''Gerçeğin düşmanı yalanlar değil, inançlardır demesi!''
Öyle yıllar geçirmişim ki,
Kiminde hatırlayamadığım koca boşluklar var
Zihnimizin, tramvaları sildiğini söylüyor terapistim
Ancak böyle devam edebiliyormuşuz
O halde, başıma gelen her şey, nasıl kazındı böyle?
Zihnim unutsa da, bedenim hatırlıyor
Yaşadıklarımı bir kumaş gibi üstüne dikiyor
Kazanda su kaynasa, sanki ben pişiyorum
Bir kuş, bir kuşu öldürse,
Ağaçları suluyorum durmadan
Işığın ve rüzgarın peşinde, uzun yürüyüşlere çıkıyorum
Yerimi çocuklara veriyorum
Parklarda ve otobüslerde, çocukları, büyüklerden daha çok seviyorum
Bir kıyısız zamana kanat vuruyor üzerimden uçan bütün kuşlar
Kimseleri kıskanmıyorum artık
Yeni bir gülümseme edindim kendime
Güneşle birlikte çıkıp yataklardan,
Ay ışığıyla dönüyorum evlere
Azalan ömrümü böyle uzatıyorum :)
Gözleyebileceğim bir yol bile yok şimdi
Gidip, gelmemen değil işte mesele
Ara sıra gözlerim doluyor,
Düşünmeyi bilen insanın, görmek, için bakmaya ihtiyacı yok...
Eskiden hak etmediğim durumlarla karşılaşınca, kendimi açıklamaya çabalardım. Dert ederdim. Aman derdim aman yanlış anlaşılmayayım diye. Tane tane anlatırdım. Bak, bu yüzden söyledim. Aslında şunu demek istedim diye. Sonra....Vazgeçtim.
Bu yüzden, niyetimden şüphe duyan kimseyi hayatımda istemiyorum artık.
Ben, duvar diplerini giyineceğim
Kimseye, kapısından yakın olmayacağım
Ağzımı kuyulara vereceğim
Beni kim beklemiyorsa, ona gideceğim
Otların ıssız mevsimini seveceğim
Bir yağmur hükmü gibi olacağım
Mutluluğu, pişmanlığı bir bileceğim
Sitemlerinizden eksileceğim
Kum sahiplerine suları göstereceğim
Kimin uzağı varsa, ''Kalbi var.'' diyeceğim
Kirpilerin sevgisini soracağım size
Kılavuzum yalnızlık olacak
Ömrümü hiçbir yakınlıkla örtmeyeceğim
Babamı bende yaşatmayacağım
Güven duygunuzdan tiksineceğim
Ben artık dumanlarla yaşamak değil, o dumanları dağıtmak istiyordum...
Çünkü duyuları arındırmak için, aç kalmak gerekir.
Çünkü gözümün gördüğü, göğsümün bildiğiyle bir değil.
Çünkü önemli olan baktığın şey değil, baktığın şeyin sende neler uyandırdığı.
Hayat, yaşadıklarımızdan çok, hayal ettiklerimiz değil mi zaten?