacak mı? Sonuçta, temelde bir tane problemimiz var. Keyfi bir yönetimimiz var ve bu keyfiliğin ortadan kalkacağını bile söylemiyorlar. Parlamenter sistem, teknik bir tabir. Kimseye bir şey söylemiyor. Muhalefetin başarısızlığı, Türkiye'nin başını fena halde derde sokuyor. Ve muhalefetin başarısızlığının sebebi kamuoyu değil.” dedi.
Muhalefet partilerinin Rusya-Ukrayna savaşında tutum almaktan kaçınmasını değerlendiren Taşçı, “Gündelik politikalardan bağımsız olarak gündelik siyaset diye bir şey var. Siyaset her şeyden önce toplumu değiştirme iddiasıdır. Toplumu değiştirmek derken, mühendislik anlamında söylemiyorum. Toplumun rızasını alabilmeyi üretmek. Kendi rızasıyla insanların bu mesele hakkında bir kanaat üretmesini sağlamak siyasetin işidir.” dedi.
Learn more about your ad choices. Visit megaphone.fm/adchoices