“Ben olsaydım arardım.”
“Ben olsaydım bunu unutmazdım.”
“Ben olsaydım o gün onu yalnız bırakmazdım.”
“Ben olsaydım söyletmeden düşünürdüm.”
Bu cümleleri bazen karşımızdaki insanın yapmadığı bir şey karşısında kuruyoruz.
Ve bazen haklıyız.
Çünkü “Ben olsaydım…” derken aslında şunu söylüyoruz:
“Ben de merak edilmek istiyorum.”
“Ben de düşünülmek istiyorum.”
“Ben de zorlandığımda yanımda birini istiyorum.”
Ama bazen aynı cümlenin altında başka bir ses var:
“Ben böyle yapıyorsam sen de yapmalısın.”
“Beni seviyorsan böyle davranmalısın.”
“Doğrusu bu.”
Peki ikisini nasıl ayıracağız?
Karşımdaki insandan gerçekten ihtiyacım olan bir şeyi mi istiyorum, yoksa benim gibi olmasını mı bekliyorum?
Ve belki daha zor olanı:
Bir insanın benden farklı olduğunu kabul etmekle, kendi ihtiyaçlarımdan vazgeçmek arasındaki sınır nerede?
🎙️ Yeni bölüm: Ben Olsaydım…
Bu bölümde ilişkilerdeki duygusal ihtiyaçlarımızla, içimizdeki talepkâr ebeveynin “böyle olmalı” diyen beklentilerini birbirinden ayırmaya çalışıyoruz.
Çünkü karşımızdaki insan bizim gibi olmak zorunda değil.
Ama ihtiyaçlarımız da sırf o bizden farklı diye ortadan kaybolmuyor.