
Sign up to save your podcasts
Or


Dr. Ömer Demirbağ, “Ya Ben Öleyim mi Söylemeyince” programının bu bölümünde, Fuzuli’nin şiir dünyasından hareketle aşkın mahiyeti, ıstırapla olan derin bağı ve şiirin insan ruhundaki yeri üzerine derinlikli bir sohbet gerçekleştiriyor. Aşkın olduğu yerde neden mantığın, hesabın ve iradenin geri çekildiği; hakiki sevginin insanı nasıl dönüştürdüğü üzerinde duruyor.Mecnun’un “Leyla’nın mahallesinin köpeği olmak” sözü üzerinden, aşkın benliği nasıl erittiği, insanı nasıl teslimiyete çağırdığı ve kul ile hakikat arasındaki mesafeyi nasıl kaldırdığı ele alınıyor. Bu yaklaşım, yalnızca beşerî aşkı değil, ilahi aşka açılan kapıyı da görünür kılıyor.Aşk, şiir ve estetik üzerinden insanın iç dünyasına yönelen bu sohbet; duygunun, teslimiyetin ve anlam arayışının izini sürüyor. Istırabın bir eksiklik değil, aşkın tabiî bir tezahürü olduğu; hakiki sevginin insanı dönüştüren bir terbiye olduğu vurgulanıyor.🌿 Programda Öne Çıkan Başlıklar 🌿✨ Aşkın tabiatı: Aşkın olduğu yerde neden mantık ve hesap kalmaz?📜 Fuzuli’de aşk anlayışı: Şiire sinen ıstırap ve teslimiyet dili🐾 Mecnun’un sözü ne anlatır?: “Leyla’nın mahallesinin köpeği olmak” metaforunun derin anlamı🎭 Şiir nedir?: Sanatlar içinde şiirin yeri ve onu eşsiz kılan yönleri🎶 Soyuttan hakikate: Müzikten şiire uzanan estetik merdiven💔 Istırap ve aşk ilişkisi: Acının, sevginin ayrılmaz bir parçası oluşu🌙 İlahi aşka açılan kapı: Beşerî sevgiden hakiki aşka geçiş✨ Daha fazlası videomuzda…Düşünmeye, hissetmeye ve kelimelerin ardındaki manaya yaklaşmaya davetlisiniz.Gelin, Beraber Yürüyelim...
Bu bölümde Serdar Tuncer, üç ayların gelişiyle birlikte insanın kalbine düşen sessiz çağrıyı, tövbenin mahiyetini ve Allah’a yönelmenin inceliğini anlatıyor. Söz; günahın ağırlığıyla yorulmuş bir kalpten, “acaba hâlâ dönüş mümkün mü?” diye mahcupça soran bir insana; oradan da rahmeti gazabını geçmiş Rabbimizin hiç kapanmayan kapısına doğru akıyor.Bazen tövbeyi erteleyen alışkanlıklarımızdan, bazen “nasıl olsa sonra ederim” diyerek bugünü kaybedişimizden söz açılıyor. Üç ayların sadece takvimde yer alan mübarek günler değil, insanın kendine dönmesi için açılmış bir fırsat olduğu hatırlatılıyor. Tövbenin bir cümleden ibaret olmadığı; yöneliş, pişmanlık ve samimiyetle anlam kazandığı vurgulanıyor.🕊️ Programda öne çıkanlar:✨ Üç ayların, bir zaman diliminden çok bir uyanış çağrısı oluşu🤲 Tövbenin sözle değil, yön değiştirerek başlaması🌿 Günah ne kadar çok olursa olsun rahmetin ondan daha geniş olması💭 “Sonra tövbe ederim” düşüncesinin insanı bugünden mahrum bırakması🕯️ Samimiyetin, tövbenin özü oluşu🌙 Allah’ın kulunu bekleyen, acele etmeyen ama kapısını hiç kapatmayan merhametiSerdar Tuncer’in kendine has, sükûnetli ve kalbe dokunan üslubuyla şekillenen bu bölüm; insanı suçlulukla değil umutla yüzleştiriyor, tövbeyi bir korku diliyle değil bir dönüş sevinciyle anlatıyor.Dinlerken şu soruyu usulca sorduruyor:“Tövbe kapısı bu kadar açıkken, insan neden hâlâ uzakta durur?”👉 Bu sohbet; kalbini yoklamak, niyetini tazelemek ve üç ayların hatırlattığı o eski ama diri çağrıya kulak vermek isteyen herkesi sessizce davet ediyor.Gelin, Beraber Yürüyelim...
