
Sign up to save your podcasts
Or


Peyami Safa'nın şaheserlerinden Dokuzuncu Hariciye Koğuşu, Türk edebiyatında “insan ruhunun derinliklerinde ve labirentlerinde dolaşan ilk roman” olması ve hasta bir insanı ve onun psikolojisini ele alması bakımından önemli bir yere sahiptir. Birçok araştırmacı ve yazar tarafından Türk edebiyatında bir ilk kabul edilen Dokuzuncu Hariciye Koğuşu, Tanpınar dediği gibi, “acının ve ıstırabın yegâne kitabı” olarak hem kemiyet hem de keyfiyet bakımından başka hiçbir eser olmasa da Türk romanının var olduğuna delil gösterilebilecek kudrette bir eserdir. Romanın genç kahramanı, ayağındaki rahatsızlıktan kurtulabilmek için sayısız doktora görünür ve en nihayetinde havadar bir ortamda, stresten uzak bir istirahat dönemi geçirmesi gerektiğine ikna edilir. Ancak, gerek akrabaları olan bir Paşa'nın Erenköyü'ndeki köşkünde misafir kaldığı dönemde, gerekse kendi evi ve hastaneye gidiş gelişlerinde şuurunu adeta bir facia atmosferinde yoğurur. Peyami Safa'nın çocukluk ve gençlik dönemlerinden fazlasıyla izler taşıyan roman, hem umudu ve umutsuzluğu, hem de sevinci ve felaketi aynı sayfalara sığdırabilmiş olması bakımından insanın eşsiz bir tarifini sunuyor.
İlk romanı İnsancıklar 1846’da yayımlandı. Ünlü eleştirmen V. Belinski bu eser üzerine Dostoyevski’den geleceğin büyük yazarı olarak söz etti. Ancak daha sonra yayımlanan öykü ve romanları, çağımızda edebiyat klasikleri arasında yer alsa da, o dönemde fazla ilgi görmedi. Yazar 1849’da I. Nikola’nın baskıcı rejimine muhalif Petraşevski grubunun üyesi olduğu gerekçesiyle tutuklandı. Kurşuna dizilmek üzereyken cezası sürgün ve zorunlu askerliğe çevrildi.
Cezasını tamamlayıp Sibirya’dan döndükten sonra Petersburg’da Vremya dergisini çıkarmaya başladı, yazdığı romanlarla tekrar eski ününe kavuştu. En önemli eserlerinden Budala 1868-1869 yıllarında Russki Vestnik dergisinde tefrika edildi. Dostoyevski bu romanında insan ruhunun labirentini çılgınlık, tutku ve hastalık prizmasında kırılan görüntüsüyle sergilemiştir.
Seslendiren Okuyorsun Dinliyorsun
“Demiryolu Hikâyecileri” Korkuyu Beklerken’in adlı eserin son hikâyesidir. Öyküde bir demiryolu istasyonunda çalışan üç hikâyecinin öyküsü anlatılır. Hikâyenin kahramanları; genç hikâyeci, Yahudi ve genç kadından oluşur. Yaşamlarını seyyar hikâyecilik yaparak geçiren bu hikâyeciler tren istasyonunda kendilerine özel olan odalarında kısa hikâyeler yazarak istasyona gelen tren yolcularına bu hikâyeleri satarlar. Hikâyelerine ise rağbet yoktur ancak bu dağ başındaki istasyonda başka yapacak bir şey bulamadıkları için hikâye yazmaya devam ederler. Hem de türlü imkânsızlıklar içinde. Bazen hikâyelerinde kullanacakları kelimelerin anlamlarına bakacak sözlük dahi bulamazlar. Genç hikâyeci, insanlar tarafından sanatçı olarak nitelendirilmesini ister ancak maalesef bu isteği boşa çıkar.
Anlatı ustası Stephen King, Siyah Takım Elbiseli Adam'da izi silinmeyen korkunç bir çocukluk anısının öyküsünü anlatıyor: Yaşlı bir adamın son günlerine kadar peşini bırakmayan bir anının, uğursuz bir karşılaşmanın, bir hayatta kalma mücadelesinin, bir kâbusun öyküsü... 1996 yılında O. Henry Ödülüne layık görülen öykü, okuru ölümle burun buruna getiren, King'in eşsiz yeteneğini ustalıkla birleştirdiği, çarpıcı bir anlatı.
Siyah Takım Elbiseli Adam'a, Stephen King'in "bir Amerikalı tarafından yazılmış en iyi on öyküden biri" olarak gösterdiği ve öyküsüne ilham kaynağı olan Nathaniel Hawthorne'un 1835 tarihli Genç Goodman Brown adlı öyküsü eşlik ediyor. Amerikan edebiyatının en önemli metinlerinden biri olarak kabul edilen öykü, dindarlık maskesi altında yaşayan insanları, çıkar odaklı ilişkileri, yozlaşmış iktidar sahiplerini resmederken, dönemine ve bugüne ışık tutuyor.
“O günlerde her yerde hayaletler vardı.”
İnsanın Anlam Arayışı ile insanlık tarihinin gördüğü en büyük acılara tanık olacak, merhametsizliğin boyutlarını kavrayacak ve zulmün hüküm sürdüğü zamanlarda umudun peşinden sürüklenmenin ne anlama geldiğini toplama kamplarının buz gibi gerçekliğiyle göreceksiniz.
"Başarı ve mutluluk bir yan üründür, asıl olan yolculuktur."
#Seslikitap
Seslendiren " Zubeyir Sener "
From the publisher's feed

66 Listeners

80 Listeners

109 Listeners

23 Listeners

67 Listeners

51 Listeners

18 Listeners

10 Listeners

9 Listeners

7 Listeners

4 Listeners

2 Listeners

2 Listeners

0 Listeners

0 Listeners