Gözlerimi alıyorum avuçlarıma.
Pencerenin dibindeyim, diyorum.
İnsan ölümü de böyle bekliyor.
İnsan her şeyin sonunda, en çok da bir hiç uğruna yandığına üzülüyor
Yıllar biraz daha sağlam durmayı öğretiyor ama.
Daha az öfkelenmeyi, fevriliğini kaybettiriyor.
Her geçen yıl biraz daha normalleştiriyor bir zaman hayret ile izlediğin şeyleri.
Ben kendi kendime öğrendim ölmemeyi. Yutkunmayı, hafifletmeyi ağrımı...Kaynatmayı korkularımı...
Kazanmayı, kaybederek öğrenmiş biri savaşında korkusuzlaşır.
Kendi yarasının kanını, kendi durdurmayı öğrenmiş birini kolay kolay öldüremezsin.
Biraz acıtırsın, o da belki...
Bir şey yumrukluyor göğsünü durmadan.
Bir şey sıkıyor boğazını ama ağlamıyorsun.
Hissizliğinden değil, alıştığından şiddete.
Tüm olan biteni çıkarıp gösterebilmeyi çok isterdim.
Dünya daha iyi bir yer olur muydu bilmiyorum. -Ki sanmam-
Ama daha iyi hissederdim.
Kimsenin beni anlayamacağını,
Anlasa bile önemsemeyeceğini çok erken fark ettiğimi,
Beni bu kadar içime kapayanın bu farkındalık olduğunu yazardım.
Yağmurlu günleri sevmediğimi,
Yağmurlu günlerin bana çocukluğumun fenalığını hatırlattığını yazardım.
Yüzmeyi bildiği halde, boğulmuş biri gibi hissettim.
Kanat çırpmayı unutan bir kuş gibi işte.
Böyle zamanlarda, şarkılar sığınaktır.
Kaçacak deliktir...''Benim gücüm yok...Biraz yardım et de, ağlayayım''dır.
Hiçbir şey söylemeyen sözlere varmak için,
Her şeyin sonuna kadar söylenmesi gerekti.
Şimdi anlıyorum. Evde güvenebileceğim biri varmış.
Aynada kendisine yeterince bakamamışım.
Mecburiyet öğretir zaten her şeyi insana
Karanlığı bularak öğrendiğim bir his var
Tavana asacak perdesini yine benden alan bir gökyüzü
Terkedilmiş bir basamaktan aşağı inmek benim payım
Bana tutku verecek herhangi bir şeye, ya da kimseye artık rastlamayacağımı biliyorum.
Birisini sevmeye kalkışmak, önemli bir işe girişmek gibi...
Hatta başlangıçta bir uçurumun üzerinden sıçramanın gerektiği bir an var.
Düşünmeye kalkınca, atlayamıyor insan.
Artık bu sıçrayışı yapamayacağımı biliyorum.
Benden özür dileyeceksin.
Gözlerinin içinde görüyorum bunu.
Bana yaptığın her şey için özür dileyeceksin.
Beni dönüştürdüğün bu hal için benden özür dileyeceksin.
Hayatımın orta yerine koydum seni.
Orada duramadığın için, özür dileyeceksin.
Biz bu ilişkiyi bambaşka bir yere taşıyabilirdik.
Buna izin vermediğin için, benden özür dileyeceksin.
Beni sevebilecekken, nefret ettiğin bir adama dönüştürdüğün için benden özür dileyeceksin.
Ben ne yapacağım biliyor musun?
Bütün özürlerini kabul edeceğim.
KafkaOkur - Sayı 39 (Mayıs 2019)/ Yanlışlıktan Değil Yalnızlıktan- Nilgün Bodur/ Bulantı- Jean-Paul Sartre/ Nuh Tepesi