Dr. Ömer Demirbağ, “Ya Ben Öleyim mi Söylemeyince” programının bu bölümünde, Peygamber Efendimiz’e duyulan sevginin edebiyattaki en saf ve en derin tezahürlerini, naat geleneğinin doğuşunu, mevlidin hakikatini ve aşk-ı Muhammedînin asırlara yayılan izlerini anlatıyor.Bu sohbet; mevlidin neden dinlendiğini, şiirin Peygamber sevgisindeki yerini ve Allah Resûlü’nün yalnızca iman edilen değil, aynı zamanda âşık olunan bir zat oluşunu gönle dokunan bir dille hatırlatıyor.🌹 Bu bölümde,şiirin bir edebî süs değil, bir sevme biçimi,naatin bir metin değil, bir hâl,mevlidin ise bir gelenek değil, bir bağlılık ifadesi olduğu anlatılıyor.🌟 Programda Öne Çıkanlar 🌟✨ Mevlidin hakikati: Mevlidin sevap hesabıyla değil, Peygamber anlatıldığı için dinlenmesi.📜 Naat nedir?: Allah Resûlü’nü konu alan her şiirin bir naat oluşu ve bunun edebî bir mucize sayılması.🌹 Gül ve ter: Peygamber Efendimiz’in terinin gül kokması ve bunun edebiyata yansıması.🖋️ Şiir ve sünnet: Resûlullah’ın şiiri dinlemesi, şairi ödüllendirmesi ve şiirin meşruiyeti.🔥 Aşk-ı Muhammedî: Fuzûlî ile başlayan kavurucu hasret ve Su Kasidesi’nin eşsiz dili.💧 Su ve gül metaforu: Hasretin, aşkın ve vuslat arzusunun şiirdeki sembolleri.✨ Bu bölüm,Peygamber sevgisinin yalnızca bilgiyle değil, hasretle,yalnızca dille değil, gözyaşıyla,yalnızca akılla değil, yanmakla yaşandığını hatırlatıyor.Bu sohbet, bir anlatım değil;bir muhabbet daveti,bir edep çağrısı...🌹“Saçma ey göz eşkten gönlümdeki odlara su…Kim bu denlü tutuşan odlara kılmaz çare su.”Gelin, Beraber Yürüyelim...
Bu bölümde Serdar Tuncer, isimlerin hayatımızdaki derin etkisini “isim dua gibidir” sözüyle açıyor; güzel isim koymanın çocuk hakkı olduğunu, mahşerde bile isim yüzünden dava açılabileceğini ve Erenler selamıyla başlayan samimi sohbetinde çarpıcı bir masalla devam ediyor.Ali Şah’ın zeki bir kızla karşılaşmasını, imkânsız imtihanları (altın-gümüş sorusu, buzdan kebap, yastıkla hamilelik) ve kızın her seferinde aklıyla üstün gelmesini, sonunda Şah’ın “pes” edip kızı vezir yapmasını anlatıyor.🕊️ Programda Öne Çıkanlar:✨ İsim dua gibidir💫 Zeka her kapıyı açar🌿 Gam gelir keyif gider📿 En sevdiğim şeyi aldım✨ Masallar muhayyileyi açarSerdar Tuncer’in kendine has zarafetiyle anlattığı bu sohbet,bir şahın, bir gelinin ve bir neslin hikâyesi aslında…İnsanın kendine sorduğu şu soruyu yeniden hatırlatıyor:“Zeka mı yoksa zenginlik mi kazanır?”👉 Dinlerken hem kalbine dokunacak,hem de Anadolu masallarının hikmetine yeniden kulak vereceksin.Gelin, Beraber Yürüyelim...
