Bilge, ana, uğursuz, estetik: Baykuş
(Her kuşun bir göç hikayesi var)
• Baykuşların en üstün özelliklerinden biri gözleri. Bazı türlerde vücut ağırlığının yüzde 1 -5’ini gözler oluşturur. Yani bu oranı insana uyarlarsak, gözlerimizin büyüklüğünün iri bir greyfurt kadar olması gibi. Tüm kuşların gözü başının yanındayken, baykuşlarınki öndedir ve sabittir, hareket edemez. Sağa sola bakması için başını çevirmesi gerekir ve başını neredeyse tamamen çevirebilir. Her iki yöne 135 derece çevirerek, 270 derecelik görüş sağlarlar.
• Yeşillikler, hatta kar altındaki avının hareketini dinleyip yerini tespit edebilir. Sağ ve sol kulaktan duyma arasındaki zaman farkı 0.00003 saniyedir. Sesi hangi kulağından daha önce duyduysa, avı o yöndedir. Eğer her iki kulağından da aynı anda duyuyorsa, avı tam karşısındadır. Sağ/sol zaman farkın Baykuşlar sol/sağ zaman farkını farkla tespit edebilir.
• Bu kadar iyi duyan baykuşlar, çok da sessiz uçar. Avını gözüne kestiren bir baykuşun, karanlıkta süzülüşünü duymak imkansız gibidir. Çünkü tüylerinin ucunda saçaklar vardır. Baykuş kanatlarını her indirdiğinde, bu saçaklar kanadın üzerinde oluşan hava akımının yarattığı ses dalgalarını kırar. Baykuşun vücudunun başka yerlerindeki hav tüyleri de kalan sesi emer.
Böylece bir uçağı düşme tehlikesine kadar götürebilecek bir türbülansın önüne geçilmiş olur.
• Baykuşlar kemirgen, kurbağa, kertenkele ve küçük kuşlarla beslenen ve ekolojik dengeye fayda sağlayan bir kuş olmasına rağmen insanlar baykuştan genellikle ya korkmuş ya da uğursuz saymıştır. Eski dönem Türkleri ise ‘ugi’ olarak isimlendirmiş baykuşları. Bilgeliğin ve fedakârlığın sembolü olarak görmüşler. Öyle değer vermişler ki, Manas Destanı’nda ‘baykuş ana’dan bahsedilir. Peki baykuş neden fedakarlığın, analığın ya da bilgeliğin sembolü?
• Osmanlı’da ise baykuşun yeri ayrıdır. Türk mimarisinin en önemli ismi olan Mimar Sinan baykuşları inşa ettiği camilerde figür olarak kullanmıştır. Çünkü eski Türk, Mısır ve Yunan medeniyetlerinde baykuş bilgedir. Bugün de Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi’nin logosu baykuştur.
• Anadolu’da “ölümün habercisi” olarak görünmeleri tamamen yanlış anlamadan kaynaklanırken, Yunan mitolojisinde baykuşlar bilgelik tanrıçası Athena’nın sembolüdür ve savaşa hazırlanan bir ordunun üstünden baykuş uçarsa zafer kazanılacağına inanılırdı. Aztek ve Mayalar’da, Eski Mısır’da, Romalılar ve Babilliler’de de baykuş uğursuzluk, ölüm sembolü.
Efsanelerden Harry Potter’ın dünyasına baykuş hikayeleri de bu bölümde.; bol bol baykuş sesleriyle.
KUŞ BAKIŞI’NDA NE VAR?
Çağdaş doğa biliminin temelini atan Aristo kırlangıç, üveyik gibi küçük kuşların yerin altında kuş uykusuna yattığını düşünüyordu. 1600'lerde bile Avrupalılar, kuzeye özgü “yosun” kazlarının her ilkbahar bir deniz kabuklusunun içinden çıktığını sanıyordu. Peki bugün ne biliyoruz?
Yüz binlerce kuş, gideceği yere ulaşamadan can verdiği halde, göç büyük bir risk olduğu halde, neden göç ediyorlar?
Göç genetik mi, öğrenilen bir şey mi?
Hiç durmadan en uzun uçan kuş hangisi?
Ömrü bir göç yolculuğu kadar olan kuşlar, nasıl bir hayat yaşamış oluyor?
Yön bulma yeteneği, ses ve görme duyusu, tüylerinden gagasına vücut yapısı, birbirleriyle iletişim, göç yolculuğunda başlarına gelenler... Göçmen kuşlar hakkında merak ettiğiniz her şey ve göç hikayeleri bu programda... Her ayın son pazarı saat 09.15’te, tekrarı 18.15’te NTVRadyo'da.
ARZU GÜRSOY ERGEN KİM?
Programcı Ornitolog Dr Arzu Gürsoy Ergen Ankara Üniversitesi Fen Fakültesi’nde Biyoloji bölümünde öğretim görevlisi.
Ornitoloji (Kuş Bilimi) üzerine doktora ve post doktora yaptı.
Ornitoloji ve doğa koruma üzerine çok sayıda bilimsel ve sosyal projede yer aldı. Kuşlar üzerine ulusal ve uluslararası yayınları var. Ulusal Kuş Halkalama Lisansı sahibi.