Savaş Şafak Barkçin, “Bi’ De Buradan Bak” programının bu bölümünde batı takıntısının Müslümanları kendi birikimlerinden uzaklaştırdığını çarpıcı bir şekilde ele alıyor. Özal dönemiyle başlayan dünyaya açılmanın olumlu yanlarını kabul ederken, entelcilik hastalığının ve batı hayranlığının nasıl bir aşağılık kompleksi oluşturduğunu detaylandırıyor. Hürmet ve haddini bilmenin dinin temeli olduğunu vurgulayarak, gençlere kendi İslami miraslarını ön plana alma çağrısı yapıyor.Program, sorumluluk halkalarından mahşer odaklı hayata; batı tercümelerinden Müslüman alimlere dönüşe kadar geniş bir perspektif sunuyor. Barkçin, gündeme esir olmamayı, boş bilgiyle vakit harcamamayı ve “kendi tarlamızda efendi” olmayı öğütlüyor.🔻 Öne Çıkan Başlıklar 🔻🌾 Kendi Tarlanda Efendi Ol!Batı tarlasında maraba gibi eşelenmek yerine kendi İslami birikimde efendi olmayı metaforik bir dille anlatıyor.⚠️ Entelcilik ve Batı Takıntısı Tehlikesi80’lerden beri süren entelcilik hastalığı, batı tercümeleri ve aşağılık kompleksi eleştiriliyor.🙏 Dinin Başı: Hürmet ve Haddini BilmekHürmetsizlik ve hadsizliğin imanı nasıl tehlikeye attığı, Anadolu büyüklerinin hürmet örneğiyle vurgulanıyor.🕌 Sorumluluk HalkalarıKendinden başlayıp kainata uzanan sorumluluk öncelikleri; dünyayı takip etmek yerine mahşer hazırlığı mesajı veriliyor.📚 Müslüman Alimlere Dönüş ÇağrısıBatılı filozoflar yerine İmam Gazali gibi kendi alimlerimizi okumayı, kendi toprağımızı işlemeyi tavsiye ediyor.🧠 Gençlere Uyarı: Kendimizi ÖğrenelimBatıyla yüzleşmekten kendimizi öğrenemediğimizi söyleyerek, cehaletimizin asıl kendi birikimimizde olduğunu belirtiyor.🎥 Daha fazlası videomuzda...
Dr. Ömer Demirbağ, “Ya Ben Öleyim mi Söylemeyince” programının bu bölümünde, insanın hayat boyunca karşılaştığı imtihanların hakikati, anne ve babanın birer “tevzi merkezi” olarak kulluğun şekillenmesindeki rolü ve dünyanın neden bir imtihan yurdu olarak yaratıldığı üzerine derin bir sohbet gerçekleştiriliyor.İnsanın fıtratındaki zaaf ve kuvvetlerin, yaşadığı sıkıntıların ardında nasıl ilahi bir terbiye bulunduğunu; zorlukların aslında kulun yükselmesi için verilen fırsatlar olduğunu sade ve anlaşılır bir dille anlatıyor.Ayrıca, sabır, teslimiyet, kader anlayışı ve Allah’ın kulunu çeşitli imtihanlarla yetiştirme yöntemleri üzerinde durarak, hayatın her safhasındaki hikmet perdesini aralıyor. Acıların, kırılmaların ve yüklerin ardında saklı olan rahmeti gösteriyor.🌟 Programda Öne Çıkanlar 🌟✨ İmtihanın mahiyeti: Her insanın kendi fıtratına uygun bir imtihanla eğitilmesi ve bu sürecin rahmetle çevrili olması.👨👩👧 Anne ve babanın rolü: Allah’ın insanı bir “tezgâh” üzerinden yoğurarak hayata hazırlaması ve ebeveynlerin kaderdeki yeri.🕊️ Dertlerin hikmeti: Zorlukların cezalandırma değil, arınma ve yükselme fırsatı oluşu.🧠 İnsan fıtratı: İnsanın meleklerden üstün kılınması, buna rağmen acziyetle eğitilmesinin sebepleri.🌙 Teslimiyet ve sabır: Kalbi güçlendiren manevi duruşlar ve kulun imtihan karşısındaki tavrının değeri.❤️ Allah’ın rahmeti: Kulu en ağır anlarında bile terk etmeyen, aksine onu olgunlaştıran ilahi merhamet.✨ Daha fazlası videomuzda…Gelin, beraber düşünelim…Gelin, Beraber Yürüyelim...
Zevki Tahattur’un bu bölümünde Saadettin Ökten hocamızla, bir insanın karakterini bir ömür taşıyan inceliklerin izini sürerek; Hırka-i Şerif minaresinde poyrazla okunan sabah salalarından Arpacılar Camii’nde 8-10 kişilik cemaatle yapılan mütevazı Berat mevlidine, oradan da Büyükdere’nin kaybolmuş mahalle kültürüne uzanan uzun bir hatıra yolculuğuna çıkıyoruz.Bir mahalle sadece evlerin dizildiği bir sokak değildir;bir insanın terbiyesinin, vicdanının ve hizmet ahlakının görünür hâlidir.Ve bazen küçük bir memur maaşıyla büyük bir izzet taşıyan bir “dayı”, bütün bu hikâyenin merkezinde durur.🕊️ Bu bölümde öne çıkanlar:🔸 “Kime boyun büküyorsunuz?”: Allah’a boyun eğenin dünyada nasıl dik durduğunu anlatan temel ölçü🔸 Büyükdere hatıraları: Memur vapurunda oluşan muhit, şakanın ve ciddiyetin iç içe geçtiği İstanbul günleri🔸 Necati Dayı portresi: Mahallenin yükünü omuzlayan, yetime kol kanat geren, hizmeti bir vazife bilen zarif adam🔸 Yetinmek ve planlı yaşamak: “Geçinemiyoruz” diyenlere karşı eski İstanbul’un vakarlı tutumu🔸 Modernitenin müdahalesi: Mahalleyi, muhit kültürünü ve kimliği nasıl yalnızlaştırdığına dair derin bir bakış🔸 “Ben de o otoriteye boyun eğiyorum.”: Hocanın itaat anlayışını şekillendiren köklü terbiye zinciriBu sohbet sadece bir hatıra anlatımı değil;kaybolduğunu sandığımız bir dünyanın aslında hâlâ içimizde yaşadığını hatırlatan bir iç yürüyüş…Hepsi tek bir sorunun etrafında toplanıyor:“Biz nerede eksildik ve nerede hâlâ varız?”Gelin, bu hatıra yolculuğunu birlikte yürüyelim…
Bu bölümde Serdar Tuncer, aşkın gerçek anlamını Aşık Veysel’in “Oğlan sever, kavuşamazsa aşk olur” sözüyle açıyor; evlilikte seçiciliğin tehlikelerini, denklik (küfüv) kavramını ve geleneksel aile yapısındaki hikmetleri çarpıcı hikâyelerle anlatıyor.Bir kızın herkesi beğenmeyip sonunda “en kötüsüyle” yetinmek zorunda kalışını, nikah-kız ayrımını, Anadolu irfanında dede-nenenin çocuk eğitimindeki toparlayıcı rolünü ve modern eğitim sisteminin “kazalarını” samimi bir üslupla dile getiriyor.🕊️ Programda Öne Çıkanlar:✨ Kavuşamamak aşkı doğurur💫 Evlilikte denklik sırrı🌿 İlk çocuk acemilik kurbanı📿 Dede-nene eğitimi tamamlarSerdar Tuncer’in kendine has zarafetiyle anlattığı bu sohbet,bir aşığın, bir gelinin ve bir neslin hikâyesi aslında…İnsanın kendine sorduğu şu soruyu yeniden hatırlatıyor:“En iyisini ararken, en kötüsüyle yetinmeye değer mi?”👉 Dinlerken hem kalbine dokunacak,hem de Anadolu irfanının derinliğine yeniden kulak vereceksin.Gelin, Beraber Yürüyelim...
Dr. Ömer Demirbağ, “Ya Ben Öleyim mi Söylemeyince” programının bu bölümünde, vesvesenin mahiyeti, insanın yaratılıştaki üstünlüğü ve şeytanın insana yaklaşma yöntemleri üzerine derin bir sohbet gerçekleştiriyor.Vesvesenin imanın bir göstergesi olduğunu, kötü düşüncelerin kuldan gelmediğini ve Allah’ın rahmetinin mümine nasıl bir koruma sağladığını sade bir dille anlatıyor.Ayrıca, salavat, zikir, tevbe ve Allah’a yönelişin vesveseden kurtulmadaki rolünü detaylandırarak, kalbi temizlemenin yollarını açıklıyor.🌟 Programda Öne Çıkanlar 🌟✨ Vesvesenin gerçek anlamı: Kötü düşüncelerin kuldan kaynaklanmadığı ve vesvesenin imanla ilişkisi.😈 Şeytanın vesvese yöntemleri: Kalbe fısıltı, karıştırma ve nefsle işbirliği taktikleri.🧠 Düşüncelerin kaynağı: Akla gelen kötü sözlerin günah olmadığı, kulun bunlardan sorumlu tutulmadığı.🌙 Zikir ve salavat: Şeytanın dayanamadığı manevi güçler ve kalbi koruyan pratikler.👤 İnsanın üstün yaratılışı: Meleklerden daha değerli kılınan insanın neden şeytanın hedefi olduğu.❤️ Allah’ın rahmeti: Vesvese yaşayan kulun aslında Rabbine yakın olması.✨ Daha fazlası videomuzda…Gelin, Beraber Yürüyelim…
Savaş Şafak Barkçin, “Bi’ De Buradan Bak” programının bu bölümünde İznik Konsili’nden başlayan tartışmalarla Hristiyanlık tarihinin kritik dönemeçlerini ele alıyor. Hz. İsa’nın nasıl bir tartışma konusu olduğunu, konsillerde hangi görüşlerin öne çıktığını ve İncil metinleri arasındaki farklılıkların nasıl yorumlandığını detaylandırıyor.Program, Bizans İmparatorluğu’ndan Papa otoritesine; teolojik ayrışmalardan metinlerin güvenilirliği konusuna kadar geniş bir tarihsel çerçeve sunuyor. Barkçin, gençlere yönelik önemli mesajlar vererek gündemin esaretinden kurtulmanın yollarını, düşünme ve değerlendirme yetisini güçlendirmenin gerekliliğini vurguluyor. Ayrıca komplo teorilerine kapılmamanın, aklı ve bilgiyi merkeze almanın önemine dikkat çekiyor.🔻 Öne Çıkan Başlıklar 🔻✝️ İznik Konsili TartışmalarıHz. İsa’nın “ezelî tanrı” mı yoksa “sonradan tanrılaştırılmış bir figür” mü olduğu üzerine yapılan erken dönem Hristiyan tartışmaları açıklanıyor.📜 İncil Metinleri ve ÇelişkilerFarklı İncil nüshalarındaki bilgi tutarsızlıkları, metinlerin tarihsel süreçte nasıl şekillendiği ve hangi bölümlerin tartışmalı olduğu ele alınıyor.🏛️ Bizans, Papa ve Kilise YapısıPapa otoritesinin oluşumu, Bizans’ın dini alandaki rolü ve siyasi–teolojik güç mücadeleleri değerlendiriliyor.🧠 Gençlere Mesaj: Gündemi AşmakGündemin içinde kaybolmak yerine onun üstüne çıkabilmenin değeri vurgulanıyor. Barkçin, düşünme kapasitesini geliştirmeyi, bilgi edinmeyi ve yüzeysel yorumlardan uzak durmayı öneriyor.🚫 Komplo Teorileri UyarısıKomplo teorilerinin zihinsel tembelliği artırdığı, gerçek bilgi arayışını engellediği ve sağlıklı düşünmeyi gölgelediği ifade ediliyor.🎥 Daha fazlası videomuzda...Gelin, Beraber Yürüyelim...
From the publisher's feed

65 Listeners

1 Listeners

12 Listeners

10 Listeners

7 Listeners

50 Listeners

73 Listeners

18 Listeners

10 Listeners

34 Listeners

0 Listeners

0 Listeners

0 Listeners

0 Listeners

0 Listeners